Anahtar kelimeler: Ayrılışını Aşye Taşımacılık Etmeleri Turizm Temizlik Bildiren Limited Adana Kurulduğunu

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)I. BAŞVURUBaşvurucu vekili dilekçesinde; Adana 12. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı kararı ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini, kararı istinaf etmeleri üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacının işten ayrılışını bildiren alt işveren olan ... Taşımacılık Temizlik Hizmetleri Turizm Gıda Sanayi Ve ... Limited Şirketi (... Ltd. Şti.) ile asıl işveren olan ... ... AŞ'ye yönelik dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş olmasının yeterli olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak hüküm kurulduğunu, Adana 8. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan işe iade davasında da Adana 12. İş Mahkemesi ile aynı gerekçelerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verdiğini, karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını ve bu defa Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davalarda ihbar olunan şirket olarak yer alan ... Taşımacılık Paketleme Temizlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin (... Ltd. Şti.) de dava şartı arabuluculuk görüşmelerine katılması gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, bu hâlde her iki Daire tarafından aynı konuda iki farklı karar verildiğini belirterek benzer konuda verilen kesin kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARIAdana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 25.09.2024 tarihli ve 2024/4 Esas sayılı kararı ile; talep dilekçeleri ve görüş yazılarının değerlendirilmesi sonucunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 18.07.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu gerekçesiyle uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiştir.III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLARA. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 18.07.2024 Tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ... AŞ tarafından sunulan sözleşmeler ve dosya içeriğine göre davalı ... ... AŞ'nin depoculuk, temizlik, güvenlik, hammaliye işlerini ... Ltd. Şti.ne verdiği, bu Şirketin de ihale ile üstlendiği işlerin bir kısmını davalı ... Ltd. Şti.ne verdiği, taraflar arasında yapılan sözleşmelere göre davalı ... ... AŞ ile davalı ... Ltd. Şti. arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, ayrıca davalı ... ... AŞ ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında da asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan ... Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasındaki alt işverenlik sözleşmesi kapsamında ... Ltd. Şti.nin davacı yönünden asıl işveren konumunda bulunduğu, davacının 09.09.2019-02.06.2022 tarihleri arasında davalı ... ... AŞ'ye ait işyerinde dava dışı ... Ltd. Şti.nden alınan iş kapsamında davalı ... Ltd. Şti. işçisi olarak çalışırken alt işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği, arabuluculuk görüşmesinin davalılar aleyhine başlatıldığı, dava dışı ... Ltd. Şti. yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığı, buna göre dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 Tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... ... AŞ ile Sosyal Güvenlik kayıtlarına göre işveren olan davalı ... Ltd. Şti. yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamaması sebebiyle eldeki işe iade davasının açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davalı ... ... AŞ'nin itirazı üzerine dava dışı ... Ltd. Şti.nin de alt işveren olduğunun kabulü ile ... Ltd. Şti. yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği; ancak davacının son olarak Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davalı ... Ltd. Şti.de çalıştığı, işten ayrılış bildirgesinin de bu Şirket tarafından verildiği, bu nedenle davacının arabuluculuk aşamasında alt işveren olarak ... Ltd. Şti.ni göstermesinde hata bulunmadığı, kararın bu yönüyle doğru olmadığı, davanın esası yönünden ise tanık beyanlarına göre davalı işyerinde prim ödemeleri ile ilgili olarak ayrımcılık yapıldığı, davacının bu duruma tepki olarak bir gün el terminalini kullanmaması sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesinin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle işe iade davasının kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.IV. GEREKÇEA. UyuşmazlıkBaşvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlık; işe iade davası açılmadan önce başvurulması gereken dava şartı arabuluculuğun, davalılar ... ... AŞ ile ... Ltd. Şti.ne karşı yürütülmesinin yeterli olup olmadığı, dava dışı ... Ltd. Şti. yönünden de davalılar ile birlikte dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekip gerekmediği noktasındadır.B. İlgili Hukuk1. Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir.2. 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) üncü bendinde yer alan düzenlemeye göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.3. 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise “(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.”4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun (7036 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.C. Değerlendirme1. 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca “Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır”. Buna göre sözü edilen fıkra ile işe iade davaları öncesindeki arabuluculuk usulü özel olarak düzenlenmiş olup bu özel düzenlemenin sebebi maddenin Hükümet gerekçesinde, “... Uygulamada alt işverenin çalıştırdığı işçi tarafından işe iade talebiyle açılan davalarda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz olduğunun veya muvazaaya dayandığının belirlenmesine bağlı olarak, davalının gerçek işveren olmadığının belirlenmesi halinde taraf sıfatı sorunu ortaya çıkmaktadır. Davanın sıfat yokluğu sebebiyle (husumet nedeniyle) reddi durumunda ise işçinin gerçek işverene karşı dava açması gerektiğinden işçi, işe iade davaları için öngörülen bir aylık dava açma süresini kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum işçiyi mağdur etmekte ve bir aylık süre geçmemişse yeni bir dava açılması zorunluluğu da usul ekonomisine aykırı düşmektedir ... Dolayısıyla asıl işveren-alt işveren ilişkisinin söz konusu olduğu durumlarda, işe iade davalarına özgü olarak, davalı taraf yönünden mecburi dava arkadaşlığının var olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple Tasarıda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranmaktadır. Bu düzenleme ile, hem işçi hem de işveren tarafının haklarının ve çıkarlarının daha iyi bir şekilde korunması amaçlanmaktadır. ...” şeklinde açıklanmıştır. Görüldüğü gibi, kanun koyucu asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı halinde açılacak işe iade davaları yönünden, bu ilişkinin tüm taraflarının hak ve çıkarlarını korumak üzere özel bir yöntem öngörmüştür. 2. Dairemizin Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 13.10.2021 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile; asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde, işe iade talebiyle arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilmesi için asıl işveren ile alt işverene karşı birlikte arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu, sadece asıl işveren yahut sadece alt işverene karşı arabulucuya başvurulduktan sonra anlaşma olmadığı için işe iade davası açılması durumunda, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği açıklanmıştır.3. 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin yedinci fıkrasına göre; bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denilmektedir. Dolayısıyla asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulabilmesi için iki işverenin bulunması, mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işin varlığı ve asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi hâlinde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirme unsurunun gerçekleşmiş olması gerekir.4. Alt işverenin, üstlendiği işin belirli bir bölümünü başkasına devretmesi hâlinde devralan kimseler de yasal şartlar oluştuğu takdirde alt işveren sıfatına sahip olabilirler. Bu durumunda zincirleme asıl işveren alt işveren ilişkisi ve zincirleme sorumluluk söz konusu olur. Her işveren devrettiği iş dolayısı ile çıkan uyuşmazlıklarda işi devrettiği alt işverenlerin işçilerine karşı sorumludur. (... ..., ... Hukukunda Asıl İşveren- Alt İşveren İlişkileri, İstanbul, 1992, s.74)5. Somut uyuşmazlığın giderilmesi isteminde ise; işe iade davası açılmadan önce başvurulması gereken dava şartı arabuluculuğun, davalılar ... ... AŞ ile ... Ltd. Şti.ne karşı yürütülmesinin yeterli olup olmadığı, dava dışı ... Ltd. Şti. yönünden de davalılar ile birlikte arabuluculuğa başvurulması gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur.6. Davacılar, davalılar ... ... AŞ ile ... Ltd. Şti. yönünden dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemelerince, dava dışı ... Ltd. Şti.ne karşı da arabuluculuk başvurusunda bulunulması gerektiği gerekçesiyle arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı kabul edilerek işe iade davalarının usulden reddine karar verilmiştir.7. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince; dava dışı ... Ltd. Şti.nin davacı bakımından asıl işveren konumunda olduğu ve arabuluculuk görüşmelerinde dava dışı bu Şirketin yer almaması nedeniyle dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince ise davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davalı ... Ltd. Şti.nde çalıştığı, davalı ... ... AŞ'nin asıl işveren, davalı ... Ltd. Şti.nin ise alt işveren olduğu, davacının her iki Şirkete birlikte dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, bu hâliyle dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun olduğu kabul edilmiştir.8. Bölge Adliye Mahkemeleri ve İlk Derece Mahkemelerinin karar içeriklerinden; davalı ... ... AŞ'nin depoculuk, temizlik, güvenlik, hammaliye işlerini dava dışı ... Ltd. Şti.ne verdiği, bu Şirketin de ihale ile üstlendiği işlerin bir bölümünü davalı ... ... AŞ'nin bilgisi dâhilinde davalı ... Ltd. Şti.ne verdiği anlaşılmaktadır.9. Şu hâlde kendisine ait depolardaki depoculuk, temizlik, güvenlik, hammaliye işlerini dava dışı ... Ltd. Şti.ne veren asıl işveren davalı ... ... AŞ, ihale ile üstlendiği işlerin bir bölümünü davalı ... Ltd. Şti.ne veren dava dışı alt işveren ... Ltd. Şti. ve işin bir kısmını dava dışı alt işveren ... Ltd. Şti.nden alan ve davacıların Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre işvereni olan davalı alt işveren ... Ltd. Şti.; 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on beşinci fıkrasında belirtilen "işverenler" konumundadırlar. İşe iade davalarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde, tüm işverenlere karşı birlikte arabulucuya başvurulması ve işe iade davasının işverenlerin tamamına karşı açılması yönündeki zorunluluk, açılacak muhtemel işçilik alacağı davasında alacakların tahsili bakımından işçi lehine bir güvence teşkil etmektedir. Bu husus yukarıda yer verilen madde gerekçesinden de anlaşılmakta olup asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde, işe iade talebiyle yapılan arabulucuk başvurusunda kanun koyucunun işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmalarını aramasındaki amacın, tüm tarafların hak ve çıkarlarını korumak olduğu dikkate alındığında; arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılması gereken işverenler somut uyuşmazlık bakımından davalılar ... ... AŞ. ve ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... Ltd. Şti.dir. Dolayısıyla arabuluculuk görüşmelerinde dava dışı ... Ltd. Şti.nin yer almaması nedeniyle dava şartı arabuluculuk görüşmeleri usulüne uygun olarak gerçekleşmemiştir.10. Açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin, dava dışı ... Ltd. Şti.ne karşı arabuluculuğa gidilmesine gerek bulunmadığına ilişkin kararı doğru bulunmamıştır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ise, işe iade davası açılmadan önce sözü edilen Şirketlerin tümüne karşı birlikte dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerektiği yönündeki kabulü isabetli bulunmakla birlikte dava dışı ... Ltd. Şti.nin, işin bir bölümünü başka bir alt işverene vermiş olmasının, bu Şirketin alt işveren sıfatını ortadan kaldırmayacağı, bu durumda alt işverenler ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.nin, ... ... AŞ'den alınan işi birlikte üstlenmiş oldukları dikkate alındığında, sözü edilen Dairece alt işveren olan dava dışı ... Ltd. Şti.nin asıl işveren olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir.11. Yapılan açıklamalara göre başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, işe iade davasında arabuluculuk dava şartının sağlandığının kabul edilebilmesi için arabuluculuk faaliyetinin asıl işveren ... AŞ ile alt işverenler ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.ne karşı birlikte yürütülmesi gerektiği yönünde giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. V. KARAR1.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 18.07.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı arasındaki uyuşmazlığın, işe iade davasında arabuluculuk dava şartının sağlandığının kabul edilebilmesi için arabuluculuk faaliyetinin asıl işveren ... AŞ ile alt işverenler ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.ne karşı birlikte yürütülmesi gerektiği yönünde giderilmesine, 2. Dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.