Anahtar kelimeler: Hdnin Zmss Vücut Kaybına Fonksiyon Yolcu Rücuen Yapması Poliçesi Sürücü

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: █████/2017NUMARASI: ████████ (E) - ████████ (K) DAVANIN KONUSU: Rücuen TazminatKARAR TARİHİ: █████/2025Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması ve Dairemizce verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. HD'nin ... Kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...'ya ait ... plakalı aracın █████/2008 tarihinde, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken kaza yapması neticesinde, aracın içinde yolcu olarak bulunan ...'ın yaralandığı ve %45 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığını, ..., ..., ... ve ...'nun yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, yaralanan dava dışı ...'ın maluliyetine ilişkin aktüer raporu ile saptanan 13.908,00 TL ve 271,00 TL tazminatın, █████/2010 tarihinde zarar gören ...'a ödendiğini, ancak daha sonra ... tarafından Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas- ████████ Karar (Eski Esas:████████ Esas- ████████ Karar) sayılı kararı gereğince Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında █████/2014 tarihinde toplam 149.452,13 TL ödendiğini, kazada yaralanan diğer yaralılardan ... için 86,00 TL, ... için 21,00 TL, ... için 21,00 TL, ... için 152,00 TL tazminatının █████/2008 tarihinde Sağlık Bakanlığına ödendiğini, ZMSS poliçesi ile müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı bulunan ve taşıma işi yapan ... plakalı ticari aracın, kaza sırasında var olması gereken zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesinin bulunmadığını, oysa bu poliçenin ZMSS poliçesi teminatından önce geldiğini, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan ödemelerin davalı Güvence Hesabı tarafından karşılanması gerektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile 163.906,93 TL rücuen tazminat alacağının hak sahiplerine ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça yapılan ödeme tarihinin █████/2008- █████/2010 olduğunu, davanın ise 2 yıllık süre geçirildikten sonra açıldığını, dava konusu yapılan rücu davasının, ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde dava açılmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/4. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararı ile poliçe kapsamında sorumluluğu sebebiyle davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen ilam gereğince ödemenin yapılarak ihtilafın kesin hüküm ile son bulduğunu, davacının, işbu dava ile, kesinleşmiş ilamın hilafına sorumlu olmadığını ve sorumluluğunun davalı müvekkilde olduğunu iddia ederek açılan işbu davanın dinlenemeyeceğini, davanın muhatabının ödeme yapılan kişiler olması gerektiğini, davacının teminat kapsamında olmayan tazminatı ödemesinin bir lütuf ödemesi olduğunu, davacı Sigorta Şirketi'nin doğrudan kuruma dava açma hakkının bulunmadığını, davaya konu taşımanın, yasa kapsamında bir taşıma olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "davacının davasının reddine" karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu sonucu Dairemizin ████████ (E) - ████████ (K) sayılı ilamıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmiştir. Dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ (E) - █████████ (K) sayılı kararıyla "...kazaya karışan aracın zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken taşıtlar (kapasite-güzergah) kapsamında kalıp kalmadığı yasa ve yönetmelik hükümlerine göre araştırılmalı, il trafik komisyonundan bu hususta alınmış bir karar olup olmadığı sorulup olay tarihindeki sorumluluk limitleri gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmadığından..." gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Dava, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin bulunmadığı gerekçesiyle Güvence Hesabı'na karşı açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmayan ve davacı sigorta şirketinin ZMS sigortacısı olduğu aracın, █████/2008 tarihinde kaza yapması neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ... ve ...'nun yaralandıkları, davacı tarafça, Sağlık Bakanlığına, █████/2008 tarihinde, dava dışı (yaralananlar) ... için 86,00 TL, ... 21,00, ... için 21,00 ve ... için 152,00 TL ödeme yapıldığı, yaralanan ... tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararı gereğince Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına, █████/2014 tarihinde toplam 149.452,13 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle davalı Güvence Hesabı aleyhine işbu davayı açtığı ve Mahkemece, yukarıda belirtildiği şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı doğrultusunda; Zonguldak Valiliği İl Trafik Komisyonuna yazı yazılarak, Zonguldak Merkez 88 Evler hattında █████/2008 tarihinde ticari olarak işletildiği anlaşılan ... plakalı araç için 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği hükümlerine (█████/2008 tarihinde yürürlükteki) göre İl Trafik Komisyonunca █████/2008 tarihini kapsayan yetki belgesi veya ticari yolcu taşıma ile ilgili belge düzenlenip düzenlenmediğinin, düzenlenmiş ise belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiş, verilen cevapta; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı XIII. Bölge Müdürlüğü yazısında Bakanlıklarının ... Sisteminde yapılan sorguları sonucu, aracın herhangi bir Yetki Belgesi kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Dava konusu olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolu Taşıma Kanunu'nun 2/3. maddesi: "İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir." şeklindedir. Anılan Kanun'a dayalı olarak çıkarılan, █████/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve yine dava konusu olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrası da; "Taşıma mesafesine bakılmaksızın il sınırları içinde yapılan yolcu taşımaları, 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımaları ile belediye sınırları ile mücavir alanı içindeki şehiriçi taşımalar, bu yönetmeliğin kapsamı dışında olup bunlar için Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar il sınırları içinde yapılan yolcu taşımaları ile 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımaları il ve ilçe trafik komisyonları ile iş birliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklerce, belediye sınırları ile mücavir alanı içindeki şehiriçi taşımalar il ve ilçe trafik komisyonları ile iş birliği yapılmak suretiyle ilgili belediyelerce bu yönetmeliğin taşımacılar için getirdiği sorumluluk ve yükümlülükler dikkate alınarak düzenlenir." düzenlemesini içermektedir. Açıklanan hükümlere göre, olayın meydana geldiği tarihte şehir içi ticari taşımaların kanun ve yönetmelik kapsamında olmadığı, bu tür taşımaların anılan kanun kapsamında olabilmesi için trafik komisyonunca düzenleme yapılmasının veya karar alınmasının gerektiği, dosyaya gelen yazı cevabından da bu yönde karar bulunmadığı, davacının dava dışı sigortalısının taşımacılık yetki belgesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte olan Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Zorunlu karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortası" başlıklı 18. maddesinde; "Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedenî zararlar için bu Kanunun 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır." hükmü mevcuttur. Bu hüküm doğrultusunda Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 64. maddesinde de; "yetki belgesi sahiplerinin" bu zorunlu sigortayı yaptırma yükümlülüğünün bulunduğu ifade edilmektedir. Bu durumda, yetki belgesi bulunmayan (olay tarihindeki mevzuata göre yetki belgesi alma zorunluluğu da bulunmayan) davacıya sigortalı olan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Malî Sorumluluk Sigortası yaptırma yükümlülüğünden ve dolayısıyla davalı Güvence Hesabının sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, peşin alınan 2.799,13 TL'den mahsubu ile fazla alınan 2.183,73 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf duruşmaları aşaması bakımından taraf vekilleri için vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025