Anahtar kelimeler: Kıymetini Yurda İdarî İhracata Parasının Anonim Kabahatli Sanayi Lirası Kabahat
7. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    HÂKİMLİĞİ : İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği
    SAYISI : █████████ Değişik iş
    KABAHATLİ : ... Elektronik Sanayi Anonim Şirketi
    KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a
    muhalefet
    İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
    Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    İhracata konu bedelin yurda getirilmemesi suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a (1567 sayılı Kanun) muhalefet eyleminden kabahatli ... Elektronik Sanayi Anonim Şirketi hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca 32.110,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2021 tarihli ve █████████ idarî yaptırım defter, ████████ sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulü ile, idarî yaptırım kararının 16.031,00 Türk lirası olarak düzeltilmesine ilişkin İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.02.2021 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin █████/2020 tarihli gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleştirdiği ihracata ilişkin yurt içine getirilmesi gereken bedelin tahsil süresi sonuna kadar getirilmediği gerekçesiyle, 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 32.110,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasını müteakip, idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin █████/2021 tarihli kararı ile idari yaptırım tutarının, yurda getirmekle yükümlü olunan kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde iki buçuğu kadar olacağı gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;
    Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ (ihracat bedelleri hakkında) (tebliğ no: 2018-█████)'in 3. maddesinde "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki,
    "Terkin" başlıklı 10. maddesinde "Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla;
    a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın,
    b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce,
    terkin edilmek suretiyle kapatılır.
    (2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
    Somut olayda, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından tanzim edilen █████/2020 tarihli ve ... sayılı gümrük beyannamesi incelendiğinde, kabahatli şirketin ihracat bedelinin 87.325,00 Euro olduğu, kabahatli vekili tarafından anılan idarî yaptırım kararına karşı verilen █████/2021 tarihli başvuru dilekçesinde, kabahate konu ihracata ilişkin döviz bedelinin süresi içerisinde Türkiye'ye getirildiği beyan edilerek başvuru dilekçesi ekinde buna ilişkin Qnb Finansbank A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli, 202008038314001 fiş numaralı ve 87.200,00 Euro tutarlı dekont suretinin sunulmuş olduğu, kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 87.325,00 Euro'nun %80'i oranındaki bedelin yani 69.860,00 Euro tutarındaki bedelin yurda getirilmesi gerektiği, kabahatli şirketin banka dekontunda sabit olduğu üzere ihracat bedelinin 87.200,00 Euroluk kısmını süresi içinde yurda getirdiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 125,00 Euro eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-█████ sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu, İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Kabahatliye uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, buna karşılık aynı Kanun'un 3/1. maddesinin ise "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." hükmünü içerdiği, buna göre Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-█████ Sayılı Tebliğ'in (Tebliğ) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-█████/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı olarak ihracat bedelinin süresinde yurda getirilmemesi ya da kısmi getirme halinde ise getirilmeyen miktarın Tebliğ'in 10. maddesindeki terkin sınırlarının üzerinde olması halinde 1567 sayılı Kanunun 3/3. maddesinde yer alan kabahati oluşturacağı, buna karşılık ihracat bedeli süresinde yurda getirilmekle birlikte Tebliğ'in 6/1. maddesindeki "İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinden ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur." düzenlemesine aykırı olarak müteakip süreç tamamlanarak ihracat hesabının kapatılmaması halinde ise 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki kabahatin oluşabileceği, dosya kapsamına göre ise kabahatli tarafından ihracat bedelinin yasal süresi içerisinde yurda getirdiği ileri sürülerek buna ilişkin Döviz Alım Belgesi sunulduğu cihetle, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgenin sıhhat ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı araştırılıp, yasal süre içerisinde yurda getirilen ihracat bedeli olup olmadığı belirlendikten sonra kabahatlinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmeyeceği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!