Anahtar kelimeler: Yayarak Peyder Paletleme Dikey Pey Satıma Makinasını Makinasının Makina Makinenin

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, davalı taraftan, 19.04.2017 tarihli sözleşme ile Dikey Paletleme Makinası'nı toplamda 37.760 USD bedel ile satın aldığını, satın alınan Dikey Paletleme Makinası'nın gereği gibi çalışmaması sebebiyle iadesi için davalı ... başvurulduğun, davalı ... da bu hususu kabul ederek, sözleşme bedelinin iade edileceğini kabul ettiğini, dava konusu makina 31.10.2017 tarihli iade faturası ile iade edildiğini, davalı taraf iade edilen makinenin bedelinin bir kısmını peyder pey ve uzun bir zamana yayarak ödediğini, bir kısmını ödemediğini, müvekkil, makine bedelinin bakiye iadesi için defalarca, davalı tarafa başvurduğunu, bir sonuç elde edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı taraf, icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve hukuksuz olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil arasında Dikey Paketleme Makinesi imalatı için 19.04.2017 tarihli eser sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye uygun olarak imal edilen makinenin kurulumu yapıldığını ve çalışır halde davacıya teslim edildiğini, belirlenen bedel davacı tarafından TL olarak ödendiğini, Sözleşmeye uygun olarak karşılıklı edimler yerine getirilerek taraflar arasındaki eser sözleşmesinin son bulduğunu, makinenin "gereği gibi çalışmaması" nedeniyle iadesi sözkonusu olmadığını, müvekkilin de iade bedeli borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 9.481 USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı tarafın işletme defteri esasına göre defter tuttuğunu , usulüne uygun olduğunu, Davalı Tarafın defterlerinin usulüne uygun olduğunu, Tarafların Sözleşme ticari defterleri banka ekstreleri ve diğer belgelerinin incelenmesi sonucunda davacı ..., davalı taraftan 28.665,10-TL( 7.828,00 USD) alacaklı olduğu..'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli ek raporda özetle''davalı tarafın Davacı tarafa 28.665,10 TL. borçlu olduğu, bu hesaplamalarda eklenen tüm masraf ,fatura vs. evrakların incelenip olması gerektiği gibi hesaplandığı ,Dilekçe tarihinden itibaren bu rakama 9.216,03 TL. faiz hesaplandığını ve Davalının ,Davacıya toplam borcunun 37.881,03-TL olduğu...'''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
Ancak, İİK’nın 58/3. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde alacağın yabancı para olması hâlinde, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk Lirası karşılığı yada harca esas Türk Lirası karşılığı takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. HD. █████/2021 tarih ████████ Esas ██████████ Karar, Yargıtay 12. HD. █████/2015 tarih ██████████ Esas ██████████ Karar, Yargıtay 19. HD. █████/2011 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Bu husus HGK’nun █████/1999 tarih █████-271 E, ██████ K. sayılı kararında, "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, ██████████ esas sayılı ilamında; " 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın █████/1999 tarih ve ███████-271 E. - ██████ K.sayılı kararı). " denmektedir.
Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığı da yazılmamıştır. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiş,İBAM .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde İstanbul Bam kaldırma kararı öncesi yaptırılan inceleme sonucu alınan █████/2023 ve █████/2023 tarihli ek ve kök bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 7.828,00 USD olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Reddedilen kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 7.828,00 USD asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine,
2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 5.733,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.145,92TL ilam harcından peşin alınan 877,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.268,29TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 59,30TL Başvuru Harcı, 877,64 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 936,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.089,86TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 230,14 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
8-Davacı tarafından sarf edilen 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 424,90 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.924,90 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 1.589,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.816,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!