Anahtar kelimeler: Ktknin Çarpışması Cismani Tali İlçesinde Motosiklet Kazanın Sürücüsü Ölüm Sevk

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ ESASKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde -------- ili --------- ilçesinde müvekkili ---------- sevk ve idaresindeki motosiklet ile -------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre; --------- plakalı araç sürücüsü -------- 2918 Sayılı KTK’nin 46/2h maddesini ihlal ederek asli kusurlu olduğunu, diğer araç sürücüsü müvekkili ---------- ise yine aynı kanunun 52/1a maddesini ihlal ederek tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve acil olarak hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin yapılan muayenelerin ardından tedavi altına alındığını, ---------- Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından █████/2024 tarihinde düzenlenen ---------- sayılı rapora göre 20.02.2019 tarihli ve -------- sayılı --------- yayınlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre müvekkilinin kazadan kaynaklı %16 oranında kalıcı maluliyeti olduğu, ayrıca 270 gün geçici iş göremezlik süresinin, 90 gün bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiğini, kusurlu davranarak kazaya sebebiyet veren ---------- plakalı aracın, --------Ş tarafından ------- sayılı poliçe ile yapılmış Zorunlu Trafik Mali Mesuliyet Sigortası bulunduğunu, müvekkili için sigorta şirketine durum izah edilerek tazminat talebinde bulunuduğunu, Sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, Sigorta şirketi ile uzlaşma sağlanamayacağı aşikar olup ihtarlarına rağmen dosya nihai karara ulaşmadığını, 6098 s. Borçlar Kanunu madde 49'a göre kusuruyla başkasına zarar veren kişilerin bu zararın giderilmesinden sorumlu olacaklarının belirlendiğini, yine aynı kanunun 54. maddesinde haksız fiil sonucunda gerçekleşen bedensel zararların kapsamının açıklandığını, bu maddeyere göre bedensel zararların "Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." denildiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle tedavi giderleri oluştuğunu ve ileride de olması muhtemel olduğunu, yargılama sırasında müvekkilinin maluliyeti ve TBK m. 54'te sayılan bedensel zararlarının ortaya konacağını, müvekkilinin mağduriyetinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumlu olan davalı sigorta şirketi tarafından halen giderilmediğini, müvekkilinin yaşadığı manevi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, bu anlamda sürücünün kullanmış olduğu --------- plaka sayılı aracın zorunlu maluliyet sorumluluk sigortacısı olan davalı şirkete müvekkili adına ihtarname ile zorunlu yasal başvuru yapıldığını, yapılan başvuru neticesinde tüm eksiklikler giderilmesine rağmen sigorta şirketi ile anlaşmaya varılamadığını, bunun üzerine arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek Davalı sigorta şirketinden 1.000 TL maddi tazminatın (kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı gideri, belgelendirilen, belgelendirilmeyen ve ileride yapacağı muhtemel olan kaçınılmaz tedavi giderleri, olmak üzere her bir kalem için 250'şer TL'dir) -bakıcı gideri ve tedavi giderleri açısından poliçede ayrı ayrı belirtilen teminat limitleri dahilinde- davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline, poliçeyi aşan kısım için sigorta şirketi dışındaki davalılardan; 100 TL maddi tazminatın (kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı gideri, belgelendirilen, belgelendirilmeyen ve ileride yapacağı muhtemel olan kaçınılmaz tedavi giderleri, olmak üzere her bir kalem için 25'şer TL'dir ) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı şahıslardan uğranılan manevi zararın temini maksadıyla davacı için 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama neticesinde müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmaması adına ve müvvekkilinin maddi durumu da göz önüne alındığında takdiren teminatsız olarak aksi kanaatte olunması halinde teminat yatırmamız için tarafımıza süre verilmesi sureti ile davalı şahıslar adına kayıtlı araçlar ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi koyulmasına, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya karşı kesinleşmiş bir borcu bulunmadığını, ayrıca iik 257 madde kapsamında sınırlı sayılan ihtiyati haciz şartlarında hiçbirini taşımadığını, ihtiyati haciz kararında ilk Madde 260 ile düzenlenen kararın muhtevasına ilişkin şartların açık olmadığını, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderleri belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça KTK atfı uyarınca Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan belgelerle müvekkili şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümlülük yerine getirilmediğini, kaza sonrası malul kılığına ilişkin uygun yönetmeliğe göre bir rapor sunulmaksızın başvuru yapıldığını, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen medikal eksper raporunda başvuranda sürekli sakatlığın oluşmadığının tespit edildiğini, dosyada kusur oranının tespiti bakımından dosyanın --------- Dairesine gönderilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask-koruyucu tertibat, alkol, ehliyet vb) alıp almadığının tespiti gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılacaksa bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, gelerin asgari ücret üzerinden hesap edilebilmesi gerektiğini, davacının tedavi süresince ortaya çıkan tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında -------- tarafından karşılanması gerekli olup işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtay Kararında görüleceği üzere davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu davanın temelinin haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu dava her ne kadar sigorta şirketine de açılmışsa da davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 26.03.2023 tarihli talep dilekçesinde sigorta şirketine karşı açmış olduğu davasından feragat ettiğini, davanın yalnızca araç sürücüsü ve araç sahibine karşı devamını talep ettiği, bu durumda sigorta şirketi dava kapsamından çıktığı için Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dosya kapsamındaki davalılardan birinin adresi --------, diğerinin adresinin --------- olduğundan dolayı yetkili mahkeme mevzuata göre davalılardan birisinin adresinin bulunduğu mahkeme olması gerektiğini, dolayısıyla yetkili mahkemenin müvekkili açısından ---------- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan yetkiye itiraz ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketi tarafından tanzim edilen medikal eksper raporunda başvuranda sürekli sakatlığın oluşmadığı tespit edildiğini, Kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davacı tarafın almış olduğu raporun hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın -------- Dairesi’ne sevk edilmesi gerektiğini, tüm bunların yanında davacı tarafın gerekli emniyet tedbirlerini (kask-koruyucu tertibat, alkol, ehliyet vb) alıp almadığının tespiti gerektiğini, aynı zamanda davacı tarafın tedavi süresince ortaya çıkan tüm giderleri mevzuat gereği --------- tarafından karşılanması gerektiğini, yine manevi tazminat belirlenirken kişinin kusuru, ekonomik durumları göz önüne alınarak belli bir tazminat belirlenmesi gerektiğini beyan ederek haksız ve hukuksuz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariye; tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçe ile --------- ile poliçe teminat limitleri dahilinde karşılıklı sulh olduğunu bildirdiği ve --------- karşı olan davadan feragat etmesi üzerine dosyanın ----------- Şirketi yönünden tefrik edilerek Mahkememiz --------- Esas sayılı dosyasına kaydedildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre; Uyap'tan yapılan sorgulamada ---------- plakalı aracın kullanım amacının gayri ticari olduğu, davacının potansiyel mükellef olduğu, diğer davalıların tacir olmadığı ve olayında da ticari işletme ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu anlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1'de düzenlenen nispi; m.4/1-a ve m.4/1-f hükümleri arasında ön görülen mutlak ticari dava kurallarının uygulanması söz konusu değildir. Yargısal uygulamalar, bu konuda yerleşiktir. . Açıklanan nedenlerle, davanın genel görevli bulunan Asliyle Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Dair, davacı vekilinin, davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025