Anahtar kelimeler: Örgütüyle İsmine Ohal Listede Bağının Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : █████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir terör örgütüyle bağının bulunmadığı, Mahkemelerce hiçbir gerekçe gösterilmeden, matbu ve şablon ifadelerle ret kararı verildiği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, isnat edilen eylemlerin kamu görevinden çıkarıldıktan sonra ortaya atıldığı, hakkında soruşturma yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki usul ve esaslara uyulmadığı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, kamu görevlilerinin zorunlu emeklilik yaşına kadar kendileri istemedikçe mesleklerinden çıkarılamayacakları, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan herhangi bir delilin ortaya konulmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, OHAL’in sona ermesiyle birlikte tesis edilen işlemin Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL KHK’larının Anayasanın öngördüğü şekil şartlarına riayet edilmeden çıkarıldığı ve süresi içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle cezalandırılamayacağı, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut delil bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, aleyhine beyanda bulunmasında hukuki menfaati bulunan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, HTS kayıtlarının tek başına yeterli delil niteliğinin bulunmadığı, Kakao Talk programına ilişkin verilerin usulüne uygun olarak elde edilip edilmediğinin irdelenmesi gerektiği, istihbari nitelikteki verilerin delil olarak kullanılamayacağı, sonradan elde edilen bir delilin daha önce verilen kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun hale getirmeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, savunma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, non bis in idem ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, ölçülülük ilkesi, mülkiyet hakkı, mahkemeye erişim hakkı, kanun önünde eşitlik ilkesi, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleri, kanunla önceden kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, doğal hâkim ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, çelişmeli yargılama ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, davacı tarafından adli yardımdan yararlanmasına karşın temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!