Anahtar kelimeler: Özetleuyuşmazlığın Kyazim Davadır Davadavacı Satımdan Esaskarar Nisbi Çözümünde İlgilendirdiğinden Katip

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2024
K.YAZIM TARİHİ : █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Uyuşmazlığın, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemeleri görevli olduğunu, dava niteliği gereği ticari davadır ve asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğunu, türk ticaret kanunu'nun ilgili 4.maddesi gereği uyuşmazlık nisbi ticari davadır. 6102 sayılı türk ticaret kanunu’nun 4. maddesi uyarınca; bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiğini, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğunun açıkça anlaşıldığını, davaya konu icra takibinin konusu da geç ödenen faturalara ilişkin faiz alacağı olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı şirketin adresi gereği elmadağ icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, traflar arasında akdedilen 21.10.2022 tarihli bir sona erdirme protokolü mevcutsa da, söz konusu protokol depo kiralama hizmetine ilişkin olup takip dayanağı faturalar depo hizmetine ilişkin olmadığını, bu sebeple söz konusu protokol ve yer alan yetki şartı iş bu davada itirazın iptali istenen icra takibini ve davayı kapsamdığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre öncelikle borçlu/davalının icra takibinde yetkiye itirazının incelenmesi gerektiğini, bu sebeple öncelikle borçlu/davalının yetkiye itirazının kaldırılmasını, müvekkili şirket .... Mat. Mim. Müh. İnş. Nak. Gıda Yak. San. ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ... Şirketi arasında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, ... A.Ş tarafından müvekkili şirkete gönderilen sipariş formları incelendiğinde fatura ödemelerinin mal kabul tarihinden itibaren 21 gün içinde ödeneceği belirtildiğini, davalı şirket tarafından ödemeler belirtilen sürelerden sonra yapıldığını, bu gecikme nedeni ile gecikme faizi ödemesi de yapılmadığını, bu sebeple başlatılan .... E.sayılı icra takip dosyasına borçlu/davalı tarafın yapmış olduğu itiraz ile takibin durduğunu, itirazın taraflarına tebliğinden itibaren süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti doğduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet ve teslim edilen ürünler ile alakalı olarak, müvekkili ... Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete keşide edilen ve ticari ilişkiyi kanıtlayan faturalar, sevk irsaliyeleri, yazışmalar, ticari defter ve belgeler; sipariş formları ve ödeme dekontları incelendiğinde fatura alacaklarının geç ödendiği ve bu sebeple faiz alacaklarının oluştuğunun anlaşılacağını, sipariş formlarında ödemelerin 21 gün içerisinde gerçekleştirileceği de açıkça beyan edildiğini, ancak bu davaya konu takip bakımından ödeme süresinde yapılmadığını, itiraz yasal dayanaktan yoksun, kötünüyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin alacağı likittir, davalı-borçlunun itirazı tümüyle haksız, kötüniyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bilirkişi marifetiyle mahallinde ve çapraz karşılaştırmalar da yapılarak incelendiğinde alacaklarının varlığı kanıtlanmış olacağını, bu anlamda davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın reddini talep ettiklerini, alacağın likit olduğunu, bu nedenle %20’den az olmamak üzere incra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini, sunulu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; ....E. sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile, takibin işleyecek faiz vd. tüm fer’ileriyle birlikte; 19.670,18 -TL. asıl alacak ve bu alacak kesimine işleyecek faiz, diğer fer’iler ile takibin tüm masrafları yönünden ... Ltd. Şti . adına devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Şirketi kurulduğu 1988 yılından beri .... ihtiyaç duyduğu askeri ekipmanları tasarlamak, geliştirmek ve üretmek amacı ile çalışmakta olan, milli menfaatler uğruna ... alanında faaliyet gösteren, yönetim ve organizasyonu profesyonel olarak belirlenmiş kurumsal bir şirket olduğunu, müvekkili şirket satın alma süreçlerinde kurumsallaşmış uygulamaları takip ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede açıkça fiyat, vade farkı talep edilemeyeceğinin yazdığını, alacağı olduğunu iddia eden davacı taraf, vade farkı talebi hakkı olduğunu ispat etmekle yükümlü olup, sözleşme gereği vade farkı talep edilemeyeceği bizce ispat edilmiş durumda olduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde yüklü miktardaki sipariş emri ve bunlara bağlı ticari defterlerin görevlendirilecek bilirkişilerce yerinde incelenme için yetkilendirilmesi ve şirketimiz kayıtlarının tespitini, vade farkı verilmeyeceği önceden kararlaştırılan bir iş için temerrüt faizi alacağı bulunduğu iddiasıyla açılan icra takibi, takibe dayanak faturaların hukuka uygunluğu bulunmadığını, davacı asil, takibe konu alacakla ilgili müvekkil şirketi ibra etmiş durumda olduğunu, eldeki takip nezdinde icra takibine dayanak faturalar temerrüt faizi iddiasına ilişkin olup, temerrüt faizi ise daha evvel kesilen başka bir faturanın zamanında ödenmemesi iddiasına ilişkin olduğunu, daha evvel tarihli bu faturaların karşılık geldiği hizmetlerle ilgili davacı asil şirketin müvekkil şirketi ibra ettiğine yönelik ekteki protokol ile ticari ilişkinin sona erdiğini, hizmet listesi, ibra ve feragate yönelik açık beyanlar dikkate alındığında eldeki dosyaya konu alacak iddiasının temelinden ortaya kalktığının görüldüğünü, salt bu protokol gereği dahi davanın reddi gerektiğini, temerrüt hükümleri uygulanabilir olmadığını, takibe konu alacak fatura karşılığının zamanında ödenmediği gerekçesiyle açılan temerrüt faizine ilişkin ise de temerrüt hükümlerinin eldeki dosya nezdinde uygulanamayacağının açık olduğunu, davacı taraf alacağının ne muaccel olduğunu ne de takip öncesi temerrüde düşürerek faiz hak ettiğini iddia ettiğini, bu iddiaları dahi ileri sürmeyen davacı tarafın bu yönde bir delil yahut emareyi de mahkemeye ibraz etmediğinin görüldüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. vd. maddeleri dikkate alındığında temerrüt hükümlerinin uygulamayacağı açık olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı taraf iddialarının hukuki gerekçesi hatalı olduğunu, takip öncesi temerrüt için ihtarın eksikliğini bilen davacı taraf dilekçesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1530. maddesine dayanarak temerrüt faizi iddiasının gerekçelendirmeye çalıştığını, kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere mezkur hüküm mal ve hizmet faturalarına yönelik olup ayrıca sözleşmede bir vadenin belirlenmediğinin somut durumlara uygulanabildiğini, eldeki dosyaya konu ticari ilişkide vadeler belli olup takibe konu fatura ise mal ve hizmet tedariğine yönelik değil faize ilişkin olduğunu, bu faturalar nezdinde 6102 sayılı Kanun'un 1530. maddesinin uygulanabilirliği bulunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği 21 günlük vade süresinin de sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmeye göre 30 günlük olağan vade süresinin olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, itirazın iptali davasına konu itirazın vaki olması, tebliğ edilmesi ve arabuluculuk sürecinin üzerinden uzun süre geçmiş olması, bir yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olması dikkate alındığında salt bu nedenle dahi davanın reddi gerektiğini, keza arabuluculuk başvurusunda bulunan davacı tarafın itirazın varlığından bihaber olmasından bahsedilemeyeceği açık olup, arabuluculuk süreci üzerinden dahi bir yılı aşkın süre geçmiş olduğunun dikkate alınmasını, izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenler ile davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, fatura alacağının geç ödenmesinden kaynaklanan alacağa dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
Davanın .... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken gönderme kararı verilmesi üzerine ....'nce mahkememize gönderildiği ve mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan olan alacağı nedeniyle, davalılar aleyhine ....E sayılı dosyasında 19.670,18-TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili için ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlularının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünde uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 67/1 maddesine göre takip talebine itiraz edecek alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Yasa hükmü itirazın iptali davası açısından 1 yıllık sürenin başlangıcını açıkça itirazın tebliğ tarihinden başlatmıştır. İcra dosyasında muamele yapılarak itiraz öğrenilse dahi 1 yıllık hakdüşürücü süre işlemeye başlamaz.
Davalı yanın davanın hak düşürücü itirazında bulunduğu, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın █████/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği davacının arabuluculuk başvurusunu █████/2023 tarihinde yaptığı, son tutanağın █████/2023 tarihli olduğu eldeki itirazın iptali davasının, █████/2024 tarihinde açıldığı dikkate alındığında İİK 67'deki 1 yıllık hak düşürücü sürenin, dava tarihi itibariyle dolduğu ve eldeki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 19.670,18TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ....
¸[e-imzalıdır]

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!