Anahtar kelimeler: Şeridinde Çarptığını Esaskarar Kayseri Araca Araçta Yazim Kaybı Gelmesinde Kazasından

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 03.11.2023 tarihinde mülkiyeti ...'ya ait, ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı araç, müvekkilin sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araca çarptığını, davalı ...söz konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, müvekkile ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilin kendi şeridinde ve trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken yol kenarında duran, 06 ... plakalı aracın sol arka kontrolsüz bir şekilde açılmış, müvekkile ait ön çamurluk kısmına çarptığını ve yüzde yüz kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkile ait araçta hasar ve zarar meydana geldiğini, müvekkil tarafından aracın sağ ön kısmında yapılan tamirat için işçilik ve parça bedeli olmak üzere toplamda 30,036,01 TL ödeme yapıldığını, aracında meydana gelen değer kaybına istinaden davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ancak müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığını bu nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı zararının, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan almarak müvekkile verilmesi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini" talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "Davanın yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkemenin müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığını, tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını bu nedenle dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davasının açılabilmesi, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olacağını, işbu dava konusu miktar davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti için bilirkişi raporunun gerektiğini, müvekkil şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekteki ekspertiz raporu doğrultusunda; █████/2024 tarihinde davacı tarafın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye 30.036,00-TL maddi hasar bedeli ödediğini, dava konusu kaza kapsamında zararın karşılandığını, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasın" talep etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " █████/2023 günü müvekkil ...’ya ait 06 ... plakalı araç park halindeyken davacıya ait 38 ... plakalı araç, şehir içi hız sınırına riayet etmeden seyir halindeyken müvekkile ait araca kontrol mesafesine uymadan yakın geçmek suretiyle yanında geçerken elim hadise meydana geldiğini, müvekkilin sigortalısı olan sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. tarafından da davacı yanın hasarı giderdiğini, tarafların bahse konu olayda eşit kusurlu olmalarına karşın dava dilekçesinde bu duruma ilişkin olarak müvekkilleri kusurlu addederek işbu huzurdaki davayı açtığını, araçta meydana gelen değer kaybından zarara neden olan kusurlu araç sahibinin sigorta şirketi de sorumlu olduğunu, açıklanan nedenler ve resen nazara alınacak diğer hususlarca; huzurdaki davanın kül halinde reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinde lehimize hüküm tesis edilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. 'ye müzekkere yazılarak 06 ... plakalı araç ile davacıya ait olan 38 ... plakalı aracın █████/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 06 ... plakalı aracın █████/2023 başlangıç ve █████/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne, Kayseri 13.Noterliğine, ... Sigorta A.Ş'e, ... Otomotiv San.ve Tic. A.Ş., ... Sigorta A.Ş'e yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Makine Mühendisi, Adli Trafik/ Otomotiv Değerleme bilirkişi... 'ın █████/2025 tarihli raporunda özetle;
Bu raporun OLAY bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir.
-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ...sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, trafiğin yoğun ve tek şeritli gidiş geliş olduğu yerde aracını uygun yolun yarısını kaplayacak şekilde hatalı park etmiş, aracını sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate alarak daha uygun ve güvenli şekilde yolun kenarındaki yerlere park etmemiş, taşıt yolu üzerinde aracının sol arka kapısından yolcu indirmiş, dikiz aynasından arkadan gelen araçları kontrol ederek ve aracındaki yolcuyu ikaz etmeyerek kazanın olmasına neden olmuştur. Bu nedenle 06 ... plakalı araç sürücüsü ... ' nun meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 06 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı,
-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
Dava konusu araç üzerindeki hasarlı parçaların durumları dikkate alındığında 03.11.2023 olay tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu,
-Dava konusu araç için 03.11.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 30.036,66TL olduğu,
-Dava konusu araç için 03.11.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17.976TL olduğu, Dava konusu araçta değer kaybı ödendiğine dair bir ödeme dekontunun görülmediği, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 günü davalı ...'ya ait davalı ...sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 06 ... plakalı aracın davacıya ait 38 ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını araçlarında değer kaybı olduğundan bahisle değer kaybı tazminatı talep etmiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 06 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ...olduğu, tescil kayıtlarına göre araç malikinin davalı ... olduğu ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün değerlendirilmiştir. (Araç Değer kaybı davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceğine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-1099 E., ████████ K. Sayılı ilamı bulunmaktadır.)
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kosinan İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalının yetki ilk itirazı █████/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
-Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile zamanaşına itirazına ilişkin değerlendirmede;
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın █████/2024 tarihinde açıldığı, kazanın ise █████/2023 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı █████/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca; Kayseri ili, Kocasinan ilçesinde sürücü ...sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracı ile Sanayi mahallesi 74. Sokak istikametinden 2. Sokak istikametine seyrederken 6103. Cadde üzerinde No:62 ön tarafında tek şeritli yolun sağında park etmek için durması ve bu esnada aracının sol arka kapısının içerideki yolcu tarafından aniden açılması sonrasında aynı sürüş güzergahında yolun arka kısmında ilerleyen 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın aracının sağ ön köşe kısımları ile önündeki aracın açılan sol arka kapısına çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir.
Sürücü/davalı ...sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 58, 61/c ve Karayolları Trafik Yönetmeli 110/a-4 ve 115/3 hükümlerinde yer alan asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, trafiğin yoğun ve tek şeritli gidiş geliş olduğu yerde aracını uygun yolun yarısını kaplayacak şekilde hatalı park etmiş, aracını sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate alarak daha uygun ve güvenli şekilde yolun kenarındaki yerlere park etmemiş, taşıt yolu üzerinde aracının sol arka kapısından yolcu indirmiş, dikiz aynasından arkadan gelen araçları kontrol ederek ve aracındaki yolcuyu ikaz etmeyerek kazanın olmasına neden olmuştur. Bu nedenle 06 ... plakalı araç sürücüsü ... 'nun meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracında 17.979,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin █████/2013 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar).
Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
-Davalı ...ve ...'nun sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. █████████, K. ██████████)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ...haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar EK-6 uyarınca) zorunlu arabulucuk başvuru tarihi temerrüd sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari araç olmadığından yasal faiz uygulanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının kabulü ile; 17.976,00-TL değer kaybı tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2024 tarihinden davalı ...ve ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Alacağa sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden faiz işletilmesi ve alacağa reeskont avans faizi uygulanması istemlerinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 1.227,94-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 290,00-TL toplamı 717,60-TL'nin mahsubu ile eksik 510,34 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalı ... Sigorta Anonim Şirketi alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 290,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.145,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.131,61-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.976,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!