Anahtar kelimeler: Azmettirenin Rıza Aranmaksızın Koşuluyla Etkin Tazmin Gidermesi Pişmanlığı Pişmanlık Pişmanlığın
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

    Suç : Mala zarar verme, Görevi yaptırmamak için direnme, Hakaret
    Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; TCK’nın 265/1, 62, 50/1-d maddeleri gereğince mahkumiyet,
    2- Sanık ... hakkında; TCK’nın 152/1-a, 62, 50/1-b, 125/1-3-a, 62, 50/1-d maddeleri gereğince mahkumiyet,
    3- Sanık ... hakkında; TCK’nın 152/1-a, 62, 50/1-b, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Dosya incelendi gereği düşünüldü:
    5237 sayılı TCK'nın mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmi geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörülmüş, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeden, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesi uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
    Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
    Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “ 1 yıl süre ile” ibaresinin çıkarılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    2-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, ███████ sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!