Anahtar kelimeler: Alamayınca Özetledavacı Münasebetlerinde Satımdan Geciktirmek Sırf Durdurmak Aşağı Niyetli Yazim

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı müvekkili şirketin, davalı ile ticari münasebetlerinde kaynaklı olarak davalıdan alacağı mevcut olduğunu, müvekkili borcun ödenmesi hususunda davalı ile yaptığı görüşmelerinden bir sonuç alamayınca Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi yapmış, davalı sırf takibi durdurmak için takibe kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalının itirazı sırf takibi durdurmak, alacağın ödenmesini geciktirmek amacıyla yaptığını, itiraz kötü niyetli olması nedeniyle % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatınah hükmedilmesini, davalı takip borçlusunun takibe itirazları tümüyle haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davalı/borçlunun Bakırköy ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının tamamen iptaline ve takibin devamına, davalının takip alacağının %20'sinden aşağı olamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından; müvekkili şirket İle aralarındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia edilen irsaliyeli faturalar hiçbir anlam ifade etmediğini, irsaliyeli faturaların teslim kısmında müvekkili şirketi temsile yetkili kişi imzasının bulunmadığı gibi, fatura konusu mallara ilişkin ''ambar, stok veya sistem kaydı'' bulunmadığını, bu husus her 2 şirketin de usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, her ne kadar davacı dava dilekçesinde TTK 1530/a-b amir hükmüne işaret etmek suretiyle zımni olarak mal tesliminin gerçekleştiğini, itiraz olmadığından bahisle müvekkili şirketin mütemerrit olduğunu savunmuşsa da ortada hiçbir mal teslimi bulunmadığını, bu itibarla müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacıdan ileri sürüldüğü gibi bir hizmet alınmamış olup mutabık olunmuş bir cari hesap alacak bakiyesi de bulunmadığını, mamafih salt fatura kesilmesi alacağın var olduğunun ispatı olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 208.293,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 208.293,97 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesinde ise davalı defterlerinde 211.255,77 TL alacak bakiyesi gözükse de hiçbir dayanak belgenin olmadığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalı defterlerinde dayanak belge olmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
Tarafların BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. ██████████ Esas-█████████ Karar ve ██████████ Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 208.293,00TL olduğu, dava öncesi temerrüt oluşmadığından ve TTK'nun 1530. Maddesi şartlarının bu dosyada oluşmadığı anlaşılmakla işlemiş faizin olmadığı, bu dosyada gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 208.293,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 31.243,95TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 14.228,49TL ilam harcından peşin alınan 3.070,93TL harcın mahsubu ile bakiye 11.157,56TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL başvuru harcı, 3.070,93TL peşin harç olmak üzere toplam 3.498,53TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.949,07TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 650,92TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 8.500,00TL bilirkişi ücreti, 303,00TL posta masrafı, olmak üzere toplam 8.803,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 7.211,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 33.326,88TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!