Anahtar kelimeler: Felahiye Yolsuzlukların Gübre Yaşandığını Borcundan Kömür Yenileme Kayseri Aidat Vadeli

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI :...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ....
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Kayseri Felahiye Tarım Kredi Kooperatifi'nin 2496 numaralı üyesi olduğunu, çeşitli zamanlarda, kredi, gübre, kömür gibi destekler aldığını, 2014 yılında davalı kooperatifte bir kısım yolsuzlukların yaşandığını ve soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin hiç kullanmadığı halde aleyhinde 17.500,00 TL yenileme genel ihtiyaç kredisi adı altında █████/2014 vadeli ... numaralı senet düzenlendiğini, senet üzerinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı halde, aleyhinde senet düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin kendi hür iradesi ile bir senet imzalamadığını, müvekkilinin başvuruda bulunmasına rağmen borçla ilgili herhangi bir kayıt verilmediğini belirterek, yapılan hileli işlemler ve düzenlenen senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; kooperatifçe düzenlenen senet ve belgelerin mahalle köy veya mahalle ihtiyar heyeti tarafından tasdik olunduğunu ve tasdik işlemlerinin noterler tarafından da düzenlendiğini, ilam mahiyetine haiz belgeler olduğunu, davacının yazı ve imza inkarı ile ilgili iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacının yenileme dilekçesi ile talebi üzerine borcunun yenilendiğini bu nedenle senedin düzenlendiğini, davanın reddine ve müvekkili lehine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen █████/2019 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekilleri delillerini sunmuş, kooperatif kayıtları, ana sözleşmesi ana sözleşme son değişikleri ile tip ana sözleşme, genel kurul tutanakları, dava konusu senet delil olarak bildirilmiş, celbi gereken kayıt ve belgeler celp edilmiş, davacının imzalarının bulunduğu belge asılları celp edilmiş ve Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin █████/2025 tarihli raporunda: inceleme konusu kredi borç senedinde ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, █████/2013 düzenleme tarihli, █████/2014 vade tarihli, 16.952,44 TL bedelli, ... numaralı kredi borç senedinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan istirdat davasıdır.
6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi'nin 3. fıkrası ''maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilir.'' uyarınca, davacı vekilinin taraf değikliği talebi kabul edilmiş ve davalı ... Kooperatifi'ne yöntemince husumet yöneltilmesi üzerine tebligat çıkarılmış, bu davalı huzurunda yargılama yapılmıştır.
Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında dava konusu edilen █████/2014 vadeli, 11875 sayılı senet ile davacının davalı kooperatiften kredi kullanıp kullanmadığı, senet altındaki imzasının davalının el ürünü olup olmadığı, ya da davacıya hile ile imzalatıp imzalatılmadığı, bu senetten dolayı davacının davalıya borcu olup olmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararı olup olmadığı, dava açmadan önce borcu ödeyip ödemediği hususları uyuşmazlık konusu olarak tespit edilmiştir.
Felahiye Tarım Kredi Kooperatifi Müdürlüğü'nün █████/2018 tarihli 306 sayılı yazısı ile ... nolu senet bedelinin █████/2014 tarihinde 19.219,36-TL olarak ödendiği bildirilmiş olup, yazı ekinde de tahsil fişi sunulmuştur.
Davacı vekili █████/2019 tarihli dilekçe ile ... numaralı kredi borç senedinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan menfi tespit davası açtıklarını, ancak cebri icra tehditi nedeniyle senet bedelini ödediklerini, ödedikleri 19.219,00-TL'nin istirdadını talep ettiklerini bu nedenle davayı tamamen ıslah ederek dava dilekçesinde talep ettikleri 19.219,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödetilmesini talep ve dava ettiklerini beyan etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili █████/2013 düzenleme tarihli, █████/2014 vade tarihli, 16.952,44-TL bedelli, ... numaralı kredi borç senedinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkememizce celp edilen davalı kooperatif kayıtları dikkate alındığında 11875 nolu senet bedelinin █████/2014 tarihinde 19.219,36-TL olarak ödendiği olarak ödendiği anlaşılmıştır. İşbu dava ise █████/2015 tarihinde açılmıştır.
Mahkememizin █████/2015 tarih,... Esas,... Karar sayılı kararı ile davacının borcu ödedikten sonra menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmayacağı gerekçesi ile davanın HMK 114/1-h maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davacının ıslah yoluyla davaya istirdat davası olarak devam etmek istediklerine dair beyanı gözetilerek İİK 72. Maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılara sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir.
Hemen burada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olaya gelince; davacının mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde █████/2014 vadeli, ... numaralı senetten dolayı borçlu olmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, imza kendisine ait olsa bile senedin hile ile elinden alındığını ileri sürmüştür. Davalı ise dava konusu bononun ilam hükmüne haiz olduğunu, davacının borçlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacının imza inkarı bulunduğundan mahkememizce yeterince ıslak imzalı belge aslı toplanarak ve davacının ıslak imza örnekleri de alınarak dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir. Bu birimden alınan █████/2025 tarihli rapora göre █████/2013 tarihli, █████/2014 vade tarihli, ... senet numaralı, 16.952,04-TL bedelli senetteki imza ile davacı ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporunun bilimsel ve teknik verilere uygun, denetime açık, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle mahkememizce benimsenmiş ve rapora itibar edilmiştir. Öte yandan davacının senedin hile ve baskı ile elinden alındığı, özgür iradesi ile düzenlenmediğine yönelik iddiası yönünden ise davalı kooperatif çalışanının hata, hile vs. davranışları bulunduğuna dair ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağa ilişkin iddiaların somut, yazılı, kesin ve yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği kanaatine varıldığından iş bu dava yönünden davacının davalı kooperatife haksız ve borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bir ödemesinin olmadığı, yaptığı ödemenin kooperatif kayıtlarına göre haklı bir ödeme olduğu, bu nedenle ödediği bedelin davalı kooperatiften dava konusu senet nedeniyle iadesini talep edemeyeceği, bu konudaki iş bu talep ve davasının sübuta ermediği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 328,22-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 287,18-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafın yaptığı 50,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 19.219,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!