Anahtar kelimeler: Günlerce Çarpmak Serviste Hakimiyetindeki İlinde Kalktığını Esaskarar Hasarlı Seyir Kayseri

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı 06 ... plakalı... hakimiyetindeki araç Şırnak ilinde seyir halinde iken sürücü ... yönetimindeki müvekkile ait 38 ... plakalı araca çarpmak suretiyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkile ait aracın hasar gördüğünü, oluşan hasar nedeni ile aracın hareket kabiliyeti tamamen ortadan kalktığını, aracın günlerce serviste kaldığını, müvekkil şirket araç kiralaması yapan şirket olup bu süre boyunca kazaya karışan aracını işletemediğini, bu sebeple müvekkil şirket maddi olarak zarara uğradığını, kaza sonucu ekspertiz raporlarına göre müvekkilin kusursuz olduğunu, müvekkil, hasara uğrayan aracını ticari amaçla ihale yolu ile kamu kurumlarına kiraladığından aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilin aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında 06 ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu ve bu aracın ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğunu, arabuluculuk aşamasının neticesiz kaldığını, bu sebeplerden dolayı davanın kabulü ile, şimdilik 900,00-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "dava konusu hasarın meydana geldiği olay █████/2022 tarihinde gerçekleştiğini, kaza tarihi üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçmesinden sonra davanın açıldığını, davanın zaman aşımına uğradığını ayrıca davacı taraf, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, kazaya karışan 06 ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00-TL olduğunu, davacı yanın aracındaki hasar nedeniyle █████/2022 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye 17.113,18-TL rücuen tazminat ödemesi ve ... Turizm Seyehat Gıda Temizlik Taş. Tekstile █████/2023 tarihinde 9.320,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, yapılan ödemelerden sonra müvekkil şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının, aracın onarım sonucu orjinalliği bozulmamış olduğunun tespiti gerektiğini, reeskont faiz talebine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne, ... Sigorta A.Ş'e yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Ak Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak, 38 ... plakalı araç ile sigorta şirketi tarafından sigortalı olan 06 ... plakalı araç ve █████/2022 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 06 ... plakalı aracın █████/2022 başlangıç ve █████/2023 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi ... 'ın █████/2024 tarihli raporunda özetle;
Bu raporun OLAY bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir.
-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-Kazaya ait krokiyi çizdiği,
-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahını kontrol etmemiş, kavşak öncesinde araç hızını düşürmemiş, sağa dönüş yaparken aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaparak karşı şeritten gelen araca çarpmış ve kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 06 ... plakalı araç sürücüsü...' un meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' ün kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 06 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı,
-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
-Dava konusu araç üzerindeki hasarlı parçaların durumları dikkate alındığında 27.05.2022 olay tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu,
-Dava konusu araç için 27.05.2022 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %18KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 18.013,60TL olduğu,
-Dava konusu araç için 27.05.2022 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 18.108TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... firması adına 9.320TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Araç Değer Kaybı Tutarının 8.788TL olduğuna dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf █████/2022 günü davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 06 ... plakalı aracın kendisine ait 38 ... plakalı trafik kazasına karıştığını , araçlarında değer kaybı oluştuğunu belirterek 900,00 TL değer kaybı talep etmiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 06 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün değerlendirilmiştir. (Araç Değer kaybı davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceğine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-1099 E., ████████ K. Sayılı ilamı bulunmaktadır.)
- Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile zamanaşına itirazına ilişkin değerlendirmede;
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın █████/2024 tarihinde açıldığı, kazanın ise █████/2022 tarihinde olduğu, arabulucuk süresi içinde zamanaşımı duracağından (█████/2024-█████/2024) 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı █████/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca Şırnak ili Merkez ilçesinde sürücü... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracı ile Bahçelievler mahallesinde 261. Sokaktan Sanayi caddesi istikametine doğru seyrederken aracının sol ön köşe kısmı ile Sanayi caddesi istikametinde seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir.
Sürücü... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 52/a-b, 84/f-j ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/a-b ve 157/6-10 hükümlerinde yer alan asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahını kontrol etmemiş, kavşak öncesinde araç hızını düşürmemiş, sağa dönüş yaparken aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaparak karşı şeritten gelen araca çarpmış ve kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 06 ... plakalı araç sürücüsü...'un meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 18.108,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, sigorta şirketi tarafından ödenen bedel (9.230,00 TL) düşüldükten sonra bakiye 8.788,00 TL zarar bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı talep attırım dilekçesinde 8.040,34 TL ile sınırlı talebi bulunduğundan bununla bağlı kalınmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin █████/2013 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar).
Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBK'nun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta sigorta usule uygun başvuru bulunduğu görülmekle bu tarih esas alınarak temerrüt █████/2023 tarihten başlatılmıştır. Kazaya karışan araç ticari olmadığından yasal faiz uygulanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının kabulü ile; 8.040,34-TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi esas alınarak belirlenen █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Davacının sigorta şirketi yönünden alacağı kaza tarihinden faiz işletilmesi ve reeskont faizi işletilmesi talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 121,94-TL'nin mahsubu ile eksik 65,86-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 121.94-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 977,14-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.726,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 8.040,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!