Anahtar kelimeler: Özetidavacı Davaitirazın Satımdan Ferilere Akabinde Durduğunu Anadolu Borcu Takibe Şirkete

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:███████ Esas
KARAR NO:█████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:████████ Esas- ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan borcu nedeniyle ... sayılı dosyası ile açılan icra takibine borçlu şirketin takibe haksız olarak, her hangi bir borçları olmadığı belirtilerek alacağın tamamına ve tüm ferilere itirazı ile takibin durduğunu, akabinde işbu itirazın iptali davasının açıldığını, müvekkili şirketin borçlu şirkete her hizmet verdiğinde borçlu şirkete fatura kestiğini ve bu faturaları borçlu şirketin muhasebesine işlettiğini, borçlu tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen 12.02.2020 tanzim tarihli 26.171.35 TL tutarlı faturanın şirketin muhasebe defterlerinde kayıtlı bulunduğunu, icra dosyasına yapılan itirazın itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlu firmanın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan... sayılı dosyasına haklı gerekçeler ile yaptı itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin davacı firmaya hiçbir borcunun bulunmadığını, dosyaya konu faturanın hiçbir zaman usulüne uygun yol ve yöntemlerle tebliğ edilmediğini, faturaya konu ticari ilişkinin bulunmadığını, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Dava, davacı tarafından faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ...Davacı taraf, davalının defterlerinde yer almayan, toplam 57.181,38-TL bedelli, 6 adet faturaya ilişkin akdi ilişkiyi veya fatura konusu malların davalıya teslimini ispata yarar delil ibraz etmemiştir. Yine davalı defterlerinde yer almayan 167,31 TL tutarlı protesto masrafına ilişkin belge ibraz etmemiştir.Davacının ispat edemediği 6 adet fatura bedeli ve belgelendiremediği protesto masraf hesaba katılmaksızın, davacının davalıdan alacak ve borcu mahsup edildiğinde davacının davalıdan alacağı bulunmadığı; davalıya 31.177,92-TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle taraf defterleri üzerinden mukayeseli olarak hazırlanan ve denetime elverişli olan █████/2022 tarihli ek rapor hükme esas alınarak itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''1-DAVANIN REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 22.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemeler sonucunda;''davacı şirket ticari defterleri ile davalı şirket ticari defterleri arasında birtakım farklı kayıtların yer aldığı, davacı müvekkilin ticari defterlerinin VUK md. 221 ve TTK md. 64/3 uyarınca usule uygun olduğu ve bu hali ile TTK ve HMK ilgili maddeleri uyarınca lehe delil niteliği taşıdığı'' ifade edildiğini,Devamında, 05.05.2022 tarihli bir diğer bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler neticesinde;''davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafından tutulan ticari defterlerim birbirini tamamlar nitelikte olduğu ve usulune uygun tutulduğu, bu ticari defter kayıtlarında davacının davalıdan olan alacağında, davalıya olan borcunun mahsubu ile takip tarihi itibariyle davacının ( 48.581,35 - 22.410,00=) 26.171,35 TL alacaklı olduğu "beyan edildiğini, bu noktada davalı tarafın ticari defteri ibrazdan kaçındığı göz önünde bulundurulduğunda 6100 sayılı HMK md. 222/5 doğrultusunda davacının iddiasını ispat ettiğinin açık olduğunu, Ayrıca, mevcut 17.08.2022 tarihinde alınan ek bilirkişi raporunda '' davalı defterlerinde, 3 adet 27.900 TL tutarlı senetlerin, davalı alacağına kayıt edilmeyip, 2 adet 18.600 TL tutarlı senet ödemesinin davalı borcuna kayıt edildiği ve 05.03.2019 tarihli 9.300 TL tutarlı ödemesini kayıtlarına almadığı''yönünde görüş belirtildiğini, ancak iddia edilenin aksine bu bedelin şirket kayıtlarında bulunduğunu, 120.00.02.0073 Kodlu alcılar hesabın dökümünde bu bedel kaydının yapıldığını ve bilirkişinin yapmış olduğu listede göründüğünü, bu aşamada bilirkişi raporunun hatalı olarak hazırlandığını, akabinde, '' davalı ticari defterlerinde, 3 adet 27.900 TL tutarlı senetlerin, davalı alacağına kayıt edilmeyip,2 adet 18.600 TL tutarlı senet ödemesinin davalı borcuna kayıt edildiğini tespit etmiştir. '' ancak davalının, davacı mücekkiler 3 adet değil 4 Adet senet verdiği 9.300,00 tl * 4 adet senet: 37.200,00tl ... Kodlu Alcılar hesabın dökümünde göründüğünü ve bilirkişinin yapmış olduğu listede mevcut olduğunu,Yukarıda açıklanan bilirkişi raporları çerçevesinde 22.10.2021 tarihli ve 05.05.2022 tarihli kök bilirkişi raporu kapsamındaki değerlendirmelerin davacı lehine olduğunu, 17.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporu alınmış olup davacı aleyhine olduğunu, işbu noktada yerel mahkeme tarafından kök bilirkişi raporu değil, ek bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, ek bilirkişi raporunun esas alınma gerekçesinin belirtilmediğini,Somut olay bakımından, yerel mahkeme tarafından kurulan hükmün gerekçesinde sadece bilirkişi raporları çerçevesinde yer alan tespitlerden bahsedildiğini, mahkeme tarafından raporda yer alan tespitler neticesinde değerlendirme yapılarak kanaat oluşturulması gerekirken vicdani kanaatten söz edilmediğini, hüküm kurulmasını sağlayan vicdani kanaatin oluştuğu yargısında yargılama çerçevesinde yer alan hükmün dayandığı maddi hukuki sebepler hangi somut olgulardan nasıl muhakeme sonucundan oluştuğu açıklanmadığından gerekçenin '' normatiflik '' sağlayan özelliğinin ortadan kalktığını ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya kapsamında verilen ████████ K. Numaralı 20.10.2022 tarihli ilamı istinaf ettiklerini ve yapılacak inceleme sonucunda kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ve itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, davalının davacıya borcu olmadığını, asıl davalının davacıdan alacaklı olduğunu ve davacının alacağının tespit edilmesi halinde kendi alacaklarından takas-mahsup edilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için gerekli olduğundan ve ayrıca taraflarca dayanıldığından Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi kök raporunda tarafların ticari defterlerindeki farklı olan kayıtları ortaya koymuş, değerlendirme yapılabilmesi için söz konusu kayıtların dayanaklarının dosyaya sunulması gerektiğini belirterek nihai bir sonuca varmamıştır. Bunun üzerine ve 2018 yılından gelen devir bakiyesi olması sebebiyle Mahkemece tarafların 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, farklı bilirkişi tarafından düzenlenen ikinci kök raporda sadece davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 26.171, 35 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili, davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmaması sebebiyle ibrazdan kaçındığı ve HMK'nın 222/5 maddesi uyarınca davacı alacağının ispat edildiği iddia edilmiş ise de, söz konusu maddenin uygulanabilmesi için davacının dava dilekçesinde münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanması gerektiği, ancak davacı tarafından münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmadığından söz konusu maddenin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı gibi, davalı vekili tarafından ticari defter incelemesinden önce mazeret dilekçesi verilmesine rağmen Mahkemece mazeret hakkında ticari defter inceleme gününde olumlu/olumsuz bir karar verilmediği, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece █████/2022 tarihli duruşmada davalının söz konusu dilekçesinin mazeret adı altında verilmesi ve defter inceleme günü için verildiğinin anlaşılamaması sebebiyle celse arasında değerlendirmeye alınmadığı tespit edilerek mazeretinin kabulü ile tekrardan davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için gün verildiği ve davalı tarafından defterlerin bilirkişi incelemesine sunulduğu dikkate alındığında davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığının söylenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin sadece davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen kök rapora göre karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılıklı olarak incelenmesinden sonra düzenlenen ek bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki farklar tespit edilerek dayanağı ispat edilemeyen kayıtlar dışlanmak suretiyle ve davacı kayıtlarında yer alıp, davalı kayıtlarında yer almayan ödemeler davalı alacağından mahsup edilmek ve gerekli düzeltmeler yapılmak suretiyle davalının davacıdan 31.177,92 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili bilirkişinin "3 adet 27.900 TL tutarlı senetlerin, davalı alacağına kayıt edilmeyip, 2 adet 18.600 TL tutarlı senet ödemesinin davalı borcuna kayıt edildiği ve 05.03.2019 tarihli 9.300 TL tutarlı ödemesini kayıtlarına almadığı" şeklindeki tespitinin ve davalıdan dört adet senet alınmasına rağmen bilirkişinin üç adet senet alındığını belirtmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, bilirkişi tarafından söz konusu kayıtların davacının değil, davalının defterlerinde kayıtlı olmadığının belirtildiği, söz konusu senet bedellerinin ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, yine davalı tarafından verilen dört adet senede ilişkin ve tarafların 2019 yılı açılış bakiyelerinin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği ve ticari defterlerin dökümünün yapıldığı görülmekle bilirkişi ek raporunda herhangi bir hatalı tespitin bulunmadığı,Mahkemece hangi gerekçe ile ek rapor alındığının ve bu rapora itibar edildiğinin açıklandığı ve kararın gerekçeli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!