Anahtar kelimeler: Navlunun Varma Davaitirazın Emtiayı Navlun Kadarki Denizcilik Davranarak Alıcısınadavacıya Yük

T.C.

İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:███████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın, taraflar arasında akdedilmiş olan navlun sözleşmesine dair ücretin davalı tarafından sözleşmeye aykırı davranarak talep edilmesi sonucunda ödenmek zorunda kalınan bedelin iadesine ilişkin olduğunu, taşıyanın taşımak için teslim aldığı emtiayı varma yerinde alıcısına-davacıya teslim edene kadarki sürecin tamamının taşıma süreci olduğunu, navlun karşılığı ifa edildiğini, davacının tek borcunun navlunun ödenmesini temini olduğunu, bunun dışında ancak zorunlu gerekli masraflar ödeme yükümlülüğü olduğunu, davacı ile davalı arasında navlun ücretinin tespitine ilişkin yazışmalar sunulduğunu, davalı yetkilisi ile ilk yazışmanın 08.07.2021tarihinde yapılmış olduğunu, yükleme tarihi 29 Temmuz ve yükleme şekli FOB olarak 1*40'lık + 1*20'lik konteyner için İzmir varışlı navlun fiyatı talep edildiğini, Borçlar hukuku anlamında bu bir icaba davet olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin geçerli şekilde kurulmuş olmasına ve aradan bir aydan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen ve taşıma süreci devam etmekte iken 16.08.2021 itibariyle davalı tarafından atılan e-posta ile navlun ücretlerinin 20'lik konteyner için 10.043,00 USD, 40'lik konteyner için 14.436,00 USD olarak uygulanacağının bildirildiğini, bu teklifin davacı tarafından kabul edilmediğini, davalı tarafından sözleşme ile kararlaştırılmış navlun ücretlerinin tek taraflı olarak taşıma devam ederken 5.629,00 USD arttırıldığını, davalı tarafından 24.479,00 USD navlun ücreti 28.09.2021 tarihinde ... numaralı fatura ile düzenlendiğini, davacı tarafından malı teslim almak zorunluluğu karşısında ihtirazı kayıtlı olarak bu bedel tam olarak 30.09.2021 tarihinde davalı firma hesabına aktarıldığını, faturaya süresinde itiraz edildiğini, davacı tarafında navlun farkı bedelinin iadesi amacıyla davalı aleyhine .... İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu belirterek, davacının kabulünü, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, borçlunun borca itirazının iptalini, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, ücret -i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi süreci tamamlanmamış, taşımaya dair ücret üzerinde anlaşma sağlanmadığını, davalının sözleşmeler akdedilmiş olsa dahi ücret konusunda meydana gelen değişiklikler sebebiyle tek taraflı olarak ücrette revize yapma hakkına sahip olduğunu, davacının başlatmış olduğu takipte kötü niyetli olduğundan davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında davacıdan talep edilen, ve ihtirazı kayıt ile ödendiği belirtilen ek navlun ücretinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın mahkememizin yetkili olup olmadığı, taraflar arasında hangi bedel üzerinden sözleşme yapıldığı, buna göre ek navlun ücretinin davacıdan talep edilip edilemeyeceği, ve bunlara göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarına toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, borçlunun ...Taş. Ltd. Şti. olduğu, █████/2021 tarihinde 5.629,00USD'nin tahsili için takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2021 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da █████//2022 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen █████/2023 tarihli raporda; Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 Temmuz 2021 tarihinde, 18.850 USD üzerinden kurulmuş olduğu, Davalı ...'nın sözleşme bedelini tek yanlı değiştirme hakkını dayandırdığı genel işlem koşulunun kesin hükümsüz olduğu; bu nedenle davalının böyle bir hakkının bulunmadığı; sözleşmeyi 18.850 USD üzerinden ifa etmek zorunda olduğu, Yukarıda yapılan mali incelemede, 24.479 USD'lik faturanın davalı tarafından tahsil edilmiş olduğu; bu nedenle sözleşme bedeli olan 18.850 USD ile aradaki farkın, fazladan ödenen 5.629 USD'nin davalı ... tarafından, davacı ...'e iade edilmesi gerektiğine ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen █████/2024 tarihli raporda; Sayın Mahkemenin görevlendirme konusu "...davalı ticari defter kayıtları üzerinde yeniden inceleme yapılarak davalı tarafından dava konusu taşıma için dava dışı fiili taşıyana yapılan ödemelerin tespiti ...'"nin yapılabilmesi için davalının dava dışı firmalara ait 2021 ve 2022 muavin kayıtlarını, ilgili dönem PDF formatında Yevmiye ve Defteri Kebir e-defter kayıtlarını, ödeme belgelerini flash bellek ile dosyaya sunması halinde tespitlerin yapılabileceği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 Temmuz 2021 tarihinde, 18.850 USD üzerinden kurulmuş olduğu, Davalı ...'nın sözleşme bedelini tek yanlı değiştirme hakkını dayandırdığı genel işlem koşulunun kesin hükümsüz olduğu; bu nedenle davalının böyle bir hakkının bulunmadığı; sözleşmeyi 18.850 USD üzerinden ifa etmek zorunda olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli ikinci ek raporda; Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 Temmuz 2021 tarihinde, 18.850 USD üzerinden kurulmuş olduğu, Davalı ...'nın sözleşme bedelini tek yanlı değiştirme hakkını dayandırdığı genel işlem koşulunun kesin hükümsüz olduğu; bu nedenle davalının böyle bir hakkının bulunmadığı; sözleşmeyi 18.850 USD üzerinden ifa etmek zorunda olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen cevap dilekçesi ile HMK 6 maddesi uyarınca davalının yerleşim adresi itibarı ile Bakırköy Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğundan bahisli mahkememiz yetkisine itiraz edilmişse de; mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin █████/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu kapsamda mahkememiz yetkisi İstanbul ili mülki sınırları dahilinde olup, davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada bulunan taşıma belgesi, navlun faturaları ve taraflar arasındaki e posta yazışmaları ile dosyaya celp edilen gümrük kayıtları incelendiğinde; taraflar arasında davacı tarafından satın alınan emtiaların, Tayvan'dan Aliağa'ya 1 adet 20 Feet lik konteyner içerisinde taşınması için her şey dahil (Lokaller dahil) 7.850 USD ve Tayvan'dan Aliağa'ya 1 adet 40 Feet lik konteyner içerisinde taşınması için her şey dahil (Lokaller dahil) 11.000 USD bedel üzerinden █████/2021 tarihinde anlaşma sağlandığı bu haliyle de toplam navlun ücretinin 18.850 USD olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Buna göre; davalının navlun faturası düzenlemesi karşısında taşıma işini üstlendiği ve bu taşıma işini dava dışı fiili taşıyana yaptırdığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından fiili taşıyan firmanın navlun tarifeleri sunulmuş olsa da, bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile fiili taşıyanlar, taşıtanların yani müşterilerinin kapasitesi ve hacmine göre navlun uygulamakta ve uygulanan navlun ücreti genele ilan edilen bu tarifeye uymayabilmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık da esasen davacının talebi üzerine emtiların taşıma için teslim edildiği noktada, davalı tarafından navlun ücretlerindeki artış nedeni ile davacıdan talep edilen ve davacı tarafından emtianın teslim alınabilmesi adına ihtirazi kayıtla ödenen 5.629,00USD nin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi için hangi bedel üzerinden anlaşmaya varıldığı, fiyat artışı bakımından davalı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Dosyada bulunan e posta yazışmaları incelendiğinde; 8 temmuz tarihinde davacı tarafından davalı ile iletişime geçilerek 29 temmuz yükleme tarihli FOB satış için fiyat teklifi alındığı, aynı tarihte davalı tarafından 20 lik konteyner için 7.450 USD navlun-460 USD lokal masraflar, 40 lık konteyner için 10.600 USD navlun ve 460 USD lokal masraflar olmak üzere toplam 18.970 USD fiyat teklif edimdiği, davacı tarafından 12 temmuz tarihli e posta ile her şey dahil olarak 20 lik konteyner için 7.600 USD 40 lık konteyner için 11.000 USD teklif sunulduğu, davalı tarafın aynı tarihli cevabı ile 40 lık konteyner için 11.000 USD 20 lik konteyner içinse 7.850 USD fiyat verebileceğini bildirmesi üzerine toplam 18.850 USD nin davacı tarafından 12 temmuz tarihli e posta ile kabul edilmesi üzerine taraflar arasında taşıma akdinin bu fiyat üzerinden kurulduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davacı tarafından taşımanın 29 temmuzda planlandığı davalı tarafa bildirilmesine karşılık, asıl edimi taşıma olan kendi beyanları ile lojistik sektöründe hizmet vermekte olan davalının, taşımanın planlandığı COVİD 19 pandemisinin yaşandığı bir dönemde ve ay sonu itibarı ile planlanan taşıma bakımından ( 29 temmuz) gemi programında olası bir gecikme ile yeni ay itibarı ile fiyat artışı olabileceği konusunda davacı tarafa herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı ve verilen teklifin hangi tarih aralığında geçerli olacağına ilişkin de bir şerhin davacıya iletilmediği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen e posta yazışmaları sonunda otomatik bilgilendirme şeklinde "teklifimizin kabulü halinde tüm lojistik hizmetlerimiz bakımından geçerli olacak genel hizmet koşullarımız için, ... Genel Hüküm ve Koşulları nı ziyaret ediniz" ibaresinin bulunduğu görülmüş olup, davalı vekili tarafından dosyaya atıf yapılan hükümler ibraz edilmiş olup, Ticari Hüküm ve Koşullar incelendiğinde, 22.6 maddesinde "Teklifler, Müşteri tarafından derhal kabul edilmek üzere verilir ve Şirket tarafından geri çekmeye veya revizyona tabi tutulur. Ayrıca, Şirket tarafından yazılı olarak aksi kararlaştırılmadığı sürece, Şirket tekliflerin Müşteri tarafından kabul edilmesine rağmen, döviz kuru risklerinde, navlun oranlarında, sigorta primlerinde veya malların kabulünden sonra herhangi bir masrafta meydana gelen değişiklikleri telafi edebileceğini düşündüğü Müşteriye haber vererek ya da vermeksizin teklifleri veya ücretleri revize etme hakkına sahiptir." düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından bu madde uyarınca, davalının tek taraflı olarak fiyat artışı yapabileceği ve bu kapsamda fiili taşıyan tarafından yapılan artışa davacının katlanması gerektiği, fiyat artışının keyfi yapılmadığı, gemi çıkışının ağustos ayı olması nedeni ile değişen tarifeler kaynaklı olarak fiyat değişikliğine gidildiğinden bahisle davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Bununla birlikte, taraflara ait itcari defter kayıtlaro üzerinde yapılan muhasip incelemesi neticesinde, dava dışı fiili taşıyan ... firması ile ... Nakliyat firması tarafından davaya konu edilen taşımaya ilişkin olarak davalı adına 20.436 USD ile 3.984,00 TL bedelli faturalar tanzim edildiği ve bu fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiği tespit olunmuştur.
Davalı tararfından dosyaya ibraz edilen genel hüküm ve koşullar 22.6 maddesi uyarınca davalının fiyat artışı yapma hakkı bulunduğundan bahsedilebilir ise de, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin esaslı unsuru olan fiyatlandırma konusunda, 12 temmuz tarihli e posta yazışmaları ile icap ve kabul aşamalarının tamamlanarak taşıma akdinin 18.850 USD bede üzerinden kurulduğu mahkemece kabul edilmiştir. Bu aşamadan sonra, TTK 18/2 maddesi uyarınca asıl edimi taşımacılık olan davalının, yukarıda da açıklandığı üzere, savunmalarında yer verildiği hali ile taşımanın planlandığı COVİD 19 pandemisinin yaşandığı bir dönemde ve ay sonu itibarı ile planlanan taşıma bakımından ( 29 temmuz) gemi programında olası bir gecikme ile yeni ay itibarı ile fiyat artışı olabileceği konusunda davacı tarafa herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı ve verilen teklifin hangi tarih aralığında geçerli olacağına ilişkin de bir şerhin davacıya iletilmediği anlaşılmakla, davalı tarafından basiretli bir tacir gibi davranılmadığı kabul olunmuştur. Bu hali ile taraflar arasında sözleşmenin kurulması akabinde yapılan fiyat artışı bakımından sorumluluğun davalı üzerinde bulunduğu kabul edilerek, neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 5.629,00USD asıl alacak bakımından asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz UYGULANMASINA,
-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 5.157,06TL'den peşin alınan 946,02TL'nin mahsubu ile bakiye 4.211,04.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( 1.038,22.TL ilk harç 503,75.TL posta ücreti ve 15.500,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 17.041,97.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı vekili için takdir edilen 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!