Anahtar kelimeler: Distrübütörlük Portekizde Sürdürdükten Sakarya Koordinatör Proje Müdürü Yıldan Şirkette Mühendisi
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

    SAYISI :████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM :Esastan ret
    SAYISI :████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    KARAR
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile Portekiz'de yerleşik dava dışı ... S.A. şirketi arasında distrübütörlük sözleşmesi bulunduğunu, davalı ...'nin 2006 yılında müvekkili şirkette proje mühendisi olarak çalışmaya başladığını, 2009 yılında müvekkili şirkette genel koordinatör görevine getirildiğini, bu görevini 8 yıldan fazla süre sürdürdükten sonra 2014 tarihinde tek imza ile yetkili şirket müdürü seçildiğini, ayrıca müvekkili şirket yönetim kurulu başkan yardımcısı görevinde de bulunduğunu, 2017 yılında ise müvekkili şirketteki görevinden istifa ederek fiilen de şirketten ayrıldığını, davalı ...'nin 2014 yılında da dava dışı ... S.A. şirketinin kardeş şirketi olan ... Ses ve ... Yalıtım San. Ltd. Şti.' de tek imza ile yetkili şirket müdürü seçildiğini, müvekkili şirket ile gizlilik ve rekabet yasağı hükümlerini içeren belirsiz süreli hizmet sözleşmesi imzaladığını, imzalanan sözleşme uyarınca davalı şahsın sözleşmeye aykırı davranması halinde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalı ...'nin ... müvekkili şirket koordinatörü olduğu dönemde, gerekse dava dışı şirkette şirket müdürü seçildiği 2014 yılından müvekkili şirketten istifa ettiği 2017 yılı arasında geçen sürede görevde bulunması nedeni ile müvekkili şirketin tüm ticari faaliyetlerinin işleyişini ve ticari sırlarını bildiğini, davalıların, davalı şirketi aynı konu ve alanda faaliyete geçirmeleri ile müvekkili şirketin cirosunda beklenmedik büyük düşüşler yaşandığını, davalıların haksız rekabet teşkil edecek faaliyette bulunması nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı ...'nin dava dışı şirket ile yapılan distribütörlük sözleşmesinin feshine sebebiyet vererek devamında davalı şirket ve anılan dava dışı şirket arasında distrübütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalıların zikredilen eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı ...'nin rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek her iki davalının haksız rekabette bulunduklarının tespiti, men'i ile her iki davalının haksız rekabetleri neticesinde, müvekkili şirketin uğradığı, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 12.000,00 TL maddi zararının tazminine, 3.000,00 TL manevi zararının tazmini ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen ve hükmen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine ayrıca 29.12.2009 tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin gizlilik ve rekabet yasağı bölümüne ilişkin 6.maddesine dayalı olarak 403.328,64 TL'sinin cezai şart bedeli olarak sözleşmenin tarafı olan davalı ...'den hükmen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, tahsili istenen alacak kalemlerinin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont ticari faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen ve hükmen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şahsın, davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanda oldukça fazla tecrübesi olup 9 yıl boyunca her zaman üst düzey sadakatle çalıştığını, ayrıldıktan sonra da davacı şirketten ürün almaya çalıştığını, iddiaların hiçbirisinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirketin konuları ve faaliyetlerinin aynı olmadığını, haksız rekabete yol açacak bir durum bulunmadığını, davalıların ilgili distribütörlük sözleşmesinin feshine neden olmak gibi bir niyetlerinin hiçbir zaman olmadığını, dosya kapsamında müvekkili şahsın eylemleri ile distribütörlük sözleşmesinin feshine neden olduğuna dair bir kanıt olmadığı için, davacı tarafça da bu iddialarına yönelik dosyaya hiçbir delilin sunulmadığını, müşteri portföyünün davalı şirkete yönlendirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların her ikisine karşı açılan, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, davalı şirketin internet adresinde haksız rekabet oluşturabilecek eylem ve görsel tespit edilemediği, davalıların her ikisi bakımından da haksız rekabet iddialarının ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, davalı ... aleyhine açılan, rekabet yasağı nedeniyle cezai şart istemine ilişkin davada ise davalı gerçek kişinin işten ayrılışından yaklaşık 1 ay sonra davalı şirketin faaliyet konusunun, davacı şirket ile aynı hale getirildiği ve aynı iş kolunda şirket ortağı olarak çalışmaya başladığı, davalı gerçek kişi, davacı şirkette yönetici pozisyonunda çalıştığından üretim sırlarını, satış ve pazarlama politikalarını bilebilecek durumda olduğu hususları hep bir arada gözetildiğinde, davalı işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, ortağı olduğu davalı şirket lehine kullanarak davacı şirkete zarar verme ihtimalinin bulunduğu, davalının bu şekilde rekabet yasağına aykırı davrandığının anlaşıldığı gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat ödenmesi taleplerinin ayrı ayrı reddine, davalı ... aleyhine açılan rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart alacağı istemli davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 322.662,91TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 08.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği iddia edilen davalı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat ile davalı gerçek kişinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasında dayanan cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 28.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!