Anahtar kelimeler: Bayilik Darlığından İstemli Feshettiğini İleriye Yoğunluğu Ötürü Ret Dinlenildikten Hazır
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ Esas, █████████ Karar
    HÜKÜM : Esastan ret
    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
    KARAR
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalının iade almaktan imtina ettiği stok malların davalıya, davalının haksız olarak uhdesinde tuttuğu teminat mektubunun ise davacıya iadesine, haksız fesih nedeni ile uğranılan zararların tazminine, sözleşme süresince ifa edilen tüm edimler neticesinde davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra da yararlanabileceği menfaatler çerçevesinde denkleştirme yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmenin 14. maddesindeki "Sözleşmenin süresi 31.12.2016 tarihinde son bulur ve bu tarihte sözleşme hiç bir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın kendiliğinden infisah eder tarafların yazılı olarak mutabık kalmaları halinde sözleşmenin aynı şartlar ile ve bir yıllık süre ile yenilenmesi mümkün olup müteakip yıllar içinde aynı hüküm uygulanır" hükmü uyarınca taraflarca sözleşmenin yenilenmesine yazılı olarak mutabık kalınmaması ve yazılı sözleşmenin tanzim edilmemesi sonucu sözleşmenin 31.12.2016 tarihinde herhangi bir ihtara veya hükme hacet kalmaksızın kendiliğinden son bulduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 01.01.2016 tarihinde "Tek Elden Satın Alma Anlaşması" 'nın imza altına alındığı, sözleşmenin 14. maddesinde "Sözleşmenin süresi █████/2016 tarihinde son bulur ve bu tarihte sözleşme hiçbir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın kendiliğinden infisah eder, tarafların yazılı olarak mutabık kalmaları halinde sözleşmenin aynı şartlar ile ve 1 yıllık süre ile yenilenmesi mümkün olup müteakip yıllar için dahi aynı hüküm uygulanır, şu kadar ki ... Elektrik'in 6 ay önceden feshi ihbarda bulunmak suretiyle teminatsız olarak sözleşmeyi fesih hakkı saklı kalmaktadır" düzenlemesinin bulunduğu, söz konusu düzenleme doğrultusunda sözleşmenin 31.12.2016 tarihi itibariyle son bulduğu, sözleşmenin haksız feshinin söz konusu olmadığı, teminat mektubunun iadesine yönelik talep yönünden eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline verilen süre içerisinde davacı tarafça eksik harcın tamamlanmadığı, teminat mektubu talebi yönünden davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150/5 hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği, davacı tarafça dava dilekçesinde sözleşme ilişkisinin devamı esnasında davalı tarafından davacıya gönderilen stok malların sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinden bahisle iade alınmasının talep edildiği, ancak davacı tarafın davaya konu ürünleri stok olarak aldığı ve iadesi konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğuna ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı, sözleşme hükümleri arasında davacının belli bir miktar malı stok olarak bulundurması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı, bunun yanında davacının stok mal olarak bahsettiği malların bir bölümünün dava tarihinden sonra da davacı tarafından satışının gerçekleştirildiği ve davacının malları satmaya devam ettiği, bu hususlar göz önüne alındığında davacının stok malların iadesi talebinin de reddinin gerektiği, davacının haksız fesih nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebi yönünden feshin haksız olmaması nedeniyle bu taleplerinin kabul edilemeyeceği, davacının sözleşme süresince ifa edilen tüm edimler neticesinde davanın sözleşmenin sona ermesinden sonra da yararlanabileceği menfaatler çerçevesinde denkleştirme yapılması talebi yönünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 122/5 maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 122/1 maddesindeki düzenleme doğrultusunda davacının denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için davalının, davacının bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinden sonrada önemli menfaatler elde etmesi ve davacının davacı tarafından kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmiş olması gerektiği, ancak davacının bu hususlarda bir iddiasının bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere sözleşmeye ve ilerde elde edilecek kazanca güvenerek yatırımlar yaptığı ve emek sarf etmiş olduğundan bahisle denkleştirme tazminatı talep ettiği, davacı tarafça denkleştirme tazminatı ile ilgili tazminatın verilmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacının teminat mektubunun iadesi talebi yönünden davanın HMK'nun 150/5 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına, davacının stok malların iadesi talebi ile uğranılan zararın tazmini ve menfaatlerin denkleştirilmesi taleplerinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
    IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ İNCELEMESİ
    A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, stok malların iade alınarak bedellerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!