Anahtar kelimeler: Bnk Botox Ararı Krem Satımdan Atama Atandığını Bank Yazildiği Kayyım

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından açılan dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin .... E sayılı dosyasında kayyım atandığını, atama ararı sonrasında yaptığı incelemede davacı şirket hesaplarından davalı hesabına 11.10.2023 tarihinde ... Bnk hesabından 100.000,00TL ve ...bank hesabından 850.000,00TL olmak üzere toplam 950.000,00TL bedelin “göz altı botox krem ödemesi” açıklaması ile gönderildiğini ve fakat ürünlerin teslim edilmediği gibi, ödemenin de iade edilmediği belirtilerek borcun tahsili talebi ile davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibin yapılan itirazla durduğunu belirtmiş ve davanın kabulünü, takibin devamını, yargı ve harç giderlerinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 950.000,00TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için █████/2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, Davalı ile davacının iş bu davaya konu ürünleri hangi tarihte teslim etmesi gerektiği yönünde bir belge/bilgi yer almadığını, Davalı şirket tarafından 11.10.2023 tarihinde ... nolu 950.000.-TL bedeli fatura davacı adına keşide edildiğini, aynı gün 11.10.2023 tarihinde davacı hesabından 2 parça halinde toplam 950.000.-TL ödeme davalı şirket hesabına gönderildiğini, Davalı tarafından gönderilen 08.02.2024 tarihli ihtarnamede 2.000 adet ürünün tesliminin gerçekleştiği, kalan 8.000 adet ürünün ise davacı şirket yetkilileri tarafından alınması istenmediği belirtilerek kalan malzemenin tesliminin sağlanacağı davacıya bildirildiğini, Ödeme yapılan süre ile davalının gönderdiği ihtarname arasında 120 gün süre geçmiş olduğu tespit edilmediğini, Bu ihtarnamenin de sonrasında davacıya ürünler teslim edildiğini, zira davacı, 22.02.2024 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamede ürünlerin ne olduğunun anlaşılamadığını, alelade gönderilmiş olan bu ürünlerin sehven kabul edildiği ancak hemen davalıya iadesi sağlandığını belirtildiğini, Davacıya teslimi gerçekleştiği iddia edilen 2000 adet ürünün teslimine ilişkin belge sunulmadığını, Davacıya teslimi gerçekleştiği ve davacı tarafından iade edildiği anlaşılan ürünlerin ise en erken 120 gün sonra teslim edildiği yani davalının söz konusu edimi oldukça geç ifa ettiği üstelik de ürünlerde ki ayıbın davacı tarafından ihtarname ile davalıya bildirildiği ancak teslim ve ayıp süresi bildirimi hakkında eksik olan bilgiler sebebi ile ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı tespitini yapmanın mümkün olmadığını, Davacı hesaplarında davalı tarafından düzenlenmiş olan e-fatura statüsündeki bu fatura kayda alınmamış 159 Verilen Sipariş hesaplarında avans olarak göründüğünü, Hesaba enflasyon muhasebesi uygulanmış olup; enflasyon muhasebesi sonrası davalının borcunun 1.022.955,22.-TL (B) olduğu, ancak cari hesap borcunun 994.000.-TL olduğunu, iş bu davaya konu edilen alacak bakiyesinin ise 950.000.-TL olduğunun anlaşıldığını, diğer taraftan davalı tarafından davacıya keşide edilen fatura e-faturadır ve davacı iş bu fatura elektronik olarak kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen kayıtlarına almamış, faturaya itirazda bulunmadığını, Bilindiği üzere faturaya itiraz süresi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. Maddesinde 8 gün olup; hizmetin verilmesine /malzemenin teslimine bağlı olduğunun tartışmasız olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın sunduğu █████/2024 tarihli mal teslim belgesinin 2000 adet malın teslimine ilişkin olmadığı, kaldı ki teslim edildiği iddia edilen tarihten sonra █████/2024 tarihinde davacının ihtarname ile ürünleri teslim ettiği anlaşılmakla davalının teslime ilişkin sunduğu belgenin dava konusu olup olmadığı anlaşılamadığından bu hususun davalı tarafından ispatlanamadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Davalı tarafından mal teslimi yapılmadan düzenlenen faturayı davacının defterlerine de kaydetmediği ve mal tesliminin de davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 950.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 950.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2- 950.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 64.894,50TL ilam harcından peşin alınan 11.473,63TL harcın mahsubu ile bakiye 53.420,87TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00TL bilirkişi ücreti, 197,00TL posta masrafı,427,60TL başvuru harcı, 11.473,63 TL peşin harç olmak üzere toplam 17.098,23TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 145.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldıı █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!