Anahtar kelimeler: Aksatacak Şerit Düşürecek Trafiği Ktk Sürücülerin Çarparak Anında Aracına Yaşanan

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından açılan dava dilekçesinde özetle; 11.10.2023 tarihinde davalı ...'ın sahibi, davalı ...'ın kaza anında sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile, müvekkiline ait .... plakalı aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, .... plakalı aracın sürücüsünün KTK 46/2-c Trafik maddesi, “Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücülerin, trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmesi” kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, yaşanan trafik kazasından sonrasında müvekkilinin aracının çok ağır hasar aldığını, söz konusu olaydan dolayı müvekkile ait aracın hasarlandığını ve aracın tramer kaydına hasar işlendiğini, müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu, araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin araçta oluşan hasarın tazmini için davalı aracın trafik sigortasına başvuruda bulunduğunu ve sigorta şirketinin 120.000-TL poliçe limitleri dahilinde hasar/değer kaybı ödemesi yaparak limiti bitirdiğini, davalı aracın kasko sigorta şirketi olmadığı için araçta oluşan değer kaybı ve eksik ödenen hasar bedeli tazmin edilemediğini, davamızın kabulüne, şimdilik HMK MD 107 göre 100 TL bakiye değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; 11.10.2023 tarihinde müvekkili ...'a ait .... Plaka sayılı araç ile davalı müvekkil ... seyir halindeyken, davacı tarafa ait ... Plaka sayılı aracın müvekkiline ait aracın herhangi bir teması dahi olmamasına rağmen kaza yaptığını, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir şekilde kusuru bulunmadığını, davacı vekilince müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı vekili dava dilekçesinde dayanmış olduğu ve müvekkilinin %100 kusurlu olduğunu iddia edildiği Kaza Tespit Tutanağını dosyaya sunulmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmamasına rağmen karşı tarafça manipüle edilerek polis çağırması engellendiğini ve hemen bir tutanak imzalatarak müvekkiline kusur atfedilmeye çalışıldığını, söz konusu kaza sonucu ... Sigorta nezdinde düzenlenmiş müvekkiline ait poliçe kapsamanında davacı tarafa 120.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybına ilişkin tüm zararı, davacı müvekkillerinin meydana gelen trafik kazasında hiçbir kusuru olmamasına rağmen ZMMS kapsamında karşılandığını, buna rağmen sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak şekilde yeniden araçtaki değer kaybına ilişkin talepte bulunulduğunu ve bunun da açıkça TMK md.2 hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.Dosya görevsizlikle mahkememize gönderilmiştir. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere;6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.Somut olayda, tarafların tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, aracın ticari olmasının davayı da ticari davaya dönüştürmeyeceği, İBAM 37. HD. █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında da bu hususun belirtildiği anlaşıldığından, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerektiği, dosyanın daha önce Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu nazara alınarak dosyanın mercii tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM :Yukarda açıklanan gerekçelere binaen;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, anlaşılmakla mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İBAM nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır