Anahtar kelimeler: Node Davaalacak Noda Mantar Ekinin Kodlu Kurmuş Tesiste Akdettiğini Kalemi

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf Mahkemenize Sunduğu Dava Dilekçesinde; Davacının, ... ili ... İlçesi'nde kurmuş olduğu ... adlı mantar üretim tesisinin ve bu tesiste yer alacak sistemlerin yapımı, ekipmanların tedariki amacıyla karşı taraf ile 04.08.2020 tarihli protokolü akdettiğini, davacı tarafından ödeme yükümlülüğü eksiksiz yerine getirildiği halde davalının Protokol Ekinin (EK-2) “Makine Ekipman Listesi” Başlığı altında No:2’de belirtilen “... kodlu Üretim İzleme Otomasyonu” ile aynı başlık altında No:6’da belirtilen “Sulama Sistemi” işlerini yerine getirmediğini, söz konusu işlerin sözleşme bedellerinin o tarih için 2 no.lu iş kalemi için 50.000.TL, 6 no.lu iş kalemi için 90.000.TL olmak üzere toplam 140.000.TL bedel, ihtar eden tarafından ödenmiş ancak davalı tarafından söz konusu makine ve ekipmanlar, aynı ekte belirtilen teknik özelliklere uygun olarak temin edilip devreye alınmadığını, davalının kullanılması mümkün olmayan ve ödenen bedelin hiçbir şekilde karşılığı olamayacak işlevsiz bir ekipman temini gerçekleştirdiğini, yine Protokol ekinin Makine Ekipmanları başlığındaki 1 no.lu “... Basınçlı Yıkama Makinesi ‘nin temininde, davalı tarafından kasıtlı yanlışlık yapıldığını, söz konusu Sulama Sistemi ve Üretim İzleme Otomasyonun ilk günden itibaren düzgün bir şekilde çalışmadığını ve hiçbir zaman tam olarak faal hale gelmediğini, davalı tarafla defalarca iletişime geçilmesine, işin tesliminden itibaren 1 yıldan fazla bir süre geçmesine ve garanti süresi de devam etmesine rağmen karşı tarafın hiç bir aksaklığı gidermediğini, bunun üzerine, ... 1. Noterliği ... yevmiye numara ve 22.03.2022 tarihli ihtarnameyi keşide ettiğini, ayıpları tekrar bildirdiğini ve karşı taraftan eksikliklerin giderilmesini talep ettiğini, karşı tarafın ise ... 16. Noterliğinin 11.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile buna olumsuz cevap verildiğini, makine mühendisi Bilirkişinin 27.06.2022 tarihli raporunu tanzim ettiğini ve ilgili aksaklıklar ve arızaları tespit ettiğini, her ne kadar ... Sulh Hukuk ... D.İş Dosyasından alınan raporda Bilirkişi 'nin belirtmiş olduğu 170.000 TL'lik maliyet gerçeği yansıtmasa da davalının kurmuş olduğu sistemlerin çalışmadığı ve davacının bu sebeple zarara uğradığı, her iki bilirkişi raporunda da sabit olduğunu, protokol ekinin Makine Ekipmanları başlığındaki 1 no.lu “... Basınçlı Yıkama Makinesi ‘nin temininde, davalı tarafından kasıtlı yanlışlık yapıldığını, teknik özelliklere uygun olmayan ve dolayısıyla KDV muafiyeti şartlarını sağlamayan, bir başka özellikte makine temin edilmesi sebebiyle, davacıya vergi cezası tahakkuk edildiğini, davacı, davalının kasıtlı yanlışlığı sebebiyle hem vergi tutarını, hem cezasını ödemek zorunda kaldığını, makineye ilişkin hibe ödemesini de alamadığını, davacının sistemi çalışır hale getirene kadar üretim yapmak için fazladan insan iş gücüne ihtiyaç duyduğunu ve 10 odanın sulama, nem, karbondioksit ve sıcaklık ölçümü gibi işleri için ekstradan yevmiyeli olarak her gün 3-4 işçi çalıştırdığını, davacının ilgili sistemi yenilediği tarihe kadar sistem düzgün çalışsa idi yapılacak üretime ulaşmak için ekstradan kaç insan çalıştırması gerektiği ve bunlara sistemin yenilendiği tarih olan 30.07.2022 tarihine kadar toplamda ortalama ödemek zorunda kalacağı miktarın belirlenmesini, davacının, davalı tarafından yapılan, çalışmayan malzemeleri söktürmek için ekstradan işçilik ödediğini, bu malzemelerin sökülmesi için ödenmesi gereken işçilik maliyetinin hesaplanmasını, işin geç teslim edilmesinden dolayı sözleşmeye göre belirlenen ve davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken cezai şart miktarını, Basınçlı Yıkama Makinesinin davalı tarafından yanlış temin edilmesi sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı vergi cezası, KDV muafiyetinden yoksun kalması sebebiyle ödediği KDV ve işbu makinenin temininde yanlışlık yapılmamış olsa idi alması gereken hibe tutarını, davacının sulama sistemini yenilediği tarih ile, sözleşmenin akdedildiği tarih arasında enflasyon ve döviz kurlarındaki artış sebebiyle maliyetlerin çok yükseldiğini, bu sebeple davacının, şimdilik daha basit ve randımansız, manuel bir sulama sistemi kurabildiğini, bunun için de halen ekstra insan çalıştırdığını, idareten kurulmuş olan işbu sistemin, otomatize edilerek, sözleşmedeki gibi elektrikli motoru olan ve kumanda edilebilen bir sisteme çevrilmesi hedeflenmektedir. Dolayısıyla, sözleşmedeki teknik özellikleri ve malzemeleri haiz bir sistemi çalışır şekilde 10 odaya kurmak için maliyetin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, yine sensörlerinin kurulduğu andan itibaren çalışmaması sebebiyle, odalardaki nem, karbondioksit ve sıcaklık ölçümlerini yapmayan, bir başka deyişle işler durumda olmayan Üretim İzleme Otomasyon Sisteminin yapması gereken işler için de yeni ve işler bir sistem kurulması gerekmektedir. Sözleşmede belirtilen teknik özelliklere ve çalışan sensörlere sahip bir otomasyon sisteminin 10 odaya kurulması için maliyetin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, yukarıdaki kalemlerin tek tek hesaplanmak suretiyle toplam alacağın bilirkişi tarafından hesaplanmasını, netice ve talep olarak, davalının kusurlu üretimi ve ayıplı ifası sebebiyle, davacının uğramış olduğu zararların ve sözleşmedeki sisteme denk bir sistemin kuruluşunun davacıya maliyetinin hesaplanmasını, zararların ve alacakların bilirkişice hesaplanması akabinde değeri yükseltmek ve harç tamamlamak üzere şimdilik 25.000 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, ilgili alacağın tamamına keşide edilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı taraf Cevap Dilekçesinde;
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davanın usulden reddini gerektiğini, davacının tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu ... il koordinatörlüğünce (TKDK) kullandırılan hibe destekli proje gereğince; davalı ile davacı arasında 12 adet kültür mantarı üretim tesisi kuruluma ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı ile davacı arasında █████/2020 tarihinde "PROTOKOL" başlıklı 12 Adet Kültür Mantarı Üretim Tesisi kurulumuna ilişkin sözleşme imza altına alındığını, ilgili sözleşmenin ekinde Teknik Şartnamenin mevcut olduğunu buna uygun yapıldığını, davacının; Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ... İl Koordinatörlüğünce (TKDK) .... no.lu proje üzerinden%65 hibe tutarı kullanarak iş bu tesisleri yaptırdığını, ilgili proje dosyasının tamamının celbini talep ettiklerini, dava konusu hibe programı kapsamında olan 12 adet Kültür Mantarı Üretim Tesisinin davalı tarafından kurulumu gerçekleştirildikten sonra, tesisler Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ... İl Koordinatörlüğüne teslim edildiğini, ilgili teslim ve kabul evraklarının proje dosyasında mevcut olduğunu, kurulan tesisin proje kapsamında gösterilen teknik şartnameye uygun, eksiksiz ve ayıpsız olup olmadığı yetkin mühendisler tarafından kurumca incelendiğini, yapılan incelemeler neticesinde kurumun tutanak tutarak tesislerin projeye uygun olduğunu tespit ettiğini ve tesisleri davalıdan tutanak eşliğinde teslim aldığını, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ... İl Koordinatörlüğünce yapılan işin kusursuz olması nedeniyle kabulü gerçekleştirildiğini ve davacıya yararlandığı HİBE programından iş bedelinin %65 olan hibe tutarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının, yapılan proje üzerinden haksız gelir elde etmeye çalıştığını, nitekim göndermiş olunan ... 1. noterliği ... yevmiye numaralı █████/2022 tarihli ihtarnamede projenin kendisine halen teslim edilmediğini iddia ettiğini, ayrıca davalının teslim yükümlülüğünün idareye karşı olduğunu, davacının ... 1. Noterliği ... yevmiye numaralı █████/2022 tarihli ihtarnamede; yapılan işlerde eksiklikler olduğunu, düzeltilmesi talebinde bulunulduğunu ancak davalı tarafça düzeltilmediği, kendisine sözleşme şartnamesinde bahsi geçen Basınçlı Yıkama Makinesinden üst modeli takıldığı için KDV tutarının ödendiğini, 12 adet tesisin kendisine teslim edilmemesi nedeniyle 515 gün gecikme olduğunu ve günlük 1.000 TL 'den 515.000,00 TL bedel cezai şartın olduğunu beyan etmiş, davacının gönderdiği ihtarnameye ise ... 16. Noterliği ... yevmiye numaralı █████/2022 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini, davacının ihtarnamede talep ettiği toplamda 521.625,00 TL ve işin kendisine halen teslim edilmediği beyanlarında bulunduğu göz önüne alındığında; davacının haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, teslimin kurumca yetkin mühendislerce yapılarak teslim alındığını, TBK uyarınca eserin kabulü olduğunu, davacının tesisi faal hale getiremediği iddialarının hayatın olağan akışına aykırı oluğunu, nitekim bu büyüklükte yatırım yapılan bir işe ilişkin davacının "tesislerin ayıplı olduğu" bildirimlerinin yazılı olarak 1.5 sene sonra yapmasının, zararın tespitinin ise 2 yıl sonra yapmış olmasının hayatın olağanına aykırı olduğunu, yine iş bu davayı █████/2022 tarihinde yani 2 yılı aşkın süre sonra açtığını, görüleceği üzere davacının 1.403.000,00 TL bedelli iş bedelli bir projede bu denli geç kalması hayatın olağanına aykırı olduğunu, nitekim TBK gizli ayıp için makul sürede inceleme şartının mevcut olduğunu, ancak davacının makul süre içerisinde yazılı bir ayıp bildiriminde bulunmadığını ve tespitini yaptırmadığını, davacı iddialarının aksine bu süreçte defalarca üretim yaptığını, hasadını gerçekleştirdiğini ve gelirini elde ettiğini, yine davacının kurulumdan sonra tesisin kendi uhdesinde olması ve defalarca değişiklik yapmış olmasından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacının yaptığını iddia ettiği bu değişikliklere ilişkin hiçbir fatura ibrazı yapamadığını, bu nedenle davacının yapmış olduğunu iddia ettiği değişikliklerin mahkemenizce dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacının her ne kadar dava dilekçesinin ekinde whatsapp konuşmalarını sunduğunu ve defalarca ayıp ihbarında bulunduğunu iddia etmiş olsa bile; mahkemenizce ilgili whatsapp konuşmaları incelendiğinde görüleceği üzere çalışmayan tek aksamın karbondioksit sensörleri olduğunu, eksiksiz çalışan sensörlerden şüphe duyan davacının, davalı talebi üzerine bu sensörler özel üretim yaptırılacak montajı gerçekleştirildiğini, ekte whatsapp konuşmalarının ilgili yerlerine ilişkin notlarını sunduklarını, ilgili yazışmalarda sulama sisteminin çalışmadığına dair hiç bir beyan olmadığını, davacı kurulumundan 1.5 sene sonra bu iddiaları gündeme getirdiğini, davacının, hibe programından %65 inin ödemesinin tkdk tarafından karşılandığı tesisler üzerinde defalarca keyfi olarak defalarca değişiklik yapıldığını, yapılan bu keyfi esaslı değişiklikler neticesinde tesislerin garanti kapsamından çıkarıldığını, davacının iki kez arabuluculuk sürecine gittiğini, yürütülen ilk arabulucuk sürecinden sonra değişik iş dosyasınca tespit yaptırıldığını, iki süreç arasında elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını, zira delil olarak gösterilen tespit dosyasının, görüşmeler esnasında davalının elinde belge olmadığı iddiası üzerine üretilmiş bir delil olduğunu, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, değişik iş dosyasınca yaptırılan tespitin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı kurulumdan 1,5 yıl sonra ihtar çekildiğini, ihtardan 6 ay sonra tespit dosyası açıldığını, iddia edilen ayıpların ve eksikliklerin davacının kendisinin meydana getirmesinin kuvvetle muhtemel oluğunu, davacı tarafça delil olarak dosyaya sunulan ... sulh hukuk mahkemesi ... d.iş sayılı tespitinin kabul etmediklerini, davalıya bildirim yapılmaksızın taraf teşkili sağlanmadan gerçekleştirildiğini, bilirkişinin somut durumun tespitini yapmak ve talepler doğrultusunda hesaplama yapması gerekirken; varsayımsal veriler ile hesaplama yaptığını, davacının iddia ettiği zararların ve giderlerini yazılı hiçbir delil ile ispatlayamadığını, davacının iddiaları arasında
çelişki olduğunu, davacının talep ettiği tazminat taleplerinin kalem kalem ayırması gerektiğini, davacının öncelikle müspet zararlarını mı yoksa menfi zararlarını mı talep ettiğini beyan etmesi gerektiğini, öncelikle ... ili Mahkemelerinin yetkili olmaları nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise açılan davanın alacak miktarı belirli olması ve alacak konusu davacı tarafça yaptırılan değişik iş dosyası dayanak gösterilmesi nedeniyle, belirsiz alacak davası olarak açılamaması nedeniyle usulden reddini, aksi halde tazminat taleplerine ilişkin kalemlerin davacı tarafa açıklattırılmasını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından, davalının yetki itirazı mahkememizce red edilmiştir.
Bildirilen tespit dosya örnekleri getirtilip mahkememizce incelenmiştir.
Mahkememizce bilirkişiden rapor ve ek raporlar, itiraz üzerine yeni heyetten bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporunda; "Yapılan ayıplı imalat sebebi ile davacının ödediği maliyetler aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
Otomatik Sulama sisteminin çalışmaması sonucu, tüm işler, insan gücüne kalarak iş yapıldığından ilave personel çalıştırılmak zorunda kalınmıştır. Davacı davalıya 22.03.2022 tarihinde ihtar çekerek sulama sisteminin ve elektronik sistemin arızasını bildirmiştir. Sistemin yenilenme tarihi ise 30.07.2022 ‘dir. Yani tüm sistem 13 hafta otomatik sulama sistemi olmadan manuel olarak sulanmıştır. Bu işlemde iki kişinin kullanıldığı varsayılarak, günlük asgari ücret 215 TL /gün olmak üzere toplam 13 hafta x 7 gün =91 gün x 430,00TL/gün =39.130 TL tutarındadır. Sekiz (8) odadan sökülen, çalışmayan sulama sistemine ait malzemeler sökülmüş ıskartaya çıkmış vaziyettedir. Bunların sökülmesi işçilik ücreti harcanmasına sebep olmuştur. Ancak sulama işleminin bütün günü almayacağı göz önüne alınarak aynı işçilerin kalan zamanlarında sökülmüş yani ıskartaya çıkmış malzemeleri sökmeleri mantıklıdır. Davacı basınçlı yıkama makinesinin davalı tarafından yanlış temin edilmesi sebebi ile makine tutarının %65 nispetinde hibeden mahrum kaldığını ifade etmektedir. ... ... basınçlı yıkama makinası alım fiyatı olay tarihinde 9.720 TL tutarındadır. Bu turarın %65 ‘i ise 6.318 TL’dir. Mantar üretim odaları 1.5 m x 14 m alanında olup 23.09.2022 tarihi itibari ile tek bir odanın sulama ve üretim kontrol sistem maliyeti 170.000.TL /Tek oda olup bu tutar 10 oda için 1.700.000.TL ‘dir. . Dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı toplamı1.745.448,00.TL olarak hesaplanmıştır. " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yeni Bilirkişi heyeti █████/2024 tarihli raporunda; "Her iki tarafın da tacir olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defter ve belgelerine yönelik incelemelerde; Davacı tarafça dava dilekçesinde delil olarak ticari defter ve ticari kayıtlara dayanılmış olmasına rağmen dosya içerisine ve bilirkişiliğimizce mahkeme heyeti ile birlikte davacı taraf adresinde yapılan keşif esnasında herhangi bir ticari defter, kayıt, belge, fatura, vergi ceza ihbarı, vergi ödeme belgeleri ve SGK belgeleri incelemeye sunulmamıştır. Keza davalı tarafça da herhangi bir ticari defter ve belge incelemeye sunulmamıştır. Bu sebepler ile (var ise) davalı tarafça davacı adına, dava konusu edilen imalat için düzenlenmiş bir fatura, bu faturanın davacı defterleri üzerindeki kaydı, daha sonrasında bu imalatın ayıplı olması ve çalışmaması sebebi ile üçüncü şahıslara yaptırılan işler, bu işlere ilişkin faturalar ve bu faturaların davacı defterleri üzerindeki kayıtlarının, davacı işyerinde kaç işçi istihdam edildiği, daha sonrasında imalatın ayıplı olması ve sistemin manuel olarak çalıştırılması için ilave kaç işçinin işe alınarak çalıştırıldığının belgelere dayalı olarak tespiti mümkün olmamıştır. Davacı tarafça dava dilekçesinde; adına düzenlenen vergi cezasının indirimli olarak 6.625,00 TL olarak ödendiği belirtilmiştir. KDV yönünden vergi ceza ihbarnameleri ve ceza ödeme belgeleri mahkeme dosyası içerisine sunulmamıştır. Ancak Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından █████/2022 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... d.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun 5.sayfasında 2 adet vergi ceza ihbarnamesi fotoğrafı yer almaktadır.Ancak mahkeme dosyası içerisine ve keşif esnasında bilirkişiliğimize, ödendiği belirtilen 6.625,00 TL vergi cezası ödemesine ilişkin hiç bir belge ve bilgi sunulmamıştır. Mahkeme dosyası içerisine davacı tarafından çalıştırılan işçilere ilişkin herhangi bir hizmet dökümü, bordro vb. SGK kayıtları sunulmamıştır. Bu sebeple SGK kayıtları üzerinden sistemin çalışmaması sebebi ile sistemim manuel olarak çalışmasını gerçekleştiren fazladan istihdam edilen işgücünün hangi tarihten hangi tarihe kadar ve ne tutar ödenerek istihdam edildiğine ilişkin yasal bir belge de sunulmamıştır. Ancak Makine Mühendisi bilirkişi tarafından bahsi geçen bu işlerin yapılması için 2 adet işçinin çalışmasının gerekli olacağının, hesaplamanın 2 işçi üzerinden yapılmasının belirtilmesi üzerine aşağıdaki hesaplama yapılmıştır. SGK verilerine göre 16 yaşını doldurmuş ve asgari ücret alan bir işçinin; 01.01.2020-31.12.2020 döneminde işverene olan maliyeti günlük 115,27 TL, 01.01.2021-31.12.2021 döneminde işverene olan maliyeti günlük 140,12 TL, 01.01.2022-30.06.2022 döneminde işverene olan maliyeti günlük 195,99 TL, 01.07.2022-31.12.2022 döneminde işverene olan maliyeti günlük 253,45 TL olacağı, █████/2022 ihtar tarihinden, sistemin yenilenme tarihi █████/2022 tarihi arasında geçen süre için 2 işçinin işverene olan maliyetinin hesabı 54.405,00 TL Hesaplanmıştır. █████/2020 teslim tarihinden, sistemin yenilenme tarihi █████/2022 tarihi arasında geçen süre için 2 işçinin işverene olan maliyetinin hesabı 197.254,64 TL Hesaplanmıştır. Mahkeme heyeti ile birlikte yerinde yapılan inceleme neticesinde, üretim tesisinin faal kullanıldığı ancak bahsi geçen otomatik sulama sisteminin demonte edilerek kaldırılmış olduğu, otomasyon panolarının kontrol edilmesi sonucu programın çalışmamış olduğu görülmüştür. Dava konusu bir diğer husus olan yıkma makinesinin de üretim alanında olduğu ve etiketinin protokol ekinde belirtilen özellikleri taşımış olmasına rağmen etiket özelliklerinin dışında farklı bir makine olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve yerinde incelemeler neticesinde davacının yüklenici olan davalıya yaptırmış olduğu sulama sistemi ve otomasyon sisteminden beklenen verimi alamamış olduğu, sulama sisteminin çalışmadığı bu durumun davacı üreticinin üretimini doğrudan etkilediği üretime devam etmek için ilave personel ve emek sarf etmek zorunda kaldığı anlaşılmıştır. Rapor tarihi itibari ile yapılan araştırmalar neticesinde sulama sistemi için yaklaşık 210.000,00 TL ve otomasyon sistemi için yaklaşık 40.000,00 TL fiyat bulunmuştur. 10 oda için 10 X (210.000,00 TL + 40.000,00 TL) = 2.500.000,00 TL maliyet hesabı çıkarılmıştır. 04.08.2020 tarihinde taraflar arasında akdedilen ve belirli bir sonuca yönelik iş görmeyi taahhüt eden sözleşme (protokol), “iş yapım sözleşmesi” niteliğinde olup, bir eser sözleşmesidir. Söz konusu eser sözleşmesi kapsamında teslimin gerçekleştiği, ancak dosyadaki mevcut bilirkişi raporlarından ve heyette yer alan Makine Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan tespitler doğrultusunda ayıplı teslimin söz konusu olduğu belirlenmiştir. Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibinin seçimlik hakları TBK m. 475'te düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki yazışmalara bakıldığında (örn. “Abi bu sensörleri çalışır duruma getirelim; Sulama ve otomasyon panolarını ne zaman çözüyoruz?” ve ihtarnamede plastik doğrama kapılarının standartlara uygun hale getirilmesinin talep edilmesi) davacı işsahibi tarafından ayıbın giderilmesini isteme hakkı kullanılmıştır. TBK m. 475/2 hükmü gereğince, ayıplı eser tesliminden dolayı iş sahibi, seçimlik haklar yanında ayrıca ayıplı eserin sebep olduğu zararın tazminini de isteyebilir. İş sahibinin tazminat isteme hakkının şartları eserin ayıplı olması, iş sahibinin zarara uğramış olması, ayıplı zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması ve yüklenicinin kusurlu olmasıdır. Ayıptan doğan tazminat talepleri için TBK’nın 112. maddesi ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Ayıp nedeniyle doğan zararın ispat yükü işsahibinde iken TBK m. 112 gereğince, kusurlu olmadığını ispat yükü yüklenicidedir. Ayıp ile arasında uygun illiyet bağı bulunan zararlar talep edilebilir. Ayıp sonucu ortaya çıkan zarar müspet zarar veya menfi zarar olabilir. Satış sözleşmesinden farklı olarak eser sözleşmesinde doğrudan zarar, dolaylı zarar ayrımı yapılmamıştır. Eserdeki zararla uygun illiyet bağı içinde kusurlu olan yüklenici, iş sahibinin ayıplı eser teslimi nedeniyle uğramış olduğu hem doğrudan hem de dolaylı zararlarından sorumludur. Kusur hususunda takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme'ye aittir. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde, garanti hükmü bulunmaktadır. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere, eserde ortaya çıkan ayıplara dair sözleşmede garanti hükmü bulunduğu takdirde ayıp ihbarına gerek bulunmadan garanti süresi içerisinde ayıplardan dolayı yüklenicinin sorumlu tutulması mümkündür. Somut dava konusu olayda teslim gerçekleşmiştir. Peki, teslim ne zaman gerçekleşmiştir? Protokole göre işin teslim süresinin 04.08.2020 den itibaren 80 gündür. Buna göre son teslim tarihi, 23.10.2020’dir. Protokol m. 8’de “Yüklenici iş bu protokol kapsamında yapmış olduğu işlerin tamamlandığını işverene bildirecektir”. Dosya kapsamı içerisinde, geçici kabul ve kesin kabul tutanağı veya yüklenici tarafın işin bitirildiğine ilişkin işverene yapılmış herhangi bir bildirim evrakına da rastlanılmamıştır. Ancak dosya kapsamına sonradan dahil edilmiş Tarım ve Kırsal Kalkındırmayı Destekleme Kurumu ... İl Koordinatörlüğü 10-302-1-3-00001-08-19 nolu taraflar adına kayıtlı proje dosyası incelendiğinde, davacı ve davalı tarafından da imzalanan "Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı"na göre, 15.11.2020 tarihinde teslim gerçekleşmiştir. Protokolde kararlaştırılan cezai şart, ifaya eklenen cezai şarttır. İfaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekir. Aksi hâlde cezai şartı isteme hakkı düşer. Oysa söz konusu geçici kabul tutanağı incelendiğinde, cezai şarta ilişkin bir kayıt konulmadığı gibi yapılan yapım işlerinin sözleşme ve eklerine uygun olduğu kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı belirtilmiştir. Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde cezai şart hesabı şu şekildedir:23.10.2020 – 15.11.2020 tarihleri arası, 23 gündür. 23 × 1.000,00 TL = 23.000,00 TL cezai şart söz konusu olur. Davacı taraf, dava dilekçesinde ilgili alacağın tamamına keşide ettikleri ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir. Dava konusu olayda, iki taraf da tacirdir ve uyuşmazlık konusu iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmektedir. Buna göre dava konusu olay, iki taraf için de ticari iştir. Davalının tacir olması ve borcun ticari nitelikte olması nedeniyle ticari avans faizi oranı üzerinden temerrüt faizi yürütülmesi mümkündür. Davacı taraf, temerrüt tarihi olarak ihtarnamenin tebliğ tarihini belirtmiştir. Ancak ... 1. Noterliğince tanzim edilen ... yevmiye numaralı 22 Mart 2022 tarihli ihtarnamenin davalıya ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir kayıt (tebliğ şerhi) mevcut değildir. Ayrıca bazı alacak kalemleri için ihtarnamenin tebliğinden 15 gün sonra temerrüt söz konusu olacaktır. Zira söz konusu ihtarname ile 15 gün süre verilmiştir. " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile; "Dosyada yer alan 4 adet bilirkişi raporu da davalının kusurunu, eksik ve kötü ifasını bizim de haklılığımızı tespit etmiştir. Dosyamızda alınan gerek ilk raporda gerekse çıkılan keşif sonucu alınan son raporda bütün bilirkişilerin ortak görüşü; "Geçen zaman içinde maliyetlerin artmış olmasının müvekkilin zararı olarak görülebileceği, basiretli davranmak zorunda olan tacirin ayıbın neden olduğu zararları gidermesi gerektiği, bu nedenle teknik inceleme kısmında detaylandırılan sistemin çalışmaması nedeniyle yapılan işçilik giderleri ve yeniden imal giderlerinin davalıdan istenebileceği " yönündedir. Nitekim müvekkil gerçekten de sistemin, davalı tarafından sözleşmeye uygun şekilde kurulmamış olması, imal giderlerinin artması sebebiyle büyük zarar görmüştür. Sistemin düzgün şekilde kurulmamış olması müvekkili doğrudan ve dolaylı şekilde zarar ettirmiştir. Çalıştırılan işçi için 500TL ve davalı tarafından yapılan, çalışmayan malzemeleri söktürmek ve uzaklaştırmak için ekstradan işçilik ödemiştir. Ekstradan Bu malzemelerin sökülmesi ve uzaklaştırılması için ödenmesi gereken işçilik maliyeti için 500 TL olmak üzere toplam 1000 TL olarak talep ettiğimiz işçilik maliyeti talebimizi 196.254,64 TL arttırarak 197.254,64 TL'ye çıkartmaktayız. Sulama sisteminin 10 odaya kurulumu için 15000TL ve otomasyon sisteminin 10 odaya kurulumu için 8500 TL olarak Toplam 23.500 TL olarak talep ettiğimiz alacağımızı 2.476.500 TL artırarak 2.500.000 TL'ye çıkartmaktayız" şeklinde beyanla toplam 2.697.754 ,64TL'nin en yüksek ticari avans faizi uygulanarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Islah sonrası dosya mahkememiz heyetine tevdi edilmiş ve yeniden duruşma günü verilmiştir.
İtirazlar üzerine ... Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu koordinatörlüğünden davacıyla ilgili işlem dosyası getirtilmiş ve incelenmiş, akabinde ek rapor alınmıştır.
Son bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporunda; "Piyasa araştırmalarında proforma ve/veya firma ismi kullanılmak istense de dava konusu işi yapan firmaların az sayıda olmaları, araştırmalarda taraf olmama ve ticari kaygılarını belirtmeleri üzerine isim belirtilmemiştir. Dosya kapsamında diğer heyet raporunda da belirtildiği gibi farklı farklı rakamlar telaffuz edilmesinin önüne geçmek ve daha sağlıklı değerler elde etmek adına rapor bilirkişi yeminine sadık kalınarak tanzim edilmiştir. Ayıplı olarak belirtilen ekipmanların atıl değerleri davacı elinde ancak hurda vasfını alabilen malzemelerdir. Adı geçen malzemeler ancak işi yapan davalı tarafından yeniden değerlendirmesi halinde gerçek değerine ulaşabileceği için iadesi makul ve mantıklıdır. 15.01.2024 tarihi itibari ile yapılan araştırmalar neticesinde sulama sistemi için yaklaşık 210.000,00 TL ve otomasyon sistemi için yaklaşık 40.000,00 TL fiyat bulunmuştur. 10 oda için 10 X (210.000,00 TL + 40.000,00 TL) = 2.500.000,00 TL maliyet hesabı tekraren hesaplanmıştır. T.C. Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan istenen destek, bu desteğe hak kazanılması halinde sunulan hibe faydalananın malvarlığında yer aldığından, davacının dava konusu eseri hangi kalem veya kaynak ile yaptığı maliyeti belirlemediğinden, zarar/maliyet hesabında dikkate alınmamıştır. Nihai hesapta dikkate alınıp alınmayacağı Sayın Mahkemenin takdirindedir. Kök raporda, kesin kabul tutanağının olmadığı, geçici kabul tutanağının mevcut
olduğu, söz konusu geçici kabul tutanağı incelendiğinde, cezai şarta ilişkin bir kayıt konulmadığı gibi yapılan yapım işlerinin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, kabule
engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının belirtildiği ifade edilmiştir. T.C. Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ... İl Koordinatörlüğü
tarafından dosyaya sunulan 18.11.2024 tarihli evrakta da kesin kabul tutanağı sunulmamış, geçici kabul tutanağı sunulmuş, kesin kabul tutanağından veya cezai şarta ilişkin bir şerh konulduğundan bahsedilmemiştir. Bu nedenle cezai şarta ilişkin kök raporda yaptığımız açıklamalarda bir değişiklik söz konusu değildir. Kök raporda davacı tarafın temerrüt tarihi olarak ihtarnamenin tebliğ tarihini belirttiğini, ancak 22 Mart 2022 tarihli ihtarnamenin davalıya ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir kaydın (tebliğ şerhi) mevcut olmadığı, ayrıca bazı alacak kalemleri için ihtarnamenin tebliğinden 15 gün sonra temerrüdün söz konusu olacağı," bildirilmiştir.
Son bilirkişi raporu mahkememizce yeterli görülmüş ve itirazlar red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesindeki eksik ve ayıplı ifa nedeniyle eser sahibinin uğradığını iddia ettiği zararın tazminine ilişkindir.
Alacak kalemleri arasında, gecikmeden kaynaklı cezai şart alacağı, otomasyon ve otomatik sulama sistemi eksikliği nedeniyle fazladan çalıştırılan işçi ücretleri, verim kaybı, ayıplı malın söküm ücretleri, ayıplı cihaz nedeniyle alınamayan hibe desteği bulunmaktadır.
Davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyaya sunulmuş ve █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının verdiği 15 günlük süre sonunda █████/2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı ihtarnameleri, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporu, sözleşme ve bilirkişi raporları mahkememizce incelenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelendiğinde, █████/2020 tarihinde sözleşme imzalandığı, iş bedelinin 1.403.000,00TL olduğu, teslim süresinin 80 gün olduğu ve bunun █████/2020 olduğu ancak kabul tutanağına göre fiili teslimin █████/2020 olduğu görülmüştür.
Sözleşme ekinde, her bir iş pozunun karşılığında değerinin ve miktarının yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının, bir kısmı hibe ile kalkınma kurulundan para aldığı anlaşılmaktadır. Davalının işi geciktirdiği ancak davacının çekincesiz teslim aldığı görülmüştür. Bilirkişi de bu yönde tespitle cezai şart alacağı olamayacağına kanaat etmiştir.
Bilirkişi raporlarından çalışmayan ve eksik olanın, otomatik sulama sistemi ve izleme otomasyonu olduğu, bunun dışında bir ayıp olmadığı tespit edilerek bunların bedeli hesaplanmıştır. Otomasyon ve otomatik sulama sistemi eksikliği nedeniyle yenileme tarihine kadar davacının manuel sulama yaptığı bildirilmiştir. Eksik olan otomasyon ve sulama sisteminin sözleşmedeki bedelinin 157.000,00TL olarak ek 2 de yazılı olduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesine göre 2 yıl garanti bulunduğu, ayrıca sözleşmede, teslim ile birlikte işsahibinin 7 gün içinde eseri inceleyip giderilmesini yükleniciden isteyeceği, yüklenicinin 7 gün içinde eksikliği gidereceği, gecikme halinde günlük 1000,00TL cezai şart ödeneceği belirtilmiştir.
Sözleşme ekindeki pozlarda, basınçlı makinenin 7000TL, otomasyon bedelinin 50.000TL, sulama sisteminin 90.000,00TL olduğu, toplam montaj işçilik bedelinin 20.000,00TL olduğu görülmüştür. Montaj şçilik bedelinin yarısı mahkememizce sulama ve otomasyon işçiliği olarak takdiren kabul edilmiş ve 10.000TL kabul edilmiştir. Bu hesaba göre yapılmayan otomatik sulama sistemi ve otomasyon bedeli mahkememizce 157.000,00TL olarak hesaplanmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, eser sözleşmelerine ilişkin TBK hükümleri 470 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'da ayıplı esere ilişkin tarafların hak ve yükümlülükleri sayılmış olup, şu şekildedir;
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.
Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.
Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.
İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.
Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.
Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.
Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.
İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.
Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.
Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir.
Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.
İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.
Anılan maddeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, eserin tesliminde gecikme olduğu, davacının işi geçte olsa çekincesiz teslim aldığı, işin ayıplanın gizli ayıp olmadığı, bir incelemeyle tespit edilebileceği, sadece eksik parçaların montajı konusunda taraflar arasında yazışmalar olduğu, bu durumda eseri kabul eden davacının sadece ihbarda bulunduğu eksik parçalar için talepte bulunabileceği davacının TBK'nın 475. Maddesinde sayılan bedelde indirim seçeneğini kullandığına göre artık bu eksik bedel oranında iadeye hak kazanacağı, davacının genel hükümlere göre ıspatlanmış bir zararı bulunmadığından diğer taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı taraf dava ve kısmi ıslah dilekçesi ile işçilik, hibe eksikliği, kar mahrumiyeti gibi taleplere tazminat hesaplamış ve bilirkişiler de yeni tarihli değerler üzerinden otomasyon ve otomatik sulama sistemi bedellerini hesaplamış ise de, eserin teslim tarihi itibarıyla eksik olanın sadece otomasyon ve otomatik sulama sistemi olduğu, geri kalan işlerin yapılmış ve çalışır durumda olduğu, bu durumda davacının isteyebileceği tazminatın eksik ifa nedeniyle buna tekabül eden bedel indirimi olduğu, sözleşme bedelini aşan tazminat istenmesinin TBK'nın 474. Maddesine aykırı olduğu, davacının teslim alma ile artık ileriye yönelik zarar kalemlerini talep edemeyeceği, sadece eksik parçalar nedeniyle bedelde indirim isteme hakkı olduğu ve bunun da sözleşme Ek-2 de yazılı bedel olması gerektiği, bunun 157.000,00TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar üzerinden talebin kabulüne, geri kalan kısımlar için davanın reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; 157.000,00 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısma ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli 10.724,67‬ TL harcın, başlangıçta alınan 426,94 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 45.600,00TL harçtan mahsubu ile, bakiye artan 35.302,27 TL ' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 339.483,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 9.497,25 TL yargılama giderinden ve keşif harcı olarak yatırılan 1.912,35 TL keşif harcından davanın kabul/ red oranına göre 663,99 TL'sinin ve davacı tarafça peşin yatırılan 10.724,67 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından tebligat, müzekkere bilirkişi ve sair giderler için sarfedilen toplam 32.000,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre 30.137,00 TL' sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul/ red oranına göre 2.938,43‬ TL'nin davacıdan, 181,57 TL'nin davalı alınarak hazineye irat kaydına,
8-Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!