Anahtar kelimeler: Satımdan Takiben Mazbataları İstirdat Haberdar Emrinin Takipten Usule Maddeye Olsa

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde, özetle; Davacının ----------- E. Sayılı dosyasına 13.06.2024 tarihinde icra tehlikesi altında 197.049,61-TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının icra dosyasına ödeme gerçekleştirme sebebinin ödeme emrinin davacıya usule uygun tebliğ edilmemesi olduğu, tebligat usule uygun olsa dahi davacının tebligattan ve bu halde icra dosyasından haberdar olmasının mümkün olmadığı, dosyadaki tebligat mazbataları incelendiğinde, çıkartılan ilk tebligatın iade olduğu, ve takiben 35. Maddeye göre tebligat yapıldığı, kesinleşen takipten haberdar olan davacının takibin ne ile ilgili olduğunu araştırdığında, icra takibine dayanak belge olarak "---------" numaralı ve 03.04.2024 tarihinde düzenlenen bir satış faturası olduğunu gözlemlediği, bu faturada davalı tarafından düzenlenen faturanın davacının, muhasebecisine ibraz edilmediği, fatura ile ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı, davacının faturayı teslim alıp, değerlendirme ve itirazda bulunma imkanı olmadığı, sözde borç ilişkisinin dayanağı davalı tarafın düzenlediği ve davacıya ibraz etmediği gerçek dışı faturada davalı 27.03.2024 tarihinde müvekkiline malları saat 18:30'da teslim ettiğini belirttiği, bu teslimatında tamamen gerçeğe aykırı olduğu, davacı ile davalı arasında faturada yer aldığı şekilde bir mal alışverişi gerçekleşmediği, dolayısıyla ispat etme yükü de karşı tarafa geçtiği, yukarıda belirtilen sebepler tahtında, borçlu olmadığı halde, ----------- E. Sayılı dosyasına ödeme yapmak durumunda kalmış müvekkilinin yaptığı ödemeyi geri almak niyetiyle ikame edilen istirdat (geri isteme) davasının kabulüne, icra dosyasına yatırılan tutarın 197.049,61-TL (yargılama giderleri, vekalet ücreti, işlemiş faiz, anapara ve sair kalemler işaret edilerek) takibe konu reeskont avans faizi işletilerek tarafımıza geri ödenmesine, tarafların ticari defter ve kayıtlarının celbine, muhakeme masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı firmanın yetkilisi ----------- ile davacı firma yetkilisi arasında 27.03.2024 tarihinde davacı firma yetkilisinin --------- numaralı telefonu ile ------- üzerinden bir konuşma gerçekleştiği, Söz konusu ----------- görüşmesi ile davacı firma 7, 8 kalem sipariş oluşturduğu, bu siparişlerin ertesi gün teslim edilmesi konusunda davacı firma yetkilisi ile davalı firma yetkilisinin anlaştığı, söz konusu konuşmanın üzerinden 5 gün geçtikten sonra da davacının icra takibine konu edilen faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacı firma tam olarak 122.700-TL'lik sipariş verdiği, vermiş olduğu siparişlerin içeriğini ertesi gün teslim aldığı, davacının da 03.04.2024 tarihinde söz konusu siparişe ilişkin faturayı aynen --------- görüşmelerinde geçen bedel üzerinden keserek davacıya e arşiv fatura yoluyla gönderdiği, 01.04.2024 tarihinde davalı firma yetkilisi tarafından davacı firma yetkilisinin eşi ve aynı zamanda firma çalışanı ----------- mesaj gönderilerek ödemenin yapılmasının talep edildiği, söz konusu kişi tarafından davalıya cevap verilmediği, söz konusu fatura davacı firmanın GİB hesabına sistem üzerinden gönderildiği, bu nedenle davacının faturadan haberdar olmadığına ilişkin beyanının doğru olmadığı, davacı firmanın ----------- işletme adı altında faaliyet gösterdiği, taraflar da bu nedenle "----------" adı altında bir ----------- grubu kurarak bu grup üzerinden devamlı görüşmeler yaptığı ve davacı taraf daha önce de birçok sipariş oluşturduğu, istirdat davasında ispat yükü, davacı borçlunun üzerinde olduğu, bu hususun İİK m. 72/8'de şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtildiği, bu halde davacının, takibe konu edilen borcun hiç ödenmediğini, borcun sona erdiğini veya borcun hükümsüz olduğunu ispat etmesi gerektiği, buna karşın alacaklının alacağının varlığını ispat etme külfeti altında olduğu söylenemeyeceği, bu nedenle borçlu olmadığını davacının ispatlamak durumunda olduğu, davacı tarafın ------------ görüşmelerinde oluşturmuş olduğu sipariş ve siparişlerin teslimine ilişkin vermiş olduğu onay dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca söz konusu durumla alakalı olarak HMK 202/2 fıkrası uyarınca mahkemenizin gerekli görmesi halinde tanıklarımızın da dinlenmesine karar verilmesinin talep edildiği, izah edilen nedenlerle müvekkilin alacağı ------------- görüşmeleri ile sabit olduğundan gerekirse HMK 202/2 uyarınca tanıklarımızın da dinlenerek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Borçlu olunmadığı iddiasına dayalı ----------- E. Sayılı dosyasından girişilen icra takibinde ödenen bedelin istirdat talebine ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmıştır. İcra Dosyası İncelemesi: Davalı tarafından ----------- E sayılı dosyası ile 15.04.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. İlgili İcra Müdürlüğünce yapılan 13.06.2024 tarihli kapak hesabında asıl alacak ve ferileriyle birlikte dosya borcu 197.049,61 TL olarak hesaplandığı görülmüş ve davacı tarafından ilgili icra dosyasına 13.06.2024 tarihinde 197.046,61 TL olarak ödenmiştir
Taraflar tacir olduğundan ticari kayıt ve belgeleri Mali Müşavir bilirkişi tarafından incelenmiştir.
Bilirkişi Raporunda;Davacı şirketin 2024 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2024 dönemi Yevmiye, Defteri kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2024 dönemi Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin TTK’nun 64/3 maddesindeki düzenlemesi kapsamında “Yevmiye defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar ” rapor yazım tarihi itibariyle süresinin bulunduğu davacı şirketin incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu görülmüştür. Davacı şirketin 2024 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2024 dönemi Yevmiye, Defteri kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2024 dönemi Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin TTK’nun 64/3 maddesindeki düzenlemesi kapsamında “Yevmiye defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar ” rapor yazım tarihi itibariyle süresinin bulunduğu davacı şirketin incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu görülmüştür. 27.03.2024 tarihinde davacı firma yetkilisine ait olduğu iddia edilen ---------- numaralı telefonu ile ---------- üzerinden bir yazışma gerçekleştiği, Söz konusu ----------- yazışması ile davacı firmanın 7, 8 kalem sipariş oluşturduğu, raporda detayları gösterilen ------------- yazışmalarında 7 kalem mal üzerinden 122.700-TL'lik sipariş verildiği görülmüştür.
Sipariş edilen ürünlerle “------------ Pdf olarak gönderilmiş olan belgenin içeriği ile davalı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak yapılan fatura içeriği ürünlerin birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür.
BA-BS İncelenmesi:
Davacı tarafın incelenen 2023 dönemi BA analiz formunda davalı adına herhangi bir alım bilgisinin olmadığı,
Davalı tarafın incelenen 2023 dönemi BS analiz formunda davacı adına herhangi bir satım bilgisinin olmadığı,
Davacı tarafın incelenen 2024 dönemi BA analiz formunda davalı adına 1 adet e-belge karşılığında KDV hariç 122.700,00 TL alım bilgisinin olduğu,
Davalı tarafın incelenen 2024 dönemi BS analiz formunda davacı adına yansıyan herhangi bir satım bilgisinin olmadığı,
Davalı tarafından e-arşiv fatura olarak düzenlenen ve takibe dayanak yapılan 03.04.2024 tarihli --------- seri numaralı KDV dahil 147.240,00 TL tutarlı faturanın davacının 2024 dönemi BA formuna yansıdığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, belirli bir haddi (5.000,00-TL) aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirme yükümlülüğü bulunmaktaydı, 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan değişiklikle , Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin, 2021 yılının Temmuz ayından itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmemektedir. █████/2022 tarihli ve -------- sayılı ---------- yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile boş Ba/Bs bildirimi verme zorunluluğu kaldırılmıştır. Buna göre, bildirim verme yükümlülüğü bulunan ancak tüm alış ve/veya satışları belirtilen haddin altında kalan veya elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükelleflerin, ilgili dönem Form Ba ve/veya Form Bs bildirimlerini vermelerine gerek bulunmamaktadır.
Söz konusu Tebliğ, yayımlandığı tarihi takip eden bildirim dönemine ilişkin olarak verilecek bildirim formlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre, 2023/Ocak döneminden itibaren boş Ba/Bs bildirimi verme zorunluluğu kaldırılmıştır. Bu kapsamda mükelleflerin özelinde yapılan analizlerin daha sağlıklı ve etkin yapılabilmesi için gerek sistem içinden yapılan iptallerin gerekse de TTK’ya göre yapılan itiraz işlemlerinin mükellefler hakkında yapılan analizlerin doğruluğu ve sıhhati açısından e-Belge Sistemi içerisinden doğru ve karşılaştırılabilir bir şekilde GİB sistemleri tarafından bu amaçla takip edilecek “sanal Ba/Bs formu” olarak izlenebilecektir. Yeni uygulama ile Temmuz 2021 döneminden itibaren elektronik belge (E- fatura-E-arşiv-E-SMM) olarak düzenlenen belgelerin, Ba-Bs formlarına dahil edilmemesi sağlanmış sonrasında ise 25 Eylül 2024 Tarihli ve -------- Sayılı ---------- yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği nolu tebliğ ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verilmiştir. Yani Ba-Bs formuna Temmuz 2021 döneminden itibaren e-faturalar dahil edilmeyecek, Eylül 2024 döneminden itibarende BA-BS formları mükellefler tarafından verilemeyecek olup onun yerine GİB arka planda mükellefler adına sanal Ba-Bs formu oluşturacaktır.
2021 yılı Temmuz ayından itibaren elektronik belgelere ilişkin Ba-Bs bildiriminde bulunulmayacağı yönünde Tebliğ yayınlanmış olduğundan, Ba-Bs formunda görünen kayıtların GİB sisteminde oluşan kayıtlardan ibaret olduğu, eş deyişle davacının mal alımına dair BA beyanda bulunmadan oluştuğu, E-Fatura (temel veya ticari senaryoda düzenlen) kabul /Red şartlarına tabi olmadığı, e-arşiv faturasının tesliminin ayrıca ispat edilebilir olması gerekmektedir. Bu hususta e-arşiv faturasının teslim / tesellüm uygulamasının mevzuatına kısaca bakmamız gerekir. Zira davacı taraf e-fatura (Ticari Senaryo) ya da e-fatura (temel fatura senaryosu) mükellefi olmadığından, e-arşiv faturası keşide edilmiştir. E-Arşiv faturasının ve içeriği hizmetinin / malın tesliminin somut delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.
E-Arşiv Faturasının alıcıya Teslimi Yönünden; Öncelikle E-Arşiv Faturası ile E-Fatura arasındaki temel farklarını açıklamak faydalı olacaktır.
• E-Arşiv Faturası, e Fatura sistemine kayıtlı olmayan kişi ve kuruluşlara düzenlenen eFaturalardır. E-Fatura’da, fatura elektronik ortamda alıcısına iletilir ve kâğıt çıktı alınamaz, e-Arşiv Fatura’da ise alıcı e-Fatura kullanıcısı olmadığı için, fatura hem elektronik hem de kâğıt çıktı olarak iletilebilir.
• E-Faturaların gönderilip alınmasını sağlayan gönderim merkezi Gelir İdaresi Başkanlığının bünyesindedir. Ekstra bir raporlama yapmaya gerek yoktur. Fakat e-Arşiv Faturalarının günlük olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na raporlanmalıdır. Bu hizmet, genellikle e-Arşiv Fatura hizmetini sağlayan çözüm ortağı tarafından yerine getirilir.
• E-Fatura, alıcısına GİB üzerinden E-Fatura kapalı devre sistemiyle ulaştırılır. Göndericiler ve alıcılar bu sistem üzerinden işlem yapabilirler. Dolayısıyla GİB anında haberdar olur, iptal edilemez, ancak fatura alıcısı ret veya iade yapabilir. E-Arşiv Fatura muhatabına mail veya SMS ile ulaştırılır,
• E-Fatura’da Entegrasyon, GIB Portal veya Özel Entegratör yöntemlerinden biri kullanılır. E-Arşiv kullanıcıları ise Özel Entegratör ya da kendi bilgi işlem sistemlerine onay alarak kullanabilir.
Bu farklılıklardan da anlaşılacağı gibi E-Arşiv faturasının, dolayısıyla içeriği malın alıcısına tesliminin usulüne uygun delillerle ispatlanması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, e-arşiv faturalarının içeriği malların tesliminde ispat belgesi olanak kullanılmasında alıcısının belirttiği herhangi bir e-posta adresine gönderilebildiği, kâğıt ortamında kesilen fatura gibi alıcısının fiziki ya da elektronik onayının gerektiği şeklindedir.
Somut olayda; davalının davacı adına düzenlediği takip dayanağı fatura içeriği ürünlerin sipariş edilmesi ve teslimine yönelik taraflar arasında ---------- yazışmalarının bulunduğu ancak davalı tarafından düzenlenen e-arşiv faturasının yukarıda açıklanan yöntemler doğrultusunda davacıya hangi yolla teslim edildiğine dair bilgi/belge bulunmadığı görüldüğüne dair kanaat belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava Borçlu olunmadığı iddiasına dayalı ---------- E. Sayılı dosyasından girişilen icra takibinde ödenen bedelin istirdat talebine ilişkindir. Davacı tarafından ------------ Esas sayılı icra dosyasına 13.06.2024 tarihinde 197.046,61 TL olarak ödeme yapılmıştır. Davacı vekilince davalı tarafından düzenlenen fatura ile ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı, davacının faturayı teslim alıp, değerlendirme ve itirazda bulunma imkanı olmadığı, sözde borç ilişkisinin dayanağı davalı tarafın düzenlediği ve davacıya ibraz etmediği gerçek dışı faturada davalı 27.03.2024 tarihinde müvekkiline malları saat 18:30'da teslim ettiğini belirttiği, bu teslimatında tamamen gerçeğe aykırı olduğu, davacı ile davalı arasında faturada yer aldığı şekilde bir mal alışverişi gerçekleşmediği iddiasında bulunulmuştur.Davalı vekilince davacı firma yetkilisi ile ----------- üzerinden bir konuşma gerçekleştiği, Söz konusu ---------- görüşmesi ile davacı firma 7, 8 kalem sipariş oluşturduğu, bu siparişlerin ertesi gün teslim edilmesi konusunda davacı firma yetkilisi ile davalı firma yetkilisinin anlaştığı, söz konusu konuşmanın üzerinden 5 gün geçtikten sonra da davalının icra takibine konu edilen faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacı firma tam olarak 122.700-TL'lik sipariş verdiği, vermiş olduğu siparişlerin içeriğini ertesi gün teslim aldığı, davacının da 03.04.2024 tarihinde söz konusu siparişe ilişkin faturayı aynen ---------- görüşmelerinde geçen bedel üzerinden keserek davacıya e arşiv fatura yoluyla gönderdiği, davacının faturadan haberdar olduğu malların teslim edildiği, bedelin ödenmediği iddiasında bulunmuştur. 27.03.2024 tarihinde davacı firma yetkilisine ait olduğu iddia edilen ----------- numaralı telefonu ile ----------- üzerinden bir yazışma gerçekleştiği, Söz konusu --------- yazışması ile davacı firmanın 7, 8 kalem sipariş oluşturduğu, raporda detayları gösterilen ----------- yazışmalarında 7 kalem mal üzerinden 122.700-TL'lik sipariş verildiği, davalı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak yapılan fatura içeriği ürünlerin birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür. Davalının davacı adına düzenlediği takip dayanağı fatura içeriği ürünlerin sipariş edilmesi ve teslimine yönelik taraflar arasında ------------ yazışmalarının bulunduğu ancak Faturanın e-arşiv fatura olduğu davalı tarafından düzenlenen e-arşiv faturasının davacıya hangi yolla teslim edildiğine dair bilgi/belge bulunmadığı. tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme neticesinde; Davalı tarafça takibe konu edilen faturanın davacıya teslim edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davalının sunulan mal veya hizmetin ifa edildiğine dair dayanak belge sunamadığı, dosya kapsamı itibari ile ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile
1-197.049,61 TL nin 17.07.2024 tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 13.460,46 TL harçtan peşin alınan 3.365,12 TL 'nin mahsubu ile bakiye 10.095,34 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Yargılama gideri mahiyetinde olan 3.365,12 TL peşin harcının toplamı olan 3.365,12 TL dava harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 12.245,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 31.527,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7--6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!