Anahtar kelimeler: Kyazim Özetledavacı Satıma Bürosuna Küçükçekmece Anlaşamama Başvurduğunu Sonlandırıldığını Doğduğunu Başlattığını

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025K.YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı tarafın, 25.06.2024 tarihinde Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu’na başvurduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve sürecin 23.07.2024 tarihli anlaşamama tutanağıyla sonlandırıldığını, Bunun üzerine dava açma gerekliliği doğduğunu, Davacının, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının borca ve yetkiye yönelik itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu, Bu itirazların hukuki dayanaktan yoksun ve haksız nitelikte olduğunu, Davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari satım sözleşmesi kapsamında, davacı şirkete teslim edilen cihazın çalışmadığının tespit edildiğini ve cihazın servise gönderildiğini, Davalı tarafın, arızalı cihazın yenisiyle değiştirileceğini beyan ettiğini, ancak yeni cihazın da yerinde yapılan testler sonucunda çalışmaz bulunduğunu, Davacı şirketin, seçimlik hakkını kullanarak cihazı iade etmek istediğini, ancak davalı tarafın yalnızca 30.000,00 TL karşılığında iade alabileceğini bildirdiğini, Davacının, bu teklifi kabul edemeyeceğini belirttiğini ve 04.03.2024 tarihinde cihazı iade ederek bedelin 3 gün içinde ödenmesi için ihtarname gönderdiğini, Ancak davalının, ödeme yapmadığını ve cihazın teslim alınabileceğini bildirdiğini, Sözleşme bedelinin 48.000,00 TL olduğunu, 2.000,00 TL kaparo ve 46.000,00 TL kargo teslimi sırasında ödendiğini, Davalı tarafın, önce 5.820,00 TL, ardından bakiye için 42.180,00 TL tutarında fatura düzenlediğini, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptalini, borcun faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, davalı şirketle telefon yoluyla iletişime geçerek .... marka bir ürün satın almak istediğini belirttiğini, Taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde 14.12.2023 tarihinde 2.000 TL ön ödeme yapıldığını ve ürün, "Kapıda Kontrollü Ödeme" yöntemiyle 18.12.2023 tarihinde teslim edildiğini, Davacının, ürünü kontrol ederek teslim aldığını ve kalan 46.000 TL’lik ödemeyi gerçekleştirdiğini, Ürünü teslim alan davacının, ürünle ilgili kullanım videosu ve kılavuz talep ettiğini, davalı tarafından gerekli belgelerin sağlandığını, Davacının, ürünü önce su kaynağı arama, ardından altın arama işlerinde kullandığını, Ancak daha sonra üründe hata meydana geldiğini bildirerek değişim talebinde bulunduğunu, Davalının, ürünü teslim alıp teknik servise yönlendirdiğini, Teknik incelemede kalibrasyon hatası tespit edildiğini ve müşteri memnuniyeti kapsamında ürünün ayıpsız bir misli ile değişimi sağlandığını, Davacı tarafın, davalı tarafından ayıpsız ürün ile değişim yapılmış olmasına rağmen para iadesi talep ettiğini, davalının, ürünün kullanıldığı ve hatanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı tespit edildiği halde müşteri memnuniyeti için değişim yaptığını, ancak para iadesinin mümkün olmadığını ifade ettiğini, Davacının, davalıdan gider olarak işleyebilmek amacıyla düzenlenen faturaları talep ettiğini ancak iade faturası düzenlemediğini, davalının, ürünün yasal süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığını, kullanıcı hatası nedeniyle ortaya çıkan bir durumun "ayıp" sayılmayacağını belirttiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 208. maddesine göre mesafe satışlarında, satılan malın taşıyıcıya teslimiyle birlikte hasarın alıcıya geçtiğinin düzenlendiğini, davalının ürünü kontrol ederek kargoladığı ve teslimat sırasında davacı tarafından incelendiği dikkate alındığında, hasarın kargoya teslimle birlikte alıcıya geçtiğinin açık olduğunu, Davacının, ürünü defalarca kullandığını ve basiretli tacir gibi davranmadığını, Üründeki hatanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını ve buna rağmen ayıpsız misli ile değişim yapıldığını, Davacının para iadesi talebinin hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, Ayrıca, meydana gelen bir hasar kargodan kaynaklanıyorsa bu durumdan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığın ve davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Tarım şirketinin dava konusu faturalara ilişkin ticari defterlerini yasal süresi içerisinde tasdik ettirdiği/onayladığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu, dava konusu nakit hareketlerinin gerçek kişiler arasında olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine yapılan kayıtta ise şirketin banka hesabından ödenmiş şeklinde kayıt yapıldığı, bu durumun THP ve Muhasebe Uygulama Genel Tebliğine uygun olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerine yaptığı kayıtlara göre; Davalı... şirketinin davacı ... Tarım şirketine toplam 48.000,00 TL tutarında iki (2) adet "Su Tarama Cihazı" içerikli fatura düzenlediği, davacı şirketin bu fatura bedellerini banka kanalıyla ödediğine ilişkin kayıt yaptığı, dava/takip tarihinde davalı şirketten alacağı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin iade etmek istediği cihaz için iade faturası düzenlediğine ilişkin bir bilgi ve belgeye, dava dosyası kapsamında ve ticari defter kayıtları üzerinde rastlanmamıştır. Taraflar arasındaki ... konuşmaları uyuşmazlık konusu cihazların satınalınması, faturalandırılması, ödeme talep edilmesi, ödeme göndeilmesi ve iade edilmesine ilişkin taraf şirket ortakları/yetkilileri arasındaki diyalogları içermektedir. Davacı taraf, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü cihaz için ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmiş, davalı taraf ise cihazı geri almak yerine yeni bir cihaz temin etmeyi yeterli görmüştür. Uyuşmazlık konusu mal hareketleri (faturalar) şirketler arasında olmasına rağmen nakit hareketleri kişiler arasında olmuştur. Başka bir anlatımla faturalar davalı ... şirketi tarafından davacı .... şirketine düzenlenmiştir. Fatura bedeli/Avans ise ... tarafından ...'a ödendiği hususları tespit edilmiştir. Bilirkişiler ... ve ... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda;Mali Yönden;Davalı tarafından davacıya 2 adet 48.000,00 TL'lik fatura ile Su Tarama Cihazı satışı yapıldığı, Davacının fatura bedellerini üçüncü kişi aracılığı ile davalıya ödediği, gerek fatura gerekse ödemeler konusunda yanlar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı,Teknik Yönden:Yüce Mahkemenizin almış olduğu ara karar gereği, Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunda, yapılan keşif icrası ile tespit edilen hususlara göre, Su Tarama Cihazının çalışır durumda olduğu, Davalı tarafından ürünün arızasının değiştirilmesi ile giderildiği, ürünün kullanım amacına uygun olduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesine dayalı menkul satışına dayalı alıcının ayıba karşı seçimlik haklarının kulanılması talebine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre;"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."TBK'nın 223. maddesine göre;"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."TBK'nın 227. maddesine göre;"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."TBK'nın 231. maddesine göre;"Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz."Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında su aramada kullanılacak bir adet cihazın satılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, satışa konu cihazın davacıya teslim edildiği, cihazda ayıp olması nedeni ile cihazın davalıya iade edildiği, tarafların satışa konusu cihazın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesi konusunda anlaştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kendisine verilmek istenilen yeni cihazda da ayıp olduğu iddiası ile bu kez de sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesi talep edilmiştir. Mahkememizce davacıya verilecek olan cihaz üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu cihazda herhangi bir ayıp olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının ayıplı mal iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının ilk olarak satışa konu malın ayıpsız misli ile değişimi kabul ettiği anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup; alıcı tarafından bunlardan ancak biri kullanabilecektir. Davacı tarafından TBK'nın 227/1-4. maddesinde düzenlenen satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı kullanılarak bu hak tüketildiğinden artık dava yoluyla sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılması mümkün değildir. Kaldı ki davacı tarafından TTK'nın 18/3. Maddesi uyarınca sözleşmeden dönmeye ilişkin usulüne uygun yapılan bir bildirim de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 204,32-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE,7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalı Hakim ...e-imzalı