Anahtar kelimeler: Dayanır Yönüne Yağmaya Olabilir Yalnız Noksanlardan Kuralının Yanlış Görüşü Ret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E. ███████ K. SUÇLAR : Yağmaya teşebbüs, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, 6136 sayılı Kanun'a MuhalefetHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçelerinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;I-6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 15.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, II-Yağma, tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince mağdurlar ... ve ...'a yönelik tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin istinaf incelemesi üzerine verilen esastan red kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayan karar niteliği taşıdığı görülmüş ise de; bahsi geçen suçların yağma suçunun unsuru olduğu görülmekle, mükerrer cezalandırma yasağı da dikkate alınarak, temyiz konusu fiilin bir parçası ile ilgili olarak verilmiş olan hükümlerin incelenmesinde zaruret bulunduğu anlaşılmakla, kül halinde yapılan incelemede;Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;Mağdur ...'e ulaşamayan sanıkların mağdurun anne ve babasının ikamet ettiği eve silahla gittikleri, mağdurlara "oğlunuzun bize borcu var, arayın gelsin, o gelene kadar evden gitmeyeceğiz" dedikten sonra mağdurun babası ...'in ...'e telefon etmesini sağlayarak telefonda ...'e "buraya geleceksin, yoksa aileni rahat bırakmayız, öldürürüz" diyerek silahın kurma sesini dinlettikleri olayda, eylemin bütün halinde kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,d, 35 maddeleri uyarınca yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, mağdurlar ... ve ...'a yönelik ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulan tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının yağmaya teşebbüs suçunun unsuru olduğu gözetilmeden, bahsi geçen suçlardan da ayrıca mahkûmiyet hükümleri kurulmuş olması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 15.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O YSanıklar hakkında mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle yağma, tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılmaları için açılan kamu davası üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında her üç suçtan mahkûmiyet kararları verilmiştir.Mahkûmiyet kararlarına yönelik olarak sanıklar müdafileri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi tarafından inceleme yapılmış ve bu inceleme sonucunda tüm sanıklar hakkında; mağdur ...'e yönelik yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 149/1-a, c, 35 uyarınca ayrı ayrı 9 yıl, mağdurlar ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 106/2-a,c, 43/2 uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 116/1, 119/l-a, c maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları yönündeki ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan itirazların esastan reddine karar verilmiştir.Sanıklar müdafilerinin temyiz talepleri üzerine Dairemize gelen dosyanın yapılan incelemesinde, mağdurlara yönelik eylemlerin bir bütün halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı kabul edilerek kesinlik sınırı içinde kalan tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin de inceleme kapsamına alınmasına ve bozulmasına karar verilmiştir.İnceleme sonucu Heyet tarafından varılan bozma kararına katılmakla birlikte, BAM kararı ile kesinleşen ve bu nedenle incelenemez olan kararların incelemeye tabi tutulması olanaklı değildir. İlk derece mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerince kesin olarak verilmiş olan kararlara karşı gidilebilecek yollar yasada belirtilmiştir. Bunlar dışında, Yargıtay Dairelerinin kesinleşmiş kararları kaldırarak inceleme yapabileceğine ilişkin yasal bir dayanak yoktur.Burada yapılması gereken, temyiz kapsamında mağdurlara yönelik eylemlerin tekbir yağmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı kabulüyle bozma kararı verilip, kesinleşen kısımla ilgili olarak ise diğer yasa yollarına gidilmesinin sağlanmasıdır. Kesinleşen veya yasanın başka denetim yolları belirlediği durumlarda yetkisiz yargı makamının bu tür kararları kaldırması yetki aşımı olacaktır.Yukarıdaki açıklamalar kapsamında Dairenin tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen ve BAM ceza dairesinin esastan ret kararıyla kesinleşen mahkûmiyete ilişkin hükümlerin kaldırılarak inceleme yapılması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.