Anahtar kelimeler: Sivas Silahlı Örgütüne Olma Terör Üye Cümlesi Esastan Sayisi Son
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı kararı
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Sanıklar ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, 5237 sayılı Kanun'un 62/1-2, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, 5237 sayılı Kanun'un 62/1-2, 53/1-2-3, 58/9, 63, 54/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-son cümlesi, 62/1-2, 53/1-2-3, 58/9, 221/5, 54/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-son cümlesi, 62/1-2, 53/1-2-3, 58/9, 221/5 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 221/4-ilk cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 221/5 inci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi;
Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin istinaf başvurusunun "TCK'nın 221/4 üncü maddesinin ilk cümlesi uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK'nın 221/5 maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi;
Ek karar ile; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 221/4-ilk cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 221/5. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., ..., ..., ... ve sanıklar müdafileri, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, ... sicil numaralı üye hakim ve ... sicil numaralı katip tarafından, 27.11.2018 tarihli duruşma tutanağının ise ... sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmadığı anlaşılmakla, eksikliğin mahallinda giderilmesi mümkün görülmüştür.
I-)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-) Sanıklar ... ve ... yönünden;
Sanık ...'nın ... Gazetesi ve ... Dergisine abone olmasının ve ... rutin bankacılık işlemleri yapmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin gerekçelerinin karar yerinde gösterildiği anlaşılmakla; sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-) Sanıklar ... ve ... yönünden;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
2-Sanık ...'e ilişkin hükümde adli emanetin █████████ sırasında bulunan ... İmei nolu telefonun imajları ile dijital materyallere ilişkin raporların dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ... İmei nolu telefonun müsaderesine karar verilmesi,
3- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden İlk Derece Mahkemesi karar başlığında; suç tarihinin sanık ... yönünden ilk yakalama tarihi olan “23.05.2016” yerine “15.08.2016” olarak, sanık ... yönünden "24.03.2016" yerine "15.02.2016 olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden 5271 sayılı Kanun'un 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi
mümkün bulunduğundan, sanıklara ilişkin hükümlerin (b) bentlerinden “3713 sayılı TMK nın 5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi” ibarelerinin eklenmesi, sanık ...'e ilişkin hükmün müsadereye ilişkin (i) bendinden "Adli emanetin █████████ sırasında bulunan ... İmei nolu telefonda örgütün haberleşme programlarından...uygulamasına ait log kayıtları tespit edildiğinden TCK'nın 54/1 uyarınca MÜSADERESİNE," ibaresinin çıkarılarak yerine "Adli emanetin █████████ sırasında bulunan ... İmei nolu telefonun sanığa iadesine" ibaresinin eklenmesi, İlk Derece Mahkemesi karar başlığındaki suç tarihlerinin çıkarılarak yerine ... yönünden "23.05.2016", ... yönünden "24.03.2016" olarak yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-) Sanık ... yönünden;
Sanık ve müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a. Sanığın 16.11.2020 ve 18.11.2020 tarihli temyiz dilekçeleri, sanık müdafiinin 17.11.2020 tarihli temyiz dilekçesi ile etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan ederek anlatımlarda bulunduğu anlaşılmakla dilekçe içerikleri nazara alınarak gerekirse yeniden ifadesi alınmak ve teşhis işlemleri yaptırılmak suretiyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu;
b. Kabul ve uygulamaya göre de; temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
2-) Sanıklar ... ve ... yönünden;
Sanık ... ve sanıklar müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirterek bu kapsamda örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetine uygun ifadeler veren ve anlatımlarda bulunduğu anlaşılan sanıklar hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezalardan, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci maddesi gereğince üst hadden indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
b.Temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
c.Sanık ...'a ilişkin hükümde adli emanetin █████████ sırasında bulunan ... marka ... İmei nolu telefonun imajları ile dijital materyallere ilişkin raporların dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ... marka ... İmei nolu telefonun müsaderesine karar verilmesi,
d.Sanık ...'ın ... Derneğine ... yoluyla bağış yapmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
e. Sanık ... yönünden; silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden İlk Derece Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin ilk yakalama tarihi olan “23.05.2016” yerine “15.08.2016” olarak yazılması ve birleşen dava kapsamındaki "13.10.2017-17.10.2017" tarihleri arasındaki gözaltı tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
3-)Sanık ... yönünden;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (..., Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s.263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt s.28, Özgenç Genel Hükümler s.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği göz önüne alındığında; örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, aşamalarda alınan savunmalarında samimi bir şekilde örgüt ile bağını anlatan, alınan beyanları ile uyumlu olarak dinlenen diğer sanıkların beyanlarına göre örgütün operasyonel eylemlerinden sonra örgüt toplantılarına katıldığına dair açıkça bilgi bulunmayan ve eşinin veri inceleme raporunda ".... : ...." olarak kodlanan sanığın özellikle örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yol vermeyecek şekilde belirlenmesi, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının sorgulanması, saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, temin edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, ayrıca sanığa atılı suçun vasfının her türlü şüpheden uzak olarak tayin ve tespiti açısından sanığın savunmasının doğruluğunun etraflıca araştırılması, sonucuna göre de 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-)Sanıklar ... ve ... yönünden;
a. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükümlerini kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddelerine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinden İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının düzeltilmesi suretiyle sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
B. Kabul ve uygulamaya göre de; ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarih, █████████ Esas ve █████████ sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (..., Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, aşamalarda alınan savunmalarında samimi bir şekilde örgüt ile bağını anlatan, alınan beyanları ile uyumlu olarak, dinlenen tanık ve diğer sanıkların beyanlarına göre 2014 yılından sonra örgüt toplantılarına katıldığına dair bilgi bulunmayan dosya içerisinde yer ... ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporlarına göre 2015 Mart ... "...", 2015 Mart ... dışı "..." şeklinde kodlanan sanıklara ilişkin "..." kodlamasının; "█████ Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması ile ilgili bir kodlama olduğu", "..." kodlamasının; "█████ Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya üçüncü derecede yakın olan kişileri" ifade ettiği, temyiz aşamasında dosyaya gelen ve sanık ... tarafından kullanıldığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında log kayıtlarının 0 olduğu, yazışma içeriklerinin bulunmadığı, ekli ve ekleyen kimsenin bulunmadığı, sanığın ByLock'u kullanmadığı anlaşılmakla, tanık ve diğer sanıkların anlatımları, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğu yönünde her türlü kuşkudan uzak delil bulunmayan sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebeplerine göre ve usul ekonomisi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!