Anahtar kelimeler: Prestijini Şanzımanının Şanzıman Özetledavalıborçlu Memnuniyetini Olayına Ştiye Titizlikle Tamir Değişim

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı-Borçlu ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye ait ... plakalı aracın şanzımanının tamir ve değişim işlemleri için, █████/2024 tarihinde müvekkiline ait .... Şanzıman adlı işletmeye başvurulduğunu, gerekli tamir ve değişim işlemleri müvekkili tarafından titizlikle tamamlanmış, davalıya fatura tanzim edilmiş ve aracın teslimi gerçekleştirildiğini, müvekkili iş yerinin prestijini korumak ve müşteri memnuniyetini sağlamak adına, tamir işlemi sonrası araç üzerinde meydana gelen ve 3. kişilerce gerçekleştirilen hırsızlık olayına ilişkin zararı kendi kusuru olmamasına rağmen giderdiğini, buna rağmen davalı taraf, ödemesi gereken borcu ifa etmemiş, borcun ifasında temerrüde düştüğünü, davalı borçlu tarafından, alacaklı müvekkiline ödenmesi gereken bedel haksız bir şekilde ödenmemekte, bu durum da müvekkilimizi maddi zarara uğradığını, izah edilen nedenlerle davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle hem tahsilat sürecinin gecikmesi hem de faiz oranlarının artışıyla zarara uğradığını, takip tarihi itibariyle borcun yasal faiziyle birlikte tahsiline, davalının alacağa konu borcunu ödememek amacıyla yapmış olduğu itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;her ne kadar davaya konu edilen araç müvekkili şirkete ait ve davacı da vergi mükellefi ise de huzurdaki davanın konusu, bir aracın tamir bedelinin ödenmesi talebi olduğu, taraflar arasında ticari bir iş veya işlem söz konusu olmadığını, bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, aksine ve durumuna göre Tüketici ve Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, ancak olayımızda araç tamir bedeli söz konusu olduğundan, müvekkili şirket de bu durumda tüketici konumunda olduğundan görevli mahkemeler Bakırköy Tüketici Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davada görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Davacının tacir sıfatının araştırılması için ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevaplarında tacir olmadığı tespit edilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde, kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/1-(k) maddesinde de, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi; Tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Bu durumda, davacı tarafın sağlayıcı/satıcı konumunda ve ticari ve mesleki amaçla hareket ettiği, davalının ise tüketici konumunda olduğu ve aralarında yapıldığı iddia edilen sözleşmesel ilişki de bir tüketici işlemi olduğuna göre, değerlendirme yapmak yetkisinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus İBAM .... HD. ... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta her ne kadar davalı taraf tacir sıfatını haiz ise de yapılan araştırmada davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı, bu durumda Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve değerlendirme yapmak yetkisinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır