Anahtar kelimeler: Özetidavacı Davaitirazın Satımdan Alımı Tllik Devamını İadesi Çek Taraftan Sağlanmadığı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:███████ EsasKARAR NO:█████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ Esas -████████ KararTARİHİ:█████/2022DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraftan mal ve hizmet alımı karşılığında peşin ve çek ile yapılan 56.000-TL'lik ödeme sonrasında, davalı tarafından herhangi bir mal ve hizmet sağlanmadığı için davalıya ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arada sözleşme ilişkisi bulunmadığını, çekin davalı şirketin sahibi olan gerçek kişinin sahibi olduğu başka bir şirketin borcu nedeniyle verildiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas -████████ Karar sayılı kararında;"....Davalının tacir olduğu, kendisine yapılan ödemenin bir dayanağı yok ise bunu iade etmesi gerektiği, davalının ödemenin başka kişinin borcu için yapıldığına dair savunmasını kanıtlayamadığı, böylece iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmış, resen yapılan faiz hesabı doğrultusunda faize yapılan itirazın da kısmen iptaline karar verilmiştir.Son olarak; davacının alacaklı olduğu miktar belirlenebilir nitelikte olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şeklide hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████████- 15334 E.K. Sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E., █████████ Karar sayılı ilamı)..."gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-Davalının... Sayılı dosyasında ( Kapatılan ... sayılı dosyası ) asıl alacağa ve faizin 7.419,62 TL'lik kısmına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, fazlaya dair istemin reddine,2-Alacak belirlenebilir olmakla iptaline karar verilen kısmın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, husumet itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilin şirket dava dışı 3. Şahıs olan .... ŞTİ.' den ödenmeyen çeklerden dolayı alacağını tahsil etmek için ... sayılı dosyası ile 33.000 TL bedelli, ... sayılı dosyası ile 40.000TL bedelli ve ...Sayılı dosyası ile 31.000TL bedelli toplamda 104.000TL olan 3 ayrı icra takibi başlattığını, işbu başlatılan icra dosyalarına istinaden davacı ... firmasına ait davaya konu 10.02.2017 vade tarihli 56.000 TL bedelli çeki icra dosyalarının bir kısım ödemesi olarak yukarıda bahsedilen icra dosyalarının borçlusu ... ŞTİ. tarafından müvekkile imzalı bir şekilde yine aynı icra dosyalarında borçlu olan ... FİRMASININ YETKİLİSİ OLAN ... ile davacı ... Temizlik iş bu icra dosyaları için davalı alacaklıya davaya konu çeki bir kısım ödeme olarak elden teslim ettiğini, ancak bu beyanlarının yargılama sırasında dikkate alınmadığını, bu sebeple istinaf kanun yoluna başvurularında istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını ve yapılacak olan duruşmada da ... 'nın tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, her üç icra dosyası için 16.03.2017 tarihinde kalan bakiyeyi müvekkile ödeyerek aynı gün içerisinde başlatılan icra dosyalarının kapatıldığını, alacak ve borç ilişkisi kalmadığını, Davaya konu çek müvekkilin eline geçmeden hemen önce huzurda davacıyı temsil eden Avukat ...'ın aynı şekilde müvekkile borçlu olan dava dışı .... ŞTİ.'nin de vekilliğini yaparak İSTANBUL 6. İCRA HUKUK MAHKEMESİ'NİN ███████ ESAS ███████ KARAR VE BAKIRKÖY 3. İCRA HUKUK MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI dosyalarından çeşitli davalar açtığını ve borçlu tarafından ödemelerin yapılması ile açmış olduğu davalardan feragat ettiğini, bunun bile huzurda açılmış olunan haksız ve mesnetsiz davada verilen kararın müvekkili zarara uğratmaya yönelik yapılan planların bir kanıtı olduğunu,Davacı tarafından müvekkile gönderilmiş olan 56.000,00 TL bedelli çek için yapılan icra takibinin, çekin ödeme tarihinden bir yılı aşkın süre sonra yapılmasının bile hayatın olağan akışına aykırı oluduğu gibi ticarı hayatın olağan akışına da çok aykırı olduğunu, böyle bir alacağa ilişkin ve ürünlerin gönderilmemesi ile ilgili mail, mesaj, ihtar, telefon vs hiçbir ulaşım ve diyalog kurma çabalarında bile bulunmadan tamamı ile kötü niyetli davranarak aslında yapılan ödemenin sebebini bilmelerine rağmen açılmış bir dava olduğunu, müvekkilin yapmış olduğu itirazın yerinde olduğunu,Davacı, ... TEMİZLİK ile dava dışı ... TEMİZLİK arasındaki organik bağın, sadece vekilleri ile sınırlı olmadığını, her iki şirket arasındaki organik bağların kayıtlarının dosyaya sunulmuş olan Adana Ticaret Odası Kayıtlarında da görüleceğini, her iki firmanın da kuruluşundan dava tarihine kadar her ne sebeple birden fazla unvan değikliği yapmış olsalar dahi adresleri, meslek grupları, müdürleri, şirket ortakları, şirket temsilcilerinin dahi aynı olduğunu, mahkemece de tespit edileceğini, müvekkilin davaya konu çeki almadan önce davacı tarafından arandığını ve çeki kendisinin imzaladığını ve bu iki firmanın da aile firması olduğunu söylediğini,Davacı ... temizlik firması ile dava dışı ... Şti' nin bağlı grup şirketler olduğunun kabulü ile esasen davalı müvekkile borçlu olan .... Şti' nin borcundan dolayı davacı ...temizlik firmasının davaya konu çeki keşide ederek müvekkil şirkete verdiğinin anlaşılacağını, bu itibarla beyanları doğrultusunda mahkemece ana şirket olan ... Şti ile ona bağlı olan davacı... temizlik şirketinin arasında zincirleme kurulan tüzel kişilik perdesinin mevcut olup olmadığının araştırılması yapılarak sonrasında yavru ortaklığa ilişkin (... şirketine ilişkin) bir durum nedeniyle perde kaldırılarak ana ortaklığın devreye sokulması gerekmekte iken ve ardından bu ana ortaklıkla grup içerisinde yer alan diğer bir yavru ortaklık arasındaki perdenin kaldırılması ile yavru ortaklıkların ticari ilişkisinin ana ortaklara dahil edilmesi gerektiğini, bu durumda perdenin kaldırılması ile önce ana ortaklığa daha sonra da tekrar perdenin kaldırılması ile diğer bir yavru ortaklığa müracaat edilebileceğinin yargı kararları ile de sabit olduğunu, mahkemece yapılan savunmalarının esasına teşkil eden söz konusu durum araştırılmadan verilen işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak her iki şirketinde ortaklarının, yetkililerinin, temsilcilerinin, müdürlerinin ve faaliyet alanları ile adreslerinin sorulması durumunda da gelecek olan müzekkere cevabından da görüleceği üzere her iki firmanın birbirine organik bağ ile bağlı grup firmalar olduğunu,Davalı müvekkilin icra dosyasına yapmış olduğu itiraz neticesinde yerel mahkemenin davanın kısmen kabulü kısmen de red edilmesi yönünde hüküm kurduğunu, ancak müvekkili kısmen de olsa haklı gördüğü davada alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmettiğini, işbu sebeple verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece davanın yetkisiz mahkemede açılmış oluduğu yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini, icra takibi ... başlatılmış olmasına rağmen işbu itirazın iptali davasının İstanbul Adliyesinde açılmış olduğunu, davanın usulden Yetkisizlik sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, Gaziosmanpaşa Adliyesinin Ticaret Mahkemesi açısından Bakırköy adliyesine bağlı olduğunu, davanın yetkili Bakırköy Mahkemelerinde açılması gerektiğini,Dava dışı ... ŞTİ'nin taleplerine rağmen ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, söz konusu belgelerin incelemesi yapılması durumunda davacı şirket ile dava dışı ... TEMİZLİK... ŞTİ.'nin organik bağının varlığı ile davaya konu çekin davacı şirket ... şirketi tarafından ve sahibinin ...şirket yetkilisinin kardeşi olan ...TEMİZLİK... ŞTİ.'nin borcuna karşılık verildiğinin ispatlanmış olacağını, mahkemece bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ve değerlendirme yapılarak haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, avans olarak verildiği iddia olunan çekin tahsil edilmiş olması nedeniyle çek bedelinin iadesi için sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı firmanın temizlik ve ambalaj malzemeleri satışı ile iştigal ettiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin davalından malzeme almak istediğini, ödemenin dava konusu 10.02.2017 tarihli, 56.000,00 TL bedelli, ... numaralı çek ile peşin yapıldığı halde davalı tarafından herhangi bir mal teslimi olmadığını, bu nedenle davalıya yapılan ödemenin iadesi talebiyle icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açıldığını beyan etmiştir Davalı vekilie cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ticaretin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirketin organik bağı bulunan ... ve San. Ltd. Şti. arasında yapılan ticaret neticesinde dava dışı şirketin müvekkiline olan borcunu ödememesi sebebi ile aralarında organik bağ bulunan davacı şirketin müvekkili şirkete dava konusu çeki ciro ederek verdiğini, ... Ve ... Sayılı dosyalarından yapılan icra takipleri neticesinde dava dışı 3. Kişiye haciz işlemleri uygulanmış ve neticesinde dava dışı şirketin davacı şirketin çekini müvekkiline getirerek borcu kapattığını ve her iki dosyadan konulan hacizlerin fek edildiğini, iş bu icra takiplerinde borçlu şirketin avukatı da huzurda davayı açan davacı şirket avukatı olduğunu beyan etmiştir.Davacı tarafın ticari defterleri talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiye inceletilerek rapor alındığı, davalı tarafın ticari defterleri de yerel mahkemece mali müşavir bilirkişiye inceletilerek rapor alındığı ve yukarıdaki gerekçe ile istinafa konu karar verildiği anlaşılmıştır.TBK'nın 207/2 maddesinde; "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür," hükmü yazılı olup buna göre asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Davacı taraf, çekin bir ödeme vasıtası olduğu hususuna ilişkin kuralın aksini iddia ederek temizlik malzemesi satışına karşılık olarak davalı şirkete verdiğini, ancak davalı tarafça dava konusu çek karşılığı mal teslim etmediğini ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dava değeri ve davanın mahiyeti gereği HMK. 201 madde uyarınca tanık dinlenmesi mümkün değildir.Davacı tarafça, dava konusu çekin bedeli kadar davalı tarafından mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olup mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek davalıda olduğu kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 775,54-TL harçtan mahsubu ile bakiye 160,14-TL.'nin talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.