Anahtar kelimeler: Akünün Davaalacak Akülerin İşlevsiz Teslimden Ziyaretleri Dekontlarla Arızalandığını Sorunun Satım

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. arasında 23.08.2021 tarihli çerçeve sözleşme, özel satın alma şartları sözleşmesi ve ek protokol imzalandığını, bu sözleşme kapsamında 24 adet akünün davalıdan satın alınarak 01.09.2021 ve 09.09.2021 tarihlerinde teslim alındığını, bedelinin fatura ve dekontlarla tam olarak ödendiğini, ancak teslimden çok kısa süre sonra akülerin arızalandığını ve işlevsiz hale geldiğini, verim alınamayan ürünler için 03.11.2021, 30.12.2021 ve 03.01.2022 tarihlerinde davalı şirkete bildirim yapıldığını, 31.12.2021 ve 05.01.2022 tarihlerinde teknik servis ziyaretleri gerçekleşse de sorunun devam ettiğini, 31.03.2023 tarihli noter ihtarnamesiyle ayıplı ürünlerin iadesi ve ayıpsız ürünle değişimi talep edildiğini ancak karşılık alınamadığını, bunun üzerine 18.05.2023 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varılamadığını, akülerin sözleşme ve garanti hükümlerine aykırı biçimde kısa sürede arızalandığını, bu sebeple gizli ayıplı ürün niteliği taşıdığını, sözleşme gereği davalı şirketin ayıplı ürünleri bedelsiz şekilde iade alıp, ayıpsız aynı marka ürünle ya da muadili ile değiştirmeyi taahhüt ettiğini, TBK m.227 uyarınca seçimlik hakkını ürünlerin değişimi yönünde kullandıklarını, bunun mümkün olmaması halinde muadil ürün değerinin tahsiline hükmedilmesini istediklerini belirterek, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan işbu davada sözleşmeye aykırı ve garanti süresi içinde bozulan ayıplı akülerin iadesine, ayıpsız ve çalışır durumda yeni ürünlerle değişimine, bu mümkün değilse muadil ürünün bedelinin ticari faiziyle tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1978 yılından bu yana faaliyet gösteren, akü üretimi ve satışında ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmış bir firma olduğunu, satış sonrası hizmetler de dahil olmak üzere tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı ile 23.08.2021 tarihinde 24 adet akü alımına ilişkin Çerçeve Sözleşme, Özel Satın Alma Şartları ve Ek Protokol imzalandığını, akülerin sözleşmeye uygun şekilde, zamanında ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davacının iddia ettiği ayıpların ise müvekkilinin ürünlerinden değil, davacının hatalı ve bilinçsiz kullanımından kaynaklandığını, müvekkilinin teslimattan sonra defaatle teknik destek verdiğini, eğitimler düzenlediğini, kullanım hataları hakkında uyarılarda bulunduğunu, ancak davacının bu uyarılara ve teknik desteğe rağmen yanlış kullanıma devam ettiğini, kısa süreli ve yetersiz şarj işlemleri, bakım eksiklikleri, derin deşarj gibi teknik kurallara aykırı kullanımlarla akülerin ömrünü azalttığını, akülerin garanti dışı kalmasına rağmen müşteri memnuniyetini gözeterek defalarca destek sağladıklarını, teknik servis kayıtları, ziyaret raporları ve e-posta yazışmalarının tüm bunları ortaya koyduğunu, davacının 31.03.2023 tarihli ihtarnamesiyle haksız ve mesnetsiz şekilde akülerin ayıplı olduğu iddiasıyla ücretsiz değişim talep ettiğini, ancak müvekkili tarafından 05.04.2023 tarihli ihtarnameyle bu taleplerin reddedildiğini, akabinde arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, somut olayda ayıplı mal şartlarının oluşmadığını, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Yargıtay kararlarına göre seçimlik hakların kötüye kullanıldığını, ürünün ayıplı olması bir yana, davacının ciddi kullanım hataları nedeniyle kusurun tamamen kendisine ait olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli yaklaşımına rağmen davacının kusurunu örtmeye çalışarak dava açmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın tamamen haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasında █████/2021 tarihinde 24 adet akü satışına ilişkin olarak Çerçeve Sözleşme ve Özel Satın Alma Şartları Sözleşmesi ve Ek Protokol imzalandığı, davalı Şirket tarafından davacıya satışı gerçekleştirilen akülerin ayıplı olduğu iddiası ayıplı ürünlerin iade alınarak, aynı nitelik ve markada ayıpsız ve çalışır durumda yeni ürünler ile değişimi, bu değişimin mümkün olmaması halinde muadil ürünün değerinin tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır.
DAVACI TANIĞI ... TALİMAT MAHKEMESİNDE DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "çalıştığım A101 ... deposunda akü ihtiyacımız oldu, merkez satın alma büromuz da davalı ... Akümülatörü önerdi, biz de satın alma işlemini davalı şirketten yaptık, aküler geldi, kullanmaya başladık, yaklaşık 1-1,5 ay sonra akülerde güç düşümü oldu, daha sonra ... Akünün yetkilileri geldi, aküleri kontrol ettiler, sorunun kullanıcıdan kaynaklı olduğunu söylediler, biz de yaklaşık 7-8 yıl önce Afyondan başka bir firmadan aldığımız aküleri halen kullandığımızı söyledik, bu akülerin onlardan ne farkı olduğunu sorduk, zararımızın karşılanmasını istedik, ancak olumlu yanıt alamadık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "Ben davalı şirkette ...Grubu Ticaret Direktörü olarak görev yapıyorum, yani ...grup ürünlerinin satış ve satış sonrası hizmetlerinin operasyonlarını yönetiyorum, yaptığım iş gereği taraflar arası kurulan sözleşmeye vakıfım, akü satış sözleşmesi yapılmasının akabinde davacı şirkete 24 tane akü teslim edildi, bizim projelerimizde bir talep olmaksızın müşterilerimize yaptığımız akü teslimatlarına ilişkin projeleri takip ederiz, davacı şirkete yapılan aküleri de teslim ettikten yaklaşık 1 ay sonra 7 Ekim 2021 tarihinde davacı tarafça bir talep olmamasına rağmen ekiplerimiz akülerin satıldığı ... Deposunu ziyaret ettiler, ancak burada akülerin kullanımının oldukça kötü olduğunu, akülerin yüzey temizliklerine dikkat edilmediğini, şarjların düzgün yapılmadığına, (kısa süreli şarj yapılmaması gerektiği belirtilmesine rağmen kısa süreli şarj işlemine tabii tutulduğu, ) dair tespitler ekiplerimizce yapıldı, bu bir yazılı döküman altına alınarak davacı depo yetkilisi ... isimli beyefendinin imzası alınarak bir tutanak tutulmuştur, Kasım ayı içerisinde Depo Müdürü ... Bey tarafından akülere yönelik şikayet olduğu bildirildi, şikayetten bir gün sonra ilgili akülerde gerekli kontroller yapıldı, kullanıcı hataları olduğu tespit edildi, hatta şikayet olunan aküler ücretsiz bakıma alındı, bir gün sonra detaylı teknik mail davacı şirkete atıldı, daha önce yazılı döküman altına aldığımız tespitleri akülerin kullanıcı hatası nedeniyle tam olarak istenilen verimleri veremediğini, davacı şirkete ilettik, tavsiyelerde bulunduk, bakım periyotlarına uyulması gerektiğini bildirdik, yaklaşık bir ay sonra benzer şikayetlerde bulunulduğu, davacı şirketin aküleri günlük 5 - 10 dk.'lık sürelerle 10-15 defa şarj ettiği tespitlerinde bulunduk, bu tür akülerin %100 şarj olması yaklaşık 10 - 14 saat sürmektedir, davacı şirket tarafından bu akülerin %100 doldurulmadığını en başta teslim ettiğimizden son ziyaretlerimize kadar uyarılarımızın dikkate alınmadığını tespit ettik, daha sonra davacı taraf ayıp iddiasında bulunarak çalıştığım şirkete dava açmıştır, 05.11.2021 tarihli mailimize de yazdığımız şekilde depoya yaptığımız ziyarette aküyü şarj eden redresörün şebekeden besleyen kablonun kesik olduğu, yani redresöre enerji gelmediği tarafımca tespit edilmiştir, davacıya da bu durum bildirilmiştir, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ...TALİMAT MAHKEMESİNDE DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "ben ... iş makinaları olarak şahsi firma sahibiyim, ..., Kütahya, Bilecik , Afyon bölgesinde folklift ile akü bakım onarım hizmeti sağlıyorum, ben ...'dan , ...den, ...ten akü alıp satışı da yapıyorum, bakım talebi geldiğinde bakım işlerini de yapıyorum, 2022 yılının Ocak ayında beni ...'dan ... bey isimli birisi aradı, depolarının içinde akülerinin olduğunu, bu akülerinin sorunlu olduğunu söyledi, biz de tespit için 1-2 hafta içerisinde firmaya ziyarette bulunduk , gittiğimiz yer İnönü ilçesinde Kütahya-Bilecik arası yol üzerinde bir depoya gittim, orada çok sayıda akü vardı, bu aküler arızalıydı , bizden fiyat vermek için tespit yapmamızı istediler, aralarında çok yeni üzerinde ... yazan aküler vardı, bu akülerin de şarjlarının çok az gittiğinden bahsettiler , sonra ben akülerin arıza tespitlerini yapmak için asit değerlerini ölçtüm, ... akülerinin bir çoğunda asit olmadığını fark ettim, tam sayıyı bilmiyorum, bunun sebebi ile akülerin tam dolamaması kısa şarj olması, kullanıcı hatası nedeniyle akülerin ömürlerini tüketmişler, daha sonrasında yeni model akülerin atölyeye alınıp dengeleme şarjı ile bakım yapmayı önerdik, bundan 1-2 hafta sonra bize çok eski hurdaya ayrılmış aküleri gönderdiler, bunlar içerisinden sağlam olan hücreleri ayırt etmemizi istediler, biz de bununla ilgili fiyat teklifinde bulunduk, fiyat teklifimizi reddedip aküleri iade istediler, biz daha sonra ... marka aküleri göndermelerini istedik, ancak ... akülerini göndermediler, ben hurda aküleri kendi imkanlarımla atölyeme getirip iade ettim buna ilişkin masraflarımı da karşılamadılar, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Elektrik Elektronik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanından oluşan Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 03.04.2025 tarihli raporda; Akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının, ayıbın niteliğinin tespitinin ancak ve ancak davacının şikayetlerinin başladığı tarihlerde (Ekim-Kasım 2021) gecikmeden akülerin laboratuvar ortamında test ve incelemelerinin yapılması ile mümkün olabileceği, akülerin yaklaşık 2 yıldır bakımsız olarak depoda beklemesi sebebiyle, rapor tanzim tarihimiz itibariyle akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının ve ayıbın niteliğinin tespitinin mümkün olmadığı, Çerçeve Sözleşme ve Özel Satın Alma Şartları Sözleşmesi’ne göre açık ayıplar için teslimden itibaren en az 6 ay, gizli ayıplar için ise herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmediği ancak akülerin yaklaşık 2 yıldır bakımsız olarak depoda beklemesi sebebiyle rapor tanzim tarihimiz itibariyle akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının ve ayıbın niteliğinin (açık-gizli ayıp) tespiti mümkün olmadığından, ihbarların süresinde yapılıp yapılmadığının da tespitinin mümkün olmadığı, Akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının ve ayıbın niteliğinin tespiti mümkün olmadığından ve ayıp tespiti yapılmadan, davada tarafların alacaklarının/borçlarının bulunup bulunmadığının ve alacak miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığı, Akülerin Garanti Belgesi, Akü Kullanma Talimatı, kullanım sırasında dikkat edilmesi gereken kritik kurallar incelendiğinde, akülerin bakım gerektiren aküler olduğu, garanti belgesindeki ve kullanım talimatındaki bakım talimatlarına ve şarj sürelerine dikkat edilmesi gerektiği, davalı şirketin davacı şirkete 07.10.2021, 04.11.2021, 31.12.2021 ve 05.01.2021 tarihlerinde teknik ziyaretlerde bulunduğu, satış sonrası aküler ile ilgilendiği, davalının ziyaretlerinde düzenlediği ...Servis Formlarıyla davacının akülerin bakımlarının düzenli yapılmasına, şarja konulma zamanlarına, şarj sürelerine, tam şarj olmalarına dikkat etmediğini tespit ettiği; davacıya akülerin bakımlarının düzenli yapılması gerektiği, şarja konulma zamanlarına, şarj sürelerine, tam şarj olmalarına özellikle dikkat edilmesi gerektiğini anlattığı, gerekli eğitim ve uyarıları yaptığı, davacı şirket tarafından davaya konu her bir aküye ait bakım kartları, şarj tabloları ve bakımla ilgili herhangi bir belgenin dava dosyasında yer almadığı, ...Servis Formlarındaki tespitler, tespitlere davacı firmanın itiraz etmemesi/ itiraz şerhi koymaması ve dosyada davacının akülere bakım yaptırdığına dair belgelerin bulunmaması dikkate alındığında, akülerde oluşan arızaların sebebinin tam (%100) olarak davacının kullanım hatasından kaynaklandığı tespit edilememekle birlikte, akülerin arızalanmasına sebep olabilecek davacının kullanım hatalarının da var olduğu, aradan 2 yıla yakın süre geçtiğinden şikayetlerinin başladığı tarihlerdeki (Ekim-Kasım 2021) akü bulundurma koşullarının tespitinin mümkün olmadığı, ancak yerinde inceleme tarihinde akülerin tahta paletler üzerinde dizilmiş naylon streçlere sarılı olarak ürün raflarında bakımsız ve istiflenmiş olarak bekletildiği, inceleme tarihi itibariyle akülerin bulunduğu yerin akü bulundurma ve saklama koşullarına uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dinlenen tanık beyanları, talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan keşif, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunda; davacıya davalı tarafından satışı gerçekleştirilen akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının, ayıbın niteliğinin tespitinin ancak ve ancak davacının şikayetlerinin başladığı tarihlerde (Ekim-Kasım 2021) gecikmeden akülerin laboratuvar ortamında test ve incelemelerinin yapılması ile mümkün olabileceği, akülerin yaklaşık 2 yıldır bakımsız olarak depoda beklemesi sebebiyle, rapor tanzim tarihimiz itibariyle akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının ve ayıbın niteliğinin tespitinin mümkün olmadığı, Çerçeve Sözleşme ve Özel Satın Alma Şartları Sözleşmesi'ne göre açık ayıplar için teslimden itibaren en az 6 ay, gizli ayıplar için ise herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmediği ancak akülerin yaklaşık 2 yıldır bakımsız olarak depoda beklemesi sebebiyle rapor tarihi itibariyle akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının ve ayıbın niteliğinin (açık-gizli ayıp) tespiti mümkün olmadığından, ihbarların süresinde yapılıp yapılmadığının da tespitinin mümkün olmadığı, akülerde imalattan kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının ve ayıbın niteliğinin tespiti mümkün olmadığından ve ayıp tespiti yapılmadan, davada tarafların alacaklarının/borçlarının bulunup bulunmadığının ve alacak miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığı, akülerin Garanti Belgesi, Akü Kullanma Talimatı, kullanım sırasında dikkat edilmesi gereken kritik kurallar incelendiğinde, akülerin bakım gerektiren aküler olduğu, garanti belgesindeki ve kullanım talimatındaki bakım talimatlarına ve şarj sürelerine dikkat edilmesi gerektiği, davalı şirketin davacı şirkete 07.10.2021, 04.11.2021, 31.12.2021 ve 05.01.2021 tarihlerinde teknik ziyaretlerde bulunduğu, satış sonrası aküler ile ilgilendiği, davalının ziyaretlerinde düzenlediği ...Servis Formlarıyla davacının akülerin bakımlarının düzenli yapılmasına, şarja konulma zamanlarına, şarj sürelerine, tam şarj olmalarına dikkat etmediğini tespit ettiği; davacıya akülerin bakımlarının düzenli yapılması gerektiği, şarja konulma zamanlarına, şarj sürelerine, tam şarj olmalarına özellikle dikkat edilmesi gerektiği, ...Servis Formlarındaki tespitler, tespitlere davacı firmanın itiraz etmemesi/ itiraz şerhi koymaması ve dosyada davacının akülere bakım yaptırdığına dair belgelerin bulunmaması dikkate alındığında, akülerde oluşan arızaların sebebinin tam (%100) olarak davacının kullanım hatasından kaynaklandığı tespit edilememekle birlikte, akülerin arızalanmasına sebep olabilecek davacının kullanım hatalarının da var olduğu, aradan 2 yıla yakın süre geçtiğinden şikayetlerinin başladığı tarihlerdeki (Ekim-Kasım 2021) akü bulundurma koşullarının tespitinin mümkün olmadığı, ancak yerinde inceleme tarihinde akülerin tahta paletler üzerinde dizilmiş naylon streçlere sarılı olarak ürün raflarında bakımsız ve istiflenmiş olarak bekletildiği, inceleme tarihi itibariyle akülerin bulunduğu yerin akü bulundurma ve saklama koşullarına uygun olmadığı hususlarının tespit edildiği, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur; düzenlemeleri de dikkate alındığında yapılan keşif ve alınan hükme dayanak bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispatlayamadığı, tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 238,48-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı tarafından yapılan 440-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-)Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!