Anahtar kelimeler: Httpsenallprojects Completed Projects Residence Uzantılı Davatazminat İnşa İzlenimi Projelendirilmiş Yanıltıcı

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:███████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 205 ve ... ... isimli taşınmazların müvekkili şirket tarafından projelendirilmiş ve inşa edilmiş olduğunu, Müvekkili şirket ... tarafından projelendirilmiş ve inşa edilmiş ... 205 ve ... ... Residence projelerinin, ... İnşaat ve Turizm A.Ş. tarafından inşa edildiği izlenimi uyandıracak şekilde yanıltıcı, haksız ve hukuka aykırı olarak anılan şirkete ait “...” uzantılı “https://.../en/.../all-projects/” internet adresi üzerinden “Completed Projects” (Tamamlanmış Projeler) kısmında yayınlamış olduğunun görüldüğünü, ilgili projelerin müvekkil şirket tarafından herhangi bir ortaklık olmaksızın tek yetkili şirket olarak inşa edildiğini, buna rağmen anılan şirkete ait ve müvekkili şirket ile herhangi/hiçbir bağı bulunmayan yukarıda bilgileri paylaşılan internet sitesinde, ilgili projelerin görüntü ve bilgileri sanki müvekkili şirket ile arasında bir ortaklık varmışçasına kullanılmış olup; müvekkilinin bu yönde anılan şirkete vermiş olduğu herhangi bir muvafakat da bulunmadığını, kamuoyunu yanıltıcı bir şekilde işbu projelerin anılan internet sitesinde yayınlanması müvekkili nezdinde haksız rekabet oluşturduğu gibi; kamuoyunu yanıltıcı şekilde adı geçen şirketin ilgili projelere ilişkin satış yetkisi olduğu şeklinde yoruma da müsait olduğunu, söz konusu hususların, ... İnşaat ve Turizm A.Ş.'ne, .... Noterliği'nin 04.10.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edilmiş ve müvekkil şirket tarafından inşa edilmiş ve mülkiyeti müvekkil şirkete ait ... 205 ve ... ... projelerinin, bilgileri yukarıda yazılı internet sitesinde yer alan her türlü görüntü ve bilgilerine dair içeriklerin ihtarnamenin tebliğden itibaren 2 gün içerisinde kaldırılmasının istenilmiş olduğunu, söz konusu ihtarname yayın sahibi şirkete 13.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve fakat herhangi bir netice alınamamış olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...K ve 14.11.2023 tarihli kararı ile "İhtiyati tedbir talebinin takdiren 50.000,00 TL nakdi teminat veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması halinde kabulü ile;
a-https://.../en/.../projects/.../
b-https://.../en/.../projects/...-205/URL adreslerine erişimin tedbiren engellenmesine ve belirtilen URL adreslerindeki içeriğin tedbiren yayından kaldırılmasına" karar verilmiş olduğunu, 15.11.2023 tarihinde 50.000,00 TL nakdi teminat yatırılarak kararın infazı için talepte bulunulmuş ve anılan internet sitelerindeki içeriğin tedbiren yayından kaldırıldığını, bu kapsamında davalının eylemlerinin haksız rekabet yarattığını, davalının herhangi/hiçbir ilgisi ve/veya ilişkisi olmayan devasa nitelikteki projeleri kendi internet sitesinde yayınlayarak kamuoyu ve ticari ilişkiler anlamında haksız bir algı yaratmak suretiyle haksız menfaat elde etmiş olduğunu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebepler ile; müvekkili şirket ... tarafından projelendirilmiş ve inşa edilmiş ... 205 ve ... ... projelerinin, davalı ... İnşaat ve Turizm A.Ş. (VKNO: ...) tarafından inşa edildiği izlenimi uyandıran yanıltıcı ve haksız rekabet oluşturan eylemleri sebebiyle haksız rekabet hükümlerine aykırı davranışlarının tespitine, haksız rekabetin men'ine,
https://.../en/.../projects/.../ ve
https://.../en/.../projects/...-205/ adresli internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsiline, TTK'nın 56/e bendi gereğince haksız rekabet sonucunda davalıların elde etmesi mümkün olan menfaatin karşılığı olarak davalıların tazminata mahkum edilerek 200.000.000 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsiline ve hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere trajı en yüksek gazetede ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin tek pay sahibi ve yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, ... ...'nun babası ...’nun, merhum ...'nun abisi olduğunu, ..., İstanbul'da faaliyet gösteren en tanınmış müteahhitlerden biri olarak başta lokomotif şirketi ... A.Ş. olmak üzere ... grup bünyesindeki şirketleriyle pek çok projeye imza atmış olup “gayrimenkul devi” olarak tanınmış olduğunu, ...’nun 2020 yılında vefat ettiğini, müvekkili şirketin sahibi olan ...’nun öz amcası olan merhum ..., başta ... A.Ş. olmak üzere ... grubuna mensup şirketler vasıtasıyla pek çok yatırım ve projeye imza attığını, ...'nun 2020 yılında henüz 62 yaşındaki beklenmedik vefatından sonra da aile ismini ve tarihçesini- ...'nun çocuklarının muvafakatini da almak suretiyle – müvekkili şirket ve ...’nun yaşatmaya çalıştığını, davacı şirketin dava dilekçesinde, Sayın Mahkeme’yi yanıltıcı şekilde davacı şirketin müvekkili şirketle ya da daha doğrusu ... ailesiyle, hiçbir ilgisi yokmuş gibi bir izlenim yaratmaya çalıştığını, oysa davacı şirketin esasen ... tarafından kurulduğunu, vefatına dek de yönetim kurulu başkanlığının ... tarafından yürütüldüğünü, Ekte sunulan 12 Nisan 2010 ve 07 Ekim 2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından görüleceği üzere davacı şirket (eski unvanıyla ...ve Proje Geliştirme San. ve Tic. Ltd. Şti.) Nisan 2010’da ... A.Ş.’nin adresinde kurulmuş olup (Ek-2 o tarihte ... A.Ş.’nin adresine ilişkin ilan) kuruluşu takiben yaklaşık 6 ay sonra, Eylül 2010’da şirketin %75 hissesi (%50 ... + %25 ... olmak üzere) ...’na ve %25’i ise ...’e geçmiştir ve bu hissedarlık yapısı devam ettiğini, ...’nun vefatının ardından da ..., davacı şirketin hissedarı olmaya devam ettiğini, davacı şirketin %75 hissedarı olan ... ve ... isminin, aynı zamanda müvekkili şirketin kamuoyunda görünen yüzü olduğunu, nitekim kamuoyu işbu davaya konu edilen projeleri – özellikle ...’ı – çoğunlukla ...A.Ş. ile değil ... ve ... ile özdeşleştirmiş olduğunu, ...’nun şikâyete konu edilen websitesinde yalnızca aile mirasını yaşatmakta, ...’nun vefat etmiş olması ve aile şirketlerinin de içinde bulundukları durum nedeniyle bu büyük birikimi unutturmamaya çalışmakta olduğunu, Websitesinde hiçbir zaman şikâyete konu edilen iki projeyi müvekkili şirketin yaptığı veya sattığı / satmaya yetkili olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığını, Esasen websitesine bakıldığında “Hakkımızda” sayfasında bulunan tarihçe kısmında ... aile tarihçesi ve aile şirketlerinden bahsedildiğinin görüleceğini, bu kapsamda aile şirketleri tarafından yapılan projelerin de arşiv ve mirası yaşatma amaçlarıyla websitesine bilgilendirici ifadelerle konulduğunu, Hiçbir şekilde iddia edildiği üzere dürüstlük kurallarına aykırılık, kamuoyunu yanıltma veyahut haksız rekabet söz konusu olmadığını, Sayın Mahkeme’nin
https://.../tr/...-205-levent/ ve
https://.../tr/...-tr/ adreslerinden de bunu görebileceğini, bunlara ilaveten 2010 yılında başlayan ... 205 projesinin aradan geçen zaman içerisinde kamuoyu nezdinde ... A.Ş. ve ... ismiyle özdeşleşmiş olduğunu, Ekte sunulan Türk Marka ve Patent Kurumu 2017 101400 tescil numarasına ilişkin kayıttan görülebileceği üzere davacı şirketçe davaya konu edilen ... ... projesine ilişkin “... ...” markasının ... Holding A.Ş. adına tescilli olduğunu, diğer yandan, müvekkili şirketin kamuoyunda tanınmış, İstanbul’un göbeğinde Levent’teki bir projeyi kendisine mal etmeye çalıştığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ayrıca son yıllarda proje sıkıntılı bir sürece girmiş olup gerek arsa sahibi gerekse bankalarla yaşanan sorunlar ve borçlar nedeniyle icradan satışı söz konusu olduğunu, bu konuyla ilgili olarak davacı şirket defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasını ve ayrıca bu hususun davacı şirketten sorulmasını talep ettiklerini, bu durumdaki bir projeden müvekkili şirketin bir menfaat beklentisi içinde olmasının imkânsız olduğunu, haksız rekabet iddiasına konu edilen diğer proje olan ... ... projesine bakıldığında ise bizzat davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan yapı kullanma izin belgesine bakıldığında projeye 2015 yılında yapı kullanma izin belgesi verildiğinin görülmekte olduğunu, yani bu proje çoktan bitmiş, satışları yapılmış ve oturuma başlanmış olduğunui hatta hâlihazırda ikinci el satışları yapılmakta olduğunu, çoktan tamamlanmış, tamamlanma sürecinde çeşitli finansal ve hukuki sorunlar yaşandığı kamuoyuna yansımış, İstanbul’un görece uzak bir noktasında inşa edilmiş, proje bünyesindeki gayrimenkullerin ekonomik değeri de fazlaca yüksek olmayan bir projeden menfaat beklemenin de mümkün ve mantıklı olmadığının ortada olduğunu, davacı şirketin bu iki proje dışında bir faaliyeti bulunmamakta olduğunu, ... projesi çoktan tamamlanmış olup geriye sadece ... 205 projesi kaldığını, bu proje de inşaatı bakımından aslında tamamlanmış olduğunu, Yani, davacı şirketin esasında gayri faal bir şirket olduğunu, Bu iki proje dışında bir projesi bulunmadığını, ekte sunulan 31 Ekim 2022 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanına göre davacı şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. 27.09.2022 tarihli kararıyla geçici konkordato mühleti verildiğini, maddi tazminat talebinin yanısıra 200.000.000-TL gibi belki de ülkemizde bir ilk teşkil edecek seviyede fahiş bir manevi tazminat talebinde bulunulması davacı tarafın kötü niyetinin bir göstergesi olduğu gibi iddialarının ne denli inandırıcı olduğunu da aslında göstermekte olduğunu, ayrıca her halükârda somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren durumlar bulunmadığından Sayın Mahkeme tarafından 07.02.2024 tarihinde verilen “ihtiyati tedbir kararının aynen devamına” şeklindeki ara karara itiraz ettiklerini, söz konusu ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini, Söz konusu ihtiyati tedbirden ve devam kararından müvekkili şirket usulsüz tebligatlar nedeniyle ancak haberdar olmuş olup itiraz hakkını daha evvel kullanamamış olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, eksik harç ödenmiş olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, manevi tazminat talebinin reddine ve dava dilekçesinde manevi tazminat talebine konu edilen tutar üzerinden davacı tarafça vekâlet ücreti ödenmesine, her halükârda davanın esastan reddiyle davacı şirketin tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; ; ... tarafından projelendirilmiş ve inşa edilmiş ... 205 ve ... ... projelerinin, davalı ... A.Ş. tarafından inşa edildiği izlenimi uyandıran yanıltıcı ve haksız rekabet oluşturan eylemleri sebebiyle haksız rekabet hükümlerine aykırı davranışlarının men'ine,
https://.../en/.../projects/.../ ve
https://.../en/.../projects/...-205/ adresli internet sitelerinin kapatılmasına, maddi manevi tazmini talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; Bahsi geçen internet adresinin çıktısı, ihtarname, taşınmazların müvekkil şirket tarafından inşa edildiğine dair belge, yapı ruhsatları ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
https://.../arastirma-yap?form=... web sitesi üzerinden yapılan incelemede markasının dava dışı ... Holding Anonim Şirketi adına 09.11.2017 tarihinden itibaren 36. Sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” ile 37.sınıfta yer alan “İnşaat hizmetleri”nde tescil edilmiş olduğu, davacı şirket tarafından sunulan, ... 205’e ve ... bloklarına ilişkin yapı kullanma izin belgelerinde; yapı sahibinin ..., ... olduğu ve Yapı Müteaahidinin ..., ... olduğunun belirtildiği, davalı şirket ile doğrudan ..., ... arasında herhangibir ticari faaliyet ve/veya organic bağın mevcut olmadığı, davalı tarafa ait www..../tr alan adlı web sitesi içeriğinde yer alan https://.../tr/tum-projeler/ adresinde yapılan incelemelerde; tüm Projeler başlığı altında ... ... ve ...-205 projelerine yer verildiği, her ne kadar davalı şirket tarafından bahse konu projelere ilişkin görsellerin kullanımların açıklama bölümünde “... aile bireylerinin çoğunluk ortağı olan gayrımenkul şirketi ile diğer ortağı ... olan ...A.Ş. tarafından tasarlanıp inşa edildiğine” ilişkin bilgilendirme yapıldığı görülmekte ise de; sözkonusu bilgilendirmenin ancak çok hassas inceleme ve dikkatle okunduğunda algılanabileceği, sözkonusu projelerin davalı şirkete ait olduğu belirtilen diğer projelerle aynı sayfada yayınlanmasının aldatıcı olabileceği, sözkonusu web sitesinin aynı zamanda yabancı yatırımcılara da hitap ettiği de gözönüne alındığında davalının şekildeki kullanımlarının TTK nun 55/1-a (4) “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” ile TTK nun 55/1-c (2) maddesinde Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; “Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak” eylemleri kapsamında davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği, mali inceleme neticesinde taraflar arasında her hangi bir borç/alacak doğurur nitelikte ticari ilişkinin bulunmadığı, davacının, İlgili iki Proje kapsamında, davalı tarafından maddi zarara uğratıldığı ve uğranılan maddi zarara ilişkin de her hangi bir somut belge dosyaya sunulmadığından tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasını gerektir bir maddi unsur bulunmadığından bu yönde inceleme yapılamadığı, davacının manevi zarar tazmini yönündeki talebinin Mahkemenizce değerlendirilerek takdir edileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Davalı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinin ekindeki evrak incelendiğinde █████/2020 tarihinde ..., konu marka kullanım izni, Türk Patent ve Marka Kurumundan 2017 101400 tescil numarası ile şirketi adına tescilli olan ... ... markasının şahsımızın ortağı olduğu şirketlerin web sitelerinde ve diğer tanıtım materyellerinde kullanılmasına bu belge ile muvafakat ederiz. ... Holding A.Ş. Vedat ... (yönetim kurulu başkanı) imzalı şekilde evrak olduğu anlaşılmıştır.
...'nin İTO evrakları ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarında █████/2022 tarihinde şirketin kurucu tek ortağı ..., █████/2022 tarihli ticaret sicil kaydında ..., █████/2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde ...'nun tek ortak olduğu anlaşılmıştır. (Davalı vekili tarafından sunulan █████/2020 tarihli Marka Kullanım İzni belgesinde ...'na muvafakat ettiğini bildirmiş ise de; davalı ...'nin muvafakat ettiği tarihte █████/2022 tarihinde tescil edildiği ve tek ortağının ... olduğu anlaşılmıştır.)
Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmesi şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı haller TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir.
Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Gereksiz yere incitici beyan ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarını ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte, gerçek dahi olsa açıklamalar gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen, açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama gereksiz yere incitici olmaktadır. (Yargıtay HGK'nın █████████ esas, ████████ karar sayılı, 11.3.2021 tarihli emsal ilamı).
Somut olayda; davalının
-https://.../en/.../projects/.../ ve
-https:/.../en/.../projects/...-205/ URL adreslerindeki ” yayınladığı hususunda ihtilaf yoktur.
Davacı bu başlıklı yayınların haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, söz konusu markanın ... Holding A.Ş. Adına tescil olduğunu, söz konusu projelerin yapı kullanma belgesinde projeye 2015 yılında yapı kullanma izni verildiğini, davacı şirketin bu iki porje dışında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; https://.../arastirma-yap?form=... web sitesi üzerinden yapılan incelemede markasının dava dışı ... Holding Anonim Şirketi adına 09.11.2017 tarihinden itibaren 36. Sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” ile 37.sınıfta yer alan “İnşaat hizmetleri”nde tescil edilmiş olduğu,
Davacı şirket tarafından sunulan, ... 205’e ve ... bloklarına ilişkin yapı kullanma izin belgelerinde; yapı sahibinin ..., ... olduğu ve Yapı Müteaahidinin ..., ... olduğunun belirtildiği,
Davalı şirket ile doğrudan ..., ... arasında herhangibir ticari faaliyet ve/veya organic bağın mevcut olmadığı,
Davalı tarafa ait www..../tr alan adlı web sitesi içeriğinde yer alan https://.../tr/tum-projeler/ adresinde yapılan incelemelerde; tüm Projeler başlığı altında ... ... ve ...-205 projelerine yer verildiği,
Davalı şirket tarafından bahse konu projelere ilişkin görsellerin kullanımların açıklama bölümünde “... aile bireylerinin çoğunluk ortağı olan gayrımenkul şirketi ile diğer ortağı ... olan ...A.Ş. tarafından tasarlanıp inşa edildiğine” ilişkin bilgilendirme yapıldığı görülmekte ise de; sözkonusu bilgilendirmenin ancak çok hassas inceleme ve dikkatle okunduğunda algılanabileceği, sözkonusu projelerin davalı şirkete ait olduğu belirtilen diğer projelerle aynı sayfada yayınlanmasının aldatıcı olabileceği, sözkonusu web sitesinin aynı zamanda yabancı yatırımcılara da hitap ettiği de gözönüne alındığında davalının şekildeki kullanımlarının TTK nun 55/1-a (4) “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” ile TTK nun 55/1-c (2) maddesinde Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; “Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak” eylemleri kapsamında davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği hususunun tespit ve rapor edildiği anlaşılmakla davalının haksız rekabet ettiğinin tespit ve men'ine karar verilmiştir.
Maddi tazminat istemi bakımından ise; Türk hukuk sisteminde gerçek zarar ilkesi kabul edilmiş olup, gerçek zararını ispat edenin bu zararın tazminini talep edebileceği kural olarak benimsenmiş, ancak TBK'nın 50. maddesinde uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediği takdirde, hakimin olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Mahkememizce davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, bilirkişi incelemesi ile davacı zararı tespit edilememiş olsa bile, davacının herhalükarda maddi bir zarara uğradığının kabulü gerekir. Ne var ki, davacı zarar tutarını ispat edememiş olup, mahkememizce davaya konu projelerin konusu, haksız fiil tarihi, kar durumu dikkate alınarak davacı yararına uygun bir miktar maddi tazminata hükmedilmiştir. Somut olayda da davalının haksız rekabet eylemi nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar miktarının tespiti mümkün değildir. Bu itibarla dava konusu projelendirilmiş ve inşa edilmiş yapının niteliği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek 30.000,00-TL olarak belirlenmiştir.
Manevi tazminat istemi bakımından ise;TBK'nın 58. maddesine göre hâkimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2014 tarihli ilamı). Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davaya konu projelerin kullanılan ifadeler, davacının çektiği acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi hep birlikte değerlendirilerek; davacının manevi zararının boyutu dikkate alınarak 30.000,00-TL olarak belirlenmiştir.
Vekalet ücreti yönünden; davacının aynı davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. Eldeki davada da haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat olmak üzere üç ayrı dava açılmıştır. Mahkememizce davacının her bir talebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli, █████████ E., █████████ K., sayılı kakarı)
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-https://.../en/.../projects/.../b-https:/.../en/.../projects/...-205/ URL adreslerindeki davalının paylaşımının TTK ' nın madde 55. Uyarınca HAKSIZ REKABET ETTİĞİNİN TESBİT VE MEN'İNE -https://.../en/.../projects/.../b-https:/.../en/.../projects/...-205/ URL adreslerine
URL erişimin adreslerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE VE İÇERİKLERİN KALDIRILMASINA, erişim sağlıcıları birliğine müzekkere yazılmasına,
- Maddi tazminat talebinin; 30.000,00-TL █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Manevi tazminat talebinin; 30.000,00-TL █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 4.098,60-TL harçtan peşin alınan 1.707,75-TL, 18.215,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 15.824,15-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 4.098,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.587,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan 344,50-TL davetiye gideri, 21.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.344,50-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 4.268,90-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine Haksız rekabetin tespiti ve men'i talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Ret edilen maddi tazminat yönünden davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Ret edilen manevi tazminat yönünden davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-)-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!