Anahtar kelimeler: Bonodan Konuma Sunmuş Küçükçekmece Bononun Cari Yazim Menfi Geçtiğini Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Asıl Dava Yönünden), İtirazın İptali (Birleşen Dava Yönünden)DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Asıl Dava Yönünden), İtirazın İptali (Birleşen Dava Yönünden)davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili asıl dava yönünden mahkememize sunmuş olduğu █████/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak müvekkilinin alacaklı konuma geçtiğini, ancak daha önce davalı tarafa verilen █████/2016 düzenleme, █████/2016 ödeme tarihli bonodan dolayı müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı halde söz konusu bononun Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, bu nedenlerle söz konusu bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl dava yönünden davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından düzenlenen dava konusu bonoya dayalı olarak müvekkilinin alacaklı olduğunu, alacaklarını tahsil amacıyla davacı aleyhine icra takibi yaptıklarını, alacağın bonoya dayanıyor olması nedeniyle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen Bakırköy .. ATM ... esas sayılı dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında █████/2014 tarihli ana bayi sözleşmesi, █████/2016 tarihli ürün satış bayilik sözleşmesi ve █████/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ek protokolün düzenlendiğini, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında cari hesaba dayalı olarak müvekkilinin 1.417.997,60-TL alacağı bulunduğunu, iş bu alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili birleşen dava yönünden mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin borçlu değil bilakis alacaklı olduğunu, nitekim müvekkili şirket genel müdürünün davacı taraf ile anlaşarak usulsüz işlemler yapılmak suretiyle müvekkili şirketi borçlu çıkardıklarını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bakırköy .. ATM ... esas ... karar sayılı ilamıyla birleştirme kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiştir.Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 1.417.997,60-TL üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı, davalı tarafın süresinde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davalı tarafından davacı aleyhine █████/2016 ödeme tarihli 117.000-TL'lik bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara ilişkin BA - BS formları temin edildikten sonra dosya önce bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu █████/2020 tarihli raporlarında; ayrıca bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2020 görüldü tarihli raporunda birleşen dava yönünden tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda teminat senetleri dikkate alınmadığında davacı tarafın icra takibine konu ettiği alacak miktarı kadar (1.417.997,60-TL) alacağı bulunduğu, teminat amaçlı düzenlenen bonolar dikkate alınmadığında bu miktar alacağın her iki tarafın kayıtlarında da mevcut olduğunu, asıl dava yönünden menfi tespite konu edilen 117.000-TL'lik bononun farklı tarihlerde davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması hususunun mahkemece değerlendirilmesi yönünde teknik kanaatlerini belirtmişlerdir.Davalı tarafından davacı şirket temsilcileri ... ve ...'a yönelik şikayet dilekçesi kapsamında Bakırköy C. Başsavcılığı ... soruşturma sayılı evrakında takipsizlik kararı verilmiş, söz konusu karara yönelik itirazın reddedilmesi üzerine iş bu kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden davalı tarafın alacağının dayanağını teşkil eden █████/2016 ödeme tarihli 117.000-TL'lik bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir belge olduğu, söz konusu bononun teminat amacıyla verildiği hususunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, söz konusu bononun davalı tarafın ticari defterlerinde farklı tarihlerde kaydedilmiş olmasının alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağı, bu nedenlerle asıl dava yönünden menfi tespit isteminin reddine; birleşen dava yönünden taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar, faturalara ilişkin BA - BS formları kapsamında yapılan inceleme sonucunda bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarında da belirtildiği üzere davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre cari hesap alacağının icra takibine konu edilen 1.417.997,60-TL olduğu, davalı tarafın ticari kayıtlarına göre ise █████/2015 tarihi senet alındı belgesinde yer alan 9 adet toplam 1.573.800-TL'nin davacı adına borç olarak kaydedilmesi nedeniyle kendisinin 1.721.607,29-TL alacaklı gösterdiği, oysaki davalı tarafın davacıyı borçlandırdığı, █████/2015 tarihli belgede yer alan bonoların teminat amaçlı düzenlendiğinin açıkça belirtildiği, sonuç itibariyle söz konusu teminat bonolarından dolayı davacı tarafın borçlandırılamayacağı değerlendirilerek birleşen dava yönünden icra takibine yönelik haksız itirazın iptaline, likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına kararı verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM .... HD. ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla ''Somut olayda, davacı(birleşen dosya davacısı) teslim edilen ürünler için verildiği ve ürün bedeli ödendikçe senetlerin geri alındığının ileri sürülmesine göre davalı(birleşen dosya davalısı) tarafın savunmasına konu senetlerin teminat olarak değil ifa uğruna verildiği anlaşılmaktadır. █████/2015 tarihli "senet iade belgesi" başlıklı belge 28 adet senedin iadesine ilişkin olup, teminata ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. █████/2015 tarihli "senet alındı belgesi" başlıklı belge ise 18 adet senedin teminat hesabına alınmasına ilişkindir. Bu belgede senetlerin teminata ilişkin olduğu belirtilmiş ise de davacı(birleşen dosya davacısı) tarafın beyanıyla bu senetlerin ürün teslimi sonrası verildiği sabit olup, bu haliyle senetlerin ifa uğruna verildikleri açıktır. Ayrıca, bu iki belgedeki senet adetleri hatalı olduğu gibi senet adetleri ve toplam tutarlar karıştırılmış ve birbiri yerine yazılmış vaziyettedir. Bunun gibi "senet alındı belgesi"ndeki taraf imzaları da karıştırılmıştır. Kaldı ki, senetlerin teminat senedi olduğu kabul edilse dahi, senet bedelleri ödenmeden teminat fonksiyonunun gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Mahkemece alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı(birleşen dosya davacısı) kayıtlarına, kayıtlarında yer almayan 183 nolu senet dışındaki diğer senetlerin borç senedi olarak işlendiği, █████████ tarihli raporda ise davalı(birleşen dosya davalısı) şirketin senetleri karşı tarafın cari hesabına borç kaydettiği belirtilmiştir. Buna göre, söz konusu senetlerin her iki taraf ticari kayıtlarında borç senedi olarak işlendiği anlaşılmaktadır. Ancak, dosyada alınan bilirkişi raporları taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlığa ilişkin denetime açık bir tespit içermediğinden hüküm kurmaya elverişli değildir. Ayrıca, senetlerin davacı tarafın cari hesabında borç ödemesi olarak kayıtlı olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun değerlendirilmediği yolundaki itiraz yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadığı gibi bu itiraz gerekçeli kararda da değerlendirilmemiştir.Bu nedenle, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesince, asıl ve birleşen dava yönünden dosya alanında uzman bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ticari defterler ile BA/BS bildirimleri üzerinde inceleme yapılarak, taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık ve nedenleri tespit edilerek tarafların alacak ve borç durumunun belirlenmesi için rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır''İBAM kaldırma kararı kapsamında dosya bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu █████/2024 tarihli kök rapor ile █████/2024 tarihli ek raporunda özetle; kaldırma kararında belirtilen bonoların borç senedi olarak dikkate alınması durumunda da birleşen dava yönünden davacı tarafın, tarafların ticari kayıt ve Ba-Bs formları dikkate alındığında toplam 1.886.059,95-TL alacağı bulunduğunu teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor kapsamında birleşen dava yönünden davacı taraf mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle, davasını ıslah ederek itirazın iptali davasından alacak davasına dönüştürdüğü ve 1.886.059,95-TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Her ne kadar birleşen dava yönünden davacı vekili, düzenlenen bilirkişi raporu kapsamında davasını ıslah ederek 1.886.059,95-TL'nin alacak olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de; mahkememizce birleşen dava yönünden verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmediği, kararın yalnızca davalı tarafından istinaf edildiği, bu bağlamda İBAM kaldırma kararının davalı yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiği (Yargıtay 4.HD. █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere), bu bağlamda birleşen dava yönünden davacı tarafın ıslah talebinin geçersiz olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda birleşen dava yönünden davacı tarafın takip konusu alacak miktarı kadar alacağı bulunduğundan birleşen davanın kabulüne ve davacı lehine %20 icra inkar tazminatına, asıl dava yönünden, davalı tarafın alacağının dayanağını teşkil eden █████/2016 ödeme tarihli 117.000-TL'lik bononun kayıtsız şartsız borç ikrarının içerir belge olduğu, söz konusu bononun teminat amacıyla verildiği hususunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenlerle asıl dava yönünden menfi tespit isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl dava yönünden davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının sübuta ermediğinden REDDİNE,2-Birleşen dava yönünden;a)Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KABULÜNE, davalının, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı alacak üzerinden aynı koşullarda devamına,b)Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 283.599-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Asıl Dava Yönünden:3-Peşin alınan 1.998,07-TL harçtan, 615,40- TL ilam harcının mahsubu ile, bakiye 1.382,67-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Birleşen Dava yönünden; 7-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 96.863,37-TL ilam harcından peşin alınan 17.125,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 79.737,51-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 21.635,01-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 17.162,46-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 4.472,55-TL") yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan 7.994,00-TL ıslah harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 215.979,74-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 11-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ... ¸e-imzalıdırÜye ... ¸e-imzalıdırÜye ... ¸e-imzalıdırKatip ... ¸e-imzalıdır