Anahtar kelimeler: Katman Yazıcıyla Yazıcının Yazıcı Ltdnin İzlemeyi Görselleştirmeyi Distribütörü Geçmişini Harçlandırma

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu █████/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin özel tasarım araçların bir takım parçalarının üretimi için ihtiyaç hasıl olması üzerine üretici firma ..... Ltd'nin Türkiye yetkili distribütörü olan Davalı ..... Mühendislik’den ....'i ("Yazıcı") satın aldığını, bunun yanında yazıcının kullanılması esnasında malzeme geçmişini, operatör bilgilerini, katman görselleştirmeyi, süreç tarihini, üretim raporunu, ana örnekleri izlemeyi ve denetlemeyi sağlayan “......” isimli ek yazılım programının da yazıcıyla birlikte satın alınması ve yazıcının işlevli olabilmesi ve veriminin ölçümlenebilmesi için bu yazılım programıyla birlikte kullanılması gerektiği belirtildiğini, müvekkilinin “..... ” isimli ek yazılım programını da satın aldığını, davalının yazıcının çalışmasının izlenebilmesi için faydalı ve kullanımı için gerekli olduğuna ilişkin yönlendirmesi üzerine yazıcının yanında ek aksesuar olarak yazıcının kamerasının da alındığını, müvekkili şirketin yazıcı için 08.02.2022 tarihli, ..... fatura numaralı 51.920,00-EUR bedelli fatura ve ek yazılım ile aksesuar için 08.04.2022 tarihli ..... fatura numaralı, 12.980,00-EUR bedelli fatura karşılığında davalıya ödeme yaptığını, yazıcıyı kullanmaya başlayan Müvekkili Şirket'in tasarım ve üretim departmanının, yazıcının kullanımı esnasında problemlerle karşılaşmaya başladığını, müvekkilinin gerekli tamiratların yapılabilmesi için Davalı ile yaklaşık 1.5 sene boyunca defalarca kez iletişime geçtiğini ve davalı tarafından yazıcının tamiratının gerçekleşmesi adına Müvekkili Şirket'e dahi gelinmiş olmasına rağmen yazıcıdaki sorunların bir türlü düzeltilemediğini, sorunun çözülememesi üzerine satın alınan yazıcıda bulunan ayıp sebebiyle yazıcının geri alınmasına ve ödenen bedelin Müvekkili Şirket’e iadesine ilişkin Beşiktaş ...... Noterliği aracılığı ile 17.05.2023 tarihli ..... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından Müvekkilinin çalıştığı sektör, kullandığı malzemeler, üretim kapasitesi göz önünde bulundurulduğu belirtilerek satın alınması önerilen yazıcının; yüksek performanslı termoplastiklere yönelik endüstriyel sınıf, yüksek sıcaklık kabiliyetli, filamentli; endüstride en zorlu uygulamalarda eklemeli imalatın etkili bir şekilde kullanılmasını sağlayan performans ve benzeri görülmemiş teknik çözümlerle dolu bir yazıcı olarak vaat edildiğini ve tanıtıldığını, yine davalı tarafından yazıcının otomotiv sektöründe kullanıma uygun olduğu, PEEK, PEI (ULTEM), TPI ve PPSU gibi yüksek performanslı malzemeler başta olmak üzere, dünyadaki en geniş malzeme yelpazesine sahip yazıcılardan biri olduğundan bahsedildiğini, davalının yazıcının amorf yapılı yüksek performans polimerlerde 120 mm/sn hızlara kadar baskı imkanı sağladığı, otomatik üretim denetimi ile birlikte gerçek zamanlı kalite güvence teknolojisini ve yüksek kaliteli üretimin problemsiz gerçekleşmesini vaat ve garanti ettiğini, yazıcının performansına ilişkin bilgilerin davalı tarafından uyuşmazlık konusu yazıcının teslimi sırasında teslim edilen kullanıma yararlı belgelerden ve ..... tarafından yazıcının tanıtımı amaçlı hazırlanan sunumda da yer aldığını, ancak söz konusu yazıcının, problemleri nedeniyle alındığı günden beri bir türlü istenilen performansı sağlayamadığını, baskı için öngördüğü sürede baskıyı tamamlayamamakta ya da gecikmeli olarak tamamlasa dahi kullanılan filamentlerin heba olduğunu, bu problemler Müvekkili Şirket tarafından defaatle dile getirilmişse de davalının bu problemleri, olağan bir durummuş gibi davranarak yazıcı operatörünün kabiliyetsiz olabileceğini, olması gerektiği gibi kullanmayı beceremediklerini veya yazıcı programın tam bir doğruluk ile kullanılmadığını beyan ve bahane ederek geçiştirmeye çalıştığını, davalının çalışanının Müvekkili Şirketin iş yerine gelip yazıcı ayarlamalarını kendisinin yapması üzerine dahi yaşandığında sorunun, cihazları kullanan çalışanlarda değil bizatihi cihazlarda olduğunun tekraren teyit edildiğini, davalı çalışanı .... tarafından Müvekkil Şirket'e gelinerek yazıcının problemlerini giderilmeye ve ayarlama yapılmaya çalışıldığını, ancak ....... ile ..... üzerinden yapılan ve kendisinin bizzat Müvekkili Şirket nezdinde o dönemde çalışan personel ile birlikte yaptığı ayarlarla çalıştırıldığında dahi yazıcının düzgün çalışmadığının görüldüğünü, yazıcının vaat edilen süre ve kalitede baskı alamama sorunlarının devam ettiğini, uyuşmazlığa konu yazıcının vaat edilen özellikleri karşılayıp karşılamadığı, ayıplı olup olmadığı, yazıcının kullanımında yaşanılan problemlerin neyden kaynaklandığının tespiti için delil tespiti davası açılmış olup, Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde ..... D.İş sayılı dosyasıyla gerçekleştirilen delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda da sabit olduğunu, yazıcının ayıplı olduğu bilirkişi raporunda da "YAPILAN İNCELEMELER SONUCUNDA 3D PRINTER CİHAZININ ÜRÜNÜ ÖNGÖRÜLEN ZAMANDA TAMAMLAMADIĞI VE ÜRÜNÜ DÜZGÜN VE SAĞLAM BİR ŞEKİLDE İŞLEMEDİĞİ GÖRÜLMÜŞ, BU NEDENLE CİHAZIN AYIPLI OLDUĞU KANAATİNE VARILMIŞTIR." şeklindeki kanaat bildirildiğini, müvekkili şirketin ayıplı olduğu ortaya çıkan yazıcıyla birlikte yazıcının kullanılması esnasında malzeme geçmişini, operatör bilgilerini, katman görselleştirmeyi, süreç tarihini, üretim raporunu, ana örnekleri izlemeyi ve denetlemeyi sağlayan “......” isimli ek yazılım programını ve yazıcının çalışmasının izlenmesini sağlayacak olan ek aksesuar olarak kamera da Davalı'nın da yönlendirmesiyle satın aldığını, satın almak durumunda kaldığı yazılım programı ve ek aksesuarın bedeli olan 12.980,00-EUR tutarında da zarara uğradığını, davalı tarafından yazıcının problemlerin çözülememesi nedeniyle sekteye uğrayan üretim organizasyonunun devamlılığını sağlamak ve dava konusu yazıcının ayıplı olması ve yazıcıyı üretimde kullanamaması sebebiyle gecikmeli de olsa müşterilerine ürünleri teslim edebilmek adına müvekkilinin aslında dava konusu yazıcı vasıtasıyla üreteceği parçaları 3. kişilere üretim yaptırmak zorunda kaldığını, bu üretimlere ilişkin Müvekkil Şirket'in 3. kişilere toplamda 404.354,24 TL ödeme yaptığını, yazıcı ile birlikte Müvekkil Şirket'e teslim edilen ..... marka filamentler ve ..... filamentler, yazıcıdan üretim yapmaya çalışılması sonrasında heba olduğunu, daha sonrasında müvekkilinin 10 adetlik .... filament daha sipariş vermek durumunda kaldığını ve yazıcının ayıplı olması nedeniyle tekrardan 5.133,00-TL tutarında mali zarara uğradığını, müvekkili Şirketin, yazıcının ayıplı olması sebebiyle elde edeceği karlardan da yoksun kaldığını, bu zararının da davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin, yazıcının planlandığı üretim süresi içinde üretimi tamamlayamaması, üretimi tamamladığı zamanlarda ise elde edilen pek çok ürünün kolay kırılabilir şekilde deforme olarak çıkması sebebiyle kimi zaman müşterilerinden gelen siparişleri gecikmeli olarak teslim etmesi sebebiyle zararlarını karşılamak durumunda kaldığını, kimi zaman da sebep olunan gecikmelerden, yazıcının kullanılamamasından ve yazıcının deforme olarak üretim yapmasından kaynaklı olarak müşteriler tarafından siparişlerin iptal edilmesi sebebiyle halihazırda müşterileriyle yaptığı anlaşmalardan ve akdetmesi muhtemel anlaşmalardan elde edeceği kardan yoksun kaldığını, Müvekkili Şirket'in, yazıcının ayıplı olması sebebiyle mahrum kaldığı zararlarının da giderilmesi gerekmekteyse de Müvekkil Şirket'in geç teslim etmek ve iptal edilmesi durumunda kaldığı siparişlerin kaçının dava konusu yazıcının ayıplı olmasından kaynaklandığı, bu kapsamda Müvekkil Şirket'in uğradığı zararın hangi oranda davalıdan kaynaklandığının halihazırda belirlenemiyor olması bunun ancak bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonrasında anlaşılabilecek olması sebebiyle belirsiz alacak davası açtıklarını, neticede; Yazıcı satış bedeli olan 51.920,00-EUR bedelin 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Euro için Devlet Bankalarının açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı tutarında hesaplanarak Müvekkil Şirket'e iadesine, müvekkil şirketin yazıcının ayıplı olması nedeniyle uğramış olduğu; müvekkili Şirket'in satın aldığı ek aksesuar ve yazılım programı nedeniyle uğramış olduğu 12.980,00-EURO (3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Euro için Devlet Bankalarının açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı tutarında hesaplanarak) müvekkili Şirket'in üçüncü kişilere ürettirmek zorunda kaldığı ürünler nedeniyle uğramış olduğu 404.354,24-TL (temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilerek) müvekkil Şirket'in heba olması sebebiyle ek olarak sipariş etmek zorunda kaldığı filamentler sebebiyle uğramış olduğu 5.133,00-TL tutarındaki zarar (temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilerek) müvekkili Şirket'in, geç teslim etmek zorunda kaldığı ve iptal edilen siparişleri sebebiyle yoksun kaldığı kâra ilişkin HMK m. 107 gereği belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 100-TL tutarındaki zarar (temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilerek) bakımından toplam 2.540.247,75 TL (harca esas değerin tespiti bakımından yabancı para cinsi kalemlerin dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru esas alınarak TL olarak belirtilen)'nin beraber davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; 20.01.2022 tarihinde müvekkilinin davacıya "....." ürünleri için toplam 55.000 Euro + KDV bedelli teklif verdiğini, davacının teklif metnini imzalayıp sipariş verdiğini, 18.03.2022 tarihinde sipariş doğrultusunda fatura konusu ürünün, davacı şirkete teslim edildiğini, kurulumunu gerçekleştirdiğini ve davacı şirket personeline ürünün kullanımı için eğitim verildiğini, ürününk tam ve eksiksiz şekilde 18.03.2023 tarihinde tümüyle tam ve ayıpsız şekilde teslim edildiğinin davacı şirket tarafından imzalı teslim formları ile sabit olduğunu, 08.08.2022 tarihinde davacının, dava konusu 3 Boyutlu Yazıcı ürününün kullanımı için gerekli sarf malzemesi olan ..... isimli malzeme 10 adet ilave rulo daha sipariş ettiğini ve müvekkili şirket tarafından davacıya teslim edildiğini, davacının Beşiktaş ...... Noterliği'nin 17.05.2023 tarihli ve ..... Yev. Numaralı ihtarnamesi ile yazıcıda ayıp bulunduğu iddiası ile yazıcının geri alınmasını ve ödenen bedellerin iadesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen, Beyoğlu..... Noterliği'nin 24.05.2023 tarihli ve ..... Yev. Numaralı cevabi ihtarnamesi ile, ürünün 18.03.2022 tarihinde teslim edildiği ve kurulumunun gerçekleştirildiğini, çalışanlara ilgili eğitimlerin verilerek ürünün tümüyle tam ve ayıpsız şekilde teslim edildiğini, üründe herhangi bir şekilde açık veya gizli ayıp bulunmadığını, ayıp ihbar ve garanti süreleri geçtikten sonra yapılan bildirime konu, "ayıp" olarak iddia edilen hususların eğitimsiz personel tarafından ürünün hatalı kullanımı ve uygunsuz sarf malzemesi nedeniyle "Kullanıcı Hatası" kaynaklı olduğunu ve bu nedenle ihtarnamede belirtilen hususların kabul edilmediğinin ihtar edildiğini, davacı tarafından keşide edilen, Beşiktaş ...... Noterliği'nin 02.06.2023 tarihli, .... Yev. Numaralı ihtarnamesi ile, satın alınan yazıcıyla birlikte kullanılması için satın alınan "....." isimli ek yazılımın kullanıma kapatıldığı iddiası ile yazılımın kullanılamaması nedeni ile yazıcının işlevsiz hale geldiği iddiası ile yazıcının teslim yerinin belirlenmesi veyahut yazılıma erişimin sağlanmasını talep ve ihtar edildiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen, Beyoğlu .... Noterliği'nin 13.06.2023 tarihli, ..... Yev. Numaralı ihtarnamesi ile, ...... programının yazıcının kullanılması için faydalı olduğu ancak kullanılmadığında cihazı işlevsiz hale getirmeyeceği, müvekkil şirketin söz konusu yazılım programı üzerinde herhangi bir yetkisi, lisans yenileme ya da iptal etme hakkı bulunmadığı, iddia edilen hatanın ....'in bir hatasından ya da lisans dosyasını bilgisayardan silindiği durumlarda ortaya çıkabileceği, ilgili yazılım ile ilgili ..... satış sonrası destek hizmetleri ile iletişime geçilmesi gerektiği, yazıcının bu programın kullanılamaması nedeniyle işlevsiz hale geldiği iddiasının, yazıcının kullanılmaya devam edildiği şeklinde zımni kabul olduğu ve ayıp olmadığını ispatladığı, bu nedenlerle ihtarnamedeki taleplerin kabul edilemez olduğunun ihtar edildiğini, davacının Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... D. İş sayılı Delil Tespiti talepli dosyasında ürünün ayıplı olduğunu iddia ve tespit talebi neticesinde, 13.06.2023 tarihli Bilirkişi Raporu alındığını, davacının, söz konusu ürünü 18.03.2022 tarihinde teslim almış olmasına karşın ayıp bildirimini 17.05.2023 tarihinde yaptığını, yani ayıp bildiriminin 1 yılı aşkın süre sonra gerçekleştirilmiş olmasının hukuka alenen aykırı olduğunu, davacı yanın 18.03.2022 tarihinde kurulumun ve kurulum eğitiminin eksiksiz yerine getirildiği ve makinanın ayıpsız olduğunu kabul eder dokümanın davacı şirket müdürü ..... tarafından imzalanarak müvekkili şirkete verildiğini, davacının, ürünün kendisine tesliminin akabinde açık ayıplar için 2 gün içerisinde, gizli ayıplar için ise 8 gün içerisinde basiretli bir tacir olarak gerekli incelemeyi yaparak, bir ayıp tespit edilmesi halinde, bildirim yapılması gerektiğini, ayrıca davacıya, sipariş öncesinde verilen ve davacı tarafından kaşe ve imza ile kabul edilen proforma fatura ve teklif formunda "İade ve Değişim" tanımında "Teklif edilen ürünler özel sipariş üzerine üretilmektedir ve sizin için özel olarak Finlandiya'dan ithal edilmektedir. Dolayısıyla, keyfi iadesi ya da değişimi mümkün değildir. Teslimden sonra ürünün hasarlı ya da ayıplı olduğunun tespit edildiği durumlarda, teslim tarihinden itibaren beş (5) gün içerisinde tarafımıza bir dilekçe ile yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde genel garanti kapsamı geçerlidir" ibaresi yer aldığını, bu ibarenin bulunduğu form da davacı tarafından kaşe ve imza yoluyla onaylanarak sipariş verildiğini, davacının Türk Ticaret Kanunu kapsamında basiretli bir tacir olarak, teslim aldığı ürünü test ve kontrol etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca davacının yine basiretli tacir olarak, imzalayarak kabul ettiği üzere beş (5) gün içerisinde ayıba karşı bildirimde bulunması zorunlu odluğunu, davacının bu süreler içerisinde herhangi bir bildirim yapmadığı gibi, ürünü kullanmaya devam ettiğnii ve yazıcı ile birlikte tedarik edilen, ..... marka ve isimli yüksek performanslı polimer olan malzeme, davacı şirket tarafından, bitene kadar kullanılmış ve davacı şirket tarafından makinenin beklentilerini karşıladığını ve makinadan memnun oldukları müvekkil şirkete bildirildiğini, hatta davacı tarafından ürünün devam ihtiyacı nedeniyle BASF Ultrafuse ABS isimli malzeme 10 adet ilave rulo daha sipariş edilmiş ve 08.08.2022 tarihinde ..... nolu fatura ile müvekkil şirket tarafından davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin davaya konu ürünün üreticisi olmadığını, davacının siparişi üzerine, "...." adresinde mukim ".... LTD" şirketi tarafından üretilerek Finlandiya'dan ithal edildiğini, davanın müvekkil şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından, ..... printer ile yazılım ve aksesuarları toplam 64.900,00 Euro bedel ile müvekkil şirketten satın alınmış olup akabinde söz konusu ürün 18.03.2022 tarihinde davacıya teslim edildiğini, ürün teslimi sonrası, müvekkil şirketin, davacı tarafından belirlenen çalışanlara gerekli eğitimi verdiğini, söz konusu ürünün davacıya teslimatından sonra da makina ile birlikte tedariği yapılan ..... marka ve isimli yüksek performanslı polimer olan malzeme davacı tarafından bitene kadar kullanılmış ve makinanın ayıpsız olduğunu kabul eder döküman, davacı şirket tarafından 18.03.2022 tarihinde kaşe imza edildiğini, davacı yana gönderilen teklif formunda ürünün garanti süresinin, teslim tarihinden itibaren 1 yıl olduğunun belirtildiğini, üründe herhangi bir ayıp ya da kusura ilişkin kabul anlamına gelmemek üzere, ürün garanti süresi dolduktan sonra müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacıya, sipariş öncesinde verilen ve davacı tarafından kaşe ve imza ile kabul edilen proforma fatura ve teklif formunda, "Garanti Kapsamı" tanımında "Teslim tarihinden itibaren bir (1) yıl boyunca (hatalı kullanımdan kaynaklı arızalar ve devrilme, çarpma vb. Hasarlar hariç) yerinde arıza tespit, bakım, onarım ve yedek parça temini dahildir. İlave garanti süresi ayrıca fiyatlandırılır". İbaresi yer aldığını, davacı tarafından kaşe- imza yoluyla onaylanan bu form kapsamında 1 yıllık garanti süresinin düzenlendiğini, ürünün davacıya 18.03.2022 tarihinde teslim edildiğini, garanti süresinin 18.03.2023 tarihinde dolduğunu, davacının ise ürünün ayıplı olduğu iddiası ile garanti süresi dolduktan 2 ay sonra 17.05.2023 tarihinde müvekkil şirkete ihtarname kabul edilmediğini, davacının dilekçesinde, "tamamlanan ürünlerde sürekli olarak hatalar oluştuğunu, hatalı ürünler nedeniyle kullanılan flamentlerin zayi olduğunu, makine kullanımının bu nedenlerle zorlaştığını, bu nedenlerle imalat planlamalarının sekteye uğradığını" iddia ettiğini, ancak söz konusu süreçte meydana gelen hataların davacı yandan kaynaklandığı ve "Kullanıcı Hatası" olduğunu, davaya konu ürünün, eğitim almayan davacı çalışanları tarafından hatalı şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, davaya konu ürünün; eğitim almayan davacı çalışanları tarafından kullanıldığı, davacının kullanım öncesi tablanın altına jel sürmesi gerekirken jelin sürülmediği, ürünün alt ısıtmasının yapılması gerekirken ısıtmanın yapılmadığı, davacının kusur olarak müvekkil şirkete ilettiği hususların kullanıcı hatası kaynaklı olduğunu, uygunsuz ve kalitesiz sarf malzemesi kullanıldığının tespit edildiğini, Ürünün kullanılması için zaruri, yazıcı ile birlikte tedarik edilen, ..... marka ve isimli yüksek performanslı polimer olan sarf malzemesi, davacı şirket tarafından, bitene kadar kullanılmış ve davacı şirket tarafından makinenin beklentilerini karşıladığını ve makinadan memnun oldukları müvekkil şirkete bildirildiğini, hatta davacı tarafından ürünün devam ihtiyacı nedeniyle .... isimli malzeme 10 adet ilave rulo daha sipariş edilmiş ve 08.08.2022 tarihinde ..... nolu fatura ile müvekkil şirket tarafından davacıya teslim edildiğini, davacı şirket daha sonra tekrar 10 ruloluk .... markalı malzemenin müvekkil şirketten tedarik etmek için talepte bulunmuş ise de müvekkil şirketten satın almadığını, bu durum da açıkça göstermektedir ki kaliteli malzeme kullanıldığında dava konusu ürün, davacı tarafından verimli şekilde kullanıldığını, davacı yanın müvekkil şirketten teknik destek talep etmesi üzerine, yazıcıda çıktı almak üzere hazırladıkları 3 Boyutlu Modeller, Finlandiya'daki üretici şirkete dijital ortamda gönderilmiş ve tasarımdaki uygunsuzluklar nedeniyle davacının randıman alamadığı tespit edildiğini, iyi niyet çerçevesinde Finlandiya'da bulunan ... şirketinin yükümlülüğü olmamasına karşın, davacının dijital ortamda modellediği tasarımlardaki uygunsuzlukları ve bunları, tasarım esnasında davacının nasıl düzeltmeleri gerektiğini teknik bir rapor ile davacı şirkete göndermiş olmasına karşın davacı şirket bu rapordaki hususlara uymamaya devam ettiğini, ekli raporda da görüleceği üzere, davacının iddia ettiği hususların, kendi teknik tasarım hatalarından kaynaklandığını, davacının ürün tanıtım broşürlerinde ilgili sürelerin gösterildiğini iddia etmekte ise de, dava dilekçesine ekli broşürler müvekkil şirket tarafından davacıya hiçbir zaman verilmediği gibi bunun dışında da müvekkil şirket tarafından hiçbir zaman herhangi bir baskı hızı garantisi verilmediğini, davacının dayanak gösterdiği ve dava dilekçesinin ekinde sunduğu broşürde dahi, belirtilen sürelerin herhangi bir garanti hükmünde olmadığı ve bu şekilde yorumlanamayacağının açıkça belirtildiğini, Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş sayılı delil tespiti talepli dosyasında alınan 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda "3D Makine karşısına bir kamera yerleştirmek suretiyle bir deneme üretimi yapılmış, .... flament kullanılmış, Magig yapıştırıcı kullanılmış, makine ayarları yapılmış, start verilmiş ve yaklaşık 4 saat 36 dk >>> 276 dk sonunda ürün makinadan alınmıştır. Ürün, başlangıçta makinenin öngördüğü süre olan 4 saat 07 dk >>> 247 dk değil, 4 saat 36 dk >>> 276 dk ‘da tamamlayarak 29 dk’lık bir sapma yapmıştır. Bu sapma yaklaşık %11,74 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca makinadan çıkan ürünün yüzey kalitesini düzgün çıkmadığı görülmüş ve ürün gevrek olduğundan kolayca kırılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda 3D PRINTER cihazının ürünü öngörülen zamanda tamamlamadığı ve ürünü düzgün ve sağlam bir şekilde işlemediği görülmüş, bu nedenle cihazın ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır." ifadesine yer verildiğini, müvekkili tarafından satın alınan ürünün 120 mm/sn hızlara kadar baskı imkanına sahip olduğu hususunda herhangi bir taahhüt ve beyanda bulunulmadığını, söz konusu cihaz yüksek hızlarda yazdırmayı değil, yüksek performanslı malzemelerde tekrarlanabilir ve kontrol edilebilir sonuçlar elde etmeyi amaçladığını, savacının problem yaşadığını belirttiği stl datalarla ilgili müvekkil şirketin gerçekleştirmiş olduğu ziyaretlerde tasarım üzerinde düzeltmeler yapılarak (tasarım kalıpları) (design guidelines baz alınarak) ve doğru yazdırma ayarları gösterilerek parçalar düzgün ve sağlam şekilde üretilebilmiş ve davacının kendi söylemleriyle sabit olduğu üzere yüzlerce parça araçlarda direkt olarak kullanıldığını, Bilirkişi raporu incelendiğinde kullanılan malzemenin daha önceden açıldığı ve kullanıldığının fotoğraflardan anlaşıldığını, daha önceden açılan malzemelerin uygun olmayan saklama koşullarında özelliklerini yitirdiklerinin davacı tarafa defalarca kez söylendiğini, açık kalan malzemelerin havadan nem aldıkları için hem yazdırılan parçaların yüzey kalitesini hem de mekanik özelliklerini düşürmekte, yazdırılan parçaları daha gevrek ve kırılgan hale getirdiğini, Makinanın ayıplı olduğunu göstermeye çalışan bir operatör ile cihazın kullanılmasına dair eğitim almamış, yazdırma için önemli detayları bilmeyen bir bilirkişinin, tasarımı problemli tek bir parça üretimi ile cihazın ayıplı olduğuna karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından ürünün kullanılamadığı ve ürünün kullanılamaması nedeniyle zarara uğradığına ve 3. Kişi olan şirketlere üretim yaptırmak zorunda kaldığına ilişkin iddiaları, tamamen kötü niyetli ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, ayıplı olduğu iddia edilen ürün, davacı tarafından 1.5 yıl boyunca kullanılmış olmasına karşın davacının, 1.5 yıl geçtikten sonra bu süreçte ürünü kullanamadığı iddiası ile tamamen soyut ve mesnetsiz olarak zarara uğradığını iddia ettiğini, davacının sunmuş faturalar ile ne müvekkil şirketin ne de dava konusu ürünün bir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafından yazıcıya ek olarak ve yazıcı ile birlikte kullanmak için satın alınan "....." isimli ek yazılım programının "..." hatası ile kullanılamaz hale geldiğini, bu yazılım olmadan yazıcının kullanılmasının işlevsiz hale geldiği iddia ettiğini, "..." programı yazıcının kullanılması için yararlı olduğunu, ancak cihazın kullanılması için gerekli ve kullanılmadığında cihazı işlevsiz hale getirecek bir yazılım olmadığını, "....." yazılım programının 3D yazdırma Sırasında işlem için önemli sensörlerden toplanan verilerin cihaz tarafından işlem sonrası oluşturulan kontrol dosyasını okuması için kullanıldığını, müvekkili şirketin "....." yazılım programı üzerinde herhangi bir yetkisi bulunmamakla birlikte lisans yenileme ya da iptal etme hakkı bulunmadığını, "...." uyarısının, davacının bir hatasından kaynaklı veya lisans dosyasının bilgisayardan silindiği durumlarda ortaya çıkabilecek bir uyarı olduğunu, bu husus, Müvekkil şirket tarafından keşide edilen, Beyoğlu ..... Noterliği'nin 13.06.2023 tarihli, ....Yev. Numaralı ihtarnamesi ile de davacıya bildirilmiş olup, "....." yazılım programı ile ilgili problem yaşanıyor ise .... satış sonrası hizmetler sorumlusu olan .... isimli şahis ile +.... numaralı telefon ile veya .... @.... mail adresinden iletişime geçilebileceğinin bildirildiğini, ayrıca davacının müvekkil şirkete gönderdiği Beşiktaş ..... Noterliği'nin .... Yevmiye No'lu 17.05.2023 tarihli ihtarnamede "...." isimli yazılım programına ilişkin herhangi bir ayıp bildiriminde bulunmadığını, anılan ihtarnamede de "...." yazılım programının çalışmaması nedeniyle .... yazicının kullanılamadığını iddia ederek davacının yazıcıyı kullanmaya devam ettiğini ve çalışır vaziyette olduğunu zımni olarak kabul ettiğini, neticede; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı olduğu iddia edilen makinenin iadesi ile satış tutarının iadesi ve ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler ...., Prof. Dr. .... ve Prof. Dr. ...... tarafından mahkememize sunulan █████/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Yanlar arasında davalı tarafından davacıya Yazıcı satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davalı tarafından davacıya 51.920,00 EURO bedelli Yazıcı ve 12.980,00 EURO bedelli yazılım ve ek aksesuar faturası kesildiği, davacı tarafından işbu fatura bedellerinin ödendiği, yanların ticari defterlerinde birbirilerinden olan herhangi bir borç/alacak olmadığı, davacı tarafından davalıdan alınan Yazıcının ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedellerin iadesinin talep edildiği, mahkemece davacının ödediği bedellerin iadesini talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde; 51.920,00 EURO + 12.980,00 EURO = 64.900,00 EURO (KDV dahil) x 32,7807 TCMB döviz satış kuru = 2.127.467,43 TL dava tarihinde davacı alacağının TL karşılığı olarak hesaplandığı, davacı alacağının içerisinde 9.900,00 EURO’luk kısmının gider unsuru taşımayan KDV rakamı olduğu, yani davacının 64.900,00 EURO alacağının 9.900,00 EURO’sunun KDV den kaynaklandığı ve ancak davalıya iade faturası kesmesi halinde bu bedeli talep edebileceği, aksi halde davacının 55.000,00 EURO talep edebileceği, davacının dava konusu yazıcı için KOSGEB’DEN 237.618,00 TL DESTEK ALDIĞININ GÖZÜKTÜĞÜ, söz konusu hususun KOSGEB’den teyit edilip edilmemesi ve davacı alacağından 237.618,00 TL’nin KOSGEB’e ödenmesi prosedürünün takdirinin Mahkemede olduğu, davacı tarafından davalıdan alınan yazıcının ayıplı olması nedeni ile 3. Kişilerden 404.354,24 TL’lik alım yapıldığı, yine davalıdan 5.133,00 TL’lik malzeme alındığı iddia edilerek bu bedellerin tahsilinin talep edildiği, davacının iddialarına konu 404.354,24 TL’lik (doğru bedel 409.047,81 TL) faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve fatura bedellerinin ödendiğinin tespit edildiği, davalıdan alınan 5.133,00 TL’lik faturanın ise 5.000,00 TL’sinin ödendiği, dolayısıyla Sayın Mahkemenizce davacının 3. Kişilere yaptırdığı iş bedeli ile davalıdan alınan malzeme bedelini talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde davacı alacağının 409.354,24 TL hesaplandığı, hesaplanan alacağın içerisinde 63.170,92 TL’nin gider unsuru taşımayan KDV rakamı olduğu, davacının davalıya 409.354,24 TL bedelli fatura kesmemesi halinde davalıdan sadece 346.183,32 TL alacaklı olacağının hesaplandığı, davalının KOSGEB destekli proje kapsamında aldıkları 3D yazıcının belirtilen özelliklere sahip olmasına rağmen yazıcının hiç çalışmamasından dolayı ayıplı mal olduğu, satıcının 1 yıllık garanti süresinde iadesin kabul edilmediği ve düzeltme/tamir işlemlerini başarılı ile yapılamadığı, ilk satış faturasında belirtilen aksesuar ve yazılımlarında kullanılmamasının yanında daha sonra önerilen filemetlerin de kullanılamadığı, satışı yapılmak üzere siparişi alınan ürünlerin, satışı gerçekleşemediği konusunun ayıplı yazıcı ile ilgisinin olmadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..... tarafından mahkememize sunulan █████/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davalının husumet yönündeki itirazları ile ilgili olarak “(…) Eldeki davada davacı, bedel iadesini istemiştir. TBK’ya göre ayıptan alıcıya karşı sadece satıcı sorumludur. Üreticifirmanın ayıba karşı tekeffülden alıcıya karşı sorumluluğu bulunmamaktadır (...)” yönündeki Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 25.05.2022 tarihli ilamında ulaşılan sonuçtan yola çıkılarak davalının satış sözleşmesinin tarafı olması nedeniyle ayıptan alıcıya karşı satıcı sıfatıyla sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı; Zira, dosyaya mübrez faturalar da incelendiğinde mezkur yazıcıya yönelik satış ilişkisinin davacı ve davalı şirket arasında kurulduğunun müşahede edildiği, teknik değerlendirmelerde sonucunda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun ve kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının değerlendirildiği, takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere ayıbın niteliğinin gizli ayıp niteliğini haiz olduğu ve dosya kapsamındaki yazışmalar incelendiğinde davacının davalıya uygun süre içerisinde bildirimde bulunduğu nazara alındığında ayıba karşı tekeffülün şekli şartlarının somut olayda yer aldığının düşünüldüğü, Mahkemece ayıbın maddi ve şekli koşullarının oluştuğu kanaatinde olunması ihtimaline binaen alıcının seçimlik haklarının incelenmesi sureti ile devam edildiğinde davacının yazıcının bedelinin iadesi talebinde bulunduğu ve bu talebin “Malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönmeyi isteme” hakkı kapsamında olup; davacının yazıcıyı iade etmesi koşulu ile ödediği bedelinin iadesini talep etme hakkını haiz olduğunun düşünüldüğü, heyetimizce bu yönde yapılan incelemeler neticesinde, davacının o dedig i bedellerin iadesini talep edebileceg ine kanaat edilmesi halinde; 51.920,00 EURO + 12.980,00 EURO = 64.900,00 EURO (KDV dahil) x 32,7807 TCMB do viz satış kuru = 2.127.467,43 TL dava tarihinde davacı alacağının TL karşılığı olarak hesaplandıg ı, davacı alacağının içerisinde 9.900,00 EURO’luk kısmının gider unsuru taşımayan KDV rakamı oldug u, yani davacının 64.900,00 EURO alacağının 9.900,00 EURO’sunun KDV den kaynaklandıg ı ve ancak davalıya iade faturası kesmesi halinde bu bedeli talep edebileceg i, aksi halde davacının 55.000,00 EURO talep edebileceg i, 55.000,00 EURO x 32,7807 TCMB döviz satış kuru = 1.802.938,50 TL dava tarihinde davacı alacağının TL karşılığı olarak hesaplandığı, davacının dava konusu yazıcı için KOSGEB’DEN 237.618,00 TL DESTEK ALDIĞININ GÖZÜKTÜĞÜ, söz konusu hususun KOSGEB’den teyit edilip edilmemesi ve davacı alacag ından 237.618,00 TL’nin KOSGEB’e o denmesi prosedürünün takdirinin Mahkemede olduğu, öte yandan dava dilekçesinde davacının birtakım alacak ve zarar talebinde bulunduğunun müşahede edildiği, ancak davacının talebi incelendiğinde bu talebin, alacak ve zarar kalemleri bakımından menfi ve müspet zarar kapsamında kaldığının müşahede edildiği ne var ki hem menfi hem müspet zarara konu olacak şekilde talepte bulunulmasına hukuk düzenimizce cevaz verilmediği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının “Satın aldığı ek aksesuar ve yazılım programı nedeniyle uğramış olduğu 12.980,00-EURO’nun”, “Üçüncü kişilere ürettirmek zorunda kaldığı ürünler nedeniyle uğramış olduğu 404.354,24-TL’nin”, “Heba olması sebebiyle ek olarak sipariş etmek zorunda kaldığı filamentler sebebiyle uğramış olduğu 5.133,00-TL’nin” tazminine yönelik talebi noktasında teknik heyetimizce alıcının satın aldığı yazıcının ayıplı olması ve buna buna bağlı olarak (Yazıcının satışından önce yada sonra olduğuna bakmaksızın) yazıcı ile ilgili olan filament, yazılım ve aksesuarlarında ayıplı yazıcı ile birlikte değerlendirildiği, buna karşı alıcının yazıcı alımına bağlı olarak, cihazın kurulumu ve çalışması mümkün olmadığından, bu cihazın üretimine bağlı, aldıkları siparişlerin üretilmesinde dış kaynaklardan yararlanması alıcının ayıbı ile doğrudan ilgili olmadığı, davacının talep ettiği fatura bedellerinin uygun olmadığının değerlendirildiği, bu kapsamda davacının 12.980,00 EURO’ya yönelik talebinin uygun olduğu ancak 404.354,24 TL ve 5.133,00 TL talepleri uygun düşmediği sonucuna ulaşıldığı, davacının “Geç teslim etmek zorunda kaldığı ve iptal edilen siparişleri sebebiyle yoksun kaldığı kârın” tazminine yönelik talebinin ise olumlu zarar kapsamında kaldığı, bu nedenle de talep edilebilmesinin mümkün olmadığının düşünüldüğü, ancak bu noktada şayet davacı, “Başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla” bir zarara uğradı ise bir başka ifade ile bir başka sözleşmenin ifa edilememesi nedeniyle örneğin dava dışı üçüncü bir kişi tarafından kendisine bir cezai şart uygulandı ise bu zararının tazminini (olumsuz zarar kapsamında) talep edebileceğinin ifade edilebileceği, açıklamalarımıza davacının bu yönde bir zararının bulunup bulunmadığının tespiti yolu ile devam edildiğinde davacı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, dava ehliyeti, taraf ehliyeti ve husumet kavramları davanın kime karşı açılacağı sorusunun temelini oluşturur. Husumetin doğru kişiye yöneltilmesi, yargılama faaliyetinin sağlıklı yürütülebilmesi için esastır. Özellikle satış sözleşmesine dayalı ayıplı mal davalarında husumet doğrudan satış sözleşmesinin tarafı olan satıcıya yöneltilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 207. maddesi uyarınca satış sözleşmesi, satıcının satılanı alıcıya zilyetliğiyle birlikte mülkiyetini devretmeyi, alıcının ise buna karşılık bedel ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşmedir. Satıcının mülkiyeti devretme borcuna ek olarak, ayıba karşı tekeffül yükümlülüğü de sözleşmenin tamamlayıcı bir yan borcunu teşkil eder (Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2021, s. 839; Tandoğan, Türk Borçlar Hukuku, 1984, s. 481).
TBK m. 219 uyarınca satıcı, malın bildirilen veya normalde bulunması gereken niteliklere sahip olmamasından kaynaklanan ayıplardan kusursuz dahi olsa sorumludur. Bu sorumluluk objektif niteliktedir ve ayıbın teslim anında mevcut olması yeterlidir. Doktrinde bu sorumluluk "kusursuz sorumluluk" veya "garanti sorumluluğu" olarak da tanımlanmıştır (Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 2020, s. 297).
Yargıtay uygulaması da uzun yıllardır bu ilkeyi istikrarla kabul etmektedir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi 25.05.2022 tarihli kararında (E. ....., K. ...), üretici firmanın doğrudan alıcıya karşı ayıba karşı tekeffül sorumluluğu taşımadığını, bu sorumluluğun yalnızca satış sözleşmesinin tarafı olan satıcıya ait olduğunu belirtmiştir. Aynı yönde Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 22.10.2015 tarihli kararında (E. ...., K. .....), üretici firmanın taraf sıfatı bulunmadığından dolayı kendisine husumet yöneltilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da, dosya kapsamındaki faturalar, ödeme belgeleri ve sipariş formları birlikte değerlendirildiğinde, satış sözleşmesinin doğrudan davacı alıcı ile davalı satıcı arasında kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ayıptan sorumluluk bakımından yalnızca davalı satıcıya husumet yöneltilmesi hukuka uygundur.
Sözleşmenin kurulabilmesi için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları gereklidir (TBK m. 1). Proforma faturalar ise kural olarak bağlayıcı bir sözleşme değil, karşı tarafa yöneltilmiş teklif niteliğindedir. Kabul beyanı ile birlikte icap birleşirse sözleşme oluşur (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Borçlar Hukuku, 1988, s. 489).
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi 15.12.2022 tarihli kararında (E. █████████, K. █████████), proforma faturanın tek başına sözleşme kurucu etkiye sahip olmadığını, karşı tarafın açık kabul beyanının gerekliliğini ortaya koymuştur. Aynı şekilde İsviçre öğretisinde de (Schwenzer, Schweizerisches Obligationenrecht, 2020, s. 227) icabın kabul beyanı ile tamamlanmadıkça sözleşmenin kurulmuş sayılamayacağı vurgulanmaktadır.
Somut olayda ise davacının proforma faturayı kaşe ve imzayla kabul ettiği, ardından bedeli ödediği ve mal tesliminin gerçekleştiği sabittir. Davalının zımni kabulü, üretime başlanması ve mal teslimiyle birlikte gerçekleşmiş sayılmalıdır. Bu durum TBK m. 2’de düzenlenen dürüstlük kuralı ve fiili davranış ilkesi çerçevesinde sözleşmenin kurulmuş olduğu anlamına gelir (Kocayusufpaşaoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2010, s. 182).
Ayıp kavramı TBK m. 219-231 arasında düzenlenmiş olup, satıcının sorumluluğunun temel dayanağını oluşturur. Ayıp, malın sözleşmede kararlaştırılan veya normal olarak taşıması gereken niteliklerden yoksun olmasıdır (Eren, 2021, s. 843). Ayıp, maddi (fiziki), hukuki veya ekonomik olabilir (Karasu, Ayıplı İfa ve Ayıptan Sorumluluk, 2013, s. 47).
Somut olayda, teknik bilirkişi incelemesinde 3D yazıcının hiç çalışmaması nedeniyle gizli ayıp bulunduğu tespit edilmiştir. Satıcı, ayıbı bilmediğini ispat etse dahi sorumluluktan kurtulamaz (TBK m. 219/son). Ayıptan sorumluluk mutlak sorumluluk niteliğindedir (Dural/Öğüz, Borçlar Hukuku, 2022, s. 499). Taraflar arasında ayıptan sorumluluğu kaldıran geçerli bir sorumsuzluk anlaşması da bulunmamaktadır. TBK m. 221 hükmü gereğince, satıcının ağır kusurlu olduğu hallerde sorumsuzluk anlaşmaları kesin hükümsüzdür.
Alıcı TBK m. 227'de düzenlenen dört seçimlik haktan birini kullanabilir:
a) Sözleşmeden dönme,
b) Bedelden indirim,
c) Ücretsiz onarım,
d) Ayıpsız misli ile değiştirme.
Somut olayda davacı, dönme hakkını kullanarak malı iade edip ödediği bedelin iadesini talep etmiştir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi 09.03.2023 tarihli kararında (E. ████████, K. ████████) da belirtildiği üzere, garanti kapsamında yapılan tamir girişimlerinin başarısız olması, alıcının dönme hakkını ortadan kaldırmaz.
Ancak TBK m. 227/2 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.04.2004 tarihli kararına (E. ████████, K. ████████) göre sözleşmeden dönüldüğünde alıcı yalnızca menfi zarar talep edebilir; müspet zarar (kar kaybı, gelir kaybı) talep edemez. Menfi zarar; sözleşmenin kurulduğuna güvenilerek katlanılan hazırlık masraflarını ve sözleşme yapılmamış olsaydı uğranılmayacak kayıpları kapsar (Von Tuhr, Borçlar Hukuku, çev. Kılıçoğlu, 1983, C. I, s. 257).
Davacının talep ettiği zarar kalemleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir:
Ek aksesuar ve yazılım programı (12.980 EUR): Bu kalem doğrudan ayıplı mal ile bağlantılıdır. Menfi zarar kapsamında talep edilebilir.
Üçüncü kişilere yaptırılan üretim bedeli (404.354,24 TL) ve heba olan filamentler (5.133 TL): Bu zararlar dolaylı zararlardır ve müspet zarar kapsamındadır. Dönme halinde talep edilmeleri mümkün değildir.
İptal edilen siparişler ve kar kaybı (şimdilik 100 TL): Kar kaybı tamamen müspet zarar kapsamındadır. Sözleşmeden dönüldüğü için bu talepler de hukuken istenemez.
Ancak, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2006 tarihli kararında (E. █████████, K. ████████) belirtildiği üzere, eğer davacı ayıplı mal nedeniyle üçüncü şahıslara cezai şart veya tazminat ödemek zorunda kaldığını somut delillerle ispat edebilirse, bu durumda bu zarar menfi zarar kapsamında talep edilecektir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalının husumet itirazı çerçevesinde Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 25.05.2022 tarihli ve E. ....., K...... sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, ayıptan doğan sorumluluğun yalnızca satış sözleşmesinin tarafı olan satıcıya ait olduğu, üretici firmanın ise doğrudan alıcıya karşı sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Nitekim somut uyuşmazlıkta da dosyaya sunulan fatura ve ödeme belgeleri incelendiğinde, satış ilişkisinin davacı ve davalı şirket arasında kurulduğu sabit olup, üretici firma satış sözleşmesinin tarafı değildir.
Teknik bilirkişi incelemelerinde ise, ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğu ve kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı tespit edilmiştir. TBK m. 219 ve 223 hükümleri uyarınca gizli ayıp halinde, ayıp ihbarının makul süre içerisinde yapılması yeterli olup, davacının ayıbı uygun süre içerisinde bildirdiği dosyadaki yazışmalardan anlaşılmaktadır. Bu kapsamda ayıba karşı tekeffülün şekli şartlarının somut olayda gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Bu tespitler doğrultusunda, TBK m. 227’de düzenlenen alıcının seçimlik hakları çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; davacı, sözleşmeden dönme hakkını kullanmış ve ödediği bedelin iadesini talep etmiştir. Bu talep, "malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme" hakkı kapsamında değerlendirilmiş ve kabul edilebilir bulunmuştur.
Davacının talebi çerçevesinde yapılan hesaplamaya göre, 51.920,00 EUR tutarındaki cihaz satış bedeline ilaveten 12.980,00 EUR tutarında yazılım ve aksesuar bedeli dahil edilerek toplam 64.900,00 EUR hesaplanmıştır. Ancak, bu tutarın 9.900,00 EUR'su KDV bedelinden oluştuğundan, iade faturası düzenlenmediği sürece iade talebinin net 55.000,00 EUR üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacının KOSGEB destek programından 237.618,00 TL tutarında teşvik aldığı dosya kapsamından anlaşılmış Olmakla birlikte söz konusu ödemenin satış bedelinden mahsubu ,yapılan ödeme de hak sahibinin KOSGEB olması,davalı yararına bir mahsubun KOSGEB uygulamasıyla bağdaşmaması nedeniyle yerinde görülmemiştir.
Davacı ayrıca birtakım tazminat taleplerinde bulunmuş olup; bu talepler menfi ve müspet zarar ayrımı çerçevesinde değerlendirilmiştir. TBK m. 227/2 hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, sözleşmeden dönme halinde alıcının yalnızca menfi zarar talep etme hakkı bulunmaktadır. Müspet zarar kapsamındaki taleplerin ise sözleşmeden dönme halinde talep edilmesi hukuken mümkün değildir.
Bu çerçevede: 12.980,00 EUR tutarındaki yazılım ve aksesuar alımı, doğrudan ayıplı mal ile bağlantılı olduğundan menfi zarar kapsamında talep edilebilecekken 404.354,24 TL tutarındaki üçüncü kişilere yaptırılan üretim masrafları ile 5.133,00 TL tutarındaki filament giderleri ise cihazın üretimine ilişkin dolaylı masraf kalemleri olduğundan ve doğrudan ayıba bağlı zarar kalemleri niteliği taşımadığından menfi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davacının bu masrafları talep etmesi mümkün değildir. İptal edilen siparişler nedeniyle mahrum kalınan kâr ve geç teslim sebebiyle doğan kar kaybı talepleri müspet zarar niteliğinde olup, sözleşmeden dönme halinde bunların talep edilmesi hukuken mümkün gdeğildir.Bununla birlikte, eğer davacı, ayıplı mal nedeniyle üçüncü kişilere karşı cezai şart ya da tazminat ödeme yükümlülüğü altına girdiğini somut delillerle ispat edebilmiş olsaydı, TBK sistematiği gereği bu zararlar menfi zarar kapsamında değerlendirilebilirdi (Yarg. 15. HD., 08.02.2006, E. █████████, K. ████████). Ancak dosya kapsamında bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; davacının yalnızca sözleşmeden dönme hakkı çerçevesinde menfi zarar kalemleriyle sınırlı olarak iade ve tazminat taleplerinin kabulü, bunun dışında kalan müspet zarar nitelikli taleplerinin ise hukuken reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 55.000,00 EURO alacağın ,davacının 3D Yazıcıyı iadesi koşuluyla ve iade tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nederlerle;
1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile ; 55.000,00 EURO alacağın ,davacının 3D Yazıcıyı iadesi koşuluyla ve iade tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 123.343,58.-TL harçtan peşin alınan 43.381,09-TL'nin mahsubu ile bakiye 79.962,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvuru harcı ve 43.381,09-TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 43.869,49 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 18 adet tebligat + posta ücreti 173,00 TL, bir bilirkişi inceleme ücreti 40.000,00-TL olmak üzere toplam 40.173,00- TL olan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 28.555,54 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 368.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 114.190,49-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 780,00 TL x 2 saat= 1.560,00 TL ) X 2 = 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.217,74 TL'sinin davalıdan, 902,26 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ......
☪e-imzalıdır.☪
Üye .....
☪e-imzalıdır.☪
Üye ....
☪e-imzalıdır.☪
Katip .....
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!