Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Sözlü Hazır

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 30.01.2007 tarihli sözleşme ile müvekkilinin Bağbaşı Barajı ve Mavi Tüneli İnşaatı işini üstlendiğini, dava dışı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile Türkiye İş Bankası A.Ş. .... Şubesi arasında sözleşme konusu işin finansmanı için 92.863,675 Euro tutarlı 10.05.2007 tarihli kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusunda tahakkuk edecek masraf ve ücretlerin, kredi sözlemesinin tarafı olarak kredi geri ödemelerinin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenmesi gerektiğini, kredi sözleşmesi kapsamında borçlu dava dışı Hazine Müsteşarlığının, davacı tarafından verilen ve davalı idarece kabul edilen teklifte kredi oranını yüksek bularak daha düşük oranlarla kredi sözleşmesi yaptığını, bu nedenle dava dışı Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen oran ile davacı tarafından teklif edilerek davalı iş sahibi idare tarafından kabul edilen oran arasındaki fark nedeniyle ortaya çıkan bedel farkının davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığını, düzenleme bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenmesi gerektiği halde müvekkili şirket tarafından ödenen ücretler kapsamında faiz farklarına ilişkin olarak 5.000,00 Euro, düzenleme bedeline ilişkin olarak 5.000,00 Euro ve diğer giderlere ilişkin olarak 1.000,00 Euro olmak üzere toplam 11.000,00 Euro'nun 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca döviz faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, faiz farklarına ilişkin olarak 2.067.000,00 Euro, düzenleme bedeline ilişkin olarak 5.000,00 Euro, diğer giderlere ilişkin olarak 1.000,00 Euro olmak üzere toplam 2.073.000,00 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde yer verdiği zararın kaynağı olan kredi anlaşması ile müvekkili idarenin hiç bir bağının bulunmadığını, idarenin işi yaptıran konumunda olduğunu, kredi anlaşmasında ise proje uygulayıcı kuruluş olarak tanımlandığını, işe ait sözleşmeyle kredi anlaşması hükümlerinden açıkça görüleceği üzere idarenin, işin kredisinin sağlanması, uygun görülmesi ve onaylanması aşamasında yer almadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, faiz oranından haberdar olduğu halde bu oranın yüksek belirlendiğini iddia eden davacı yüklenicinin basiretli bir tacir gibi davranmadığının anlaşıldığını, davacının, Hazine Müsteşarlığı ile banka arasında imzalanan anlaşmanın faiz oranına ilişkin itirazını zamanında Hazine Müsteşarlığı'na yapması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sözleşme ve ek sözleşme ile belirlenen toplam iş bedelinin davalı iş sahibi tarafından ödenmesi noktasında Hazine Müsteşarlığı ile Türkiye İş Bankası .... Şubesi arasında iki defa kredi sözleşmesi imzalandığı, yani söz konusu yapım işinin finansmanının Hazine kredisi ile sağlandığı, söz konusu sözleşmede ve ihale şartnamesinde işin bedelinin yurt dışı finansmanı ile sağlanacağının belirtildiği, yüklenici tarafından bulunan kredi teklifinin Hazine Müsteşarlığına sunulduğu, Hazine Müsteşarlığı ile ilgili banka arasında sözleşmenin daha düşük faiz oranı ile imza edildiği, aradaki farkın davacı yükleniciden tahsil edildiği, sözleşme eki ihale şartnamesinde yüklenicinin bulacağı kredi miktarının tümünün karşılanacağının kararlaştırılmadığı, Hazinenin imzalamış olduğu oran ile kredinin sağlandığı, bu kapsamda eksik ödenen iş bedelinin bulunmadığı, davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından olayda uygulanması gerektiği söylenen Türk Borçlar Kanunu'nun havaleye ilişkin hükümlerinin taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı hukuki ilişkide ve kredi sözleşmelerindeki hukuki durumlarına göre uygulanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle taraflar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafın anlaşılabilmesi için öncelikli olarak ihtilafın tüm tarafları (yüklenici, iş sahibi, finansör banka, Hazine) ile müvekkilinin hukuki ilişkisinin doğru bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, yüklenici olan müvekkili şirket ile iş sahibi idare arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin işi bu sözleşme kapsamında tamamlayarak teslim ettiğini, müvekkili şirketin hakedişlerini hazırlayarak iş sahibi davalı ...'ne sunduğunu, DSİ'nin onaylamış olduğu hakedişler konusunda hazineye bilgi verdiğini, Hazinenin de kendisine banka tarafından sağlanan kredi içerisinden hakediş tutarı kadar olan kısmını serbest bırakarak hakediş bedelini müvekkili yüklenici şirket hesabına aktarıldığını, dolayısıyla müvekkili yüklenici ile işi finanse eden hazine arasında kredi aracılık ilişkisi dışında herhangi bir ilişki bulunmadığını, müvekkili yüklenici şirket ile finansör banka arasındaki ilişkinin ise, sadece banka ile hazine arasında yapılacak kredi sözleşmesine aracılık edilmesinden ibaret olduğunu, ancak müvekkilinin temin ettiği ve iş sahibinin yapmış olduğu ihalede teklif olarak sunduğu kredi faiz oranı üzerinden işin müvekkili şirkete ihale edilmesinden sonra müvekkilinin temin ettiği kredinin faiz oranı Hazineyi tatmin etmediğinden, Hazinenin finansör banka ile daha düşük bir faiz oranı üzerinden kredi sözleşmesi akdettiğini, müvekkili şirket ile iş sahibi idare arasında eser sözleşmesi ilişkisi, finansör banka arasında kredi aracılık ilişkisi, Hazine ile finansör banka arasında kredi sözleşmesi ilişkisi, Hazine ile iş sahibi arasında ödenek ilişkisi bulunmaktayken müvekkili şirket ile Hazine arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, yapılan kesintinin davalı idareyi bağlayıcı olduğunu, TBK'nın 555/1. maddesinde havaleye ilişkin hükümlere yer verildiğini, müvekkili şirkete iş bedeli nedeniyle yapılacak ödemenin sözleşmenin 12/1. maddesinde gösterilen düzenlemeye göre havale işlemi ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu hukuki ilişkide müvekkili şirketin, sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa etmiş olmakla, ifa ettiği edimin karşılığını talep eden havale alacaklısı, iş sahibi idarenin yüklenicinin edimi karşılığında ücret ödeme edimi altına girmiş bulunan borçlu ve aynı zamanda asıl havale göndericisi olduğunu, Hazinenin ise, iş sahibinin borcunu ödeme konusunda temsil yetkisine haiz mümessil ve bu temsil yetkisi kapsamında havale göndericisinin temsilcisi konumunda olduğunu, bankanın ise, mümessil tarafından yapılan ödemeyi yükleniciye aktarmakla yetkili alt mümessil ve aynı zamanda havale ödeyicisi olarak tanımlanabileceğini, TBK'nın 556/1. maddesindeki hükme göre havalenin borcun ifası amacıyla yapılması durumunda bu borcun ancak havale ödeyicisinin borcu ifa etmesi ile sona ereceğini, bilirkişi raporunun mahkemece yanlış değerlendirildiğini, davalı iş sahibinin ücret ödeme borcunun, hakediş bedelini dava dışı Hazine'ye bildirmekle sona ermediğini, DSİ tarafından bildirilen miktarlardan %1,22 oranında kesinti yapıldıktan sonra müvekkili şirkete iş bedelinin ödendiğini, yani iş bedelinin müvekkili hesabına eksik aktarılmış oluğunu beyan etmektedir. 2- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraflar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.