Anahtar kelimeler: Sosis Ehemmiyeti Davaalacak Mutabık İngiliz Kalındığını Lojistik Ham Tedarik Saklama

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı İngiliz firma ... LTD. Şirketi arasındaki anlaşma ile davalı şirketten ham gıda ürünlerinin (sosis, vb.) tedarik edilmesi hususunda mutabık kalındığını, tedarik edilen bu ürünler nakliye firmaları aracılığı ile müvekkili şirket tarafından belirtilen adrese teslim edileceğini, bu çerçevede sözleşme konusu ürünler █████/2024 tarihinde yükleme için dava dışı ... Lojistik firması tarafından kabul edildiğini, tedarik edilecek ürünler ve ürünlerin üretim, ambalaj, saklama ve taşıma koşullarının insan sağlığı açısından ehemmiyeti hususunda müvekkil şirket tarafından gerekli bilgilendirmeler yapılmış olup, davalı firma tarafından uygun koşulların sağlanacağı ve hiçbir şekilde hasar görmeksizin nakliye firmasına teslim edileceği taahhüt edildiğini, ancak müvekkile sorunsuz ve herhangi bir deformasyona uğramaksızın ulaşması gereken ürünler üretim, ambalaj veya saklama koşullarından bir ve/veya birkaçından kaynaklanan nedenlerle nakliye firmasına teslim esnasında bozulduğunu, teslim alınan ürünlerde çeşitli mikroorganizmaların ürediği tespit edildiğini, müvekkilin, taraflar arasındaki anlaşma şartları çerçevesinde bozulan bu ürünler sebebiyle tazminat hakkı doğduğunu, işbu hususta davalı şirkete defalarca kez mail iletildiğini ancak davalı firma tarafından zarar kabul edilmediği gibi zararın tazminine ilişkin herhangi bir aksiyon da alınmadığını belirterek, fazlaya dair dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ulaşması gereken malların zayi olması neticesinde, zayi olan malların bedeli, nakliye masrafları, depolama masrafı, bozulan ürünlerin İmhası neticesinde oluşan masraflar, malların zayi olmasından kaynaklanan zararlar, sözleşme hükümlerine aykırılık neticesinde doğan tüm menfi ve müspet zararlar ile şimdilik 500 GBP (dava tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplamayla 22.148,00 TL) nın zararın meydana geldiği tarihten itibaren devlet bankalarınca yabancı paraya fiilen uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin davalıya tebliği için davalı adına yurt dışı tebligat çıkarılmış olup, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün █████/2025 tarihli yazı cevabında davalıya tebligatın yapıldığının bildirildiği görülmüş, dosyaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Dava, davacı tarafından davalı şirketten gıda ürünlerinin tedarik edilmesine dair taraflar arasında yapılan mutabakat gereğince davalıdan tedarik edilen ürünlerin bir kısmının soğuk zincirin kırılmasına bağlı olarak zayi olduğundan bahisle davacının uğradığını iddia ettiği müspet ve menfi zararların davalıdan tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında anlaşma sağlanmış olup sulh olunduğunu, davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.Dosyaya sulh beyanı sunan davacı vekili Av. ...'ın mübrez vekaletnamesi incelendiğinde adı geçen vekile sulh olma yetkisinin açıkça tanındığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 313 maddesine göre; "(1) - Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." ve 314 maddesine göre; "(1) - Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 6100 sayılı HMK'nın 315 maddesine göre; "(1) maddesi : ''...Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.'' Sulh düzenlemesine dair anılan maddeler ile birlikte davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesinde davalı tarafça sulh olunduğuna ve davanın konusuz kaldığına dair beyanda bulunması üzerine, HMK'nın 315. Maddesi uyarınca, tarafların dava dışı haricen sulh olmaları sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, sulh nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,2-Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca Sulh ilk celseden sonra gerçekleştiğinden karar ve ilam harcının (615,40-TL'nin) 2/3'ü olan alınması gerekli 410,26-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile fazla 17,34-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan avanstan artan bakiyenin karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır