Anahtar kelimeler: Satımdan Büyükçekmece İlişkiye Durduğunu Yazildiği Kazanç Bakirköy Amacı Sunulan Takibi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından açılan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlenen fatura alacağının tahsil edilemediği, bu nedenle icra takibi başlatıldığı, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibini başlatıldığını müvekkil şirketin itirazı neticesinde takip durduğunu bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket haksız kazanç sağlamak amacı ile müvekkil şirket aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü .... Es. Sayılı icra takibini başlattığını, müvekkil şirketin haklı itirazı neticesinde takibin durduğunu, davacı taraf ne dava dilekçesinde ne de icra takibinde müvekkil şirkete iddia ettiği hizmeti sağladığına dair hiç bir delil sunmadığını, yalnızca kesilmiş bir fatura mevcut olup ortada herhangi bir hizmet bulunmadığını, bu aşamada davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 05.02.2025 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca tarafların inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin yurt dışında olduğu yönünde beyan dilekçesi sunduğu ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunmadıkları görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı ... Şirket merkezi Almanya olduğu için defter ve belgelerin mukimi olduğu ülkede olduğu, bu nedenle defter incelemesi yapılamadığı, Davalı şirket muhatabı ile yapılan görüşmede; defter ve belgelerin sunulamayacağı bilgisinin alındığı, defter ve belge incelenemediği, Davacı tarafından dosya kapsamına sunulan belgeler üzerinde yapılan tespitlerde Tamir Edilen araçla ilgili tespit edilen bilgilerin Plaka No ... olduğu, Tescil Tarihi 12.01.2011 olduğu, Şase Numarası : .... olduğu, Motor Numarasının :.... olduğu, tespiti yapılan araç ile ilgili Bakım / Onarım hizmetinin verildiği, tespit edilen aracın hangi şirkete kayıtlı olduğu hususunda Trafik Müdürlüğünden bilgi alınması hususunun Mahkeme nezdinde olduğu, Davacı şirket tarafından 31.01.2022 tarihli ve ... Nolu 2.567,10 EURO Tutarlı fatura düzenlendiği ... Tarafından Aşağıda tespit edilen çek ve Havale yoluyla ödemeler yapıldığı Davacının talebinin ek bir incelemeye gerek görülmeden kabulü halinde; Takip tarihi olan █████/2024 tarihinde; TCMB EURO Döviz, Kuru 34.8394 TL olduğu: Davacının Takip tarihi itibariyle Asıl Alacağının 2.567,10 EURO olduğu X 34.8394 — 89.436,22 TL Olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Tarafların inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ara karar kurulduğu ancak tarafların ticari defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır. Davayı ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının iddialarını destekler nitelikte herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 1.532,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 917,00TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2025Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.