Anahtar kelimeler: Davatazminat Proforma Kavşakta Önceliği Çağrılarak Kaçtığını Otomotiv Faturada Aracında Fiilden

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2023KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili araç kiralama şirketinin maliki olduğu ... plakalı aracın, 10.06.2023 tarihinde kavşakta seyir hâlindeyken davalıya ait aracın sağ ön kısmından çarpması sonucu maddi hasar gördüğünü, davalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden kaçtığını ve polis çağrılarak kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, kazada davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesindeki geçiş önceliği kurallarını ihlal ettiğini ve %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın ... Otomotiv tarafından düzenlenen proforma faturada yer alan işlemlerle belirlendiğini, bu hususun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini talep ettiklerini, ayrıca araçta oluşan hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayicinde ciddi değer kaybı meydana geldiğini ve bu zarar miktarının da bilirkişi raporuyla tespit edilmesini istediklerini, müvekkili şirketin araç kiralama faaliyeti yürütmesi nedeniyle, aracın onarım süresi boyunca kiraya verilememesinden kaynaklı olarak araç mahrumiyet zararı oluştuğunu, bu zarar için de İTO sicil kaydı ve onarım süresine göre makul günlük kira bedeli esas alınarak bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, zararların tamamının haksız fiil sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu kapsamında 1 numaralı davalıdan ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı sıfatıyla poliçe limiti dâhilinde 2 numaralı davalı ... Sigorta’dan tahsil edilmesi gerektiğini, araçtaki zararların türü ve miktarının yargılama sonucu ortaya çıkacağı gerekçesiyle HMK m.107 uyarınca davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, fazlaya ilişkin taleplerini saklı tuttuklarını, zararlarının yaklaşık ispat ilkesine göre belgelerle ortaya konduğunu, bu sebeple ... plakalı araca İİK m.258 uyarınca ihtiyati haciz şerhi konulmasını, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti bedeli olmak üzere toplamda şimdilik 1.500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı ... ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Turizm’in kurumsal araç kiralama faaliyeti yürüttüğünü, davaya konu ... plakalı aracın kaza tarihinden önce ... isimli kişiye uzun süreli olarak kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin araç üzerinde fiili ve ekonomik hâkimiyetinin bulunmadığını, işleten sıfatının da kiracıya geçtiğini, bu durumda müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kazaya dair kaza tespit tutanağının yalnızca davacının beyanına dayandığını ve somut delillerle desteklenmediğini, tutanakta bahsedilen aracın renginin siyah olarak geçtiğini, oysa müvekkiline ait aracın gri renkte olduğunu, ayrıca araç kiradan döndüğünde kazayla uyumlu herhangi bir hasar bulunmadığını, şirket politikası gereği böyle bir hasar olsa teslim formuna işleneceğini, bu sebeplerle davacının iddialarının soyut, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait aracın kazaya karıştığına ilişkin kesin bir delil bulunmadığını, bu nedenle davanın hem usul hem de esas yönünden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığı için tehlike sorumluluğunun da doğmadığını, kusur atfedilecek bir eylemi bulunmadığını, araç kiralama sözleşmesi ve teslim formunun dosyaya sunulduğunu, kaza nedeniyle talep edilen zararların poliçe kapsamında ... ... A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini, davacı tarafın aracına ait geçmiş hasar sorgulamasının yapılması gerektiğini, değer kaybı ve araç mahrumiyeti taleplerinin hesaplanabilmesi için objektif verilerin mevcut olmadığını, onarım süresince aracın ikame edilip edilmediğinin ve fatura ibraz edilip edilmediğinin belirsiz olduğunu, talep edilen ihtiyati haciz ve faiz istemlerinin de yerinde olmadığını, dava şartları oluşmadan haksız şekilde dava açıldığını, dava konusu araçla ilgili kusur oranlarının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden alınacak bilirkişi raporuyla netleştirilmesi gerektiğini belirterek, müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğu ve yetkisizlik nedeniyle usulden, aksi takdirde esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin yalnızca sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, davacının dayanağının soyut iddialardan ibaret olduğunu, kazaya karışan aracın gerçekten müvekkili nezdinde sigortalı olan araç olup olmadığının ve kazaya karışıp karışmadığının tespit edilmediğini, polis tutanağında da kusur tespitinin yapılmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkiline kazaya ilişkin süresi içinde başvuru yapılmadığını, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru eksikliği nedeniyle hasar tespitinin ve değer kaybı hesaplamasının yapılamadığını, eksper raporlarının sunulmadığını, aracın daha önce başka kazalara karışıp karışmadığına ve hangi parçalarının hasar gördüğüne dair bilgi verilmediğini, bu nedenlerle hem zararın belirlenemediğini hem de değer kaybı talebinin hukuken dayanıksız olduğunu, ayrıca araç satılmadığı için zarar unsuru da oluşmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve davasının açıkça belirlenebilir zararlara dayandığını, araçta kullanılan parçaların orijinalliği konusunda müvekkilinden izin alınmadığını, bu nedenle ortaya çıkan kıymet artışı farkının müvekkiline yükletilemeyeceğini, araç mahrumiyet bedelinin de sigorta teminatı dışında olduğunu, KDV yönünden ise müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, zira araç onarımı sonrası fatura ibraz edilmediği gibi gerçek KDV tutarı da kanıtlanmadığını, bu nedenle talebin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, faiz talebine ilişkin olarak haksız fiil hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu kapsamda yalnızca yasal faiz talep edilebileceğini, açıklanan tüm nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Dava; █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacının ... plakalı aracında meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet kaybının kazaya sebebiyet verdiği/kusurlu olduğu iddia edilen davalı ve davalının sigorta şirketine karşı açılan tazminat davasıdır.DAVACI TANIĞI ...DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "Dava konusu kazada ... plaka sayılı aracın sürücüsü bendim. Cumhurbaşkanlığı önünde sağ şeritte sağa doğru bağlantı yolundan çevre yoluna dönmek üzereyken sağ şeridin tamamında bulunuyorken, sağımdan rengini tam olarak hatırlamadığım Skoda marka suv araç sağımdan hızlıca geçerek sol arka tekeriyle aracıma sürttü ve durmaksızın yoluna devam etti. Aracımın aldığı hasar ve çıkan gürültü nedeniyle bana çarptığını farketmemesi mümkün değildir. Tahminimce hızı 100-120 km civarındaydı. Sağa sinyal verip vermediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak belirttiğim şekilde ben sağ şeritte ilerliyordum. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporda; 10.06.2023 tarihinde dava konusu maddi hasarlı kazada yeterli delil olmadığı için kazanın oluşumunda kusur tespitinin yapılamadığı, kaza tarihi 10.06.2023’de ... plaka sayılı aracın rayiç bedelinin 1.111.179,00 TL olduğu, kaza tarihi 10.06.2023’de ... plaka sayılı aracın hasar tazminatının yedek parça, işçilik ve KDV dahil 42.107,38 TL olduğu, kaza tarihi 10.06.2023’de ... plaka sayılı aracın geçmiş hasarının olmamasından ötürü aracın yapılan onarımlardan ötürü 25.557,12 TL değer kaybına uğrayacağı, kaza tarihi 10.06.2023’de aldığı hasar dikkate alındığında ... plaka sayılı aracın onarımının 5 iş günü sürebileceği ve bu sıradaki araç mahrumiyetinin 4.000,00 TL olduğu,Sigorta Mevzuatı Yönünden: davaya konu olayda davalılardan 2 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.’nin; 1 nolu davalı ... Turizm Taşımacılık Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kaza tarihi itibariyle maliki olduğu ... plakalı aracı ... poliçe numarasıyla █████/2022 – █████/2023 vade tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre █████/2023 tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle Zorunlu Trafik Sigortası Araç Başına Maddi Zarar Teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, işbu bilirkişi heyet raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden, somut olayda kusur tespit yapılamadığı, sigortacılık tekniği açısından dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; işbu bilirkişi heyet raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin kusur tespiti yapılamadığı için sigorta mevzuatı yönünden de değerlendirme yapılamadığı görüş ve kanaatlerine varılmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları, aldırılan bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davaya konu olayda davalılardan 2 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.; 1 nolu davalı ... Turizm Taşımacılık Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kaza tarihi itibariyle maliki olduğu ... plakalı aracı ... poliçe numarasıyla █████/2022-█████/2023 vade tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre █████/2023 tarihinde meydana gelen davaya konu kaza ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, aldırılan bilirkişi raporunda bahsi geçen kazanın oluş şekli, olayın nerede oluştuğu, hangi şartlar altında olduğu, tek taraflı ya da karşılıklı olup olmadığının ispata muhtaç olduğu, dosyada yer alan bilgiler ışığında kazanın oluşumunda taraflar ve kusur oranları tayin etmek mümkün olmadığı, kaza tespit tutanağında her ne kadar çarpan aracın plaka beyanı belirtdildi ise de kaza saatinin akşam saati olması ve ... plakalı aracın hızlı olduğunun beyan edilmesine rağmen yan şeritten geçen aracın mevcudiyetinin ve plakasının kesin olarak tespitinin herhangi bir kamera kaydı veya görgü tanığı beyanı olmaksızın mümkün olmadığı kanatine varıldığı, davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin kusur tespiti yapılamadığı için sigorta mevzuatı yönünden de değerlendirme yapılamadığı tespiti yapıldığı,Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; taraflar, mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine, diğeri aleyhine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. Bu kapsamda HMK’nın 281. maddesi hükmü değerlendirildiğinde; bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile bilirkişi raporuna itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğacaktır. Başka bir anlatımla; bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır ve ikinci bilirkişi raporu veya ek rapor, birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753).Yargıtayın yerleşik içtihatlarında; HMK’nın 281. maddesi ve 282. maddesi ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu durumda; hakimin HMK’nın 282. maddesi uyarınca, raporu diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendireceği, ancak bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi halinde ikinci bilirkişi raporu veya ek rapor, birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından HMK’nın 281. maddesi gereği ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğu kabul edilmektedir.Somut olay değerlendirildiğinde, dinlenen tanık beyanı, mahkememizce bilirkişi heyetinden aldırılan rapor da kazanın oluşumuna ilişkin ispatın sağlanamadığı dolayısıyla kusur tespiti yapılamadığı tespit edildiği, rapor taraf vekillerine usulune uygun tebliğ edilmiş, davacılar vekilinin alınan bilirkişi heyeti raporuna itiraz etmediği herhangi bir beyanda bulunmadığı,alınan raporun davacı aleyhine davalılar lehine olduğunun açık olduğu, trafik kazasında kazanın oluşumuna ilişkin ve tarafların kusur oranlarının tespiti için ispat yükünün davacı tarafta olduğu , davacı vekilince raporundaki tespit ve hesaplamalara süresi içinde itiraz edilmemesi halinde itiraz etmeyen aleyhine karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğacağı, anlaşılmış olmakla mahkememizce aldırılan dosya kapsamına uygun bilirkişi heyeti raporu da dikkate alındığında davaya konu kazada davalılar aleyhine tespit edilen bir kusurun bulunmadığı ve davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğması da göz önüne alındığında davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.HÜKÜM: 1-)Davanın REDDİNE,2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-)Davalılar duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı ... Turizm ... A.Ş. vekilinin yüzünde, diğer davalı/vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ...(E-imzalı)Hakim ...(E-imzalı)