Anahtar kelimeler: Oranınca Numara Kazanacağını Limiti İmzaladığını Edecek Yazim Noterliği Bankalar Yevmiye

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025K. YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı arasında 02.02.2023 tarihli aracılık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre ..., davalı şirket lehine kredi limiti tahsil edecek ve kredi limiti oranınca komisyon ücretine hak kazanacağını, tarafların sözleşmeyi kabul ettiğini, imzaladığını, sözleşme imzalandıktan sonra aynı gün Bakırköy ... Noterliği █████/2023 tarihli ... Yevmiye Numara ile müvekkili, davalı tarafça aracı olarak vekil tayin edildiğini, sözleşme gereği müvekkilince bankalar nezdinde davalı lehine 4.500.000,00-TL limit tahsis ettirildiğini, aracılık sözleşmesi Madde 2.2- Fiyat ve Ödeme Yükümlülükleri adlı başlık A bendinde: "Bankalar nezdinde ... tarafından açılacak yeni limit tahsisi üzerinden %10 komisyon tutarı faturaya gerek kalmadan aracı tarafa nakit ödenecektir" hükmü gereği %10'luk kısmına tekabül eden 450.000,00-TL tutarın müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı tarafça sözleşmeye aykırı davranılarak bu tutar ödenmediğini, davalı firma tarafından 02.02.2023 tarihli aracılık sözleşmesine kaşe basıldığını, yetkilisi ... tarafından imza atıldığını, bunun akabinde aynı gün Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numara ile kredi işlemlerine ilişkin müvekkiline vekalet verildiğini, söz konusu Yargıtay kararı ve diğer içtihatlardan da anlaşılacağı üzere davalı firma sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediğini, davalı taraf sözleşmeden kaynaklı 450.000,00-TL'lik borcunun 5 ayrı ödeme ile 93.025,00-TL'lik kısmını ödemiş olup geri kalan kısmını ödemediğini, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklı edimin ifa edilmediğini, eksik kalan 356.975,00-TL ödemeye ilişkin davalı şirkete █████/2023 tarihinde Eyüpsultan ... Noterliği'nden ... Yevmiye numaralı ihtar çekilip davalı taraf temerrüde düşürüldüğünü, fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik; 356.975,00-TL'nin 20.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderlerinin ve bu bağlamda vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, sözleşme hükümlerine aykırı olarak yalnızca kredi limiti değil başkaca limitler de tahsis edildiğini, davacı sözleşme maddelerini kendi lehlerine yönelik olarak yorumlamış olup var olan hakkını kötüye kullanıldığını, kötü niyetli olan davacının hak talep etmesi dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu beyanla görev itirazının kabulünü, görev yönünden davanın reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı tarafından davalı ile aralarındaki sözleşme gereği davalıya kredi limiti tahsis ettirmesi nedeniyle tahsis edilen kredi limitinin % 10'u kadar komisyon ücretine hak kazandığı halde kendisine ödenmeyen 356.975,00 TL'nin tahsili için dava açılmıştır.Mahkememizce ... Esas sayılı dava sonucu verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve dosya yeniden ele alınmıştır.Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın tacir olmadığı, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmaması, eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden redde dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. █████/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır