Anahtar kelimeler: Artırmayan Müdafi Mücadele Kaçakçılıkla Beş Görüşü Konya Muhalefet Neticesinde Hükmünün
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜM :İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
    Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları''nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çumra Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.
    (Karşı Düşünce)
    (Karşı Düşünce)
    KARŞI OY
    Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık konusu Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. Şöyle ki;
    Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/5, 3/23,5/2-a,TCK’nın 62, 52/2,53,54/4 maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis ve 20,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyanın zoralımına ilişkin Çumra Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükme karşı sanık müdafii ile sanık aleyhine o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesi 19.09.2022 tarih █████████-2118 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmünün, “7.paragrafından hemen sonra gelmek üzere; Sanığın Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile hürriyeti tahdit suçundan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın █████/2020 tarihinde kesinleştiği bu ilamın kesinleşmesinden itibaren 3 yıllık süre içerisinde iş bu suçu işlediğinden mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibareleri eklenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin uygulamasına konu olan "Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı TCK'nın 58. maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin mükerrir sanık hakkında sonraki suç nedeniyle kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmesi gibi sonuçları olmaktadır.
    5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi, özel bir infaz rejimi olmayıp tekerrür veya özel tehlikeli suçluluk hâllerinde hükümlünün şartlı salıverilmeden yararlanabilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi uzatan özel bir rejimdir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda açıklama yargılaması sonucunda bir karar alınması da mümkün değildir.
    TCK'nın 58.maddesinde belirtilen mükerrirlik Türk Ceza Kanunun "Güvenlik Tedbirleri" bölümünde yer almasına rağmen gerek Yargıtay Daire kararları gerekse Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında (08.05.2012 t, ████████-180 sayılı kararı gibi) TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlik "maddi ceza hukukuna" ilişkin kabul edilmiştir. Benzer değerlendirme YCGK'nun istikrarlı kararlarında, adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemiş olması ve aleyhe yönelen temyizin de olmaması durumunda aleyhe değiştirmeme ilkesinin gözetilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
    5237 sayılı TCK’da yaptırım olarak ceza ve güvenlik tedbirlerine yer verilmiş olup, 5271 sayılı CMK’nın 223.maddesinde de güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin kararların hüküm sayılacağı açıkça belirtilmek suretiyle, tedbir kararlarının da temyiz yeteneğinin bulunduğu ortaya konulmuştur.Bu nedenle, gerek mahkûmiyete ek, gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirleri, kesin nitelikte bulunan hükümlere temyiz edilebilirlik niteliği kazandıracaktır.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2023 tarihli ve 347-500 sayılı, 10.07.2024 tarihli ve 225-228 sayılı kararlarında yer verildiği üzere; İlk derece mahkemesince kurulan bir mahkûmiyet hükmüne yönelik aleyhe istinaf başvurusu üzerine 5237 sayılı Yasanın 58/6 maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresinin ilk kez istinaf incelemesinde yaptırım olarak eklenmesi hâli, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında istisnai olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlar arasında açıkça belirtilmemiş olduğundan, bu şekilde verilen bir kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığı belirlenirken CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi içerisinde kabul edilmesi “istisnai normların geniş yorulanmaması” ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Anayasanın 90/5. fıkrası ile AİHS'in Ek 7 numaralı Protokolü’nde yer alan hakkında hükmolunan cezayı herkesin yüksek bir mahkeme veya yargı organınca incelenmesini sağlama hakkına sahip olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında istinaf incelemesi sırasında TCK'nın 58. maddesinin ek bir yaptırım olarak ilk kez hükme ilave edilmesi nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğunun kabulü gerekir.
    Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede ilk defa TCK’nın 58. maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin sanık hakkında verilen karar temyiz edilebilir nitelikte olduğundan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.20.03.2025

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!