Anahtar kelimeler: Göçme Tekerin Davatazminat Serviste Arkadan Otobüsünün Tamir Halk Kalktığını Arka

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.09.2022 Tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, davalı işleten ... ...'e ait olan ... plakalı özel halk otobüsünün arkadan çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait aracın arka ve çeşitli kısımlarından ağır hasar görmüş olduğunu, araçta arka sağ tekerin üzerine kadar göçme gerçekleştiğini ve aracın hareket kabiliyetinin tamamen ortadan kalktığını ve araç tamir süresince serviste kaldığını, tamir boyunca kullanılamamış olduğunu, araç serviste tamir edilmiş 36.570,19 TL parça masrafı, 12.250 TL işçilik uygulanmış olduğunu, değer kaybı için ... Sigorta A.Ş.'ne başvurulduğunu ve sigorta şirketi tarafından 2.504,96 TL ödenmiş olduğunu, karşılanmayan değer kaybı ve yedek parça sebebiyle tazminat farkı için sigorta ve davalılara yapmış olduğumuz arabuluculuk başvurusunun da olumsuz sonuçlanmış olduğunu, müvekkilinin kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırmış olduğunu, kaza tarihine kadar aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaportasında da en ufak bir çizik bile olmamış olduğunu, aracın tamiri esnasında yedek parçalar takılmış olup orijinal haline göre müvekkilin aracın ayrıca değer kaybetmiş olduğunu, bu sebeple parça farkı tazminatının da tespiti ile davalılardan tahsilini talep ettiklerini, müvekkilinin aracının emsali marka yıl ve modeldeki araçların ortalama 850.000 TL değere sahip olduğunu, aracın uğradığı ağır hasar sebebiyle değerinin büyük kayba uğradığını, meydana gelen kaza nedeni ile araçta oluşan değer kaybı ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamadığını mahrum kaldığı günlere ilişkin ikame araç zararının ödenmesini ve araç tamirinde kullanılan yedek parçalara ilişkin parça farkı tazminatının tahsili için işbu davanın açılmış olduğunu, davalı taraflar arasında sigorta şirketi bulunduğundan poliçe limitleri kapsamında sorumluluk gereği huzurdaki davada Sayın Mahkeme'nin görevli olduğunu, keza kusurlu araç, halk otobüsü olarak KTK gereği ... Müdürlüğü adına işletilerek kullanıldığından, sigorta şirketi haricindeki davalıların poliçe limitini aşan kısımda müşterek ve müteselsilen zararlardan sorumlu tutulmasını talep ettiklerini , iddia etmiş ve sonuç olarak, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı için 1.000 TL, parça farkı tazminatı için 100 TL ve mahrum kalınan günler ikame araç bedeli için 100 TL olmak üzere toplam 1.200 TL meblağın belirsiz alacak davası niteliğinde taleplerimiz ile aracın serbest piyasa rayiçleri dikkate alınarak gerçek zarar tespit edildiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.200,00 TL'nin davalılardan (değer kaybı ve hasar farkı tazminatlarından sigorta şirketi poliçe limitleri kapsamında) kaza tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 23.12.2022 tarihinde 2.504,96 TL ödeme yapılmış olduğunu, ayrıca davacı aracının kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkili şirkete rücu etmesi üzerine maddi zarara ilişkin 31.01.2023 tarihinde 35.279,19 TL rücu ödemesinin yapılmış olduğunu, maddi zarar ve değer kaybı ödemeleri aynı teminat limitinden karşılandığından 43.000 TL teminat limitinden 5.215,85TL bakiye teminat kalmış olduğunu, rücu ödemeleri sigorta şirketleri arasındaki protokol gereği ay sonunda toplu olarak ödenmekte olup, toplu rücu listesi ve toplu ödeme dekontunun dilekçe ekinde sunulduğunu, ödemelerle birlikte müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmiş ve başkaca bir sorumluluğunun kalmamış olduğunu, kusur durumunun gerçek değerinin belirlenebilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, değer kaybı hesabının ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkili şirket komisyonuna başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, temerrüt tarihi itibariyle avans faizi talep edilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, savunmuş ve sonuç olarak, başvuru sahibinin haksız ve mesnetsiz tazminat talebinin reddi ile başvuru yapılmasına müvekkili şirket sebep olmadığından, yargılama masraf ve vekalet ücretinin başvuru sahibi üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve Tünel ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan incelemede kazanın gerçekleştiği iddia edilen aracın ... ... Müdürlüğü'ne ait bir araç olmadığı ya da ... tarafından işletilen böyle bir araç olmadığını, söz konusu aracın bir “Özel Halk Otobüsü” olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu davada müvekkili kuruma husumet yönlendirilmesinin yerinde olmadığını, müvekkili idarenin dava konusu otobüsün maliki ve işleteni olmadığını, davanın, özel halk otobüsü malik ve işletenine yönlendirilmesi gerekirken müvekkili kuruma yönlendirilmiş olduğundan, davanın husumetten reddini talep ettiklerini, kazaya karışan otobüsün, davalı ... ... sahipliğinde ve davalı ... şoförlüğünde faaliyet gösterdiğini, 2. ...'nin, özel halk otobüsleri ile ilgili denetim faaliyeti yapmakta olduğunu, bu denetim faaliyetinin yönetim ve yürütüm benzeri faaliyetler gerektirdiğini, İstanbul'da minibüsler ve dolmuşların da İBB tarafından bir yönergeye bağlı olarak, faaliyetleri denetlenmek ve sisteme girişte çeşitli harçlar ödemek suretiyle çalışmakta olduklarını, bunun İstanbul'daki dolmuşların yaptıkları kazalardan İBB'nin sorumlu olması, İBB'nin dolmuşların işleteni sayılması sonucunu doğuramayacağını, bugüne kadar bu yönde verilmiş bir kararın da bulunmadığını, bir kamu kurumu niteliğiyle İstanbul'da toplu taşımacılıkta bir kaos yaşanmaması için gerekli denetim ve düzenleme faaliyetlerini yürüten ...'nin, kesinlikle bu Özel Halk Otobüslerinin işleteni olmadığı açık gerçeğine Sayın Mahkeme'nizin dikkatini çekmek istediklerini, somut durumda ... ... Müdürlüğü'nün, işleten sıfatını taşımaya gerekli şartları üzerinde barındırmadığını, bu dava özelinde de Özel Halk Otobüsünün işleteninin özel halk otobüsünün maliki olduğunu, müvekkili kurumun bu otobüsler üzerinde fiili hakimiyetinin bulunmadığını ve taşınan yolculardan elde edilen gelire ortak olmadığını, Özel Halk Otobüsü işleteni şahısların, bu araçları kendi nam ve hesaplarına karı ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiklerini, kamu denetiminin bulunduğu her noktada denetimi yapan kurum için sorumluluk doğduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkili idare kayıtlarında dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamış olduğunu, davacının kusura yönelik iddia ve taleplerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere kabul etmediklerini, davacı tarafından talep edilen miktarların da oldukça yüksek olduğunu, faturalandırılmayan ikame araç bedeli vs. taleplerin reddini talep ettiklerini, ayrıca, parça farkı tazminatının da yersiz ve hukuki mesnetten yoksun bir talep kalemi olduğunu, serviste tamiri gerçekleşen aracın değişen parçaları için talep edilen bu tazminatım anlaşılamadığını, kaldı ki kazaya karıştığı iddia edilen aracın sıfır olmayıp kaza tarihinde 7 yıllık bir kullanım geçmişinin olduğunu, savunmuş ve sonuç olarak, öncelikle müvekkili idare açısından davanın husumetten reddini, koşulları oluşmamış haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davanın otobüsün zorunlu trafik sigortacısına ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ... ve ...'e usulüne göre gerekli tebligatlar yapılmış olup davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, ... Sigortaya, ... Vergi Daireleri ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkerelere verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... tarafından █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "...... Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; tüm dosya kapsamı üzerinde Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Dava konusu ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesinde araç başına maddi teminat limiti 43.000,00 TL ise de, bu limit Yasa gereğince 01.01.2022 tarihinde 50.000,00 TL.'na ve 01.07.2022 tarihinde dolayısıyla poliçenin kaza tarihi itibariyle 100.000,00 TL.'na yükseltilmiş olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... plakalı aracın kasko sigortacısı dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ne 35.279,19 TL ve davacı vekiline 2.504,96 TL değer kaybı ödemiş olduğu, Davalı sürücü ...'in 4100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğu, Dava konusu aracın onarımının 15 gün süreceği, Bu süre zarfındaki ikame araç bedeli tutarının KDV dahil 10.266,00 TL olacağı, Dava konusu aracın dava konusu kazada hasar almış olan bölgesinin, daha önceki kazalarda da hasar alarak onarılmış olması nedeniyle dava konusu kaza ve onarımı sonrası değer kaybına uğramayacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin araç mahrumiyet zararı nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, 10.266,00 TL ikame araç bedelinin ödenmesinden diğer davalıların müştereken ve Müteselsilen sorumlu olduğu Görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 05.04.2024...." şeklinde heyet görüşü sunmuşlardır.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... tarafından █████/2025 tarihli bilirkişi ek heyet raporundan özetle;"...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; tüm dosya kapsamı üzerinde Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, 1. Davacı ... ...'e ait ... plakalı otobüsün, davalı ... bünyesinde çalışmadığı ve sadece serbest Halk Otobüsü olarak çalıştığı anlaşıldığından, ...'nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kök raporumuzda davacıya ait ... plakalı araç için tespit edilmiş olan 10.266,00 TL ikame araç bedelinin ödenmesinden, sadece ... plakalı otobüs maliki davalı ... ...'in sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 09.02.2025..." şeklinde ek heyet görüşünde bulunmuşlardır.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava; █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ile aracın kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalı ZMMS sigortacısı, karşı araç sürücüsü ..., davalı araç işleteni ... ... ve davalı ...'den tahsili isteminden ibarettir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; 12.09.2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli ile parça farkı bdelinin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği, davalıların sorumlu olup olmadıkları, kusur oranının tespiti sonrası değer kaybı ile kazanç kaybının belirlenmesi noktalarında toplandığı görülmektedir. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında inceleme yapılması için Bilirkişiler makine mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi kök ve █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır. Alınan raporda davalı araç sürücüsü ...'in davacıya ait araca arkadan çarpmak suretiyle 2918 sayılı kanunu 84/d maddesi gereği %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup varılan sonucun kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığından mahkememizce hükme elverişli kusur raporu esas alınarak yargılama yapılmıştır.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; ".... NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıklanan sebeplerle önceki beyanlarımızı ve itirazlarımızı tekrarlamakla;Fazlaya ilişkin (bilirkişi raporuna itirazlarımıza rağmen hesaplanmayan/eksik hesaplanan) hak ve alacaklarımızın saklı kalması kaydı ile davamızın ve talep artırım talebimizin kabulü ile Müvekkilin araç mahrumiyet alacağı talebi (davalı sigorta şirketi ve ... Müdürlüğü dışındaki davalılardan) yönünden 10.266,00 TL'nin 12.09.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa/davalılara yükletilmesini vekaleten arz ve talep ederiz....." şeklinde bedel arttırım talebinde bulunmuştur.
A- Husumet itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ... kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın özel halk otobüsü olduğunu ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş olsa da özel halk otobüsünün maliki olmasa da özel halk otobüsleri tamamen bağımsız olmayıp, davalı ...'nin denetim ve kontrolündedir.Bu nedenlerle davalı ...'nin halk otobüsünün sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi ve otobüsün maliki ile birlikte işleten sıfatı ile sorumlu olacaktır. Bu nedenle davalı ...'nin husumet itirazının reddi gerekmiştir. (Emsal ilam: Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ████████ Esas, █████████ Karar).
B- Yapılan açıklamalar sonrasında araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; dava konusu 34 VN 3405 plakalı aracın onarımda kaldığı süre boyunca muadil taşıt kiralanabilecek olup davacı bu sürede ödediği kira bedelini talep edebilecektir. Bilirkişiler tarafından aracın onarım döneminde muadil taşıt kira bedelinin günlük 580,00 TL olarak bildirildiği ve davacının aracının onarımı için makul sürenin 15 gün olduğu tespit edilmekle davacının KDV dahil 10.266,00 TL bedeli talep edebileceği anlaşılmıştır. Hükme elverişli rapor doğrultusunda davanın bu talep yönünden davalı araç sürücüsünün %100 kusur oranı esas asılnarak davalılar ... ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmiştir. Araç mahrumiyet bedeli sigorta poliçesi teminatı dışında olup gerçek kişilerden istenebileceğinden davalı ... Sigorta yönünden bu talebin reddi gerekmiştir.
C- Yapılan açıklamalar sonrasında değer kaybı istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; ███████ esas, ███████ karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 esas, ████████ karar sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun █████/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2012 tarihli ve ███████-12 esas, ████████ karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza █████/2004 tarihli ve ███████-44 esas, ███████ karar sayılı ve █████/2010 tarihli ve 2010/4-40 esas, ███████ karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde, davacıya ait araç için daha önce 2504,96 TL değer kaybı ödemesinin davacının kasko sigortacısına davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği görülmüştür. Bunun haricinde davacıya ait aracın aynı yerden daha önce hasarlandığı anlaşıldığından onarım sonrası yeniden değer kaybı oluşmayacağı tespit edilmiş ve değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalı ... talep arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmuş olsa da belirsiz alacak davalarında talep arttırıma karşı zamanaşımı itirazında bulunulmayacağı açık olup davalı tarafından cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı itirazı da ileri sürülmediğinden itirazın reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihinde Uyap'tan göndermiş olduğu talep arttırım dilekçesi ile yalnızca araç bedeli olan 100 TL alacağının 10.116,00 TL arttırdığı ve arttırılan bu bedelden davalı sigorta şirketi ve ...'yi sorumlu tutmayarak diğer davalılar ... ... ve ...'i sorumlu tuttuğu anlaşılmış ancak hüküm aşamasında ...'nin sorumluluğuna ilişkin kısım sehven hükme eklenmemiş olup bu husus taleple bağlılık ilkesi gereği hükmün tashihi suretiyle giderilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm nedenler doğrultusunda davacı tarafından davalı ... Sigorta Şirketi'ne açılan davanın reddine, davacı tarafından davalılar ... ..., ... ve ...'ye açılan davanın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.266,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ..., ... ve ...' (davalı ... 100 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı ... Sigorta Şirketi'ne açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından davalılar ... ..., ... ve ...'ye açılan davanın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
10.266,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ‭701,27-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL harcın tamamlama harcı 173,61 toplam ‭353,51‬ TL mahsubu ile bakiye ‭347,76‬-TL harcın davalılar ... ..., ... ve ...'den (davalı ...'nin 6,83 TL karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulmasına) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 9.090-TL yargılama giderinin davalılar ... ..., ... ve ...'den (davalı ...'nin 88,54 TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.266,00 -TL vekalet ücretinin davalılar ... ..., ... ve ...'den (davalı ... 100 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı ... Sigorta Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Şirketi'ne ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL peşin ve 179,90-TL başvuru harcı ve tamamlama harcı olan 173,61 TL olmak üzere toplam ‭533,41‬-TL' nin davalılar ... ..., ... ve ...'den (davalı ...'nin 179,90 TL peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı ile sorumlu tutulması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılar ... ..., ... ve ...'den (davalı ...'nin 31,17 TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile), diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin █████/2025 tarihli gerekçeli kararı 2. maddesi 2. paragrafında: "....10.266,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine... " şeklinde sehven hüküm kurulduğu anlaşılmakla;" 10.266,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ..., ... ve ...'den (davalı ... 100 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde hükmün tashihine karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!