Anahtar kelimeler: Jeneratör Jeneratörlerden Sundukları Erzurum Kargo Satım Ekinde Henüz Biri Malların

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2021 (Karar)NUMARASI : ███████ Esas, 2021/6 KararDAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dilekçe ekinde sundukları faturalardan anlaşılacağı üzere davalıdan 2 adet her biri 15.500,00 TL değerinde jeneratör aldığını, satım konusu malların müvekkile kargo ile teslim edildiğini, jeneratörlerden birinin henüz hiç kullanılmadan davalı kuruma iade edildiğini, █████/2017 tarihli davalıya nakliyatı gösterir faturayı ek şeklinde sunduklarını, davalının iadeyi kabul etmediğini, fakat bugüne kadar müvekkilin bedelin iadesine yönelik talebine ve davalı firmanın da ödeyeceklerine dair beyanlarına rağmen bedelin iadesinin müvekkile yapılmadığını, satım konusu diğer jeneratör içinse davalı firmanın servis ile kurulumunu sağlayacaklarını söylemişseler de müvekkilin defalarca kendilerini aramalarına, hatta müvekkilin davalı kurumun bulunduğu İstanbul'a giderek bizzat satın aldıkları jeneratörün bağlanıp çalışmasını sağlamalarını istemesine rağmen çalışabilmesi için gerekli kurulumun yapılmadığını, bugüne kadar müvekkilinin oyalandığını, davalı firma yüzünden mağdur olan müvekkilinin kullanmak üzere aldığı jeneratörü bu kez Erzurum'da bulanan bir firmaya kurdurmak zorunda kaldığını ve kurulum sonrası jeneratörün arızalı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin elinde bulanan malın arızalı çıktığını ve kendisinden beklenen faydayı göstermediğini, yine müvekkilinin bedel iadesi talebine karşılık kendisine yalnızca 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu aşamaya kadar kurulumu vaad eden ve yapmayan davalı firma nedeniyle müvekkilden kaynaklanmayan ayıbın inceleme sonucunda tespitinin de gecikmiş olduğunu, bu gecikme de anlatıldığı üzere davalı firmadan kaynaklandığını, müvekkilinin kurulumun ardından bildirim yükümlülüğü sonucunda arızayı davalı firmaya 30 günlük süresi içinde derhal bildirdiğini, davalı kurumun peşin aldığı satım bedeline rağmen satım sözleşmesi gereklerini ve kanun hükümlerini yok sayarak yerine getirmediğini, hem bedel iadesinin yapılmaması nedeniyle hem de ayıplı çıkan mal sonucunda TBK hükümleri uyarınca davalı firmanın sorumlu olduğunu, bu sorumluluk içinde davalı taraftan satım konusu malların değeri ve belgelenen kargı masrafı ile toplam 26.850,00 TL'nin davalıdan alınarak yasal faizi ile taraflara iadesini, ayıplı çıkan ve bedel iadesi yapılmayan malların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tüzel kişi tacir olduğu gibi davacı tarafın da gerçek kişi tacir olduğunu bu nedenle davaya bakmakla görevli olan Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ve yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, görev ve yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkili davacı tarafa jeneratörlerin satışını dava dışı.... Jeneratör isimli şahıs firması ile olan komisyonculuk sözleşmesine istinaden yapıldığını, davacı taraf ile davalı müvekkilinin doğrudan ticari ilişki ve irtibatı olmadığını, satış işlemleri dava dışı...aracılığı ile yürütüldüğünü, davalı müvekkilinin kendi üretimini yaptığını malların satılması neticesinde ve komisyon sözleşmesi uyarınca davacı tarafa fatura tanzim ettiğini ve iş bu faturaya konu ödemeleri aldığını, davacı tarafça iade edildiği iddia edilen jeneratörün müvekkiline iade edilmediğini ve davalı müvekkiline ayıplı olduğu iddia edilen Jeneratör ile ilgili herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, bu nedenlerle öncelikle usuli itirazının değerlendirilerek görevsizlik, yetkisizlik ve husumet itirazlarının nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilerek yapılacak yargılamada haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince, "Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde; davacı davalı firmadan iki adet jeneratör aldığını buna ilişkin faturaları sunarak belirtmiştir. Ancak davacı tarafından sunulan faturalardan birinin davalı adına değil dava dışı... İnş. Ltd. Şti. adına düzenlendiği anlaşıldığından ve davacının davalıdan iki adet jeneratör aldığı hususunda başkaca bir delil de bulunmadığından aşağıda yapılan açıklamalar yalnızca ... numaralı faturaya ilişkin olacaktır. Davacı davalıdan 15.500,00 TL karşılığında jeneratör aldığını malın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ve ödediği bedelin iadesini talep etmektedir. Davalı ise davacının iddia ettiği gibi iki adet değil bir adet jeneratör sattığını, davacının kanunda belirtilen sürelere ve usullere uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığını bu nedenle malı satılan hali ile kabul etmiş sayılacağını beyan etmiştir. Somut olayda söz konusu jeneratöre ilişkin düzenlenen ...numaralı faturanınn tarihi 23.02.2017 tarihidir. Mahkememizce öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık davacının iddia ettiği ayıbın süresinde ve usulüne uygun olarak davalıya bildirilip bildirilmediği hususudur. TBK'nin 223.maddesi "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.TTK'nin 18/3. maddesi "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklindedir.TTK'nin 23/1-c maddesi "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.Davacının iddia ettiği ayıp ihbarını TTK'nin 18/3.maddesinde belirtilen usullerle ve TTK'nin 23/1-c maddesinde belirtilen sürelerde yaptığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacının "..." haberleşme uygulaması üzerinden davalıya ayıp ihbarında bulunduğu iddiası olduğundan 03.12.2020 tarihli bilirkişi raporu düzenlettirilmiştir. Ancak bu raporda mesajlaşma görüşmelerinin 30.07.2018 - 09.12.2019 tarihleri arasındaki konuşmalara ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Yani söz konusu satış işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren TTK'nin 23/1-c maddesinde belirtilen sürelerde davacının ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin bir delil bulunmadığından, TBK'nin 223.maddesi gereğince davacının söz konusu malı kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Yine davacı tarafından sunulan 06.05.2017 tarihli nakliye faturasından da nakliye edilen malın ne olduğu ve kime gönderildiği belli değildir. Yukarıda da belirtildiği üzere davacının sunduğu faturalardan... İnş. Taah. Ltd. Şti. adına düzenlenen faturanında davalı ile ilişkisi bulunmadığından " gerekçesiyle " davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından oyalandığını, kullanmak üzere aldığı jeneratörü Erzurum da bulunan bir firmaya kurdurmak zorunda kaldığını, kurulum sonrası jeneratörün arızalı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin bedel iadesi talebine karşılık kendisine yalnızca 5.000,00-TL ödeme yapıldığını, kurulum vadeden ve yapmayan davalı firma nedeniyle müvekkilinden kaynaklanmayan ayıbın tespitinin de geciktiğini, bu gecikmenin davalı firmadan kaynaklandığını, kurulumunun ardından bildirim yükümlülüğünün 30 günlük süre içerisinde derhal davalıya bildirildiğini, jeneratörlerden birinin hiç kullanılmadan iade edildiğini, ancak bedel iadesi yapılmadığını, incelemeye konu uyuşmazlığın davalı firma ile müvekkili arasında olduğunu, davalının jeneratörün kurulumunu sağlayacağını beyan ve taahhüt etmesine rağmen her hangi bir işlem yapılmadığını, 6502 Sayılı Kanun uyarınca malın satım sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim edilmesi gerektiğini, satıcı tarafından yapılan açıklamalara aykırı mal teslim edilmesi durumunda bir ayıbın varlığının kabul edilmesi gerektiğini, ispat yükünün satıcıda olduğunu, satıcının malın teslim anında ayıpsız olduğunu ispat etmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan emtia nedeniyle sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. Islah dilekçesi ile de dava dilekçesinde dava konusu yapılmayan kurulum ve nakliye ücretinin tahsili talep edilmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan her biri 15.500,00-TL değerinde 2 jeneratör satın aldığını, jeneratörlerden birinin hiç kullanılmadan iade edildiğini, diğer jeneratörünün kurulumununda davalıdan talep edilmesine rağmen davalının kurulum sağlamadığını, yerel bir firmaya kurulumun yaptırıldığını, kurulum sonrası jeneratörün arızalı olduğunun tespit edildiğini iddia ederek sözleşmeden dönülerek jeneratör bedellerinin iadesini talep etmiş, davacı vekili █████/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava dilekçesindeki taleplerine ek olarak kurulum, pano ve nakliye ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya sadece 1 adet jeneratör satışı yapıldığını, dava konusu edilen diğer jeneratörün ise dava dışı ...İnş. Taah. Yapı. Maz. Köm. Nak. Turz. Tic. ve San. Ltd. Şti. 'ye yapıldığını, dava dışı şirkete tanzim edilen fatura yönünden davacının takip yetkisinin bulunmadığını, davacı tarafça müvekkiline iddia edildiği gibi jeneratör iadesi yapılmadığını, ayıp ihbarında bulunulmadığını, müvekkili tarafından kurulum yapılacağına dair her hangi bir taahhütte bulunulmadığını, beyan ederek davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava dilekçesine ekli faturalardan anlaşıldığı üzere jeneratörlerden birinin dava dışı şirkete satışının yapıldığı, bu sebeple █████/2017 tarihli ve ... seri numaralı fatura nedeniyle davacının talep hakkının bulunmadığı, davacının elinde bulunan jeneratör nedeniyle yapılan incelemede alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda jeneratöre ait transfer panosunun bulunmadığını, montajının yapılmadığı, bu nedenle davacı firma tarafından kullanılabilir durumda olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, █████/2020 tarihli rapora göre transfer panosunun jeneratörün bütünleyici parçası olup, jeneratör satışı yapan bir çok firmanın transfer panosunun jeneratörden ayrı ve bağımsız opsiyonel olarak satışının yaptığının bildirildiği, dosya da davacı ve davalı taraf arasında düzenlenmiş yazılı bir satış sözleşmesi bulunmadığı, montajın davalı tarafından yapılacağı ve transfer panosunun davalı tarafından sağlanacağı yönünde bir bilgi bulunmadığı, davacının jeneratörü █████/2017 tarihinde aldığı, eldeki davanın █████/2018 tarihinde açıldığı dava öncesi tacir olan davacının davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair her hangi bir delil bulunmadığı, montajın davalının sorumluluğunda olduğu değerlendirilse dahi montajın yapılmamasının açık ayıp olacağı, bu durumda davacının ihbar süresine riayet etmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince benzer gerekçeyle davanın reddine karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.