Anahtar kelimeler: Şoförlüğünü Servisi Birkaç Şubesi Üstlendiğini İşini Katip İşletilen Alım Sebep

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - (TC:...)- ...VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ....VEKİLİ : Av. ... - ....DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2024KR.YZL. TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... ve davalı ... A.Ş arasında 01.03.2018 tarihinde 2 yıllık hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile müvekkili, davalı tarafça işletilen ....’ne şoförlüğünü yaptığı servisi ile personel taşınması işini üstlendiğini, müvekkili işe başladıktan birkaç ay sonra hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin şirketin ... şubesi tarafından işe devam etmemesi konusunda █████/2018 tarihinde uyarıldığını, müvekkili her ne kadar yazılı bildirimde bulunulmasını talep etse de bu talebin olumsuz sonuçlandığını, bunun üzerine müvekkili 03.08.2018 tarihinde .... Noterliği’nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yazılı bildirimde bulunulması talebini yeniden bildirdiğini ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle sözleşme şartlarına riayet etmesi konusunda davalı şirketi uyardığını, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, anılan ihtarnameye davalı tarafça bir cevap verilmemesi üzerine müvekkili 03.09.2018 tarihinde .... Noterliği aracılığıyla yeniden bir ihtarname göndererek verdiği hizmetin karşılığı olarak düzenlediği 01.08.2018 tarihli faturayı ilettiğini, bu doğrultuda davalı tarafın sözleşmeden doğan edim yükümlülüğünü yerine getirerek fatura bedelini ödemesini talep ettiğini, davalı taraf 10.09.2018 tarihli, ... yevmiye nolu cevabı ihtarnamesinde faturaya haksız olarak itiraz ettiğini ve ödeme yapmaktan kaçındığını, davalı şirketin, faturaları muacceliyet tarihinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü, ilgili iki faturanın tahsili için .... E. sayılı dosya numarası ile icra takibi başlatıldığını, fakat davalının icra takibine de itiraz ettiğini, davalı taraf tüm uyarılara rağmen sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirme konusunda gerekli önlemleri almadığını ve hizmet ilişkisinin sürdürülmesini olanaksız kılan durum ve koşulların oluşmasına sebebiyet verdiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, tahkikat sonucunda maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere müvekkilinin sözleşmenin haklı feshine zorlanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 13.536,00-TL fatura alacağı ve sözleşmenin haksız feshi sebebiyle şimdilik 100,00-TL kar kaybı bedeli olmak üzere toplam 13.636,00-TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 01.03.2018 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi gereği davacıdan ... plakalı aracı ile ... ile ... ... arasında █████/2018 tarihine kadar sefer başına ücret karşılığında servis taşımacılığı hizmeti alındığını, alınan hizmete ilişkin tüm bedellerin ödendiğini, davacının talebinin hizmet vermediği döneme iliş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ücreti düzenleyen 12.maddesinde "... sefer başı çalışma bedeli 45,00 TL+KDV'dir..." ibaresi ile yapılan sefer kadar ücret alınacağı ve mefhumu muhalifinden hareket edilirse sefer yapılmaz ise ücret alınmayacağının açıkça ortaya konulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede günlük-aylık ya da yıllık sefer sayısı hususunda müvekkili Şirketin herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, ... işletmesinde yapılan teknik düzenlemeler dolayısıyla personel taşınması ihtiyacının geçici olarak ortadan kalktığını, personel taşıma seferlerine █████/2018 tarihinden itibaren bir süreliğine ara verileceğini, personel taşıma seferlerine tekrar başlanmadan en az üç iş günü öncesinde davacıya yazılı olarak bildirimde bulunulacağı hususunun █████/2018 tarihinde davacıya şifahi olarak bildirildiğini, davacının feshinin Sözleşmenin herhangi bir maddesine dayanmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, hizmet alım sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihinli hizmet sözleşmesine istinaden tarafların hak ve borçlarının yerine getirip getirmediği, davacının davalı tarafından ödenmeyen sözleşme kapsamında bir alacağının olup olmadığı var ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde .... █████/2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine .... █████/2023 tarihli kararı ile," ... Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme sürekli edimli bir sözleşme olup, TBK'nın 126. maddesi uyarınca ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre de, sürekli edimli sözleşmenin feshi halinde, diğer tarafın uğradığı zararın belirlenmesinde, sözleşme süresinin uzunluğu, sözleşme bitim tarihine ne kadar kaldığı, yapılan iş, feshe maruz kalanın yeni bir sözleşme imzalayıp imzalayamayacağı, yeni bir sözleşme imzalayabilecek konum ve durumda ise bu sözleşmeyi ne kadar sürede imzalayabileceği gibi hususların gözetilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu tür sözleşmelerde taraflar sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar edimlerini yerine getirmekle mükelleftirler. Zira, bu tip sözleşmelerde fesih ileriye etkili sonuç doğurmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği sabit olduğuna ve davacı tarafça müspet zararın tahsili de talep edildiğine göre, davacının sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı araştırılarak, davalının haksız olduğunun tespiti halinde ise davacının yeni bir sözleşmeyi ne kadar sürede imzalayabileceği gözetilerek davacının taleplerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur. ... kaldırma ilamından sonra: davacı tanığı ...'nin dinlenilmesi için ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık █████/2024 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Davacı ...'ı davalı şirket olan ...nde personel taşımacılığı yapmam nedeniyle tanırım, davacı ...'ın davalı şirkette hatırladığım kadarıyla 2016 yılı Haziran 2018 yılı Temmuz ayları arasında çalıştığını biliyorum, davacı ...'da davalı şirket bünyesinde personel taşımacılığı yapıyordu, biz aylık personeli götürdüğümüz kadar sefer başı ücret alıyorduk, ben sefer başı 64,00 TL alıyordum, onun da 40,00-50,00 TL arasında aldığını biliyorum, bir ay içerisinde kaç sefer atarsak bu ücretlerle çarpılıyordu, herhangi bir mesai ücreti, yemek ücreti gibi ek ücret almıyorduk, biz özel servis taşımacılığı yaptığımız için sözleşmemizde tazminat yükümlülüğü yoktu, ay sonunda gittiğimiz sefer kadar ücretimizi faturalandırıp şirket puantajıyla karşılaştırılıp bize yatırılıyordu, başkaca bilgim ve görgüm yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur." beyanında bulunmuştur.... kaldırma ilamından sonra; davalı tanığı ...'in dinlenilmesi için ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık █████/2024 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; " Ben ... A.Ş.'de 2016 yılından beri ... çalışıyorum. ...'ı tanıyorum. Şirkette bir dönem kendi aracıyla birlikte şirketin personel servisini kendi aracıyla yapıyordu. ... ... 2016 yılında özelleşerek ... A.Ş'ye geçmiştir. Hatırladığım kadarıyla özelleştikten sonra davacı servis şoförlüğümüzü yapmaya başladı. Ancak tam tarihini hatırlamıyorum. ... beldesi ile .... arası şoförlük yapıyordu. Serviste herhangi bir aksama olmuyordu. Davacının şirketin ne kadar servis şoförlüğünü yaptığını tam olarak hatırlamıyorum, ancak 1 yılını doldurmamıştır. Davacı yaptığı sefer başı fatura düzenliyordu. Sözleşmesinde de bu şekilde yazıyordu. ... santralindeki personel sayısı az olduğu için şirket davacıya servisin şimdilik yapılmayacağı, ihtiyaç anında tekrar kendisinin çağrılacağı hakkında yazılı bir bildirimde bulundu. Ben .... işletme müdürüyüm. Bu yazılı bildirim hakkında bilgim var. Davacıya daha gelmemesini, ihtiyaç halinde tekrar çağrılacağını söyledik. Zaten yazılı bildirimde de bulunulmuştu. Davacı bizi dinlemedi. Yine gidip gelmeye devam etti. Personel o servisi kullanmıyordu, ancak davacı boş bir şekilde arabasıyla gidip geldi. Davacı şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca şirket fatura bedellerini ödedi. Muhasebeci ödeme yaptığına dair bize bildirimde bulunuyordu. Şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin 1 yıl olduğunu biliyorum. Benim bilgim bundan ibarettir ." beyanında bulunmuştur.... kaldırma ilamından sonra; davalı tanığı ...'ın dinlenilmesi için ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık █████/2024 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Ben ... A.Ş.'de yaklaşık 8-9 yıldır ... çalışıyorum. ...'ı tanıyorum. Şirkette bir dönem kendi aracıyla birlikte servis şoförlüğümüzü yapıyordu. Aynı zamanda davacı ile aynı beldede oturuyoruz. .... 2016 yılında özelleşerek ... A.Ş'ye geçmiştir. Hatırladığım kadarıyla özelleştikten sonra davacı servis şoförlüğümüzü yapmaya başladı. Bizi her sabah 08:00'de işe bırakıp akşam üzeri 17:00-17:30 civarında alıyordu. Serviste herhangi bir aksama olmuyordu. Belli bir zaman servis şoförlüğümüzü yaptı ancak ne kadar süre yaptığını hatırlamıyorum. Tarihini hatırlamadığım bir zaman şirket bize davacı tarafından kullanılan servisin artık kalktığını, bize yol ücreti verileceğini söyledi. Davacı ile şirket arasındaki sözleşmenin şartları hakkında bilgim yoktur. Sözleşmenin kaç yıllık yapıldığı hakkında bilgim yoktur. Davacıya çalıştığı süre boyunca ödeme yapılıp yapılmadığını, herhangi bir alacağı olup olmadığı hakkında bilgim yoktur. Davacının işten ne şekilde çıktığı, kendisine herhangi bir yazılı bildirimde bulunulup bulunulmadığı hakkında bilgim yoktur. Benim bilgim bundan ibarettir ." beyanından bulunmuştur. ... kaldırma ilamından sonra: davacı tanığı ...'ın dinlenilmesi için ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık █████/2024 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; " Ben .... genel hizmetli olarak 2011 yılından 2023 yılına kadar çalıştım. Benim davalı şirkete karşı açmış olduğum herhangi bir davam yoktur. Davacı ...'ı benim de binmiş olduğum personel servisinin şoförü olması nedeniyle tanırım. Davacı hatırladığım kadarıyla 2018 yılında benim de içinde bulunduğum servisin şoförülüğünü yapmaya başladı. Yaklaşık 1 yıldan biraz fazla süre boyunca servis şoförülüğümüzü yaptı. Davacıya, davalı şirket tarafından servise devam etmemesi konusunda yapılan uyarıdan bilgim yoktur ancak bizim müdürümüz bize whatsapp grubundan servisin iptal olduğunu, yol ücretimizin haricen ödeneceğini ve servise artık binmememiz gerekiği konusunda mesaj yazmıştı. Bunun üzerine biz artık servise binmemeye başladık. Ancak davacı boş araçla aynı güzergahta saatlere de riayet ederek gidip gelmeye devam etti. Güvenlik kısmından da davacıyı ve aracını içeriye almadılar. Bu durum 1 ay kadar süre devam etti. Benim bu konu ile ilgili tüm bilgim ve görgüm de bunlardan ibarettir." beyanında bulunmuştur.... kaldırma ilamından sonra: dosya mahkememizce bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; mahkememiz tarafından davacı ...'a ticari defterlerin sunulması veya yerinin bildirilmesi için süre verildiği, davacı vekilinin ticari defterlerin imha edildiğine dair beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bu bağlamda davacı ...'a ait ticari defterler üzerinde herhangi bir inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davalı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2018 yılına ait elektronik ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan hareketler üzerinden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı tarafından davalı şirkete, Hizmet Alım Sözleşmesi (Şoförlü Servis) kapsamında sefer başı 45,00.-TL+ KDV üzerinden, 2018 Yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına toplamda 23.936,40.-TL tutarındaki yukarıda detayları belirtilmiş olan 5 adet faturanın düzenlendiği, buna karşılık olarak davalı şirket tarafından davacıya 23.936,40.-TL tutarında banka ödemeleri yapıldığı, bu fatura ve ödemelerin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sonuç olarak davacı ile davalı şirket arasında dava tarihi (15.11.2018) itibariyle herhangi bir borç/alacak bakiyesi kayıtlı olmadığı, davacı tarafından davalı şirkete, Hizmet Alım Sözleşmesi (Şoförlü Servis) kapsamında sefer başı 45,00.-TL+ KDV üzerinden, 2018 Yılı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında toplamda 13.537,80.-TL tutarındaki yukarıda detayları belirtilmiş olan 3 adet faturanın düzenlendiği, ancak bu faturaların davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek ihtarnameler ile davacıya iade edildiği ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, mahkemece, davacının fesihte haklı olduğunun kabulü halinde, yapılan detaylı açıklamalar doğrultusunda davacının ne kadar sürede kiralanan için yeni bir sözleşme yapabileceği sürenin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının talep edebileceği kar kaybının; 1 aylık kar kaybının 1.080 TL (KDV hariç) 3 aylık kar kaybının 3.240 TL (KDV hariç) olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve ... kaldırma ilamı ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde; taraflar arasında 01.03.2018 tarihinde hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı uyuşmazlık konusu olmayıp davacı vekili, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, bu nedenle davalı tarafa 05.11.2018 tarihli ihtarnamenin gönderilerek sözleşmenin tek taraflı ve haklı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme bedelini alamadığını, ayrıca menfi, müspet ve munzam zarara uğradığını ileri sürmüş, davalı ise sözleşmeye aykırı davranmadığını, feshin haklı nedene dayanmadığını ve sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmemesi nedeniyle kâr kaybı talep edilemeyeceğini savunmuştur.Tarafların tanıkları dinlenilmiş, ... kararında belirtildiği şekilde sürekli edimli sözleşmenin feshi halinde, diğer tarafın uğradığı zararın belirlenmesinde, sözleşme süresinin uzunluğu, sözleşme bitim tarihine ne kadar kaldığı, yapılan iş, feshe maruz kalanın yeni bir sözleşme imzalayıp imzalayamayacağı, yeni bir sözleşme imzalayabilecek konum ve durumda ise bu sözleşmeyi ne kadar sürede imzalayabileceği gibi hususların değerlendirilmesi için tarafların ticari defterleri de incelenerek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ise de davacı taraf ticari defterlerin imha edilmesi nedeniyle defterleri sunmadıklarını beyan etmiştir.Taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin “Sözleşme Şartları” başlıklı 3. Maddesinin ..... Numaralı alt maddesinde “santral çalışma saatlerine bağlı kalınarak sefer başı çalışma bedeli 45,00 TL + KDV'dir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Sözleşme süresince ne kadar sefer hizmeti verileceği, günde ne kadar sefer hizmet verileceği; çağrı üzerine mi yoksa her iş günü düzenli olarak mı hizmet verileceği konularında bir düzenleme yapılmamıştır. Tanık beyanlarına göre, davalı tarafın talebi ile davacı tarafından alınan hizmetin sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında dava tarihi itibariyle herhangi bir borç/alacak bakiyesinin kayıtlı olmadığı görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi tarafından davacının uğrayacağı kar kaybı hesabı yapılmışsa da dosyada davacını karının ne olacağı konusunda delil bulunmaması, davacının aynı tarihlerde başka firmalara hizmet verip vermediğinin belirlenemediği, bu haliyle davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Reddine,2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 232,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 194,73-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 13.636,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024 Katip ... ✍ e-imzalı Hakim ...✍ e-imzalı