Anahtar kelimeler: Eurodan Davaitirazın Varılamadığını Euronun Satımdan İlişkiden Likit Borçluya Durduğunu Arabuluculuğa

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak fatura konusu malların borçluya teslim edildiğini, 16.790,03 Euro'dan bakiye 5.299,29 Euronun müvekkiline halen ödenmediğini, alacaklarının likit olduğunu, borcun ödenmemesinden dolayı .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kayıtlarının hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, müvekkili tarafından davacıya verilen 270.000,00 TL bedelli çekin █████/2022 tarihinde cari kayıtlarına işlediğini, fakat cari kayıtlara çekin verildiği tarih olan █████/2021 tarihinde işlenmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlığın buradan kaynaklandığını, ticaret için anlaşmanın euro olarak başladığını, seyirin tl olduğunu, davacı tarafından herhangi bir kur farkı faturasının tanzim edilmediğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tüm dava dosyası, iddia, savunma, taraf ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde;
Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların davacı Bs formunda davalı Ba formunda yer aldığı, fatura bildirimlerinin birbiriyle örtüştüğü, (Bknz:5/3 BA-BS formları)
Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2021-2022 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirkete 2021/Eylül ayında (10,1607 EUR kur'undan) 50.717,16 EUR karşılığı, 515.321,80.-TL, 2021/Ekim ayında (10,2583 EUR kur'undan) 16.790,03.- EUR karşılığı, 172.237,16.-TL olmak üzere toplam 67.507, 19.- EUR karşılığı, 687.558,96.-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından, davacı şirkete; (9,8832 kur'undan) 40.000,00.-EUR karşılığı 395.328,00.-TL, (14,9676 kur'undan) 18.038,96.-EUR karşılığı 270.000,00.-TL, (18,1250 kur'undan) 4.168,94.-EUR karşılığı 75.562,00.-TL, olmak üzere 62.207,90.-EUR karşılığı, 740.890,00.TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından, davacı şirkete Türk Lirası bazında (740.890-687.558,96=)53.331,04.- TL fazla ödeme yapıldığı ancak EUR bazında davacı şirketin davalı şirketten (67.507,19-62.207,90=) 5.299,29.-EUR alacağının olduğu,
TCMB verileri üzerinde yapılan inceleme ve hesaplamalar neticesinde davacı şirketin EUR üzerinden tuttuğu muhasebe kayıtlarında herhangi bir eleştiri yapılmasına gerek olmadığı, (Bknz:5/5 Kur uygulamaları)
Davalı şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait 2021-2022 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarında davalı şirketin davacı şirketten 2021 yılında KDV dahil 687.170,03.-TL mal/hizmet aldığı, buna karşılık 740.890,00.-TL ödeme yaptığı ve davalı şirketin davacı şirketten (740.890,00- 687.170,03=) 53.719,97.-TL alacaklı olduğu,
Türk Lirası üzerinden taraf ticari defterleri arasındaki farkın 53.331,04-53.719,97=388,93.- TL olduğu, bu farkın ise; davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği, 515.321,80.-TL faturanın davalı şirket defter ve kayıtlarında 514.932,85.-TL olarak 388.95.-TL eksik, yine davalı şirket tarafından davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği, 172.237,16-TL faturanın davalı şirket defter ve kayıtlarında 172.237,18.-TL olarak 0,02.-TL fazla yazılmasından, kaynaklandığı, Vakıada; Türk Lirası üzerinden doğru kayıtlar girildiğinde her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarında; davalının davacından 53.331,04.-TL alacağı olacağının belirlendiği, (Bknz: davacının davalı adına düzenlediği, faturalarda belirtilen TL rakamları)
Yine davalı şirket tarafından dosyaya sunulan çeklerin davalı şirket tarafından ödemelerinin yapıldığı, (Bkmz:5/4 Ödeme araçları) bu konuda herhangi bir çelişki olmadığı,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından düzenlenen EUR faturalarının davalı tarafından tam karşılığının ödenip ödenmediği, yine taraflar arasında davalı tarafından davacıya verilen çek tutarlarının; ödeme gününde mi yoksa çekin verildiği günde mi? EUR a çevrilmesi gerektiği hususlarında toplandığı,
Davalı şirketin bu konuda taraflar arasında bir sözleşme olduğunu iddia ettiği ancak;
Davalı vekili tarafından sunulan delil dilekçesinde “Davacı şirket ile müvekkil arasında bulunan sözleşme 6 Şubat 2023 tarihli depremde müvekkil şirketin Kahramanmaraş merkezli şantiyesinde meydana gelen yıkım sonucu kaybolmuştur.” Şeklinde beyanda bulunulduğu,
Tüm bu nedenlerle; davacı şirketin düzenlediği EUR tutarlı faturaların davalı şirket tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan ticari defterlerine işlenmesi, BA bildirimlerinde bulunulması, fazla ödeme yapıldığı halde alacak yönünde herhangi bir girişimde bulunulmaması ve TTK 21/2 maddesine göre davacı faturalarına karşı herhangi bir itirazın olmaması hep bir araya geldiğinde;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 5.299,29.-EUR asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı tarafından icra takip konusu yapılan ... no.lu faturanın yabancı para cinsinden düzenlenip düzenlenmediği ve her iki tarafın defterinde de kayıtlı olup olmadığı , bu fatura bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarının ödendiği (davacı vekili tarafından fatura alacağının kısmi olarak ödendiği iddia edildiğinden), fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur için ayrı ayrı hesap yapıldığında fark oluşup oluşmadığı, fatura davalı tarafça ödenmiş ise ne tutarda ödeme yapıldığı hususunda değerlendirme yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesinde;
Davacı tarafından davalıya düzenlenen 06.10.2021 tarih, ... ... numaralı Faturanın peşin ibareli olduğu, 16.790,03.-EUR olarak düzenlendiği ve 06.10.2021 tarihinde 10,2583.-EUR kur'undan hesaplanarak 172.237,18.-TL'na çevrildiği,
Davacı şirket hesap ve kayıtlarında 06.10.2021 tarihinde 172.237,18.-TL olarak kayıtlı olduğu,
Davalı şirket ticari defterlerinde 06.10.2021 tarihinde 172.237,18.-TL olarak kayıtlı olduğu,
Bu raporun 3 bölümün 2. Kısmında yapılan kur farkı hesaplamalarında davalı tarafından yapılan ödemelerin tek tek EUR kur'una çevirerek hesaptan düşüldüğü ve sonuçların kök raporda yapılacak bir değişikliğe neden olmadığı,
Tüm bu nedenlerle;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 5.299,29.-EUR asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından davalı tarafa kesilen fatura ve cari hesap alacağının tahsili için başlatıldığı iddia olunun .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davacı şirket ve davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle kesilen fatura ve cari hesaba dayalı olarak , .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirket tarafından, icra takibine; asıl borca, faizine ve tüm fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takip dayanağı ... nolu fatura konusu malların borçluya teslim edilmiş olup fatura toplam tutarı olan 16.790,03 €' dan bakiye 5.299,29 € nun halen ödenmediğini iddia etmiş ve itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde ; Davacı şirketin, davalı şirket tarafından kendilerine verilen 270.000,00 TL bedelli ve 31.01.2022 vade tarihli çeki, cari kayıtlarına 1.02.2022 tarihinde işlediğini, halbuki 270.000,00 TL ödeme işleminin cari kayıtlara işlenmesi gereken tarihin söz konusu çekin davacı şirkete verildiği tarih olan 30.07.2021 tarihi olduğunu, davalı şirket ve davacı şirket arasında ki ticaret Euro üzerinden başlasa da tarafların karşılıklı anlaşmasıyla TL üzerinden devam ettiğini, Davacı şirketin; cari hesap ekstrelerini hukuka aykırı tuttuğunu, iki şirket arasında yürütülen ticari seyrin TL üzerinden yürütülmesine ilişkin mutabakata varılmış olsa da ticari seyrin EURO üzerinden yürütülüyormuş gibi hukuka aykırı işlemler yaptığın, davalıya cari kayıtlarında kur farkı işlemi uygulamasına rağmen kur farkı faturası tanzim etmediğini, davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesiyle davalı şirketin davacı şirkete borçlu olmadığının anlaşılacağını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi kök ve ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Dosya kapsamında tanzim edilen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda " Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların davacı Bs formunda davalı Ba formunda yer aldığı, fatura bildirimlerinin birbiriyle örtüştüğü,
Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2021-2022 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirkete 2021/Eylül ayında (10,1607 EUR kur’undan) 50.717,16 EUR karşılığı, 515.321,80.-TL, 2021/Ekim ayında (10,2583 EUR kur’undan) 16.790,03.- EUR karşılığı, 172.237,16.-TL olmak üzere toplam 67.507,19.- EUR karşılığı, 687.558,96.-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından, davacı şirkete; (9,8832 kur’undan) 40.000,00.-EUR karşılığı 395.328,00.-TL, (14,9676 kur’undan) 18.038,96.-EUR karşılığı 270.000,00.-TL, (18,1250 kur’undan) 4.168,94.-EUR karşılığı 75.562,00.-TL, olmak üzere 62.207,90.-EUR karşılığı, 740.890,00.TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından, davacı şirkete Türk Lirası bazında (740.890-687.558,96=)53.331,04.- TL fazla ödeme yapıldığı ancak EUR bazında davacı şirketin davalı şirketten (67.507,19-62.207,90=) 5.299,29.-EUR alacağının olduğu,
TCMB verileri üzerinde yapılan inceleme ve hesaplamalar neticesinde davacı şirketin EUR üzerinden tuttuğu muhasebe kayıtlarında herhangi bir eleştiri yapılmasına gerek olmadığı,
Davalı şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait 2021-2022 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarında davalı şirketin davacı şirketten 2021 yılında KDV dahil 687.170,03.-TL mal/hizmet aldığı, buna karşılık 740.890,00.-TL ödeme yaptığı ve davalı şirketin davacı şirketten (740.890,00-687.170,03=) 53.719,97.-TL alacaklı olduğu,
Türk Lirası üzerinden taraf ticari defterleri arasındaki farkın 53.331,04-53.719,97=388,93.-TL olduğu, bu farkın ise; davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği, 515.321,80.-TL faturanın davalı şirket defter ve kayıtlarında 514.932,85.-TL olarak 388.95.-TL eksik, yine davalı şirket tarafından davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği, 172.237,16.-TL faturanın davalı şirket defter ve kayıtlarında 172.237,18.-TL olarak 0,02.-TL fazla yazılmasından, kaynaklandığı, Vakıada; Türk Lirası üzerinden doğru kayıtlar girildiğinde her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarında; davalının davacından 53.331,04.-TL alacağı olacağının belirlendiği,
Yine davalı şirket tarafından dosyaya sunulan çeklerin davalı şirket tarafından ödemelerinin yapıldığı, (Bknz:5/4 Ödeme araçları) bu konuda herhangi bir çelişki olmadığı,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından düzenlenen EUR faturalarının davalı tarafından tam karşılığının ödenip ödenmediği, yine taraflar arasında davalı tarafından davacıya verilen çek tutarlarının; ödeme gününde mi yoksa çekin verildiği günde mi? EUR a çevrilmesi gerektiği hususlarında toplandığı,
Davalı şirketin bu konuda taraflar arasında bir sözleşme olduğunu iddia ettiği ancak;
Davalı vekili tarafından sunulan delil dilekçesinde “Davacı şirket ile müvekkil arasında bulunan sözleşme 6 Şubat 2023 tarihli depremde müvekkil şirketin Kahramanmaraş merkezli şantiyesinde meydana gelen yıkım sonucu kaybolmuştur.” Şeklinde beyanda bulunulduğu,
Tüm bu nedenlerle; davacı şirketin düzenlediği EUR tutarlı faturaların davalı şirket tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan ticari defterlerine işlenmesi, BA bildirimlerinde bulunulması, fazla ödeme yapıldığı halde alacak yönünde herhangi bir girişimde bulunulmaması ve TTK 21/2 maddesine göre davacı faturalarına karşı herhangi bir itirazın olmaması hep bir araya geldiğinde;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 5.299,29.-EUR asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Taraf itirazının değerlendirmesi için mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2024 Tarihli ek raporda " Davacı tarafından icra takip konusu yapılan ... no.lu faturanın yabancı para cinsinden düzenlenip düzenlenmediği ve her iki tarafın defterinde de kayıtlı olup olmadığı , bu fatura bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarının ödendiği( davacı vekili tarafından fatura alacağının kısmi olarak ödendiği iddia edildiğinden), fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur için ayrı ayrı hesap yapıldığında fark oluşup oluşmadığı, fatura davalı tarafça ödenmiş ise ne tutarda ödeme yapıldığı hususunda değerlendirme yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesinde;
Davacı tarafından davalıya düzenlenen 06.10.2021 tarih, ... numaralı Faturanın peşin ibareli olduğu, 16.790,03.-EUR olarak düzenlendiği ve 06.10.2021 tarihinde 10,2583.-EUR kur’undan hesaplanarak 172.237,18.-TL’na çevrildiği,
Davacı şirket hesap ve kayıtlarında 06.10.2021 tarihinde 172.237,18.-TL olarak kayıtlı olduğu,
Davalı şirket ticari defterlerinde 06.10.2021 tarihinde 172.237,18.-TL olarak kayıtlı olduğu,
Bu raporun 3 bölümün 2. Kısmında yapılan kur farkı hesaplamalarında davalı tarafından yapılan ödemelerin tek tek EUR kur’una çevirerek hesaptan düşüldüğü ve sonuçların kök raporda yapılacak bir değişikliğe neden olmadığı,
Tüm bu nedenlerle;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 5.299,29.-EUR asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporundan; davacı taraf davalıya düzenlenen fatura bedelinin bir kısmının ödenmediği iddiası ile itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise davacının kayıtlarının usule aykırı tutulduğunu, ayrıca bir kur farkı faturası tanzim edilmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL üzerinden devam ettiğini beyan edip davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan davaya konu edilen faturanın her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu sabittir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan davacı şirketin düzenlediği EUR tutarlı faturaların davalı şirket tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan ticari defterlerine işlendiği ve BA bildirimlerinde bulunulduğu hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı tarafından yapılan ödemeler Türk Lirası üzerinden kayıtlar girildiğinde her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarında; davalının davacından 53.331,04.-TL alacaklı olacağı, davalı tarafından yapılan ödemelerin tek tek EUR kur’una çevirerek hesaptan düşülmesi halinde ise davacının kök raporda bildirilen miktarda alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyamız ile emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K. Sayılı kararında " Taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu incelendiğinde; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın EURO üzerinden düzenlenen faturaları ticari defterlerine EURO üzerinden kaydettiği ayrıca TL karşılıklarını da yazdığı, davalı tarafından yapılan TL ödemeleri ödeme tarihindeki kur üzerinden EURO'ya çevirdiği ve bu şekilde cari hesap kayıtlarını tuttuğu,
Davalı tarafın ise faturaların düzenlendiği tarihteki TL karşılıklarını ticari defterlerine kaydettiği ve ödemeleri ise TL üzerinden yaptığı,
Bu nedenle taraf kayıtları arasında kur farkından kaynaklanan fark oluştuğu, davalı şirketin davacı şirkete EURO cinsinden borçlanıp ödemeleri TL cinsinden yaptığı için kur farkından borçlu kaldığı, kur farkından kaynaklanan borcun 3.050,42 EURO olduğu hesap edilmiştir.
Davacı tarafından düzenlenen faturalar incelendiğinde; tamamının EURO üzerinden düzenlendiği, fatura para biriminin EURO olarak gösterildiği, faturaların tanzim tarihlerindeki TL karşılıklarının da faturalar üzerinde yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Gerek taraf beyanları gerekse bilirkişi raporu incelendiğinde, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın kur farkından kaynaklandığı sabittir.
Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararında; "...Davacı takip talebinde 723.338,00 USD alacağının taraflar arasındaki açık hesaptan kaynaklandığını bildirmiştir. İtirazın iptali davaları, takip talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Yapılan tahkikatta taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılan malların dövize endeksli olarak satılıp satılmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Türkiye'de faaliyet gösteren iki Türk şirketi arasındaki davacının icra takibine ve davaya konu ettiği açık hesap alacağının, kur farkından kaynaklandığı, başka bir deyişle kur farkı alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Kur farkı alacağı, Türk Lirası olarak talep edilebilir. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün değildir. Davacının kur farkından kaynaklanan Türk Lirası alacağı saklıdır. İş bu itirazın iptali davasının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi gerekirken, açıklanan yönde bir değerlendirme yapmadan miktar üzerinden tahkikat yapan istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir."
....Somut dosyada; kur farkı alacağının da dahil olduğu söz konusu alacaklar için takip EURO cinsinden başlatılmış ise de, emsal kararlarda ifade edildiği gibi kur farkı alacağı ancak Türk Lirası olarak talep edilebileceğinden ve Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün olmadığından, usulüne uygun takip başlatılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesis hatalı olduğundan," şeklinde değerlendirmede bulunulmuş, yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi █████████ E., ████████ K. Sayılı emsal ilamında da benzer değerlendirmelere yer verilmiştir.
Dosyamız kapsamında yapılan değerlendirmede ; dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitlerden, davalı tarafça yapılan ödemeler Türk Lirası üzerinden kayıtlar girildiğinde her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarında; davalının davacından 53.331,04.-TL alacaklı olacağı, davalı tarafından yapılan ödemelerin tek tek EUR kur’una çevirerek hesaptan düşülmesi halinde ise davacının kök raporda bildirilen miktarda alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda taraf kayıtları arasında kur farkından kaynaklanan fark oluştuğu, davalı şirketin davacı şirkete EURO cinsinden borçlanıp ödemeleri TL cinsinden yaptığı için kur farkından borçlu kaldığı, kur farkı talebinin, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı olmadığı, taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebileceği ancak kur farkı alacağı için davacı tarafça EURO cinsinden takip başlatıldığı, emsal kararlarda ifade edildiği gibi kur farkı alacağının ancak Türk Lirası olarak talep edilebileceğinden ve Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün olmadığından, usulüne uygun takip başlatılmadığı kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, davalı tarafça her ne kadar kötüniyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de davacının kötüniyetli takip başlattığına ilişkin somut delil bulunmadığından bu istemin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacının davasının usulüne uygun takip şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-) Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan ‬ TL harçtan mahsubu ile artan 1.460,18‬ TL harcın davacıya iadesine,
4-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
7-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!