Anahtar kelimeler: Bakırdan Yivli Somunlar Cıvatalar Vidalar Cıvata Sic Harçlandırma Odasının Sürdürdüğünü

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan █████/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili firmanın 2003 yılında İstanbul Tic. Sic. Odasının ...... sicil numarasına kayıtlı olduğunu, yivli bağlantı malzemeleri imalatı, demir, çelik veya bakırdan vidalar, cıvatalar, somunlar vb. yivli ürünler olmak üzere cıvata üretimi ve satışının faaliyet konularını oluşturduğunu, yaklaşık 2000 m2'lik alanda 28 personeliyle birlikte faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin 30.06.2024 tarihi itibariyle sermayesinin 10.000.000,00-TL olduğunu ve tamamını ödediğini, küresel çapta yaşanan pandemi süreciyle birlikte müvekkilinin sektördeki bir çok ileri gelen firma gibi işlerinin sekteye uğradığını, sektörde yaşanan talep azalması nedeniyle müvekkili firmanın kredilerini ve çeklerini ödemekte güçlük çektiğini ve icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, firma yönetiminin harici mallarını satarak ve alacaklarını hızla tahsil ederek zararı fonlamaya çalıştıklarını, konkordato başvurusu kapsamında ön projenin 30.06.2024 tarihli bilanço kapsamında hazırlandığını, şirketin konkordato projesi kapsamında ödemelerine 2025 Aralık ayından başlayarak 20 ayda aylık taksitlerle faizsiz olarak garameten ödeyeceğini, geçmiş yıllar gelir tablolarından hareketle ve ihtiyatlılık ilkesi çerçevesinde, şirketin Ağustos 2024-Temmuz 2027 tarih aralığında yaklaşık 193.907.408,50-TL kar elde etmesinin ön görüldüğünü, şirketin konkordato müessesesi ile elde edeceği hukuki koruma statüsü ile proje kapsamında ödemelerini gerçekleştirebileceğini ve maddi sıkıntılarından kurtulabileceğini, aksi halde firmanın borç batağını ve iflasa sürükleneceği, alacaklıların alacağına kavuşmasının da engelleneceğini beyan ederek, anılan sebeplerle İİK 286 maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, davacıların malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacılar aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini, davacıların aktiflerinde bulunan menkuller ile üçüncü kişilerin davacılar lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasına karar verilmesini, davacı aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü takipteki muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icrai işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini, davacıların elde ettiği gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanınası balinde davacılar faaliyetlerine devam edemeyoeceğinden davacıların hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesi, gönderilmiş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, davacıların araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması konulmuş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, makine ve diğer hak ve alacakların iadesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya üçüncü şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacıların aleyhine takas ve mahsup hakkının kullanılmasının durdurulmasına, mühlet kararından sonraki tarihte davacıların üçüncü kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak alacakları üzerine bankalar tarafından bloke konulamayacağına, geçici mühlet kararın verildiği tarihten sanra yapılacak tüm ödemelerin bu tarihten önceki borçlara takas ve mahsup edilmemesine, Mahkemece geçici mühlet kararı verilmesi halinde kararın verildiği tarih ile konkardato tasdiki veya konkordata talebinin reddine dair kararın verileceği tarih arasındaki süre ile sınırlı olmak üzere ve davacıların düzenlediği çeklerin bankalara ibraz edilmesi halinde bu çeklere "karşılıksızdır"“ kaşesi yerine, "konkordato tedbir şerhi“ kaydının düşülmesine, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sunucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması üzerine borçlu hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır.Konkordato komiserleri Prof. Dr. ....., ..... tarafından mahkememize sunulan █████/2025 tarihli raporunu özetle ;Teknik bilirkişilerden alınan raporlar neticesinde, şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynaklarının (+) 39.434.628.36 TL olarak tespit edildiği, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, rapor tarihi itibariyle kar/zarar hesapları hariç olmak üzere borca batıklıkta önemli bir değişim olmadığı, her ne kadar gerçekleşen net kâr, hedefin üzerinde görünse de (3,19milyon TL), bu artış esas faaliyetlerden değil, geçici ve dışsal kalemlerden kaynaklandığını, şirketin faaliyet kârının hedefin uzağında olması revize projede konkordato kaynaklarında önemli yer tutan net kârdan sağlanan kaynak kalemindeki hedefe ulaşmanın mümkün görünmediği kanaatine varılmasına neden olduğu, sonuç olarak; davacı sirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı yönündeki tespit, kanaat bildirmişlerdir.İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK m. 292'de konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı,konkordato sürecinin kesilmesi ve iflasın açılması gereken haller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda,herhangi bir talebe gerek olmaksızın,borçlu iflasa tâbi ise re'sen iflasın açılmasına;iflasa tâbi olmayan borçlu bakımından ise re'sen konkordato talebinin reddine karar verecektir.Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu,konkordatoyu bir alacaklı takip etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir.Diğer alacaklıları da gerek görürse dinler.Kanun'un 292.maddesinin 1.fıkrasında konkordato mühletinin belirli sebeplerle kaldırılması düzenlenmiştir.Maddede sayılan hallerde mahkeme daha önce konkordato mühleti vermiştir;ancak mühlet içinde ortaya çıkan haller,konkordato mühletinin amacını ortadan kaldırdığı için mahkeme kesin mühleti kaldıracaktır.Mahkemenin mühleti kaldırması, aynı zamanda konkordato talebini de reddetmesini gerektirir.Maddede bu husus açıkça düzenlenmiştir.Mahkeme mühleti kaldırarak konkordato talebini reddedecek ve re'sen borçlunnu iflasına karar verecektir.Konkordato mühleti verildikten sonra mühletin kaldırılması ve iflasa karar verilmesini gerektiren sebeplerden ilki,borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılmasının gerekli olmasıdır.Özellikle borçlunun işletmesinin devamı,devamlı ve hissedilir ölçüde,aktiflerinin azalması ve pasiflerinin artmasına yol açmaktaysa ve bu durumun konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif-pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa;iflasın derhal açılması ile borçlunun malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği tahmin ediliyorsa;işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimâl ise,malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur.Söz konusu şartlar altında iflasın derhal açılmasının "ultima ratio-son çare" olması gerekir. Eğer malvarlığının korunması, örneğin borçlunun tasarruf yetkisinin kaldırılması ve komisere tevdi edilmesi gibi,daha yumuşak uygun tedbirlerle sağlanabilecekse mahkeme ölçülülük ilkesi çerçevesinde bu daha yumuşak tedbirleri tercih etmelidir.Kesin konkordato mühleti verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren ikinci haldir.Bu halde mahkeme,komiserin raporundaki verilerden konkordatonun başarıya ulaşma şansının kalmadığı sonucuna varmalıdır.İİK'da iyileşmenin konkordato alacaklılar tarafından kabul edilmeden ya da mahkemece tasdik edilmeden önce gerçekleşmesi halinde, konkordatonun tasdikine kadar gidilmesine gerek kalmayacağı ve mühletin kaldırılacağı kabul edilmiştir (İİK m. 291). Mühlet içinde iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin aşikâr olması, yani tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilecektir. Örneğin, komiserin raporundan borçlunun mali ve finansal verilerinin iyileşmeyi imkânsız hale geldiği anlaşılıyorsa, komiser konkordatoyu reddedeceğini açık ve kesin şekilde ortaya koyan alacaklıların sayısından ve öneminden hareketle konkordatonun tasdiki için gerekli çoğunlukların hiç birinin sağlanamayacağı sonucuna varırsa, konkordatonun başarıya ulaşmayacağı önceden anlaşılmış olur ve bu halde mahkeme kesin mühleti kaldırarak iflasa tâbi borçlunun iflasına karar verir. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Borçlunun kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır. Bilindiği üzere esasen konkordatonun başarıya ulaşması ödeme teklif edilen süre içerisinde öngörülen kaynakların gerçekli ve gerçekleşebilirliğine bağlıdır.Şirketin hazırladığı proforma gelir tablolarında 2024 yılı son 3 aylık (10, 11 ve 12.Aylar) süre içerisinde toplam 2475.000,00 TL net kâr öngörülmüştür. Şirketin özellikle 2024 yılı son 3 aylık dönemdeki satış toplamı dikkate alındığında, proforma - gelir tablolarında hedeflenen - satışlarını” sadece %48 oranında gerçekleştirdiği görülmekle hedeflenen satış gerçekleşmemiştir. 2025 yılı ilk iki aylık süreçte de hedeflere ulaşılamadığı görülmüştür.Şirkete hammadde temini yaparak, ürün alım garantisi ile birlikte konkordato sonrası oluşan giderleri karşılamayı taahhüt eden 3. Şahıs şirket ile yapılan görüşmelerde projede yer alan hedeflere ulaşılmasını sağlayacak nitelikte sonuç alınamamıştır.31.12.2024 tarihinde şirketin 4.536.596,15 TL hazır değeri bulunmaktadır. 31.12.2024 tarihinde Mali tablolarda 8.209.042,22 TL müşterilerden olan alacak rakamı bulunmakta olup, 35.719.596,59 TL'nin kaynak olarak alınması gerçekçi görülmemiştir.30.09.2024 tarihli mali verilere göre hazırlanan revize projede Alacaklardan tahsilat (AlıcılartAlacak Senetleri) tutarı 35.719.596,59 TL gösterilmekle bir bilançoda Ticari alacaklar 13.942.517,73 TL (alıcılar ve alacak senetleri), alınan çekler hesabi ise 19.966405,35 TL olarak görünmektedir. Ayrıca 31.12.2024 tarihinde Mali tablolarda 8.209.042,22 TL müşterilerden olan alacak rakamı bulunmakta olup, Alacaklardan tahsilat (Alıcılar Alacak Senetleri) olarak 35.719.596,59 TL'nin kaynak olarak alınması gerçekçi görülmemiştir.Sonuç olarak; davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı sonucuna varılmıştır.Ayrıca komiser heyeti tarafından yapılan haftalık denetimler sırasında ,davacı şirkete ait 5 adet makinenin kaçırıldığı ve komiser heyeti tarafından diğer makine ve ekipman ile ilgili olarak yediemin tutanağı düzenlendiği ve son olarak da komiser denetiminin yapıldığı son tutanakta şirketin kapalı olduğu görülmüştür.İİK'nın 292 nci maddesi "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklindedir.Somut olayda komiser heyetinin raporladığı şekilde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı sonucuna varılmanın yanında borçlu şirketin elindeki makinelerden bir kısmını elinden herhangi bir onay veya izin olmadan çıkarttığı bu hâli ile komiser talimatlarına aykırı hareket ettiği gibi alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket ettiği sonucuna varılmıştır.İİK'nun 292.madde de, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, komiser heyeti raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçlunun konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması ,borçlunun komiser talimatlarına aykırı davranarak mal varlığını azaltıcı hareketlerde bulunarak alacaklıların da zararına hareket ettiği ,buna göre borçlunun İİK'nın 292/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca iflasının derhal açılması ile borçlunun malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği, İİK'nın 292 nci maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınarak iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından mahkememizce borçluya verilen kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere:1-Borçlu hakkında mahkememizce verilen kesin mühletin İİK'nın 292/2.maddesi uyarınca kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİ ile : a-)İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ..... sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi " ..... MAH.......SK.NO:14/2 ESENYURT / İSTANBUL" olan davacı (borçlu) .... ELEMANLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin █████/2025 günü saat: 11:42 itibariyle İFLASINA, 2-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA,3-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİMDE BULUNULMASINA, 4-İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA,5-İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA, 6-İİK'nın 308/2.maddesi uyarınca iflas tasfiyesinin BASIT TASFİYE usulüne göre YAPILMASINA,7-Konkordato komiser heyetinin görevine SON VERİLMESİNE, 8-Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte KALDIRILMASINA,9-İİK'nın 308/1. maddesi uyarınca borçluların konkordato talebinin reddine ilişkin kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE,10-Dosyada davacı şirketin hileli iflas etmiş olabileceğine ilişkin delil ve emareler bulunduğundan takdir ve ifası Cumhuriyet Başsavcılığına ait olmak üzere şirket yetkilileri hakkında hileli iflastan suç duyurusunda BULUNULMASINA,11-Alınması gerekli 615,40 karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,12-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,13-)Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere borçlu şirket vekili ile duruşmada hazır bulunan müdahiller vekillerinin yüzlerine karşı, duruşmada hazır bulunmayan tarafların yokluklarında oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Başkan ..... ¸e-imzalıdırÜye .....¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdırKatip .....