Anahtar kelimeler: Kyazim Güngören Tamirde İlinin Eksper Müsteşarlığı Eylemden Hasarlı İlçesinde Çarpması

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
K.YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..... KİRALAMA A.Ş.'nin maliki ve ..... 'ın sürücüsü olduğu ..... plakalı aracın 10.07.2021 tarihinde müvekkili şirkete ait ..... plakalı araca çarpması neticesinde İSTANBUL ilinin GÜNGÖREN ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu nedenle aracın 6 gün tamirde kaldığını, bağımsız eksper ..... 'ın raporuna göre 10.07.2021 tarihli kaza nedeniyle aracın kullanılamamasından kaynaklı kazanç kaybı bedelinin 2.100,00-TL olarak tespit edildiğini, somut olayda Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünce 23.09.2010 tarihinde yayınlanan .... nolu sektör duyurusu uyarınca; bağımsız eksper tarafından araçta kazanç kaybı değerinin tespitini yapıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen kazanç kaybı bedelinin tazmini için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildi TBK'nın 49. Maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yı "2918 Sayılı KTK' nın 85. maddesine göre; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.", mevcut durumda davalı araç sahibinin ve sürücüsünün, araç işleten sıfatıyla kusuruyla ve hukuka aykırı bir fiille müvekkili zarara uğrattığından bu zararı tazminle yükümlü olduklarını, davanın kabulü ile Bakırköy..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın şimdilik 500,00-TL kısım üzerinden itirazların iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı VDF vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, uzun dönem filo kiralama işi ile iştigal etmekte olup müşterilerine uzun dönem araç tahsis ettiğini, dava konusu ..... plakalı aracın ise .... Araç Kiralama Ve Hizmet Sözleşmesi neticesinde ..... TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş.'ne tahsis edildiğini, İşbu sözleşmenin ..... Tekstil Ürünleri Pazarlama San. Ve Dış Tic. A.Ş. ile imzalanmış olup 02.03.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinden görüleceği üzere unvan değişikliği yapıldığını, Müvekkili şirketin söz konusu aracın kayden maliki olup sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü ifa etmek amacıyla kazaya karışan aracı kiracının fiili hâkimiyetine teslim ettiğini, müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığını, müvekkili şirket ile kazaya karışan aracın sürücüsü arasında hizmet akdi ya da herhangi bir ast-üst ilişkisi de bulunmadığını, meydana gelen trafik kazası ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi kazanın meydana gelmesi yönünden müvekkili şirketin çalışanı olmadığından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Dava sonucunun işleten sıfatını haiz kiracıyı da doğrudan etkilemesi sebebiyle işbu davanın ...... Tekstil Ürünleri Pazarlama San. Ve Dış Tic. A.Ş.'ne ihbar edilmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar kaza sonucunda kazanç kaybına uğradığını iddia etmişse de bu iddiasını belgelendiremediğini, davacının dava konusu araçla ne gibi bir kazanç elde ettiğini veyahut nasıl kazanç kaybına uğradığını somutlaştırması gerektiğini, her ne kadar davacının kaza sonrasında kazanç kaybına uğradığı kabul etmeseler de, davacının aracının tamir süresi boyunca yakıt ve amortisman giderleri olmayacağından bu bedellerin mahsubu gerektiğini, Davacı tarafın 6 gün boyunca serviste kaldığını iddia etmişse de boyutunun 6 günden daha kısa sürede onarılabilecek nitelikte olduğunu, Yargıtay kararlarında da aracın serviste geçirdiği süre değil de serviste geçirebileceği makul sürenin irdelenmesi gerektiğinin vurgulandığını, davanın reddine, müvekkili şirketin pasif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine, davanın, HMK 61. madde hükümleri uyarınca kiracı ..... TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş.'ne ihbarına, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığından davacı tarafından uğradığı iddia edilen zarar yönünden müvekkilinin herhangi bir borcu ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın meydana geldiği 10.07.2021 tarihinde davada bahsi geçen her iki aracın da Merter'den Esenler'e doğru ilerleyen güzergahta ..... Şubesi'nden Esenler'e giden ara bir cadde üzerinde seyir halinde ilerlediklerini, müvekkili ilgili yolda orta şeritte seyir halinde iken ileride yol çalışmasına bağlı olarak açılanbir çukuru fark etmiş ve çukura düşmemek için kontrollü bir şekilde şerit değiştirmek iste akabinde sol tarafa doğru sinyal vererek geçmek isterken davacı tarafa ait aracı kullanan müvekkilin arka tarafından seyir halinde iken birden kontrolsüz bir şekilde öndeki aracın sinyal verdiğine dikkat etmeksizin, fren mesafesine uymadan son sürat şerit değiştirdiği esnada müvekkilinin kontrolündeki araç ile çarpıştıklarını, meydana gelen olayda müvekkilinin herhangi bir kusur ve ihmali bulunmamakta olup olayın davacı tarafa ait aracı kullanan sürücünün hız ve şerit değiştirme kurallarını ihlal etmesi neticesinde olay meydana geldiğini, Davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından dava konusu olaya karışan aracının yaşanan olay sonrasında 6 gün boyunca tamirde kaldığı iddia edilmiş ise de araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın onarım süresinin daha kısa sürmüş olması ihtimali bulunduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında aracın tamirde kaldığı sürenin değil kalabileceği makul sürenin incelenmesi gerektiği ve davacı tarafından aracı kullanamamasından kaynaklı olarak yapmadığı giderlerin kazanç kaybından mahsup edilmesi Gerektiğini, Öte yandan davacı tarafından aracın tamirde kalması sebebiyle kazanç kaybına uğradığı iddia edilmiş ise de aracı kullanamadığı zamanlarda araç için yakıt ve amortisman masrafı da yapmadığının kabulü ile bu yapmadığı giderlerinin kazanç kaybı olması halinde bu kayıptan mahsup edilmesi gerekmektedir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..... E. ..... K. Sayılı ilamında bu hususta; "...Ancak kazanç kaybı belirlenirken, davacının aracını çalıştırmaması nedeniyle zorunlu giderleri olan yakıt ve amortisman vs. masrafları yapmadığı dikkate alınarak bu miktarın mahsubu ile net kazanç kaybının tespit edilmesi gerekir. Mahkemece yapılacak iş; bilirkişiden bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından dosyaya bir kazanç kaybı raporu sunulmuş ise de ilgili raporda tamir süresinin ve günlük kayıp bedelinin hangi esaslara göre hesaplandığı ve davacının aracı kullanamaması sebebiyle yapmadığı giderlerinin mahsup edilip edilmediği hususlarında bir açıklık bulunmadığını, bu nedenlerle davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın öncelikle usulden bunun mümkün olmaması halinde esastan reddine, davacı tarafından kötüniyetli olarak icra takibi başlatılmış olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak koşuluyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler .... ve ...... tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
Teknik yönden;
Kusur Yönünden; Dava dosyası içinde trafik kazası tespit tutanağı, sigorta eksper raporu, kaza görüntüleri vb. kazada kusur durumunun tespiti için gerekli bilgi ve belgeler olmadığından, kusur durumu ile ilgili tespit yapılamadığı,
Tamir Süresi Yönünden;
dava konusu ..... marka araçta meydana gelen hasarın onarımı için, parça temini, işçilik, boyama gibi işlemlerin 6 gün sürebileceği, 6 günlük tamir süresinin makul olduğu,
Mali yönden
Dosyaya mübrez bila tarihli Sigorta Eksperi Hatice Akarslan tarafından düzenlenen Kazanç Kaybı Raporunda; ..... plaka sayılı aracın 6 günlük tamir süresince günlük 350,00 TL'den 2.100,00 TL kazanç kaybı olduğu kanaati bildirildiği, Söz konusu rapor haricinde dosya münderecatında davacının kazanç kaybı iddialarına dayanak herhangi bir delil görülmediği, Yine dosya kapsamında davacının hasar gören aracı için ikame araç temin edilip edilmediği ikame araç temin edilmiş ise davacını zaten herhangi bir kazanç kaybı olmayacaktır- tespit edilemediği, hususları tespit edilmiştir.
Bilirkişiler ..... ve ..... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;
Teknik yönden;
Kusur Yönünden; ...... plakalı araç sürücüsü ......'ın, meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu, Tamir Süresi Yönünden; dava konusu ..... marka araçta meydana gelen hasarın onarımı için, parça temini, işçilik, boyama gibi işlemlerin 6 gün sürebileceği, 6 günlük tamir süresinin makul olduğu,
Mali yönden;
Davacı tarafından EK rapor kapsamında da dava konusu aracın 6 gün çalışmaması ile uğradığı zarara ilişkin açıklayıcı somut bir bilgi ve belge sunulmadığı, ancak davacı vekilinin beyanlarında müvekkili şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini beyan ettiği, Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı şirketin gelirlerinin; Hizmet Gelirleri, Oda Gelirleri, Kira Gelirleri, Araç Kira Gelirleri, 2. El Araç Satış Geliri vb.muhtelif gelirlerden kaynaklandığının tespit edildiği, Davacı şirketin ticari defterlerinde kaydi olarak yüzlerce araç gözükmekte olup, bu araçların hangilerinin kiralamaya konu edildiği, hangilerinin diğer hizmet gelirlerinde kullanıldığının tespit edilemediği, Sayın Mahkemenizce dava konusu aracın günlük olarak kiraya verildiğinin kabulü halinde; davacı şirketin Net Satışlarından, Satış Maliyetleri ve Faaliyet Giderleri düşüldükten sonra faaliyet kârlık oranının 2019 yılında 912,88, 2020 yılında 9615.28 ve 2021 yılında 964,87 oranında hesaplandığı, 3 yılın ortalamasının ise 611 oranında hesaplandığı, bu bağlamda; Sayın Mahkemenizce Sigorta Eksperi ..... tarafından düzenlenen Kazanç Kaybı Raporunun kabulü halinde, raporda ..... plaka sayılı aracın 6 günlük tamir süresince günlük 350,00 TL'den 2.100,00 TL kazanç kaybı olduğu kanaati bildirildiği, heyetimizce de dava konusu aracın günlük 350,00 TL kira gelirinin kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, 6 günlük kazanç kaybı 2.100,00 TL x 9611 faaliyet kârlılık oranı “ 231,00 TL davacının 6 günlük kâr kaybı olarak hesaplandığı, Ticari hayatın olağan akışında dava konusu aracın tamirde geçen 6 günlük süresi boyunca ikame araç temin edilmesi gerektiği, davacının hasar gören aracı için ikame araç temin edilip edilmediği hususunda dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belge tespit edilemediği, davacının ikame araç temin etmiş olması durumunda zaten davacının herhangi bir zararı olmayacağı, hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
" söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır.
İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin E. ......, K. ..... E. Sayılı kararına göre;
"Yargıtay ....... Hukuk Dairesinin ..... Esas ve ......Karar sayılı kararında "Davacının yaptığı işe ve bu işten elde ettiği gelire dair tüm resmi belge, bilgi, vergi kaydı ticari defter, kayıt, makbuz, fatura vs belgelerin ve giderlerine ilişkin tüm belgelerin getirilmesi, davacının tüm giderleri mahsup edilerek günlük net kazancının (kazaya karışan aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan) konusunda uzman bilirkişi (mali müşavir, muhasebeci vs gibi) marifetiyle tespit edilmesi gerekir."; ...... Esas ve ...... Karar sayılı kararında da "Karşı davanın davacısı servis hizmeti veren şirket olup aracı minibüs olduğuna göre kazanç kaybının araştırılması gerekmektedir. Davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasarın tamiri için gerekli makul sürenin tespiti ile bu yönde çelişkiler giderilerek bu süre içinde davacının aracı kullanma şekline ve yerine ikame edeceği araç olup olmadığı da değerlendirilerek göre günlük kazancın araştırması yapıldıktan sonra kazanç kaybının hesaplanması hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporununda irdelenip değerlendirildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ..." belirlemesinde bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince emsal Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ilamlarında açıklandığı şekilde Minibüscüler Esnaf Odasından olay tarihinde emsal bir aracın net kazancının sorulması, davacının vergi kayıtlarının ve varsa ticari defterlerinin teminin de sonra kazanç kaybı tespitinde davacının kendi aracına yapacağı yakıt gideri, bakım masrafı, amortisman indirimi de gözetilerek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, maliki olduğu ...... plaka sayılı araç ile davalılardan VDF .......nun maliki, diğer davalı Serkan'ın sürücüsü olduğu ...... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen hasar nedeni ile meydana gelen kazanç kaybının tahsili istemli olarak huzurda görülen maddi tazminat davası açılmıştır. Davalı ...... vekili tarafından icra müdürlüğünün yetkisi ile mahkememizin yetkisine ilişkin itirazda bulunulmuştur. Ancak HMK'nın 16. maddesi uyarınca dava konusu kazanın icra müdürlüğünün ve mahkememizin yargı sınırları içerisinde meydana geldiği anlaşıldığından davalının icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine ilişkin yapmış olduğu itirazının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalılar vekilleri tarafından zamanaşımı definde bulunulmış ise de dava konusu kazanın █████/2021 tarihinde meydana geldiği; davacı tarafından 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde █████/2021 tarihinde borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı; davalılardan ...... tarafından █████/2022 tarihinde borca itiraz edilerek zamanaşımı süresinin kesilerek 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden başladığı; davacı vekili tarafından yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içerisinde arabulucuya başvurularak █████/2024 tarihinde huzurda görülen davanın açıldığı anlaşılmakla mahkememizce davalılar vekillerinin zamanaşımı definin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce tarafların kusur durumunun belirlenmesi ve davacının söz konusu kaza nedeni ile aracı kullanamamasından kaynaklanan kazanç kaybının tespiti için davacının yıllık gelir vergisi beyannameleri dosyamız arasına celp edilerek davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Dosyada mübrez bilirkişi kök ve ek raporunda; davalı sürücü Serkan'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, aracın makul tamir süresinin 6 gün olduğu, davacının araç kiralama işi ile iştigal ettiği, davacının kazaya karışan aracı kiraya vererek gelir elde ettiği, davacı şirketin karlılık oranının %11 oranında hesaplandığı, 6 günlük ikame araç bedelinin 2.100,00 TL olduğu, bu bağlamda davacının kar kaybının 2.100,00*%11 karlılık oranı=231,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporunun yukarıda belirtilen İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin E. ....., K. ...... E. Sayılı kararına uygun olarak hazırlandığı, tekniğine uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından söz konusu kök ve ek bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilmiş olup davacının kazanç kaybının 231,00 TL olduğu kabul edilmiştir. (Aynı yönde kararlar için bknz; İstanbul BAM ...... Hukuk Dairesi'nin E......, ... sayılı kararı; E. ......, K. .....sayılı kararı) Her ne kadar davacı tarafından araç malik sıfatıyla davalı ....... aleyhine de huzurda görülen dava açılmış ise de davalı tarafından dosyaya sunulan █████/2019 tarihli Operasyonel Araç Kiralama ve Hizmet Sözleşmesi kapsamında kaza tarihi itibariyle kazaya karışan 3. Bir şirkete aracın kiraya verildiği, dolayısıyla da davalının işleten sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı ..... aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi üzerine mahkememizce davalı yararına yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin E. ..... sayılı kararı)
Açıklanan nedenlerle açılan davanın davalılardan .... Kiralama A.Ş. bakımından pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılardan ....... bakımından kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 231,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ...... Kiralama A.Ş.'nin şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN davalılardan ..... Kiralama A.Ş. bakımından pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-AÇILAN DAVANIN davalılardan ..... bakımından KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 231,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Davalı .... Kiralama A.Ş.'nin şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalılardan .....'dan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 231,00-TL vekalet ücretinin davalılardan .....'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ...... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesine göre 231,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Davalı ..... Kiralama A.Ş. Lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalılardan .... dan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 419,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.419,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.965,58-TL'lik kısmının davalılardan .....'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ....... tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
12- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE,
13-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.721,6‬0 TL'sinin davacıdan, bakiye 1.478,40 TL'nin ise davalılardan .......'dan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim......
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!