Anahtar kelimeler: Aldırıp Davaalacak Takibiyle Kurmadığını Devrinden Hüseyin Rehin Satılması Görünen Sattığını

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20.10.2019 tarihinde imzalanan uzlaşma ve devir protokolünde, 110.000 TL bedel karşılığında davalıya ait ... plakalı aracın kredi ödemelerinin davalı tarafından tamamlanması ve sonrasında aracın müvekkiline devredilmesinin kararlaştırıldığını, aracın devrine kadar müvekkili lehine rehin tesis edilmesinin de protokolde düzenlendiğini, davalının protokol hükümlerini ihlal ederek müvekkili lehine rehin kurmadığını ve aracı muvazaalı bir icra takibiyle müvekkilinin zilyetliğinden aldırıp üçüncü kişilere sattığını, bu işlemlerde alacaklı görünen Hüseyin Koçak’ın aynı zamanda arabuluculuk başvurusunda stajyer avukat olarak yer almasının muvazaanın göstergesi olduğunu, davalının kötü niyetle protokole konu aracı müvekkilinden alarak haksız kazanç sağladığını, ayrıca protokolde müvekkilinin şahsi kefaletlerinin sonlandırılacağı taahhüt edilmesine rağmen protokol sonrasında 250.000 TL yeni kredi kullanılarak müvekkilinin kefaletinin devam ettirildiğini, bu ihlaller nedeniyle müvekkilinin hem maddi hem de manevi zarara uğradığını, cezai şart alacağının haklı olduğunu, davalının malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle dava değeri oranında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, cezai şart olarak belirlenen 500.000 TL’nin 20.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ın davacı ... ile birlikte %49-%51 oranında ortak oldukları ... Otomotiv Promosyon Bilişim İhracat ve Tic. Ltd. Şti.’de davacının tek yetkili müdür olduğunu, davacının 02.12.2019 tarihinde hisselerini müvekkiline devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bu süreçte yapılan incelemelerde davacının şirket hesabından şahsi hesaplarına toplam 238.160,17 TL havale/eft yaparak zimmetine para geçirdiğinin Mali Müşavir Bağımsız Denetçi ... raporuyla belirlendiğini, buna ilişkin 27.04.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin .... Noterliği kanalıyla gönderildiğini, ihtarnamede davacının 110.000 TL hisse devir bedelini şirket mülkiyetindeki ... plakalı araç üzerinden tahsil edeceği, bu aracın kredi ödemelerinin 31.500 TL’sinin müvekkil tarafından ödendiği, ancak davacının şirketin içini boşalttığı ve 922.287,17 TL’yi zimmetine geçirdiğinin banka kayıtları ile sabit olduğu belirtilerek zararın tazmini talep edildiğini, bu zararın .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyada yargılamaya konu yapıldığını ve alınan bilirkişi raporunda davacının şirkete 378.165,36 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. sayılı menfi tespit davasında 43.000 TL’lik senedin geçerliliği tartışıldığını, müvekkilinin hiçbir zaman şirket temsil yetkisi olmadığını, tüm işlemlerin davacı tarafından yürütüldüğünü, davaya konu protokolün aldatma suretiyle imzalatıldığını ve TBK m.36 ve 39 uyarınca geçersiz olduğunu, yine protokolde sadece bir adet borç olduğunun belirtilmesine rağmen daha sonra farklı borç senetlerinin icra takibine konulduğunu, aracın zilyetliğinin müvekkil tarafından davacıya devredildiğini ve müvekkilin kredi borçlarını ödediğini, pandemi döneminde yaşanan sıkıntılar sebebiyle bazı taksitlerin ödenememesi üzerine araca icra takibi yapıldığını ve borcun müvekkil tarafından ödenerek araç yeniden teslim alındıktan sonra mahsup hakkının kullanıldığını, dolayısıyla müvekkilin cezai şart yönünden herhangi bir kusurunun olmadığını, ayrıca protokolde yer alan adi yazılı sözleşme ile belirlenen cezai şartın geçersiz olduğunu, limited şirket hisse devirlerinde ve araç satışlarında noter şartı bulunduğunu, bu sebeple söz konusu protokol ve cezai şart maddesinin şeklen geçersiz olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddialarının mesnetsiz, bazı şahıslar hakkındaki beyanlarının da soyut ve hayal ürünü olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arası akdedilen █████/2019 tarihli uzlaşma ve devir protokolüne aykırılık iddiası nedeniyle sözleşmede belirtilen cezai şartın tahsili istemine dayalı alacak davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın esası, taraflar arasında akdedilen 20.10.2019 Tarihli taraflar arasında imzalı ve kaşeli olarak akdedilen “Uzlaşma ve Devir Protokolü” ile ... plakalı aracın devrine ilişkin yapılması gereken işlemlerin yapılmadığı ve protokole aykırılık nedeniyle davacının davalı aleyhine cezai şart bedeli olan 500.000,00 TL nin tahsili talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında kurulan sözleşmenin hem hisse hem de araç devrini içeren bir sözleşme olduğu davalının sözleşmede belirtilen ... plakalı aracın devrini yapmaması ve işbu hususun taraflar arasında akdedilen “Uzlaşma ve Devir Protokolü”ne aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile davacının davalıdan cezai şart bedelini talep ettiği, ilgili hisse devir protokolünden anlaşıldığı üzere davacının davalıya devrettiği hisselerin karşılığı olarak dava konusu aracın davacıya devri kararlaştırıldığı, fakat aracın borcuna ilişkin olarak bir kısım taksitlerin de bizzat davacı tarafından ödeneceğinin belirlendiği, dosyada yer alan araç kaydına göre ise dava konusu ... plakalı aracın halihazırda dava dışı ... Anonim Şirketi adına tescilli olduğu, bu noktada pay devir sözleşmesine göre ilgili aracın davacı lehine tescilinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf araç devrinin sözleşmedeki hükümlere rağmen yapılmamasının gerekçesi olarak davacının kendilerini yanılttığını; pay devrinin yapıldığı dava dışı şirketin davacı tarafından zarara uğratıldığını ve buna ilişkin olarak da şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan ... E. sayılı dosyada davacı aleyhine dava dışı ... Otomotiv Promosyon Bilişim İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tazminat davası açıldığını beyan ettiği, ilgili dosya mahkememizce UYAP üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemede, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Numaralı gerekçeli kararında, “...davalının (...) davacı şirketin kuruluşundan itibarin █████/2019 tarihine kadar davacı şirketin ortağı ve münferiden şirketi temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı, davalının şirket hissesini dava dışı ortağa devredip şirketten ayrılmasından sonra dava dışı ortağın şirketin banka hesap ekstrelerinde davalı hesabına yüklü miktarda ve tekrar eder şekilde para transferleri yapıldığı, şirket çeklerinin ödenmesine rağmen mal ve hizmet alınmadığı ve şirket kredi kartından şahsi harcamalar yapıldığı hususlarını tespiti üzerine banka hesaplarında ve şirket defterleri üzerinde Mali Müşavir Bağımsız Denetçiden rapor alındığı ve bu rapora göre davalının şirket yetkilisi olduğu süre zarfında şirketi toplam 310.246,17 TL zarara uğrattığının belirlendiği bunun üzerine şirketin uğradığı zararın tazmini yönünde mahkememizde işbu davanın açıldığı mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve hükme esas alınan █████/2023 tarihli ek rapor ile iddiaya konu zarar kalemler den ayrı ayrı inceleme yapılarak denetime elverişli rapor oluşturulduğu, söz konusu rapora göre davalı ...'in davacı şirket hesaplarına yatırılmamış, karşılığında dekont veya mal alımı olduğunu gösteren kayıt olmaksızın şirket kasasında fiilen ve gerçekte olmayan paranın kayıtlarda varmış gibi gösterilerek şirketten alacaklı gösterilmek, şirketin banka hesaplarından kendisine yatırılan tutarları ödememek, kendi adına şirket hesabından çek keşide etmek ve mal ve hizmet alımı yapılmayan bu çek bedellerini ödememek gibi eylemlerle şirketi toplam 661.568,70 TL zarara uğrattığı, dolayısıyla TTK'nun 553 vd. hükümleri çerçevesinde yöneticilerin sorumluluğu için aranan kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlali, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının, — sağlandığı sonuç ve kanaatine varılmakla hükme esas alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 661.568,70 TL tazminatın davacı şirkete ödenmesine karar vermek gerekmiştir. .” denilerek dava kabul edilmiştir. Söz konusu dava işbu davanın davacısı ... tarafından istinaf edilmiş, henüz kesinleşmediği davaya konu taraflar arasında yapılan protokolden bağımsız bir dava ve karar olduğu bu haliyle anlaşılmıştır.
Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19.11.2023 tarihli raporda; dava konusu uyuşmazlığın esası, Davacının davalı aleyhine taraflar arasında akdedilen 20.10.2019 Tarihli taraflar arasında imzalı ve kaşeli olarak akdedilen “Uzlaşma ve Devir Protokolü” ile ... plakalı aracın devrine ilişkin yapılması gereken işlemlerin yapılmadığı ve protokole aykırılık nedeniyle cezai şart bedeli olan 500.000,00 TL nin talebinden ibarettir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalının devir işlemlerini yerine getirmediği ve cezai şart koşullarının oluştuğu görülmekle birlikte; Davacının söz konusu talebi ile ilgili olarak yukarıda ayrıntılı biçimde anlatıldığı üzere; diğer mahkemelerde dosyalarda sunulan mali bilirkişi raporlarından davacının davalı tarafı zarara uğrattığının hesap ve tespit edildiği, Takdiri tamamen Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Söz konusu cezai şart bedeli hakkında karar verilirken Hakkaniyet bakımından Davacının şirketi zarara uğrattığının da göz önüne alınması gerektiği ve davalının eskisi gibi ticari faaliyetine devam ettirmesine imkan tanınacak biçimde Yüce Mahkeme tarafından belirlenebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından tarafından hazırlanan 12.05.2024 tarihli raporda; taraflar arasında akdedilen hisse devir protokolü uyarınca davalının devir işlemlerini yerine getirmediği; Hisse devir protokolü çerçevesinde öngörülen cezai şart koşullarının oluştuğu; davacının, ikmal edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında verilen karar uyarınca dava dışı şirketin müdürü sıfatıyla şirkete zarar vermiş olduğu kararı verilmiş olsa da bu hususun taraflar arasındaki protokolden bağımsız olduğu; Cezai koşul bedelinin tespiti ve bunun davalının ticari mahvına sebep teşkil edip etmeyeceğinin belirlenmesi teknik bir inceleme ile mali kayıtlarda muhasip bir üye tarafından gerçekleştirilecek incelemesi sonrası belirlenebileceği bu hususun uzmanlık alanım dışında olması sebebiyle konuya ilişkin değerlendirme yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Nitelikli hesaplama uzmanı ... ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 29.04.2025 tarihli raporda; ... Otomotiv Promosyon Bilişim İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında Öz Kaynaklarının OLUMLU bakiye verdiği, bunun ise şirketin aktiflerinin kayıtlı değerlerine göre borçlarını karşıladığı, diğer bir ifade ile şirketin kayıtlı değerlerine göre BORCA BATIK OLMADIĞI, izah edilen gerekçeler ışığında kök raporumuzda yapılan hatalı değerlendirmeden dönülerek; taraflar arasında akdedilen Uzlaşma ve Devir Protokolü’nün ön sözleşme olması sebebiyle TBK m. 29/II, TBK m. 12/I ve TTK m. 595/1 hükümleri uyarınca GEÇERSİZ olduğu, geçersiz olan Protokol çerçevesinde öngörülen cezai şart koşullarının OLUŞMADIĞI sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; taraflar arasında yapılan Uzlaşma ve Devir Protokolü'nün 20.10.2019 tarihli, noterde yapılan Hisse Devir Sözleşmesi'nin ise 20.11.2019 tarihinde akdedildiği, diğer bir ifadeyle Protokol, taraflar arasındaki Hisse Devir Sözleşmesi'nden önce akdedildiği, Protokolün “Konu” başlıklı 2. maddesinde, işbu protokolün davacı ...'e ait %51 hissenin davalı ...'a devrini konu edindiği , Protokolün 3/1. maddesinde de yükümlülükler içinde davacının ileride payını belirli bir bedel karşılığında davalıya devredeceği, dava konusu cezai şart müeyyidesini de içeren Protokolün, ileride kurulacak olan hisse devir sözleşmesine ilişkin olduğu, TBK m. 29/2'ye göre, “Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.” Ön sözleşme niteliğindeki Protokol bakımından ileride kurulacağı anlaşılan sözleşme, hisse devir sözleşmesidir ve TTK m. 595/1 uyarınca da limited şirket hisse devri işlemi, resmi şekle tabi kılınmıştır..” Bu çerçevede TBK m. 29/2 hükmü doğrultusunda, dava konusunu teşkil eden Protokolün ilgili şekle riayet edilerek akdedilmediği, yalnızca adi yazılı şekilde yapıldığı bu haliyle kesin hükümsüzlük durumunun mevcut olduğu, davacının cezai şart talebinin dayanağı olan Protokolün geçersiz olduğu, ilgili yasal mevzuat çerçevesinde şekle aykırı olarak akdedilmesi sebebiyle ceza koşulu şartlarının da oluşmadığı dosya kapsamına uygun hükme dayanak son tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olmakla, ön sözleşme niteliğindeki Uzlaşma ve Devir Protokolü'nün şekle aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz olmasından kaynaklı davacının davalıdan talep edebileceği bir cezai şart alacağı bulunmadığından davasında haksız olduğu anlaşılmış olup davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 8.538,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.923,35-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzünde, davalı/vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!