Anahtar kelimeler: Taklitlerinin Sanayinde Formundaki Endüstriyel Patent Enstitüsüne Tekstil Fikrî İstemli Tasarım

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ...'nun tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunduğunu, tasarımlarının Türk Patent Enstitüsüne █████/2019 tarihinden itibaren ... numarası ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkiline ait ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 3 ve 13 numaralı tasarımların taklitlerinin davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından "...” markası ile üretim ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde tasarım hakkına tecavüz edildiği, diğer davalı ...'ün davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan ...'ün davaya taraf yapıldığını, davalı ... Ltd. Şti. tarafından "..." markası ile üretim ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, tasarım hakkına tecavüzün davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olduğunu, diğer davalı ...'un davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan, ...'un davaya taraf yapıldığını, müvekkiline ait orijinal ürün örnekleri ile piyasadan temin edilen taklit ürün örneklerinin sunularak davalıların iş yerlerinde delil tespitinin yapıldığı ve delil tespiti dosyalarından alınan bilirkişi raporları ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, davalıların bu eyleminin SMK'ya göre tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu gibi TTK'daki haksız rekabete ilişkin hükümlere de aykırılık teşkil ettiğini, hiç ihtimal vermemekle birlikte tasarım hakkına tecavüz oluşturulmamış olması durumunda dahi bu kez de TTK'ya göre haksız rekabet oluşturdukları gerekçesiyle sonuca gidilmesi talebinde bulunduklarını, belirsiz alacak davası hükümlerine göre tazminat miktarı tam ve kesin olarak tespit edildiğinde taleplerini artırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tespiti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte talep ettiklerini, maddi tazminatın hesaplanmasına dair tercihlerini 6769 sayılı Kanunun 151/2-a maddesine göre talep ettiklerini, müvekkilinin tasarımına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararı olduğunu, maddi zarar hesabına ilişkin belgelerini ibraz edeceklerini, bu noktada davalının kaç adet üretim yaptığının belirlenmesi gerektiğini, hazır giyim sektöründe seri üretimin esas olduğunu, seri üretimde, üretim için sipariş adedi ve beden dağılımı dikkate alınarak kumaş maliyetini en aza indirmek için kesim işleminin tek tek yapılamadığını, kumaş firesini azaltmak için tüm bedenlerin bir arada olduğu şekilde kesim işleminin yapıldığını ve bu sayede küçük ve büyük beden bir arada ve tüm bedenlerin tüm parçalarının minimum fire ile yerleştirilip kumaşın bu yerleşime uygun olarak katlar halindeki yerleşimine pastal denildiğini, pastal kalınlığını, kumaşın kalınlığı ve bıçağın kesim yüksekliğinin belirlediğini, ancak ortalama 100 kat serim yapılabileceği ve bu katsayısı ile asgari 1 veya 2 pastalda kesim yapıldığının sektördeki herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğunu, ortalama olarak bir tasarımdan 2500 adet kesim üretim yapıldığının bilindiğini, manevi tazminatın da koşulları gerçekleştiğini, delil tespiti için yapılan masraflar da müvekkilinin bu eylem nedeniyle uğradığı zarar kapsamında olduğunu, delil tespit dosyası kapsamındaki harç, keşif ve bilirkişi ücretlerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalıların, müvekkilinin tasarım hakkını ihlal eder nitelikteki taklit ürünleri üretip satışını yaptığının bilindiğini, müvekkilinin tasarım hakkını ihlal eder nitelikteki taklit ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasını, görüldüğü yerde toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ve 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, davalılar aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı yüksek olan gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davacı tarafça müvekkili ... hakkında da dava açılmış ise de, davacı tarafın iddia ettiği tasarım taklitlerinin (bunların taklit olduğunu kabul etmediklerini) müvekkili şirkete ait iş yerinde bulunmuş ve bu örnekler üzerinden bilirkişi raporu tanzim ettiğini, dolayısıyla müvekkili ...'ün davada taraf olarak gösterilmesinin hatalı olduğu ve husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, zaten delil tespitinin de sadece müvekkili ... Teks. Ltd. Şti. yönünden yapıldığını, müvekkili şirket yönünden dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hiçbir şekilde kabul edilebilir olmadığını, davacının iddia ettiği şekilde tasarım hakkına bir tecavüzün söz olmadığını, bu nedenden ötürü maddi veyahut manevi tazminatı sonuç doğuracak bir eylemin vaki olmadığını, davacının, bahsi geçen tasarım hakkına müvekkili firmanın tecavüz ettiğine ilişkin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporunu delil ve dayanak olarak gösterdiğini, ancak her ne kadar bahsi geçen dosyada düzenlenen ilk bilirkişi raporunda tecavüzün varlığı yönünde bir sonuca varılmış olsa da bu rapora taraflarınca süresinde ve usule uygun itiraz yapıldığını, eksik incelemelere dayalı ve gerçeğe uymayan mübrez bilirkişi raporuna yapılan itirazlarını yerinde ve makul gören mahkemenin █████/2022 tarihinde verdiği ara karar ile dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilmesini, tüm dosya kapsamı ve itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesine karar verdiğini ancak ek raporda da haklı olan itirazlarının bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini eksik ve hatalı bir rapor tanzim edildiğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarında da belirttikleri üzere ... sıra numaralı model ürün ile ilgili olarak farklılıkları ortaya koyma adına davacının tasarladığı tunik ile müvekkilin tasarladığı ürünlerin arasında boy farkı bulunduğunu, müvekkilin tasarlayıp üretmiş olduğu ürünün, davacının tasarladığı üründen daha uzun olduğunu, modelin ön tarafı ile ilgili olarak da müvekkilinin eserinde sağ tarafın, davacının eserinde ise sol tarafın daha uzun olduğunu, tunik ürününün bel kısmı için müvekkilin eserinde köprü bulunmasına karşı, davacının eserinde köprü bulunmadığını, müvekkiline ait üründe kemerin, kaplama kemer ve eninin 5 santimetre olduğunu, davacıya ait üründe ise kemerin, kendi kumaşından kuşak olup eninin 3.50 santimetre olduğunu, yine müvekkilinin eserinde etek kıvırması olup 0.7 milim olduğunu, davacıya ait eserde etek kıvırmasının mevcut olmayıp 1.50 santimetre pervaz şeklinde olduğunu, müvekkilin eserinin 2 santimetreden etek ucu yapıştırma taş olmasına karşılık, davacıya ait eserde 6 santimetre eninde pulpayet kumaş ve alt kısım pervazlı olduğunu, ayrıca 6 santimetre enindeki pul payetin altında ve üstünde ara biye mevcut olduğunu, müvekkiline ait eserin kollarının düz modeller ve kol ucunun 1.50 santimetreden kıvırmalı olduğunu, davacıya ait eserin kollarının ise gizli fermuarlı olduğunu, 13 sıra numaralı model ürün ile ilgili olarak farklılıkları ortaya koyma adına davacının tasarladığı pantolon ile müvekkilinin tasarladığı pantolon arasında ciddi ve esaslı farklılıklar bulunduğunu, zira müvekkiline ait eserde ön- arka kalıp olarak kendinden bütün ve lastikli, 42 bedende dar paça ve klasik, paça eni 28 santimetre olup denge de bulunmadığını, davacıya ait eserde ise; Pantolon paçası 42 bedende 55 santimetre verev etek gibi çok geniş, pantolon kemerinin ön düz ve arka lastikli ayrıca ilik ve düğme bulunduğunu, bununla birlikte fermuar mevcut olup patlı olduğu, pantolonun içi denyeli olup çok geniş ve pantolon kemer eninin de 4 santimetre olduğunu, tespit bilirkişisinin yapmış olduğu inceleme sonucunda davacının tescillenmiş ürünleri ile müvekkili firmaca tasarlanmış ve üretilmiş ürünler arasında iltibas olduğu sonucuna vardığını, müvekkili firmanın üretmiş olduğu ürün ile davacının üretmiş olduğu ürün arasında iltibas kavramı kapsamında izah edildiği şekilde bir benzerlik söz konusu olmadığını, şöyle ki müvekkilinin imal ettiği ürünü alma iradesi ile bakan veyahut inceleyen bir tüketicinin, davacı veyahut davacının ürettiği anlamına gelmesinin mümkün olmadığını, zaten iki ürün arasında ilk görünüşte bağlantı kurulacak şekilde bir izlenim olmadığı bilirkişi raporunda sunulan görsellere bakıldığı zaman da görüleceğini, dolayısıyla tamamen eksik incelemeye dayalı ve hatalarla dolu olan söz konusu tespit bilirkişisinin raporunun geçerli bir hukuki delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme tarafından alanında uzman olan bilirkişilerden yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacının, her ne kadar maddi tazminat, manevi tazminat ve ihtiyati tedbir taleplerinde bulunmuş olsa da yukarıda sebepleriyle beraber zikrettikleri ve sıraladıkları nedenlerden dolayı davacının taleplerinin temelsiz olup maddi-manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, mahkemece re'sen nazara alınacak sebepler neticesinde haksız yere açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████E. ███████ K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "1-Davalıların eyleminin, davacının tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 51.355,32 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 15.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalıların eylemlerinin müvekkilin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği tespit edildiğini, maddi tazminat istemenin de tam kabulüne karar verildiğini, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tarafların toptan üretim yapan firmalar olduğunu, ciroları oldukça yüksek olduğunu, Türkiye çapında satış yaptıklarını, aylık cironun bu kadar yüksek bir şirketin haksız fiiline karşı bu kadar düşük bir manevi tazminat miktarına hükmetmek hakkaniyete uygun düşmediğini, müvekkilin tasarım hakkı tecavüze uğradığını, lehine 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi sektör koşulları ile ters düştüğünü, hükmedilen manevi tazminat miktarının tecavüzün tekrarlanması açısından da hiçbir caydırıcılığı bulunmadığını, ve haksız fiili işleyenler açısından tecavüzün tekrarlanması kuvvetli olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi ile müvekkili hedeflediği satışa ulaşamamış; aldığı bazı siparişler iptal edilmiş ve de cirosu düştüğünü, bunların sonucu, müvekkili ticari sıkıntılar yaşamış; kendisini manevi bir ıstırabın içerisinde bulduğunu, müvekkiline ait özgün bir tasarımın, haksız bir şekilde tüm ülkeye yayılmış olması ise müvekkili hem ticari hem de manevi açıdan yıprattığını, zira karşı taraf da toptancı olduğu için ürünün yayılması zor olmamış; gerek internet üzerinden gerek direkt mağazadan ürünün satışı yapıldığını, bu nedenle yerel mahkeme tarafından hükmedilen 15.000 TL müvekkilin manevi zararlarını karşılamak açısından yetersiz olduğunu, davaya konu ürünler bakımından müvekkilin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, kendisine özgün tasarımların tasarım hakkı sahibi iken müvekkili kendisi taklitçi durumuna düşerek manevi zarara da uğrattığını, davaya konu ihlalden sağladığı kazanç ve davacıya verdiği zarar dikkate alındığında düşük bir manevi tazminatın caydırıcı olmayacağı ve hatta özendirici olacağını, mahkemece, sadece eldeki davada yapılan yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmuş olduğunu, delil tespit dosyasındaki yargılama giderlerine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığını, mahkemece yargılama giderine hükmedilirken delil tespit masraflarının dahil edilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek Mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararını kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; A3 sıra numaralı model ürün ile ilgili olarak davacının tasarladığı tunik ile müvekkilin tasarladığı ürünler arasında boy farkı bulunduğunu, müvekkilin tasarlayıp üretmiş olduğu ürün davacının tasarladığı ürününün daha uzun olduğunu, tarafça da farklılıklar detaylı olarak izah edildiği ve de ürünlerin fotoğraflarına bakıldığı zaman müvekkiline ait ürünlerin davacıya ait ürünler ile aynı olmadığı veya ilk bakışta aralarındaki farklılıkların kolaylıkla anlaşılabileceğini, dava konusu ürünlere fotoğraf üzerinden bile bakıldığında farklı tasarımlar olduğu, birebir aynı olmadığı veya ayırt edemeyecek düzeyde benzer olmadığı kolaylıkla anlaşıldığını, alışveriş konusunda oldukça dikkatli ve inceleyen kadınların bu farklılıklarla ürünleri karıştırma tehlikesi de bulunmadığını, bilirkişi raporunda, dava konusu benzerlik ve ayırt edicilik yönünden değerlendirilen tasarımlarda '' Elbise / Tunik '' tasarımı yaka, kol, gövde kesimleri ve elbise yüzeyinde yer alan aksesuarların biçim, oran ve yerleşim özellikleri bakımından karşılaştırıldığını, yapılan karşılaştırma neticesinde tasarımların yaka kısmının benzer olması, ön yüzeyinin iki parçadan oluşuyor olması, etek uçlarından birinin uzun birinin kısa olması ve etek ucunda payetli öge bulunması hususları belirtilerek tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklar bulunmadığı gerekçesiyle benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, davaya konu tasarımların etek ucunda payetli öge bulunması,yuvarlak tokalı kemer kullanılması hususları benzer olarak algınlanma açısından kriter olarak değerlendirmeye alınmışsa da işbu değerlendirme yerinde olmadığını, müvekkili firmanın toptan ticaret yapan bir firma olduğunu, müvekkili firmanın tasarladığı ürünleri numune olarak tasarladığını, tekstil sektörünün ticari teamülü gereği, bir tasarım yapıldığında ilk başta numune bazda üretim yapılmadığını, davalı müvekkili firma, 4 renk (turuncu, yeşil, bordo, siyah) 5 seri olmak üzere toplam 100 adet numune ürettiğini, ████████ D. İş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda da toplam 35 adet üründen bahsedildiğini, O tarihte davalı müvekkili firmanın işyerinde 35 adet ürün bulunmak olup, geri kalan 65 adet ürün numune olarak diğer toptancı firmalara gönderildiğini, benzer ürün satış faturaları bazında yapılan değerlendirme hatalı olup, dava konusu ürünlerin fiyatına dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, 2019 yılına ait 338 adet benzer ürünün 71.386,07 TL tutar ile satışa konulduğu söylenmiş, elbise başına birim satış tutarı 221,20 TL olarak hesap edildiğini, ancak bu benzer ürünlerin niteliği hiç belirtilmeden zorlama bir hesap yöntemi ile bu hesap yapıldığını, dava konusu ürünlere ait varsa faturaların ve satış adedinin tespit edilmesi suretiyle söz konusu birim fiyatın değerinin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda toplam kesim dikim, ütü paket maliyeti olarak listelenen maliyetler ile, davalı firmanın numune bazında çalıştığı ürünlerin maliyet ve gider kalemler tamamen farklı olduğunu, bilirkişi raporunda marina (emir teks.) ve marina (arya) kumaş kullanıldığı iddia edilmiş ise de müvekkili firma skuba kumaş kullanmış olup, 2019 tarihinde kumaşın kilosunu 4,50 Dolar üzerinden almış ve bir üründe 900 gram kumaş kullandığını, dönemin dolar kuru üzerinden hesaplandığında bir ürün için (pantolon ve tunik beraber) kumaş maliyeti 4 Dolar yani o dönemki kur üzerinde 21 TL'ye tekabül ettiğini dava konusu ürün basit bir takım olup, takım bile olmadan yalnızca 1 adet tuniğin maliyetinin 139,48 TL olarak hesaplanması en basit tabir ile ülkenin tekstil piyasasından bir haber olunduğunu, 139,48 TL birim maliyetin olduğu bir tuniğin son tüketiciye ulaşıncaya kadar parakende satış fiyatı 300 TL'ye tekabül edeceğini, müvekkili firmaya ait ticari defterler de incelenmiş olup, mahrum kalınan asgari karın karardaki bedelden aşağı olduğu mali bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, Mali bilirkişi de, her iki şirket arasındaki bu bedel farkının sektörel incelemenin konusu olduğunu sonuç kısmında belirtildiğini, ancak ilk derece mahkemesi, mali bilirkişinin bu değerlendirmesini dikkate almayıp, hukuka aykırı bir şekilde tek yanlı bir değerlendirme yapmak suretiyle karar verildiğini, bu nedenle dosya kapsamında alınan raporlar hükme esas raporlar olmayıp, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen karar usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın tümüyle reddine karar verilmesine, talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ürünler bakımından müvekkilin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, kendisine özgün tasarımların tasarım hakkı sahibi iken müvekkili kendisi taklitçi durumuna düşerek manevi zarara da uğradığını, yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminatın da hiçbir caydırıcılığının bulunmadığı aksine piyasaya emek ve para harcayan müvekkili gibi üreticilerin tüm emeklerinin harcandığı, davalı gibi kötü niyetli üreticiler tarafından taklit edilmesine zemin hazırlayacağını beyan ederek davalının hukuka aykırı istinaf isteminin reddi ile tarafın istinaf istemi doğrultusunda Yerel Mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacının tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanına ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin █████/2019 tarihinde ... numarasıyla tescil başvurusu yaptığı endüstriyel tasarımların (özellikle 3 ve 13 numaralı tasarımlar) davalı şirketler tarafından taklit edilerek “...” ve “...” markaları altında üretim ve satışının gerçekleştirildiğini, bu durumun, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyanla 1.000 TL maddi tazminat 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. İlk derece mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyası ile açılan davada, davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ile ... aleyhine açılan davanın tefrikine kararı verilerek yukarıda yazılı esasa kaydedilmiştir. Davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 51.355,22 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar vekili, davacının iddia ettiği tasarım taklitlerinin varlığını kabul etmediklerini, müvekkili ...'ün davada taraf gösterilmesinin husumet yönünden hatalı olduğunu, delil tespitinin yalnızca ... Tekstil Ltd. Şti. yönünden yapıldığını, davacının tasarladığı ürünlerle müvekkilin tasarladığı ürünlerin farkları bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. ████████ D.iş numaralı tespit dosyasında █████/2019 tarihli delil tespit keşfi ile alınan bilirkişi raporunda özetle; “model üründen 7 seri turuncu ve yeşil olarak toplam 35 adet ürünün” tespit edildiği, Davalı firmanın kendi modeli üzerinde yapmaya çalıştığı değişikliklerin tasarlanan modelin aynı olması nedeniyle, davacının tescilli modeli ile iltibasını ortadan kaldıracak derecede farklılık yaratmadığı , davalı modelinin, davacıya ait ... ve 13 sıra numaralı ürün farklı renklerde satışa sunulduğunu, her iki ürünün de bir biri ile aynı olduğunu, tunik ve alt pantolondan oluşan tescilli modeli ile ortalama algıdaki bir nihai müşteri tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve davacı firmanın tescilli modeli ile iltibas oluşturduğu, kanaati bildirilmiştir. █████/2021 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile ████████ D.İş dosyası kapsamında alınan raporda yer alan davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile benzerlik gösterdiği iddia edilen ürün D.iş dosyası kapsamında alınan raporda yer alan davalı tarafa ait ürün görselinde görülmediği için değerlendirilemediği, davacı tarafın 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde 6769 sayılı Kanunun 151/2-a maddesine göre davalının rekabeti olmasaydı, davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 51.355,32 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirmiştir. █████/2022 havale tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile ████████ D.İş dosyası kapsamında alınan raporda yer alan davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ██████████ -13 numaralı tasarım tescili ile benzerlik gösterdiği iddia edilen ürün D-iş dosyası kapsamında alınan raporda yer alan davalı tarafa ait ürün görselinde görülmediği için değerlendirilemediği, davacının iddia ettiği maliyet ve birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre mahrum kalınan asgari kârın 51.355,32 TL olduğu, davalının iddia ettiği maliyet ve birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre mahrum kalınan asgari kârın 4.655,88TL olduğu, arada ciddi farklar olup sektörel ve hukuki değerlendirmeler mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığından farklar konusunda herhangi bir görüş açıklanmadığı, ████████ D.iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda yer alan davalı tarafa ait görseli incelendiğinde pantolon görülmediği için değerlendirme yapılamadığı, görüş ve kanaatine varıldığı bildirmiştir. ...) sayılı, başvuru tarihi █████/2019 olan tasarım belgesinin bayan giyim (üst tunik- alt pantolon etek ikili takım ) tasarımına ilişkin olduğu görülmektedir. SMK 59. Maddesi hükmüne göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak , tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. Dava konusu davacı adına tescilli tasarımın kadın giyim (tunik- pantolonetek takım) tasarımı olduğu, davacıya ait ... numaralı tasarım tescili ile davalıya ait ürün üzerinde inceleme yapılmış olup, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup, tasarımların bütüncül algısı içinde ayırt edici nitelik yaratmadığı, tespit edilmiştir. Bu durumda tasarımda geniş bir seçenek özgürlüğü olmasına ve zorunluluk olmamasına rağmen satışa sunduğu ürünlerin davacı adına tescilli tasarımına göre farklılık içermediği, genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları dolayısıyla tasarım sahibi davacının izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı ürününün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ticari amaçlı üretmek/ satışa sunmak şeklindeki davalı fiilinin SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz teşkil teşkil ettiği, buna karşın 13 nolu tasarıma tecavüz edildiği iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Somut olayda davacı taraf, yoksun kaldığı kazancın, SMK'nın 151/2-a maddesi kapsamında,Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir. SMK 151/3 maddesine göre, Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. Buna göre, davalıların imal edip satışını yaptıkları ürünlerin satışlarından, dava tarihine kadar davacının karlılık oranı dikkate alınarak hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğu , mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2019 yılı satışları ve sektörel uygulamalar ile davacının karlılık oranı dikkate alınarak hesaplama içerdiğinden denetime elverişli dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu ancak delil tespitinin 11.12.2019 tarihinde yapıldığı , davanın 24.01.2020 tarihinde açıldığı, ihlal süresinin 1 ay 13 gün olduğu, sektörel uygulamaya göre hesaplanan 500 ürünün tamamının bu sürede satışının mümkün olmadığı, davalının kaç adet ürün sattığı ve bu nedenle yoksun kalınan kazancın miktarı tam olarak belirlenemediğinden tazminatın TBK 50-51 maddelerine göre taktir edilmesi gerektiği, somut olayın özelliği, ihlalin süresi ve boyutu dikkate alınarak 25.000,00 maddi tazminatın dosya kapsamına göre hüküm altına alınmasının somut olaya uygun düşeceği maddi tazminat tutarının davalılardan müteselsilen tahsili gerektiği anlaşılmıştır. Diğer yandan █████/2019 delil tespiti ile dava tarihi arasında geçen süre ve ihlalin boyutu dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiil nedeniyle taktir olunan 15 .000,00 TL manevi tazminatın somut olayın özelliği, hak ve adalet ilkesine uygun olduğu, sonucuna varılmıştır. Davacı vekili yargılama giderlerine ilişkin hükümde delil tespit dosyasındaki yargılama giderlerinin dikkate alınmadığını istinaf sebebi yapmış olup, delil tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğundan bu yöne ilişkin istinaf talebinin haklı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yargılama giderine hükmedilirken delil tespit masraflarının dahil edilmemesi hatalıdır. Davalılar vekilinin ve Davacı vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereği yeniden hüküm kurulmasına bu kapsamda, davanın kısmen kabul kısmen reddine delil tespit masraflarının yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı ve Davalılar vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ E. ███████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddine,-Davalıların eyleminin, davacının ... numaralı tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, -Davacının ... numaralı tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi talebi ispatlanamadığından reddine, -Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 25.000,00 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 15.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tasarıma tecavüz yönünden 615,40 TL, maddi tazminat talebi yönünden 1.707,75 TL manevi tazminat talebi yönünden 1.024,65 TL olmak üzere toplam 3.347,8‬0 TL karar harcından peşin ve ıslah ile alınan 59,30+860 TL'den mahsubu ile 2.428,5‬0 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Reddedilen tasarım tescili talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'nin maktu harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30+860 peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam 978,6‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 87,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.087,00 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, %60 1.852,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Davacı tarafından Delil tespiti dosyasında yapılan; 44,40 başvurma harcı, 73,10 TL nispi harç, 6,40 vekalet harcı olmak üzere toplam 123,90 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Davacı tarafından Delil tespiti dosyasında yapılan; 1.000,00 TL bilirkişi ücreti 38,00 TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.038,00 TL'nin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 622,8‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/f-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tasarım tecavüzü tespiti yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ğ-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen tasarım tecavüzü tespiti yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 4/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/i- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat talebi yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 4/ı-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,4/j-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 102‬,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 322,7‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!