Anahtar kelimeler: Sivas Sigaraların Mücadele Aracının Kaçakçılıkla İsteklerinin Nakil Görüşü Plakalı İadesi

B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 58 AE 851 plakalı nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle kesinleştiği halde Mahkemece aracın müsaderesine yönelik talebin reddine hükmedilmesi, hukukî değerden yoksun kabul edilmiştir.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (7423 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin "yirmiikinci" fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek) fıkralarının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.25.12.2014 tarihli hükmün bozularak ortadan kaldırıldığı, bozma sonrası kurulacak mahkûmiyet hükmünde vekâlet ücretinin 25.12.2014 tarihli hükümden bağımsız olarak yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunurken, katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmekle yetinilmesi gerekirken, 25.12.2014 tarihli karardaki vekâlet ücreti mahsup edilmek suretiyle katılan kurum lehine eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi,2.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/8. maddesi uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılmaması,3.Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, Gümrük İdaresine teslim edilen ve imha edilenler dışında numune eşyanın müsaderesine karar verilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, sanık ... ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilen bendinden "(.. ancak █████/2014 tarihli kararda vekalet ücreti olarak 1.500 TL vekalet ücreti belirlenmiş olduğundan, eğer bu belirlenen miktar tahsil edilmiş ise, bu miktarın belirlenen 3.400 TL maktu vekalet ücretinden mahsubuna, bu durum değerlendirilerek vekalet ücretinin sanıklardan tahsiline,)" ibaresinin çıkartılarak yerine "sanıklardan eşit olarak tahsiline" ibaresinin eklenmesi, sanık ... hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin bendin devamına gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına," ifadesinin eklenmesi, hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin bölüm çıkartılıp yerine "Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesinin 4. fıkrası gereğince MÜSADERESİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.