Anahtar kelimeler: Davaitirazın Tramer Trafiğin Arkadan Durması Trafikte Çarptığını Otomotiv Aracına Esnada

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ...plakalı araç trafikte iken trafiğin durması sebebiyle durduğunu, bu esnada davalı tarafça sigortalı olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, bu suretle maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen kazada davalı şirket tarafından sigortalı olan aracın tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunın tespit edildiğini, gerçekleşen kaza sonrasında müvekkiline ait aracın ... Otomotiv ... şubesinde tamir edildiğini, aracın tramer kaydına 111.602,48 TL hasar kaydı işlendiğini, aracın değer kaybına uğradığını, taraflarınca işbu değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine 29.04.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, yapılan başvuru sonrası sigorta şirketinin 8 iş günü içerisinde değer kaybını tespit ederek ödeme yapması gerekmesine rağmen takip tarihi olan 16.07.2024 tarihi itibarıyla ödeme yapmadığını, değer kaybının ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya ilişkin davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli tazmini talebiyle yapılan başvuru üzerine; usulüne uygun başvuru olmadığı halde 10/... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve inceleme başlatıldığını, araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin usulüne uygun eksper raporu doğrultusunda ve poliçe limiti kapsamında ödeme yapıldığını, bakiye bir alacak bulunmadığını, 16.07.2024 tarihinde saat 12:09'da davacı vekili ... hesabına ödeme yapıldığını, dava konusu ödeme emri tarihinin ise 17.07.2024 olduğunu, ödemesi yapılan borca ilişkin mükerrer ödeme yapılmayacağından itirazlarının haklı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davacıya ait araç ile davalı tarafça sigortalı olan araç arasında meydana gelen kaza sebebiyle davacının aracının değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine 29.04.2024 yapılan başvuru sonrası sigorta şirketinin 8 iş günü içerisinde değer kaybını tespit ederek ödeme yapması gerekmesine rağmen takip tarihi olan 16.07.2024 tarihi itibarıyla hala ödeme yapmadığını, değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından da icra takibine konu edilen kısmının kabul edilmekte olduğundan takipten sonra bu miktarda ödeme yapıldığını, yani takip tarihi itibarıyla alacak davalı tarafça bilinir ve likit olduğunu beyan etmiş ve davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından dava konusu takip öncesi █████/2024 tarihinde davacıya 82.500,00tl araç değer kaybı ödemesi yapıldığını, ödeme emri tarihinin 17.07.2024 olduğunu, ödemesi yapılan borca ilişkin mükerrer ödeme yapılmayacağından itirazın haklı olduğunu beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen █████/2025 tarihli yazı cevabında " Yukarıda yazılı ilgi sayılı yazınız ile Müdürlüğümüzün ... Esas sayılı dosyasında; takibin başlatıldığı tarih ve saatin (takip talebi ve harçların hangi tarih ve saate yatırıldığının) bildirilmesi istenilmekle istenilen bilgiler doğrultusunda Müdürlüğümüz dosyası incelendiğinde dosyanın █████/2024 tarihinde ilamsız takibi ( Örnek No : 7 ) saat 09.49 da alacaklı vekili tarafından başlatılmış olup, yine aynı tarihte saat 09.51 de harcının yine alacaklı vekili ... tarafından yatırılmış olduğu tespit edilmiş olduğu görülmekle dosya safahat raporu ve tahsil harcı makbuzu yazımız ekinde gönderilmiştir." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür. Dosya arasına gelen icra müdürlüğü yazı cevabı içeriğinden ; takibin █████/2024 tarihinde saat 09:49 da açıldığı, harcının 09:51 de yatırıldığı, davalının ise aynı gün 12:09 da ödeme yaptığı sabittir. Davalı taraf her ne kadar ödeme yapıldığında henüz ödeme emrinin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmekte ise de; davalı tarafça yapılan ödeme takip açılış saatinden sonra yapıldığından ve takip tarihi itibari ile alacak muaccel olduğundan davacının takip başlatmakta hukuki yarının bulunduğu ve davalı tarafça yapılan ödemenin de takipten sonra yapılmış olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı dava dilekçesi içeriğinde davalı sigorta şirketi tarafından icra takibine konu edilen kısmının kabul edilmekte olduğundan takipten sonra bu miktarda ödeme yapıldığını beyan etmiş ancak dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ilgili icra takibine yapılan itiraz iptalini istemiş, dava harca esas değerini de takip çıkış miktarı olan 85.612,40-TL olarak göstermiştir. Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ile " Somut uyuşmazlıkta davalı borçlunun yaptığı ödemenin her ne kadar TBK 100. Maddesi gereğince öncelikle faiz ve ferilerden mahsubu gerekmekte ise de bu hususun mahkemece hesaplanamayacak olması halinde dosyanın sürüncemede kalmaması için yapılan ödemenin asıl alacağa sayılarak takibe konulan feriler yönünden takibin devamına karar verilmesini talep etmemiz gerekmiştir.Her ne kadar bu durumda davacı tarafça asıl alacağın tamamı ödenmiş olacak ise de icra takibinden sonra ödenmiş olduğundan icra vekalet ücretinin tamamının ve asıl alacağın ferilerinin de tamamının davalı borçludan tahsili gerekecektir. Bu noktada sadece asıl alacak takip başlatıldıktan hemen sonra ödendiği için takip sonrası asıl alacağa işlemiş olarak görünen faizin davalı borçludan alınmaması gerekecektir." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir. Ne var ki davacının beyanlarından, davalı tarafça yapılan ödemelerin asıl alacaktan mahsubuna muvafakat edilmiş mahkememizce de bu doğrultuda değerlendirme yapılmış ve takibe konu asıl alacağın huzurdaki davadan önce ödendiği anlaşılmıştır. Nitekim dava dilekçesinde de alacağın ödenmesine rağmen ferilerinin ödenmemesi için takibe itiraz edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk DairESİ ████████ E., ████████ K. Sayılı kararında " Dava dilekçesinde; icra takibine yapılan itirazdan önce asıl alacağın haricen ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakta olup, icra takibinde gösterilen itiraza uğrayan asıl alacak miktarının haricen ödendiği ihtilafsız olduğu hâlde, ödenen asıl alacak miktarı da harca esas değer olarak gösterilerek eldeki itirazın iptali davası açılmış olduğu gözetildiğinde, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmadığı, ancak davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’ileri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan, bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulmasında, itiraza uğrayan asıl alacak davadan önce ödenen asıl alacak yönünden hukuki yararı bulunmayan davacı lehine icra inkar tazminatına, icra takibine kötü niyetli olarak giriştiği kanıtlanamayan davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre;" yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararında " Somut olayda, dava, icra takibi ile talep edilen 41.667,17 TL asıl alacak ve 694,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.361,54 TL üzerinden açılmıştır. Ancak davacının da kabulünde olduğu üzere takibe konu asıl alacak tutarı takipten sonra davadan önce ödendiğinden, davacının, asıl alacak tutarını dava konusu etmesinde hukuki yararı yoktur. Bildirdiği kısım bakımından davayı yürütmek istemeyerek kısmi feragate ilişkin dilekçe sunan davacının feragati, hukuki yararı olmadığından hukuken sonuç doğurmaz. Bu nedenle asıl alacak miktarı yönünden, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Öte yandan, takipten sonra davadan önce asıl borç ödenmiş olsa da, itiraz ile birlikte takip tamamen durduğundan davacının, asıl alacağın ferileri yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı olduğu kabul edilmelidir. Davacı vekili istinaf başvurusunda, davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrası ferileri yönünden takibin devamına, haksız şekilde yapılan itirazın reddine ve borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş olup asıl alacak tutarının takipten sonra davadan önce ödenmesi sebebiyle, asıl alacağın ferileri yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerekir. Ayrıca asıl alacak tutarının ödendiği gözetilerek davacının icra inkar tazminatı talebine yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacıya ait araç ile davalının sigortalısı arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluştuğu iddiası ile davalıya başvuruda bulunduğu, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibinin açıldığı, davalı tarafça takip başlatıldıktan sonra aynı gün davacıya asıl alacak tutarının ödendiği, davalı tarafça asıl alacak tutarı ödenmiş olduğundan taraflar arasında değer kaybı ve miktarına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, davacının takibe haksız itiraz edildiği iddiası ile huzurdaki davayı açtığı, dava dilekçesinin dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ilgili icra takibine yapılan itiraz iptalinin istendiği ve dava harca esas değerinin de takip çıkış miktarı olan 85.612,40-TL olarak gösterdiği, yukarıda yer verilen emsal mahkeme içtihatları da dikkate alınarak davacının da kabulünde olduğu üzere takibe konu asıl alacak tutarı takipten sonra davadan önce ödendiğinden, davacının, asıl alacak tutarını dava konusu etmesinde hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle asıl alacak yönünden mahkememizce talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının dosyadaki kayıtlardan davalı sigorta şirketine █████/2024 tarihinde başvuruda bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceğinin öngörüldüğü, bu durumda davalının █████/2024 tarihi itibari ile temerrüde düştüğünün anlaşıldığı, █████/2024 tarihi ile takip tarihi olan █████/2024 tarihi arasında yasal faiz tutarı üzerinden hesaplama yapıldığında 2.287,60-TL faiz işleyeceği ve davacının bu miktarda faizi talep etmesinde hukuki yararı bulunduğu değerlendirilmiş, öte yandan, takipten sonra davadan önce asıl borç ödenmiş olsa da, itiraz ile birlikte takip tamamen durduğundan davacının, asıl alacağın ferileri yönünden duran takibin devamı için de itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı olduğu kabul edildiğinden takibin; 2.287,60-TL geçmiş gün faizi (takip öncesi faiz), bu faizin ferileri ve asıl alacağın ferileri yönünden iptaline ve takibin bu miktarlara ilişkin olarak devamına karar vermek gerekmiş , fazlaya ilişkin istemlerin açıklanan nedenlerle reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede; emsal mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ████████ E., ████████ K. Sayılı ilamında " Uyuşmazlık, hasarlı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle oluşan hasarın tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteğine ilişkindir.....Ne var ki, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT in 13/3 üncü maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi halinde davalı yararına hüküm altına alınacak ücret davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücretini geçemeyeceğinden, davalı tarafa 4.080 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.696,98 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde görülmüştür." yine ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamında " ancak, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Tazminat talebi itirazın iptali olarak görülse dahi vekalet ücreti söz konusu hüküm çerçevesinde değerlendirilmelidir." şeklindeki ilamları dikkate alınarak huzurdaki davanın da haksız fiilden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğundan davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin, davacı lehine belirlenen vekalet ücreti geçemeyeceği anlaşılmış karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi hükmü dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın; 2.287,60-TL geçmiş gün faizi (takip öncesi faiz), bu faizin ferileri ve Asıl alacağın ferileri yönünden İPTALİNE ve takibin bu miktarlara ilişkin olarak DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Takipten sonra davadan önce ödenen 82.500-TL asıl alacak tutarı bakımından davanın, hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 3-Asıl alacağın takipten sonra dava açılmadan önce ödenmesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,4-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 1.033,99 TL harçtan mahsubu ile artan 418,59 TL harcın yatırana iadesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 2.287,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 2.287,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yapılan 488,40 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 79,00 TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 567,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 15,16 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,10-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 11-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 96,19 TL'sinin davalıdan, 3.503,81 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip .... Hakim ...