"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ A. BozmaAkhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli beraat kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen 03.04.2019 tarihli mahkûmiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2020 tarihli ve 7-██████████ sayılı yazısı ile, 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 ve 62. maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. ve 5. maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeni ile dava dosyası İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesine iade edilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 10 ay erteli hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine, kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriKatılan vekilinin temyiz istemi; erteleme kararının hukuka aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hapis cezasının ertelenmesi için kanuni koşulların mevcut olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.KISMİ KARŞI DÜŞÜNCESanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27.05.2025
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!