Anahtar kelimeler: Koşuyolu İtrazın Asaleten Kredilere Akdedildiğini Turizm Borçluya Kefalet Kefaleten İmzaladığını

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar TARİH: █████/2022DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)KARAR TARİHİ: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; banka ile asıl borçlu ... TURİZM TİC. LTD. ŞTİ. arasında üye işyeri sözleşmesi akdedildiğini, bankanın Koşuyolu Şubesi'nin müşterisi olduğunu, davalı ...'nun kefalet sözleşmesini imzaladığını ve borçluya asaleten, kefaleten kullandığı veya kullanacağı tüm kredilere 200.000,00 TL'ye kadar müteselsil kefil olmayı kabul ettiğini, üye işyerinden gerçekleşen bir takım işlemlere kart sahipleri tarafından itiraz edildiğini, üye işyeri sözleşmesi doğrultusunda bankanın yapacağı ödemelerden kefil olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, kart sahipleri tarafından yapılan itirazlar kapsamında yapılan ödemeler için kefilin de sorumlu bulunduğunu, bu nedenle ihtarname keşide edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, ancak itiraz edildiğini, hesabın kat edilmesi ile ihtarnamede belirtilen süre beklenmeksizin takibe geçilmesi hususu yalnızca faiz hesabında dikkate alınması gereken bir husus olduğunu iddia ederek, bakiye borç ve fer'ileri üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca delil listesinin tebliğini talep ettiklerini, kefalet ilişkisinin geçerli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, TBK 583'e göre; kefalet altına girildiğinin el yazısı ile belirtilmesi gerektiğini, şekil şartlarının bulunmadığını, Üye İşyeri Sözleşmesindeki imzaların ...'na ait olmadığını, faiz ve faiz oranının son derece yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Dava, hukuki niteliği itibari ile; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmış, davalı tarafça imza itirazı ileri sürüldüğünden imza incelemesi yaptırılmıştır. İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin █████/2021 tarihli raporunda; Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nde ...'na atfen atılı imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bankacılık alanında ve Borçlar Hukuku alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre; imzalanan bu sözleşmeler kapsamında POS cihazı sağlanarak kullandırıldığı, ayrıca “tarihsiz, meblağsız, limitsiz, tarafları belli olmayan” Genel Kredi Sözleşmesinin (GKS) olduğu anlaşılan “sözleşmenin iki sayfasının" ve bu GKS'nin eki olduğu anlaşılan "kefalet sözleşmesi'nin dosyaya sunulduğu, kefalet sözleşmesinde el ile yazılmış;Yukarıdaki yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında ... TURİZM TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin asaleten, kefaleten, kullandığı, kullanacağı tüm kredileri 200.000 TL (iki yüz bin TL) tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum. .... İMZA” şeklindeki kabul beyanının bulunduğu, bu beyan ve kabulün 6098 Sayılı Kanun'un 583'ncü maddesinde belirtilen; *... Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklindeki hükmünden, “azami miktar" ve “müteselsil kefil olduğu beyanının" el yazısı ile yazılmış şekil şartlarını taşıdığı, ancak “kefalet tarihinin" yazılmamış olduğu, bu şekliyle kefalet sözleşmesinin gerekli şekil şartlarının sağlanmadığı ve geçerli olmadığı, TBK m. 12 uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı olmadığını, kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şekli olduğu, öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmelerin hüküm doğurmayacağı, bu hüküm uyarınca, kanundaki geçerlilik şekline aykırı sözleşme kesin hükümsüz olup, kesin hükümsüz bir sözleşme taraflar lehine veya aleyhine hak veya borç doğurmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; davacı banka ile asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti.( tatilstil.com ) arasında üye işyeri sözleşmesi ve Web Üyesi İşyeri sözleşmesinin imzalandığı, davalının da bu sözleşme kapsamında müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, imza inkarı nedeniyle yapılan incelemede kefalet sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edildiği, ancak kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı itirazının da ileri sürüldüğü, kaldı ki mahkemece resen değerlendirilmesi gerektiği, yapılan incelemede; davacı tarafça dava dilekçesi ekine sunulan üye işyeri sözleşmesi ve Web Üyesi İşyeri sözleşmesi ve genel kredi sözleşmelerinin hiçbirinde tarih yazmadığı, yine kefalet sözleşmesinde de tarih yazılı olmadığı, Türk Borçlar Kanunu 583. maddesinde kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağının düzenlendiği, davalının imzaladığı kefalet sözleşmesinde asıl borçlu ile imzalanan sözleşmelere atıf yapılmadığı, kefalet sözleşmesinin tarihi ile ilgili olarak ise açıkça TBK ibarelerine yer verildiği, ( 2.1ve 2.7 maddelerinde yeni TBK hükümlerine yer verildiği görülmüştür) bu haliyle kefalet sözleşmesinin tarih içermemesi nedeniyle geçerli olmadığı ve geçersiz sözleşmenin davalı açısından hüküm doğurmayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları bulunmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davacının davasının REDDİNE, Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları bulunmadığından reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kefalat sözleşmesi 6098 sayılI Türk Borçlar Kanun'da ilgili maddelerce belirtilen tüm usullere uygun şekilde yapılmış olduğundan kefalet ilişkisi geçerli olup davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davalı ..., kefalet sözleşmesinin altına bizzat kendi el yazısı ile; "Yukarıda yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında ... Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin asaleten kefaleten kullandığı, kullanacağı tüm kredilerin 200.000-TL (iki yüz bin TL) tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum" yazarak imzalandığını, kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmış olup iş bu kefalet sözleşmesinde, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile borçlu şirketin kullandığı ve kullanacağı tüm krediler bakımından müteselsil kefil olmayı kabul ettiğine dair beyanı bulunduğunu; Davalı ...'nun, kefalete dair söz konusu beyanını bizzat kendi el yazısı ile yazdığını ve imzalamış olduğu hususunun █████/2021 tarihli Adli Tıp Raporu ile de sabit hale geldiğini, █████/2021 tarihli Adli Tıp Raporu'nda "inceleme konusu kredi çerçeve sözleşmesinde davalı ...'na atfen atılı imza ilde ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baslı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu imzanın davalı ...'nun eli ürünü olduğu" belirlendiğini, bu durumda yerel mahkeme tarafından, geçerli bir kefalet sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, esas sözleşmeden bağımsız bir kefalet sözleşmesi akdedilmiş olmadığından, esas sözleşmenin eki niteliğinindeki kefalet sözleşmesi kanuni şartları haiz olup geçerli şekilde kurulduğunu, █████/2018 tarihli dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan kefalet sözleşmesi, borçlu ... Turizm Tic. Ltd. Şti. ile akdedilmiş olan Üye İşyeri Sözleşmesi'nin eki niteliğini haiz olduğunu; davalı ile müvekkili banka arasında, borçlu şirket ile akdedilmiş olan Üye İşyeri Sözleşmesi'nden bağımsız, ayrı bir kefalet sözleşmesinin akdedilmediğini; Kefalet sözleşmesinin, asıl sözleşme olan Üye İşyeri Sözleşmesinin eki olduğunun kabulünün gerektiğini; Üye İşyeri Sözleşmesi'nin eki olan Kefalet Sözleşmesinin tarih şekil şartının eksik olduğundan ve bu sebeple davalı bakımından hüküm doğurmayacağından bahsedilemeyeceğini; Kefalet Sözleşmesinin tarihi asıl sözleşme olan Üye İşyeri Sözleşmesi'nin tarihi olup bu tarihin de █████/2012 tarihi olduğunu, Müvekkili banka ile ... Turizm Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilmiş olan, görülen istinaf başvurusuna konu Üye İşyeri Sözleşmesinin ve işbu sözleşmenin eki olan kefalet sözleşmesinin imzalanması neticesinde ... Turizm Tic. Ltd. Şti. adına Üye İşyeri Hesabı açılmış olup açılan üye işyeri hesabının açılış tarihinin █████/2012 tarihi olduğunu; buna göre Üye İşyeri Sözleşmesinin imzalanıp borcun doğduğu tarih olan █████/2012 tarihinin, kefalet sözleşmesinin tarihi olduğunun izahtan vareste olduğunu; asıl sözleşmenin eki niteliğini haiz kefalet sözleşmesinin tarihsiz olduğundan bahisle geçersiz sayılamayacağı hakkında Yargıtay'ın kararları mevcut olup bir tanesinin aşağıdaki gibi olduğunu: "T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar ve 20.2.2017 tarihli kararı; Dava, dava dışı şirketlerle imzalanan direkt satış noktası sözleşmesine davalı tarafından verilen kefalet sebebiyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf mahkemeye sözleşmeler ve eki olan kefalet sözleşmesini sunmuştur. kefalet sözleşmesinde davalının kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Kefalet sözleşmesinin üstünde ayrıca bir tarih yoksa da başlangıçta dava dışı şirketler ile düzenlenen ana sözleşmelere atıf yapıldığından kefalet sözleşmesinin asıl sözleşmelerin eki olduğunun kabulü gerekir.Mahkemece, açıklanan hususlar dikkate alınarak, kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilip, davacı alacağına yönelik taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." İzah edilen nedenlerle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ve █████/2022 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu ve taraflarınca Mahkemeden talep olunduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve dairemiz tarafından re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ve █████/2022 kararının, yapılacak olan istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile bakiye borç ve fer’ileri üzerinden takibin devamına, davalının itiraz etmiş olduğu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava dışı ... Ticaret Limited Şirketi ile davacı arasındaki üye işyeri sözleşmesinden doğan alacağın, davalı ile bağıtlanan kefalet sözleşmesine istinaden davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan, dava dışı ... Şirketi ile aralarında üye işyeri sözleşmesi bağıtlandığını, davalının da bu sözleşmeye 200.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduğunu, dava dışı şirkete ait poss cihazından yapılan kredi kartı harcamalarına itiraz edilmesi üzerine müşterilere yapılan ödemelerin üye işyeri sözleşmesi uyarınca şirketten tahsili gerektiğini, bu amaçla dava dışı şirkete gönderilen ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, davalının kefil olması nedeniyle bu borçtan sorumlu olduğunu, davalıya ihtarname gönderilmemiş olmasının sonucu değiştirmeyeceğini, dava dışı şirket ve davalı aleyhine başlatılan ilamsız takibe davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür. Davalı yan, dava dışı şirketin yetkilisi olmadığını bir dönem ortağı olduğunu, üye işyeri sözleşmesi imzalamadığını, kefalet sözleşmesi de imzalamadığını, kefalet sözleşmesi altındaki imzayı kabul etmediğini, kefaletin geçerli olmadığını savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanarak, üye işyeri sözleşmeleri, tarihsiz genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi aslı dosya arasına alınmış, davalı yan istiktap edilmiş, medar-ı tatbik ıslak imzalı belgeler getirtilmiş, tarihsiz kefalet sözleşmesi altındaki imzanın davalı eli ürünü ürünü olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmış, imzanın davalı eli ürünü olduğunun tespitine yönelik rapordan sonra dosya bir bankacı ve bir hukukçu bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmış, bilirkişi heyetinin imza içermeyen kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu tespiti doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, dava dilekçesi ekinde sundukları kefalet sözleşmesinin, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ile yapılan Üye İşyeri Sözleşmesi'nin eki niteliğinde olduğu, üye işyeri hesabının açılış tarihinin █████/2012 olduğu, Üye İşyeri Sözleşmesinin imzalanıp borcun doğduğu tarih olan █████/2012 tarihinin, kefalet sözleşmesinin de tarihi olduğu yönündedir. Davacı vekili tarafından dosyaya tarihsiz iki ayrı üye işyeri sözleşmesi, yine tarihsiz bir genel kredi sözleşmesi ile bu genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde kefalet sözleşmesi sunulmuştur. Kefalet sözleşmesinde el yazısı ile "Yukarıda yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında ... Ticaret Limited Şirketi'nin asaleten kefaleten kullandığı, kullanacağı tüm kredilerin 200.000-TL (iki yüz bin TL) tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum" ifadesinin bulunduğu altındaki davalının isim soyisim ve imzasının mevcut olduğu, imzanın Adli Tıp Kurumu'na göre davalıya ait olduğu, yazı ile ilgili bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 583/1 fıkrası uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olduğu azami limit ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi, müteselsil kefalet söz konusu ise bu anlama gelecek ibarenin kefilin el yazısı ile yazılmış olması zorunludur. Tarihsiz genel kredi sözleşmesinin eki olan ve kendisi de tarih içermeyen kefalet sözleşmesi mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı el yazısı ile kefalet tarihi içermediğinden TBK'nun 583 maddesi uyarınca geçersizdir. Öte yandan davacı taraf alacağını üye işyeri sözleşmelerine dayandırmaktadır. Anılan üye iş yeri sözleşmelerinde tarih bulunmadığı gibi, davacı iddiasının aksine dosyaya sunulan tarihsiz kefalet sözleşmesi üye işyeri sözleşmelerinden herhangi birinin eki değil, dosyaya sunulan tarihsiz genel kredi sözleşmesinin ekidir. Genel kredi sözleşmesinde ise müşteri imzası bulunmamaktadır. Genel kredi sözleşmesinde üye iş yeri sözleşmelerine atıf bulunmadığı gibi, üye işyeri sözleşmelerinde de genel kredi sözleşmesi ile bağlantı kuran bir hüküm mevcut değildir. Davacı yan öncelikle tarihsiz bu kefalet sözleşmesinin, alacağın dayandırıldığı üye işyeri sözleşmelerinden doğacak borçların teminatı olduğunu ispatla yükümlü olup, dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığından, bu sözleşmelerden doğan borçtan davalının kefil sıfatıyla sorumlu tutulmasına da olanak yoktur. Dolayısıyla davacı banka nezdinde dava dışı şirketin üye iş yeri sözleşmesi hesabının açıldığı tarihin araştırılmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.