Anahtar kelimeler: Freight Forwarding Lojistik Nam Esaskarar Üstlendiği Muhtelif Taşıma Kayseri Organizatörlüğü

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememize açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilim şirket “Taşıma İşleri Organizatörlüğü” (“Freight Forwarding”) alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet kapsamına müvekkil, müşterilerine karşı üstlendiği taşıma işlerini, taşıma hattı sahibi fiili taşıyanlar ile kendi nam ve hesabına yaptığı taşıma sözleşmeleri çerçevesinde yerine getirdiğini, davalı tarafın dış ticaret ve lojistik işi yaptığını, davalı taraf muhtelif yüklerin, Türk limanlarından ecnebi ülkelere taşıtmak üzere müvekkil ile anlaştığını, müvekkilin taşıma rezervasyonu geçmiş, müvekkilden navlun teklifi almış ve bu navlun tekliflerini kabul ederek müvekkil ile navlun sözleşmeleri kurulduğunu, müvekkilin davalı firmasına karşı taşınması işini üstlendiği yükleri, kendi nam ve hesabına anlaştığı muhtelif fiili taşıyanlara, davalının talimatları doğrultusunda taşıttığını, taşımanın gerçekleştirilmesi hususunda müvekkilden talep ettiği navlun teklifini kabul ederek müvekkilimle anlaşan, bu hususta müvekkil ile navlun sözleşmesi akdeden ve müvekkile taşıma rezervasyonu geçerek konişmento talimatı veren davalı müvekkile karşı “Taşıtan" sıfatına haiz olduğunu, dava konusu taşıma sebebiyle müvekkilin navlun ücreti alacağı doğduğundan, dava konusu taşımalarda taşıtan sıfatına haiz ve navlun ve navlun teferruatlarının borçlusu davalı adına fatura düzenlenmiş, davalı tarafından faturalara itiraz edilmeksizin faturalar kesinleştiğini, bu bedellerin davalı tarafından müvekkilime ödenmediğini, ayrıca davalı tarafından ... Dimyat 'a taşınması planlanan konteyner muhteviyatı yüke ilişkin geçilen rezervasyonun iptal edilmesi üzerine fiili taşıyan ile temasa geçerek fiili taşımanın gerçekleştirilmesi hususunda rezervasyon geçen müvekkil, fiili taşıyana karşı rezervasyonun davalı tarafından iptal edilmesi sebebiyle sorumlu olduğunu, dolayısıyla fiili taşıyan CMA tarafından, fiili taşıyana karşı taşıtan konumunda olan müvekkil adına rezervasyon iptal ücreti hususunda fatura düzenlediğini, davalı yan faturayı da itiraz etmeksizin kabul etmiş, ancak fatura borcunu müvekkile ödemediğini ayrıca davalı yan müvekkile talimat geçerek açıkça tahliye limanında oluşan bu masrafların kendilerine fatura edilmesini talep ettiğini, bu nedenle müvekkil tarafından fiili taşıyanlara ödenen demuraj ve ardiye ücretleri doğrudan taşıtan davalıya yansıtılmış ve bu sebeple davalı adına fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından bu fatura bedellerinin de ödenmediğini, davalının ihracatçısı Yükleten “e ait mallar, müvekkilin organizatörlüğünde Yükleten tesislerinden teslim alınarak Türkiye 'de muhtelif limanlardan ecnebiye taşınmak üzere kamyonlarla limanlara taşınmış, davacı müvekkil bu hususta nakliyecilerle anlaşmış ve yükün iç kara nakliyesini de üstlendiğini, müvekkilin nakliyeci firmalar vasıtasıyla organize ettiği karayolu taşımalarına ilişkin nakliyeci firmalar tarafından bu nakliye bedellerinin tahsili hususunda faturalar düzenlenmiş, müvekkilim tarafından bu fatura bedelleri nakliyeci firmalara ödendiğini, ödenen nakliye bedelleri müvekkil tarafından davalıya yansıtılmış ve bu doğrultuda davacı müvekkil tarafından faturalar düzenlendiğini, bu faturaların müvekkile ödenmediğini ve muhteviyatı yüklerin, yükleten tesislerine konteyner iç dolumunun yapıldığı esnada konteyner yüklü kamyonların olağan süreden daha fazla beklemesi nedeniyle bu süre zarfında bekleme ücreti oluştuğunu, bekleme ücreti müvekkil tarafından davalıya rücu edilerek fatura düzenlendiğini, bu ücretinde davalı tarafından ödenmediğini, bu alacaklar nedeniyle müvekkil tarafından İzmir 25. İcra Müdürlüğü ... ve İzmir 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyalarında takibe başlanıldığı, davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz sonrası takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalı tarafın itirazlarının ayrı ayrı iptaline, davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağa faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.İzmir 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ... Hizmetleri Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Lojistik Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi olduğu görülmüştür. Mersin Gümrük Müdürlüğüne, İstanbul Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunması için ihtaratlı tebligat çıkarıldığı, tebliğ mazbatasının döndüğü, davalı tarafça herhangi bir defter ibrazında bulunulmadığı ticari defter ve kayıtları bildirir herhangi bir dilekçe sunulmadığından bilirkişi incelemesi yapılamadığı görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra davacının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi ... 'nun █████/2024 tarihli raporunda özetle;Mahkemenizin ... Esas sayılı İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) dava davası ile ilgili olarak gerek dava dosyası ve gerekse Davacı ... Hizmetleri Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'nin Talatpaşa Bulvarı No:69 Sarıyörük Apt. Kat:2 Daire : Alsancak/İZMİR adresinde, yerinde yapılan incelemede;1- Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, HMK 222 madde gereğince lehe delil olma durumunun olduğu,2- Davacının dava konusu icra takiplerine konu faturaların kendi defterlerinde yer aldığı,3-Davacının ilgili faturalardan dolayı alacaklı olduğu, yani ...esas nolu icra dosyasından 26.685,50 USD, █████████ esas no.lu icra dosyasından 3.602,00 TL alacaklı olduğu,4-İcra takibine konu faturalardan sonra, yani icra takibinden sonra yapılan ödemelerin bulunmadığı,5- Davalının 29.09.2022 tarih, ... no.lu 16.166,80 TL'lık iade faturası düzenlediği, diğer taraftan davacının düzenlediği faturalar ise Ek 1 ve 2'de tek tek belirtildiği, Kanaat ve sonucuna varılmıştır şeklindi raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Davacı davalıdan faturadan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalı hakkında İzmir 25. İcra Dairesi'nin ...esas ve ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davaya konu İzmir 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı faturadan kaynaklı toplam 3.602,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise 4 adet fatura olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.Davaya konu İzmir 25. İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı faturadan kaynaklı toplam 26.685,50 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise 8 adet fatura olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.-Davalının icra dairesinin ilişkin itirazın değerlendirilmesinde; İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin takipler alacaklının ikametgâhında da yapılabilir. Somut olayda, davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı davalının ticari defterleri sunmadığından akdi ilişki davacıı defterleri ile ispatlandığından davacı kendi ikametgahında dava açıp ve takip yapabileceğinden █████/2025 tarihli duruşması ara kararı ile icra dairesine ait yetki itirazı kaldırılmıştır.-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. Somut olayda, davalı taraf verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmamıştır. Davacı ticari defteri incelenmiştir. Anılan inceleme sonucunda dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ödenmediği ve davacı ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu tespit olunmuşur.Somut olayda ispat, davaya konu hizmetin yerine getirilip getirilmediği getirildi ise delin ödenip ödenmediği noktasındadır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) HMK'nun 222. Maddesi uyarınca ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebi ile davacı taraf davaya konu hizmetin yerine yerine getirildiğini ispat etmiştir. Davalı taraf ise ödemeyi ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih ███████-295 Esas, ████████ Karar sayılı kararı).Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı ticari defter kayıtları ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;Davacının davasının kabulü ile; 1-Davalının İzmir 25. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takip tarihi itibariyle 26.685,50-USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi yabancı para ile açılmış 1 yıl mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, 2-26.685,50-USD asıl alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru (18,894199-TL) üzerinden belirlenen TL karşılığının ( 504.201,14-TL)'nin %20'si oranında olan 100.840,22-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının İzmir 25. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takip tarihi itibariyle 3.602,00-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi uygulanmasına, 4-İtirazın iptaline karar verilen 3.602,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 59.245,96-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 12.247,24-TL 'nin mahsubu ile eksik 46.998,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 12.247,24-TL peşin harç olmak üzere toplam 12.674,84-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.368,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 133.423,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,12-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır