Anahtar kelimeler: Sokulması Usulünün Seri Görüşü Bursa Tehlikeye Başvuranadalet Kararıyla Uyularak İstemi
8. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    HÜKÜMLÜ : ...
    SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Kamu davasının reddi
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükümlü hakkında Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli kararıyla seri muhakeme usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılamada 01.11.2022 tarihinde verilen durma kararı üzerine dava dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, hükümlünün seri muhakeme usulü teklifini kabul etmediğinden bahisle hükümlü hakkında 02.01.2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla açılan kamu davasının reddine karar verildiği ve anılan kararın 25.04.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-█████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-█████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "Her ne kadar Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararıyla "... Sanık hakkında seri muhakeme usulü uygulanarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında ..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de,
    Dosya kapsamına göre, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddeleri hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
    2. 7201 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, hükümlünün, yokluğunda verilen kararın bildirdiği son adrese Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılarak tebliğ edilmesi, tebliğ imkansızlığı durumunda ise Tebligat Kanun'u hükümlerine göre hareket edilerek tebliğ işleminin tamamlanması gerektiği halde, inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, 15.03.2023 tarihli gerekçeli kararın hükümlünün bildirdiği en son adrese gönderildiği ancak adresten ayrıldığı belirtilerek gönderilen tebligatın iade edilmesi üzerine Mahkemece başkaca bir tebligat yapılmadan dava dosyasının kesinleştirildiği anlaşılmakla, usulüne uygun şekilde henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 286 ve devamı maddeleri uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!