Anahtar kelimeler: Ağının Acenteyi İlindeki Binlerce Bularak Azil Acentelik Acenteliğine İhtarı İlinde

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 17 Haziran 2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin --------- ilinde acenteliğine başladığını, ancak davalı yan tarafından hiçbir gerekçe göstermeksizin---------- Noterliği'nin 09.03.2022 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşmeyi fesih edeceğini bildirdiğini, 13.06.2022 tarih ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile acentelik sözleşmelerini fesih ederek müvekkili acenteyi tüm yetkilerden azil ettiğini, müvekkili şirketin, davalı sigorta şirketinin Malatya ilindeki binlerce sigorta sözleşmesine müşteri bularak şirketin ---------- ağının genişletilmesine büyük bir katkı sağladığını, müvekkili şirketin, davalı şirketle acentelik sözleşmesinin olduğu süreç boyunca yaklaşık 4 Milyon TL'nin üzerinde iş yaptığını, bu süre zarfında en çok trafik ve kasko sigortaları ile yangın sigortaları yapılmakla birlikte neredeyse her çeşit sigorta yapıldığını, fesihle müvekkili şirketin birçok işini yarıda bırakmak zorunda kaldığını, ayrıca davalı sigorta şirketinin müvekkili şirket sayesinde kazandığı müşteri çevresini ileri ki zamanlarda da kullanabileceğini, bunun yanı sıra müvekkili şirketin 6 yıllık emek ve oluşturduğu müşteri çevresi davalı yanın fesih idaresi ile son bulduğu için somut olayın özellik ve şartları da değerlendirildiğinde müvekkilinin tazminata hak kazandığı görüleceğini, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 30.000,00 TL denkleştirme (müşteri, portföy) tazminatının arabuluculuk faaliyetlerinin son bulduğu tarihten itibaren (01.07.2022) işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin olağan fesih hakkını kullanmış olduğunu, davacı tarafın portföy tazminat talep hakkı mevcut olmadığını, müvekkil şirketin olağan fesih hakkını kullanmadığı kabul edilse dahi, portföy geliştirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen acentenin, acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, bu bağlamda davacı taraf portföy tazminatına hak kazanamayacağından davanın reddedilmesi gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının, müvekkili şirketin önemli menfaat sağladığını ispatlaması gerektiğini aksi takdirde davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ve davacı acente kayıtları incelendiğinde, portföyden herhangi bir poliçenin müvekkili tarafından yenilenerek önemli bir menfaat elde edildiği veya elde edilmeye devam edildiği yönünde bir bulguya (üretime) rastlanmadığı tespit edildiğini, kaldı ki, koşulsuz ve şartsız 1 yıllık komisyonun müvekkili şirket tarafından hiçbir menfaat elde edilmemiş olmasına rağmen davacı acenteye ödenmesine karar verilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, acentelik sözleşmesinin feshine dayalı denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.Davacı acente ile davalı şirket arasında, sigorta şirketinin faaliyette bulunduğu bütün dallarda sigorta tekliflerini kabul, poliçe, poliçe eki (zeyilname), yenileme (tecdit name) düzenlemesi ve imza edilmesi hususunda █████/2016 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmenin Süresi başlıklı ' 29.Maddede- İşbu acentelik sözleşmesi 16.06.2016 tarihinden itibaren süresiz olarak yapılmıştır. Taraflardan her biri, 3 ay evvel Noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile feshi ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir. ' düzenlemesinin bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından iş bu maddeye dayanılarak taraflar arasında ki acentelik sözleşmesinin fesh edileceğinin ---------- Noterliği'nin █████/2022 tarihli ihbarnamesi ile davacıya bildirildiği, █████/2022 tarihli ihbarname ile sözleşmenin feshedilerek davacıya verilen vekaletnamedeki tüm yetkilerin iptal edildiği görülmüştür.Mahkememizce ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak, talimat mahkemesinden davacının uyuşmazlığa konu 2016-2022 yılları arasındaki ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılması istenmiş, bilirkişi raporunda; ''Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde ve mevzuata uygun olarak tutulduğu, Davacının en çok sigorta çeşitlerinin Trafik, Kasko, dask ve sağlık poliçeleri olduğu, acentalıklarının sonra ermesinden dolayı ekranlarının kapatıldığı bu nedenle poliçelerin sayısının, yapılan işin kapsamının, acentenin portföyü, acentenin aracılık faaliyeti neticesinde yaptığı yeni sigorta sözleşmelerinin, muhasebe kayıtları usulünde ticari defterlerde yer almamasından dolayı tespitinin mümkün olmadığı, bu bilgilerin acente veri kartlarının ,davalı kayıtları ile tespitinin mümkün olacağı, Davalının fesih sonrası poliçe sayısı, prim tutarı komisyon gelirine yönelik; herhangi bir tespit dosya kapsamı dâhilinde yapılamadığı, dava dilekçesi ekindeki eklerin dosyaya eklenmediği, davalının defter ve belgelerinin yerinde incelenmesi gerektiği, Davacı yanın defterlerinde, davalı tarafından düzenlenen sigorta komisyon gider belgelerindeki iptal komisyonlarının büyük bir kısmının Kaza Branşı Komisyonundan oluştuğu, 2016 ve 2022 yılları arasında davacı tarafından üretim komisyon geliri olarak toplamda 931.034,12 TL’lik Komisyon geliri kaydı olduğu ve her yıl bir önceki yıla göre işlem hacminin genel olarak arttığı, Hesaplamanın dosya ve davacı taraf kayıtlarına göre yapıldığı, davalı tarafından dava dilekçesi ekinde bahsettiği eklerin dosya içeriğinde olmadığı denkleştirme miktarını etkileyen unsurların şirketin ispatlaması gerektiği, taraf vekilinden de geri dönüş sağlanmadığı, bu nedenle hakkaniyet denetiminin (menfaatler, risk paylaşımı, harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların kazanç ve gelir ilişkileri, şirketin bölgedeki etkisi, markası, kusur oranları ) tam olarak yapılamayıp ortalama esasına göre mevcut verilerle davacının Son beş yıl gelir ortalamasının 122.180,41 TL olduğu, ( üst sınır ) '' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Talimat Mahkemesince düzenlenen rapor sonrası acente uyuşmazlıklarına vakıf nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyet raporunda özetle; '' Davalı şirketin 2016-2018-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı ile Davalı şirket arasında 17.06.20216 tarihinde “Acentelik Sözleşmesi'nin” akdedildiği, Davalı şirket tarafından sunulan ekstrede Fesihten sonra davalı şirket nezdinde yenilenen poliçenin toplamına 19.683,18 TL komisyon ödediği, Sayın Mahkemece tazminata hükmedilmesine karar verilmesi halinde; davacı şirketin Davalı şirketten azami 123.574,32 TL'lik portföy tazminatı talebinde bulunabileceği, Teknik kısımda yapılan incelemede fesih tarihinden sonra toplam 17 adet müşteriye düzenlenen 23 poliçenin Acentelik ilişkisinin kurulmasından önce de davalı Sigorta Şirketinin müşterisi olduğu anlaşılmakla; Sigorta şirketinin "önemli menfaat" inden söz etmenin mümkün olmadığı ve portföy kaybına uğramadığından denkleştirme tazminatına hak kazanamayacağı sonucuna varıldığı'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Davacı tarafça rapora itiraz edilmiş, itiraz dilekçesi ve dilekçe ekindeki poliçe örnekleri incelenmek suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, ek raporda;'' Davalı şirket tarafından sunulan ekstrede fesihten sonra davalı şirket nezdinde yenilenen 94 adet poliçeden kaynaklı 109.888,00 TL komisyon ödediği, Davalı şirketin sunduğu kâr zarar tablosundan Davacı şirketin düzenlediği poliçelerden kaynaklı toplamda -1.887.508 TL Davalı şirketin zarar ettiği, Talimat raporunda hesaplanan denkleştirme hesabı davacı gelirlerinin ortalaması esas alınmak suretiyle(üst sınır) 122.180,41 TL olarak tespit edilmiş olup, heyetimizce Davalı defterlerindeki komisyon/portföy ödemeleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada azami portföy tazminatı 123.574,32 TL olarak hesaplandığı, yenilenen 94 adet poliçe yönünden her ne kadar 109.888,00 TL komisyon ödemesi gerçekleştirilmiş olmakla birlikte davalı ---------Ş.'nin acenteden kaynaklı zararı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi yönünden "önemli menfaat" inden söz etmenin mümkün olmadığı'' şeklinde tespitte bulunulmuştur.Davacı vekili █████/2025 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunarak 30.000-TL dava değerini 93.574,32 TL artırdığını beyanla 123.574,32 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamına göre: Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli istemine ilişkindir. Denkleştirme tazminatı ya da diğer adıyla “portföy tazminatı”, sözleşmenin sona ermesi sonucunda müşteri çevresini kaybeden ve ekonomik bakımdan güç durumda kalan acentenin bu yüzden talep edebileceği bir ödencedir. Davacı TTK 122.maddesi gereğince portföy tazminatı talebinde bulunmuştur. TTK 122.maddenin üst başlığı denkleştirme istemidir. 3.fıkrasında müvekkilin fesih haklı gösterecek bir eylemi olmadan acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkil tarafından haklı sebepler feshedilmesi halinde acentenin denkleştirme isteminde bulunamayacağı belirtilmiştir. TTK.md.122/1/a gereği davacının denkleştirme tazminatı talep edebilmek için gerekli olan bir diğer unsur ise acentenin akdi ilişkinin devamı sıraşında yeni müşteriler bulmuş olması ve davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da davalı/acentelik veren bu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler (önemli kazanç) elde ediyor olmasıdır. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle sigortanın önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir.Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer. Davalı sigorta şirketinin fesih ihbarnamesi ile gerekçe göstermeden 3 aylık ihbar öneline uyarak davacı ile arasındaki acentelik sözleşmesini feshettiği anlaşılmış, iş bu sebebin haklı fesih nedeni olduğu iddiası hakkaniyete aykırı bulunarak mahkememizce feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının sözleşmeyi feshinde haksız olması nedeniyle davacı acente denkleştirme tazminatı talebinde bulunabilecek ise de acentenin denkleştirme tazminatına hak kazanabilmesi için yukarıda da değinildiği üzere sözleşmenin sona ermesi akabinde sigorta şirketinin acentenin yeni bulduğu müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde ediyor olması gerekmekte olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketinin "önemli menfaat" inden söz etmek mümkün olmadığından denkleştirme tazminatı ödenmesinin şartları oluşmamıştır. Bu nedenle fesih haksız olsa da denkleştirme tazminatı talebine hak kazanabilmek için gerekli olan diğer yasal şartların oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 512,33 TL peşin harç ile 1.600,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile fazladan yatırılan 1.496,93‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!